Bölümler 37Şu an: 33.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime · Okuduğun bölüm
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mazhardan
Öfke bütün damarlarımı tıkıyordu. Direksiyonu sıkmaktan parmak boğumlarım beyazlamıştı. Babam bu sinirle kaza yapmamızdan korkuyordu ama bunu dile getirmedi. Bana güveniyordu. "Ona aşık değildin önceden ha?" Onlarda gerçekleri öğrenmişlerdi. "Geç farkına vardın Mazhar" Önüme bakarken "Neyin?" Bana döndü. "Geldiğin ilk günden beri Defneye hislerin vardı. Gurbete gidince anladın sadece aşık olduğunu" düz tutmaya çalıştığım sesimle "Belki" en iyi cevap buydu. "Ama o seni seçmedi" Bunun altını çizmek zorunda değildi! Sessiz kaldım. Ama babam sorularını sormaya devam etti "Onunla zorlamı evlendin?"
Arabayı ani bir frenle durdurdum. "Evet! Allah kahretsinki zorla evlendim. Keşke bir sinemada çarpışarak karşılaşsaydık ama hayat o kadar kolay değil işte! İntikam için evlendim,doğru. Ama Ceylan için baba yemin ederimki onun için. Yoksa ben bir kadını kendi esaretime alacak kadar merhametsiz değilim...Baranı mahfetmek için yaptım" Babam anlayışla "Ama mahfolan sen oldun" deyince boğazım yanmaya başladı. "Mutlu olabilirdik,ama o hiç Barandan vazgeçmedi baba. Onun için çok şey yaptım ama her seferinde beni ezip geçti. Aşığım evet ama bu saatten sonra o sağ ben selamet. Koşullar kötü olabilir ama o bana sırtını döndü" Babam yutkundu. "Umrunda değil yani?" Neden tedirgin olduğunu anlamasamda cevapladım "Değil!" Net çıkan sesimle babam nefesini verdi.
"Sorun ne baba?" Birşeyler vardı "Hiç oğlum,öylesine sordum" yalan söylüyordu. "Baba!" Sabrım tükeniyordu. Babam ter içinde "Mazhar" devamını bekledim. "Sinan...yoğun bakımda" duyduklarımı idrak etmek zordu. "Nasıl,ne olduki?" Babam "Bıçaklandı" saldırıyamı uğramıştı? "Mazhar..çiftliğe sür orada anlatayım" babamı tanıdığım için arabayı çalıştırdım,ağzını bıçak açmazdı gidene kadar. Çiftiğe doğru sürdüm arabayı.
Arabadan inince babam silahı çıkardı. Arabanın lastiğine sıktı. "Baba ne yapıyorsun?" Stres içinde silahı beline taktı. "Sana anlatacağım şeylerin...sonuçlarından korkuyorum. Sakin kalacaksın anlaştıkmı?" Bende gerilmiştim. "Anlat baba" Babam ahşap tabureye oturdu. "Sen görevdeyken..bir davet vardı ve bizde gittik. Defne gelmek istemedi,bende ısrar etmedim. Evde korumalar ve hizmetçiler vardı"
Bu konuşma nereye varacaktı? Sessizce devamını bekledim. "Sinanda geldi bizle. Gittikten bir kaç saat sonra Sinan erkenden kalktı. Gitmek istediğini söyledi bende izin verdim. Eve gidince..korumalara talimat vermiş. Hepsini göndermiş"
Neden göndermiştiki? Babam "Hizmetçileride göndermiş. Sonra..." nefes alış verişlerim hızlandı. Defne ve Sinan başbaşa kalmış oluyordu.
Sakin.
Sakin.
"Sonra baba?" Babamın gözünden bir yaş gelince dahada stres olmuştum. "Sinan sizin odanızda saklanmış,Defne salonda olduğu için görmemiş Sinanı. Sonra tıkırtı duyunca korkup mutfaktan bıçap almış. Korumaların olmadığını farkedince odasına gidip kapısını kilitlemiş."
Defne mutfaktan bıçak almış.
Sinan bıçaklanmış.
Nefesimi tuttuğumun bile farkında değildim.
"Sonra Sinan ortaya çıkınca Defne korkmuş. Gitmesini istemiş önce. Ama Sinan gitmemiş" Garip bir panik dalgası yayıldı bedenime. "Birşey yaptımı ona?" Sesimin titrediğini yeni farketmiştim. "Sinan...tecavüz etmeye kalkmış" kalbim atmayı bırakmış gibiydi. Kramplar giriyordu karnıma. Tekrarladım içimden.
Sinan Defneye tecavüz etmiş.
Sinan Defneye tecavüz etmiş.
Sinan Defneye tecavüz etmiş.
"Sikerler!" Adrenalin dalgası bünyemi ayakta tutuuyordu. Derin nefesler aldım. Sinan Defneye dokunmuştu. Benim karına elini sürmüştü. Babam "Defne kendini savunmak iç-" telefonu çıkarıp korumalardan birisini aradım. "10 dakika içinde çiftliğe araba getirin. 10 dakikanız var!" Belimdeki silahın şarjörünü kontrol ettim.
"Mazhar hayır!" Babam ayaklanınca silahı ona doğrulttum. "Onu koruyamadın! Bir yıl boyunca irtibat halindeydik,nasıl saklarsın bunu benden? O yüzdenmi benle konuşmayı bıraktı Defne,anlatmasındanmı korktun?" Babam "Mazhar ben yapamadım,eğer anlatsaydım görevi bırakıp buraya gelecektin. Sistemi karşına alacaktın!" Sinirden güldüm. "Sikerler sistemi! Araba gelene kadar sesini duymayacağım" tehditkar ses tonumu anlamış olmalıydı.
Araba nihayet gelince şoförü indirip bindim. Son gaz hastaneye gidiyordum. O piçi gebertecektim,hayır sil ona kolay bir ölüm yaşatmamalıydım. Acıdan ölmek için yalvarmalıydı. Karıma dokunan ellerini kırıp o pis ağzını yırtıp dikecektim! Derisini yüzüp matbaa yaptıracaktım! Aniden önümü kesen arabayla frenledim. Tabii ya, Kürşat Varol! Arabadan inerken oda inmişti. "Nereye gidiyorsun sen?" Bunu sorması gülünçtü. "Cevabını bildiğin soruları sorma ve çekil yolumdan!" Hiçte çekilecek gibi durmuyordu. Sert bakışları üzerimdeyken "Sinanı öldüremezsin,buna izin veremem." Çıldıracak gibiydim. "İzin istemiyorum zaten! En başından beri yapılması gerekeni yapacağım" onaylamazcasına başını salladı. "Hiçbir yere varamazsın bunu yaparak. Hırsınıda alamazsın hem amcanın yüzüne nasıl bakacaksın?"
Beni vazgeçirmeye çalışıyordu ama çabası boşunaydı. "Bunu amcam düşünmeli baba. Yıllardır o canavarı besledi,her hatasını görmezden geldi. Belki kelimelerle savunmadı ama her yanlışında sessiz kalarak tarafını belli etti! Sinanı bu hale getirende senin kardeşin zaten. Biraz olsun babalığını yapsaydı bunlar belkide olmazdı,ha ama bu bir bahane değil. O Sinan piçinin dişlerini sökeceğim!" Babam hemen savunmaya geçerek "Yunusun ne alakası var? O çocuk küçükken bile manyaktı! Bende istekli değilim yaşaması için ama yapamayız. Kardeşime evlat acısı yaşatamam" duyduklarımla yüzümü ekşittim. "Yüzün bile kızarmıyor o piçi ve babasını savunurken. Sırf kardeşinin oğlu diye bir kadının hayatını altüst etmesine izin veremezsin Kürşat Va
Babamda yüksek sesiyle "Yakın zamanda boşanacağın bir kadın için bu kadar ilgi ve alaka saçma değilmi?" O şakamı yapıyordu? "Defnenin yerinde kim olursa olsun aynı ilgiyi gösterirdim! Seni tanıyamıyorum,ayrıca henüz boşanmadım Defne hala benim karım!"
Babama tiksinircesine baktım. "O piçin hala nefes alması sana batmıyormu? Yada her ne haltsa! Hemen şimdi yolumdan çekilmezsen senle geri dönmesi mümkün olmayan bir yola gireriz!" Açık tehditime sessiz kaldı. "Çekil baba" Babam isteksizce kenara kaydı. Kendi geldiği arabanın anahtarını bana uzattı. "Dikkat çekme,kaza süsü verebileceğimiz birşey olsun. Madem bu kadar isteklisin git ve gebert. Başka birşey yapma sadece gebert!" İşte şimdi babama benzemeye başlamıştı. Anahtarı kapıp arabaya bindim. Bu sefer bitirecektim o haysiyetsizi!
***************************************
Yoğun bakıma girmek için doktor önlüğü giymiştim. Dikkatle Sinanın kaldığı odaya girdim. Kimse yoktu şimdilik. Sinan yataktaydı. Tepesinde dikilirken birşey farkettim. Cihazların ekranı kapalıydı. Örtüyü yavaşça kaldırınca olduğum yere çakılmıştım. Kafasından aşağısı resmen yoktu! Kellesi tek vardı yatakta. Birileri benden önce davranmıştı.
Ama kim?
Bunu yapması gereken bendim! Sinirle odadan çıktım. Boş koridordan yangın merdivenlerine gittim. Önlüğü,maskeyi ve boneyi çıkarıp bir kenara fırlattım. Telefonum çalınca açtım. "Mazhar herşeyden haberim var" arayan babamdı. "Hemen şimdi sana söylediklerimi yapmalısın. Yunus amcan hastanenin kafeteryasında. Birazdan onu arayıp Sinanın öldürüldüğü haberini vereceğim. Sende dikkat çekmeden onlar gibi yas tutacaksın. En azından cenazeye kadar"
Etrafımı kontrol edip "Sen biliyormusun öldürüldüğünü? Kim yapmış baba?" Sorums bir süre sessiz kaldı. "Kasır Ardıç,Defnenin amcası" tahmin etmeliydim. "O biliyor yani olayı?" Babam "Öğrenmiş olmalı. Defnenin yanına verdiğim koruma Kasırın casusuymuş. Uzun süre Defneyle irtibata geçemeyince şüphelenmiş tabii. Ama şuan sorun bu değil." Sıkıntıyla nefesimi verdim. "Tamam" telefonu kapatıp gelen bildirime baktım. Bilinmeyen numaradan bir fotoğraftı. Fotoğrafı açınca yüzümü ekşittim. Tahminimce Sinanın uzuvlarıydı bunlar. Ve bir mesaj.
Yeğenimin yaşadıklarının sorumlusu sensin. Bunu Defnede bilmeli. Belki seni ve o Baran itini gebertemem ama acı çektirebilirim.Bilmediği her şeyi anlatacağım onada. Herşeyi!
Siktir!
Defneden
Baran beni dubleks bir eve getirmişti. Kaç saattir öylece yatıyordum. Baranın sorduğu bütün soruları geveleyip yanıtsız bırakmıştım. Mutfağa gitmişti birşeyler hazırlamak için. Boşluk hissine git gide dahada nefret kapıyordum. Odanın kapısı sertçe açılınca olduğum yerden sıçradım. Amcam aceleci tavırlarla yanıma ulaştı. Bu bir senede onuda hiç görmemiştim,yaşlanıyordu. Baranda arkasından odaya koşarak geldi "Ne oluyor burada?!" Amcam işaret parmağını dudaklarına bastırarak Barana susması gerektiğini gösterdi. "Amca?" Sesim titriyordu. Gözlerindeki babacan ifade hep oradaydı,ne kadar yaşlanırsa yaşlansın gitmiyordu. Bana fönünce ifadesi yumuşadı. "Meleğim" bana sarılınca bende bu anı bekliyormuş gibi kollarımı ona doladım. Saçlarımı öptü. "Neden hiç gelmedin yanıma?" Küçük bir kız çocuğu gibiydim şuan.
"Doğru zamanı bekledim birtanem" nede olsa şimdi yanımdaydı. Benden ayrıldı. "Sana birşey söylemem gerekiyor" göz ucuyla Baranı gösterdi "Yanlız" Barana döndüm. "Gidebilirsin Baran sorun yok" isteksizce çıktı odadan. Amcam saçlarımı okşarken "Çok yanlış bir zaman belki ama içim soğumuyor. Hırsımı atamıyorum" Anlamıyordum onu. "Söyle Amca" kararsızca baktı ama bıkkınlıkla nefesini verdi. "Annene ne olduğunu merak ediyormusun? Ya da babanın nasıl öldüğünü?" Nefes almayı bıraktım adeta. "Babam hastaydı, kalp krizi geç-!" Sözümü keserek "Hayır kızım..evet baban hastaydı ama onu hastalığı öldürmedi. Babanı öldürttüler. Babanı öldürten kişi..Baran Genco" kalbimde atmayı bırakmıştı sanki. Amcam devam etti
"Bekledikçe konuşmaktan geri kalıyorum Defne beni affet..Annense hala yaşıyor kızım. Annenin kimin himayesi altında biliyormusun? Şuan karısı olduğun adamın yani Mazhar Varolun himayesinde"
...
Bölüm etkileşimi
