Bölümler 37Şu an: 7.
- 1 1.779 kelime
- 2 2.168 kelime
- 3 3.870 kelime
- 4 4.565 kelime
- 5 5.518 kelime
- 6 6.390 kelime
- 7 7.609 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 8.254 kelime
- 9 9.559 kelime
- 10 10.455 kelime
- 11 11.564 kelime
- 12 12.160 kelime
- 13 13.455 kelime
- 14 14.337 kelime
- 15 15.256 kelime
- 16 16.814 kelime
- 17 17.398 kelime
- 18 18.448 kelime
- 19 19.1.222 kelime
- 20 20.784 kelime
- 21 21555 kelime
- 22 221.599 kelime
- 23 23.1.454 kelime
- 24 24.751 kelime
- 25 25.2.211 kelime
- 26 26.1.802 kelime
- 27 KARAKTER MODELLERİ18 kelime
- 28 27.1.964 kelime
- 29 28.3.538 kelime
- 30 29.2.389 kelime
- 31 30.3.222 kelime
- 32 31.2.527 kelime
- 33 32.1.189 kelime
- 34 33.1.237 kelime
- 35 34.1.306 kelime
- 36 35.2.347 kelime
- 37 373.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Bu ne demek oluyor Baran?" Baran göz devirdi. "Baydın sende. Kıtmısın kızım Nazarla imam nikahı kıydım işte" Bunu bu kadar basit söylemesi yüreğime hançer saplanıyormuş gibi hissetmeme neden oldu. Ama hissettiğim bir acı olmadı.Bir Hayal kırıklılığı daha yaşatması sinirlenmeme yol açıyordu. Başımı salladım. Derin nefesler alarak sakinleşmeye çalıştım.
"Peki. Bu haber güzelmiş. Artık bana ihtiyacın yok. Adıyamana geri dönmemde bir sakınca kalmadı. Tek celsede boşanalım. Sonra sen yoluna ben yoluma." Nazar gülmeye başladı.
"Kızım sen küçükken kafanı bir yeremi çarptın? Bence Baran sana buralarda boşanmak teriminin olmadığını söylemiştir. Boşanamazsınız yani." Yeterince sinirliydim ve bu kız konuşunca her an patlayacakmış gibi hissediyordum.
"Muhattabım sen değilsin." Pişkince sırıtıp karşıma geçti
"Bak çocuk. Benle konuşurken laflarına dikkat et.Nede olsa boşanamayacaksınız. Ve sende ömrünün sonuna kadar bu konakta çürümeye mahkumsun. Anladınmı geri kafalı? Bir nevi kumasın. En başından beri Baranla olan bendim!" Tırnaklarımı avcuma o kadar çok sert batırıyordumki sıcak bir sıvı hissettim. Kanıyordu.
"Bir daha bana hakaret edersen!" Tekrar lafa girdi. "Ben geri kafalı olana gerikafalı derim. Bir sakıncasımı var?" Beynim bana öyle bir uyarı veriyorduki bütün bedenim bu iki salağı gömmek için hareketlenmişti. Elim karıncalanıyordu. Dişlerimi farkında olmadan kırmak istercesine sıkıyordum. Vücudumdaki titreme arttı. Nazara doğru bir adım attım
"Seni birkez daha uyarmayayım." Bakışlarındaki kûçümseme kaybolmadı. "Sıktın sende şimdi sana yapman gerekeni söyleyeyim. Defolup bana ve kocama kahve yapacaksın. Çünkü ben öyle istiyorum. Ayrıca bir sürtük olarak daha fazla direnme bence. Sen zararlı çıkarsın" Şalter,devre her ne haltsa hepsi atmıştı. Ben onu uyarmıştım. Birşey daha söylemesine fırsat vermeden elimi saçına doladım. Tiz bir çığlık atınca kulağım tırmlalandı. Onun verdiği sinirlede bütün gücümle kafasını yanımdaki duvara öyle bir geçirdimki gelen kırılma sesi içimi rahatlattı. Baranın birşeyler söyleyerek bana yaklaştığını görünce yanımdaki saksıyı alıp kafasına fırlattım. Tam on ikiden vurmuştum. İnleme sesi gelince kısık sesle küfürüde pek geç kalmadı. Fırsattan istifade yerde acı içinde kıvrılan kızı tekmelemeye başladım. İki büklüm olmuştu. Baran kolumdan tutup çekiştirince onunda elini ısırdım. Hırıltılı nefeslerle beni bıraktı. Ona dönüp belindeki silahı hızlı bir refleksle kaptım. Silahın emniyetini açıp Barana doğrulttum. Baranın bakışlarındaki şaşkınlığın aynısı yerde bayılmak olan kızın gözlerindede vardı.
"Ulan sen kendini ne zannediyorsun?! Kanı bozuk piç! Sen kimsinde beni çiğneyesin papucumun ağası?! Oruspu çocuğu! Sende bu gurursuz fahişede geberin lan! Dünyayı varlığınızla kirletmeyin daha fazla."
Gözümü sımsıkı kapatıp ateş edince kurşun sesiyle birlikte Nazarında çığlığını duydum. Gözümü açtığımda Baranı göğsünden vurduğumu gördüm. Baran yere yığılınca hemen yerdeki Nazarada silahı doğrulttum.
"Buda sana ders olsun. Çocuklardan kork Nazar. Aslında en yaramazlar genelde çocuklardır. Herkes baş edemez" Nazarada aynı yerden ateş edince intikam hırsı yavaş yavaş çekiliyordu bedenimden. Vakit kaybetmeden telefonumu alıp konağın kapısını açtım. Siktirolup gidecektim buradan. Son kez arkamı dönünce Baranın kaymak olan gözleri bendeydi. Buz kestim. Bakışlarına daha fazla dayanamadım ve çıktım konaktan. Koşar adımlarla uzaklaştım. Bir arabanın geldiğini görünce hemen elimi kaldırdım durması için. Araba yanımda durduğu anda ön koltuğa bindim. Kumral bir adamdı.
"Abi beni hava alanına atabilirmisin acil?" Adam önce beni süzdü ama sonra başını sallayıp arabayı sürmeye başladı. Biraz olsun rahatlamıştım.
~2 saat sonra~
Uçak ineceğine dair anons verdiğinde toparlanmaya çalıştım. Nihayet indiğinde çıkışa yöneldim. Eve gidip çantamı hazırladım. Bir miktarda para aldım. Evde kimse yoktu. Evden çıktığım gibi amcamın mekanına gittim. Sahte pasaport yaptırmıştım amcama. 17 yaşında olduğum için yanlız bir şekilde yurt dışına çıkamazdım. Amcam bu işlerde aşırı iyiydi. Gerçi amcam daha bilmediğim biçok şeyde iyiydi. Uçaktayken onu arayıp ben gelene kadar hazır etmesini istemiştim. Hemen mekana girip amcamın odasına gittim. Amcam merhaba bile demeden pasaportu uzattı.
"Dikkatli ol yeğenim. Korumaların vereceği çantada para var. Onu almayı unutma." Ona sımsıkı sarılıp çıktım. Biletimde hazırdı. Havaalanına gittim. Uçak saati gelince güvenlikten çıkıp uçağa bindim. kendi koltuğumu buldum. Uçak havalanınca rahat bir nefes verdim. Londraya gidecektim. Ve birdaha asla Türkiyeye dönmeyecektim...
Bölüm etkileşimi
