35. bölüm / 47
Gecenin Kusursuz Lekesi*mafya gerçek ailem32.Bölüm/İşkence 4
Bölümler 47Şu an: 32.Bölüm/İşkence 4
- 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
- 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
- 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
- 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
- 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
- 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
- 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
- 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
- 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
- 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
- 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
- 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
- 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
- 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
- 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
- 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
- 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
- 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime
- 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
- 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
- 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
- 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime
- 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
- 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
- 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
- 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
- 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
- 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime
- 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime
- 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
- 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime
- 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
- 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
- 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
- 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime · Okuduğun bölüm
- 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
- 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
- 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
- 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
- 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
- 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
- 42 Gidişat109 kelime
- 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
- 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
- 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
- 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
- 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Şalteri tamamen kapattım. Akım kesildiğinde Remzi’nin kaskatı kesilmiş bedeni çuval gibi öne devrildi.
Göğsü körük gibi inip kalkıyor, gırtlağından hırıltılı nefesler dökülüyordu.
Sinir uçlarına kadar işleyen o yıkıcı ağrı, bedenini pes ettirmiş ama bilincini amonyak bantları yüzünden hala açık tutuyordu.
Yaklaşıp kollarındaki ve omzundaki o gümüş milleri tek bir hamlede çektim.
Remzi acıyla son bir kez irkildi ama artık bağıracak, tepki verecek tek bir hücresi bile kalmamıştı.
"Üçüncü aşama bitti Remzi," dedim, ellerimi temiz bir bezle silerken.
"Şimdi bedenini bir kenara bırakıyoruz. Zihnine geçiyoruz."
Masanın üzerindeki çelik panoyu sırtladım.
Yere sabitlenmiş ağır sandalyenin kilitlerini açtım.
Remzi’nin tutmayan bacakları betona sürülen bir enkaz gibiydi.
Onu sürükleyerek ana odanın yan tarafındaki dar, çelik kapılı küçük hücreye taşıdım.
Bu hücre özel olarak tasarlanmıştı: Yüzde yüz ses izolasyonu olan, içeriye tek bir ışık sızmayan, tamamen zifiri karanlık bir duyusal yoksunluk odası.
Remzi’yi odanın ortasındaki beton zemine bıraktım. Bileklerine ve ayaklarına ağır kelepçeleri takıp betona sabitledim.
"Dördüncı aşama: Zifir ve Aynalama," dedim, kapının eşiğinde durarak.
Remzi karanlıkta kan çanağına dönmüş gözlerini bana çevirmeye çalıştı.
"B-beni... Burada mı bırakacaksın... Karanlıkta..."
"Sadece karanlıkta değil," dedim soğukkanlılıkla.
Tavandaki dört farklı hoparlörü işaret ettim—göremese de orada olduklarını hissedebiliyordu.
"Işık yok. Ses yok. Zaman algısı yok. Ama sessizlik de olmayacak."
Cebimdeki kumandanın tuşuna bastım.
Odadaki gizli hoparlörlerden cızırtılı bir ses yükseldi.
Yıllar önce Riva Malikanesi’nde kaydedilmiş sesler...
Remzi’nin kurbanlarına bağırırken attığı o kibirli kahkahalar, kendi sesi, kendi emrettiği karanlık talimatlar ve ardından benim o karanlık odalarda ağlarken çıkardığım çocuksu hıçkırıklar... Hepsi üst üste binmiş, yankılı ve bozunmuş bir döngü halinde odayı doldurmaya başladı.
"Kendi sesini ve kendi yarattığın canavarları dinleyeceksin Remzi," dedim fısıltıyla.
"Geçmişte başkalarına çektirdiğin her acının sesi, her 15 dakikada bir bu oda içinde yankılanacak. Sen zihninde bir saat geçti sanacaksın ama sadece beş dakika geçmiş olacak. Karanlık sana kendi eserini izletecek."
Remzi dehşetle başını sağa sola salladı.
"Hayır! Kapat o sesleri! Kapat! Vur bana, kes beni ama o sesleri dinletme!"
"Fiziksel acı bir süre sonra uyuşur Remzi," dedim, ağır çelik kapıyı yavaşça üzerimize çekerken.
"Ama zihnin... Kendi yarattığı cehennemde asla uyuşamaz."
Kapıyı kapatıp dışarıdan üç ağır kilidi de çevirdim.
Klik. Klik. Klik...
İçerideki çığlıklar ve hoparlörden yükselen o karanlık yankılar, dışarıya tek bir desibel bile sızmıyordu.
Ağır metal kapının arkasında, Remzi Zorlu kendi zihninin zifiri karanlığında, kendi geçmişinin sesleriyle baş başa kalmıştı.
Geriye sadece tek bir şey kalmıştı: Beşinci ve nihai aşama. Son hesaplaşma.
Bölüm etkileşimi
