18. bölüm / 47
Gecenin Kusursuz Lekesi*mafya gerçek ailem16.Bölüm/Restorandaki Takıntı
Bölümler 47Şu an: 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı
- 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
- 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
- 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
- 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
- 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
- 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
- 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
- 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
- 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
- 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
- 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
- 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
- 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
- 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
- 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
- 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
- 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
- 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime · Okuduğun bölüm
- 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
- 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
- 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
- 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime
- 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
- 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
- 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
- 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
- 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
- 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime
- 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime
- 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
- 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime
- 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
- 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
- 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
- 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime
- 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
- 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
- 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
- 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
- 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
- 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
- 42 Gidişat109 kelime
- 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
- 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
- 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
- 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
- 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Restoranın denize bakan en tenha masasındaydık.
Garsonların yanaşmaya korktuğu, havadaki gerilimin bıçak gibi kesildiği bir masa…
Yavuz Karadağ, tabağındaki etten sakin adımlarla bir parça keserken gözlerini bir saniye bile üzerimden ayırmıyordu. Karşısında bir kurban değil, sahip olmak istediği bir av varmış gibi bakıyordu.
"Yemeğe dokunmadın güzelim," dedi, sesi o kadar rahattı ki sanki birazdan beni bir çıkmazın içine sürüklemeyecekmiş gibi.
"Aydemirlerin o lüks konağında iştahın mı kapandı?"
"Geyik muhabbetini kes Karadağ," dedim, ellerimi masada birleştirip öne doğru eğilerek.
"Beni buraya tehditlerle çağırdın. O şantaj kasetlerini, yeraltı görüntülerimi Aydemirlere göndermekle tehdit ettin. Ne istiyorsun?"
Yavuz bıçağını masaya bıraktı. Yüzündeki alaycı gülümseme yerini hastalıklı, karanlık bir ciddiyete bıraktı.
"Seni istiyorum Dolunay. Aydemirlerin yanındaki o sahte, masum kız rolünü değil… Ringde adam deviren, gözünü kırpmadan kan akıtan Gece Yargıcı’nı istiyorum. Sen o masal evine ait değilsin. Senin yerin benim yanım."
Dudaklarım alayla kıvrıldı.
"Sen gerçekten bir kâğıt parçasıyla, saçma bir nişanla beni zincirleyebileceğini mi sanıyorsun?"
"Zincirlemek?" Yavuz hafifçe kıkırdadı, öne doğru uzandı.
"Ben seni tacımla taçlandırmak istiyorum. Ama sen hâlâ çocukça hayallerin, geçmişin çöplüğünde kalan o eski duyguların peşindesin."
O sırada Yavuz’un masadaki telefonu sessizde olmasına rağmen ekranı parıldadı.
Arayan isim yoktu, sadece bir konum ve altında kısa bir mesaj belirdi.
Yavuz mesajı okuduğu an yüzündeki o umursamaz ifade bir milisaniyeliğine kasıldı.
Gözlerinde beliren o katıksız nefret ve kıskançlık kıvılcımını yakaladım.
Telefonu hızla ters çevirip cebine kaydırdı.
Bir kafes dövüşçüsünün en büyük silahı, rakibinin gözündeki tek bir anlık açık anını yakalamaktır.
Ve Yavuz az önce o açık anı vermişti.
"Kimden o mesaj?" dedim, sesimi en umursamaz tona çekerek.
"Yoksa kurduğun o büyük krallıkta çatlaklar mı var?"
"Hiç kimse," dedi Yavuz, sesi ilk defa bu kadar sert ve pürüzlü çıkarak.
"Sadece halledilmesi gereken eski bir pürüz. Bu gece o pürüzün üzerini tamamen kapatıyorum."
"Eski bir pürüz?" Gözlerim masanın üzerindeki o ters çevrilmiş telefona kaydı.
Yavuz’un çene kasları öyle bir kenetlenmişti ki, parmak boğumları masayı sıkmaktan bembeyaz olmuştu.
Bir insanı sadece iki şey bu kadar öfkelendirirdi:
Ya büyük bir tehdit... ya da delicesine kıskandığı bir rakipti.
Zihnimde şimşekler çaktı.
On iki yaşımdan beri kalbimde taşıdığım o isim, kulaklarımda gürledi.
"Aden..." dedim fısıltıyla.
Yavuz’un gözleri aniden irileşti.
Yüzündeki o soğukkanlı maske darmadağın oldu.
Namevcut bir ismi ağzımdan duymak onu çileden çıkarmıştı.
"Ne saçmalıyorsun sen?" diye kükredi Yavuz, sesini bastırmaya çalışarak.
"Gözlerin..." dedim, ayağa yavaşça kalkarak.
"Gözlerindeki o nefret... Sen o ismi duyduğunda bile kuduruyorsun Karadağ. Aden döndü, değil mi? Onu şehirde buldun ve benden gizlice ortadan kaldırmaya çalışıyorsun!"
Yavuz da hızla ayağa fırladı.
Masadaki kadehler devrildi, kırmızı şarap örtüye yayıldı.
"O piç öldü Dolunay!" dedi Yavuz, yüzü yüzüme birkaç santim uzaklıktayken.
Bakışlarında hastalıklı bir tutku ve kıskançlık vardı.
"O senin geçmişindeki bir ölüden ibaret! Seni ondan da, o geçmişinden de ben kurtaracağım. Bu gece o depodan onun cesedi çıkacak!"
Ağzından kaçırdığı o kelimeyle gözlerim karardı. Depo.
Masadaki ağır cam karafı tuttuğum gibi Yavuz’un tam göğsüne sertçe savurdum!
Adam sendeyip geriye doğru düşerken restoranda büyük bir gürültü koptu.
Arka masada bekleyen Kuzey ve Tunç anında ayağa kalkıp silahlarına davrandı.
"Dolunay!" diye bağırdı Kuzey.
"Kuzey!" diye bağırdım, nefes nefese kalmış halde arkama bile bakmadan çıkışa koşarken.
"Eski depolar! Çabuk, arabayı çalıştırın!"
Yavuz arkamdan doğrulmaya çalışırken nefretle kükrüyordu:
"Gidemezsin! Onu kurtaramayacaksın Dolunay! Sen benimsin!"
Restoranın kapısından gecenin ayazına fırladığımda kalbim ilk defa korkuyla değil, devasa bir umut ve öfkeyle çarpıyordu.
Yavuz Aden’i benden gizlemeye çalışmıştı ama kendi takıntısının kurbanı olmuştu.
Oyun değişmişti;
Artık sadece kendim için değil, çocukluğumu ve aşkımı o depodan söküp almak için gidiyordum.
Bölüm etkileşimi
