16.Bölüm/Restorandaki Takıntı

Vaveyla Yazarı: Siyah Zambak

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 47Şu an: 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı
  1. 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
  2. 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
  3. 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
  4. 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
  5. 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
  6. 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
  7. 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
  8. 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
  9. 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
  10. 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
  11. 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
  12. 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
  13. 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
  14. 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
  15. 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
  16. 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
  17. 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
  18. 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime · Okuduğun bölüm
  19. 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
  20. 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
  21. 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
  22. 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime
  23. 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
  24. 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
  25. 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
  26. 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
  27. 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
  28. 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime
  29. 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime
  30. 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
  31. 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime
  32. 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
  33. 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
  34. 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
  35. 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime
  36. 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
  37. 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
  38. 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
  39. 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
  40. 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
  41. 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
  42. 42 Gidişat109 kelime
  43. 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
  44. 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
  45. 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
  46. 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
  47. 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime

Restoranın denize bakan en tenha masasındaydık.

Garsonların yanaşmaya korktuğu, havadaki gerilimin bıçak gibi kesildiği bir masa…

Yavuz Karadağ, tabağındaki etten sakin adımlarla bir parça keserken gözlerini bir saniye bile üzerimden ayırmıyordu. Karşısında bir kurban değil, sahip olmak istediği bir av varmış gibi bakıyordu.

"Yemeğe dokunmadın güzelim," dedi, sesi o kadar rahattı ki sanki birazdan beni bir çıkmazın içine sürüklemeyecekmiş gibi.

"Aydemirlerin o lüks konağında iştahın mı kapandı?"

"Geyik muhabbetini kes Karadağ," dedim, ellerimi masada birleştirip öne doğru eğilerek.

"Beni buraya tehditlerle çağırdın. O şantaj kasetlerini, yeraltı görüntülerimi Aydemirlere göndermekle tehdit ettin. Ne istiyorsun?"

Yavuz bıçağını masaya bıraktı. Yüzündeki alaycı gülümseme yerini hastalıklı, karanlık bir ciddiyete bıraktı.

"Seni istiyorum Dolunay. Aydemirlerin yanındaki o sahte, masum kız rolünü değil… Ringde adam deviren, gözünü kırpmadan kan akıtan Gece Yargıcı’nı istiyorum. Sen o masal evine ait değilsin. Senin yerin benim yanım."

Dudaklarım alayla kıvrıldı.

"Sen gerçekten bir kâğıt parçasıyla, saçma bir nişanla beni zincirleyebileceğini mi sanıyorsun?"

"Zincirlemek?" Yavuz hafifçe kıkırdadı, öne doğru uzandı.

"Ben seni tacımla taçlandırmak istiyorum. Ama sen hâlâ çocukça hayallerin, geçmişin çöplüğünde kalan o eski duyguların peşindesin."

O sırada Yavuz’un masadaki telefonu sessizde olmasına rağmen ekranı parıldadı.

Arayan isim yoktu, sadece bir konum ve altında kısa bir mesaj belirdi.

Yavuz mesajı okuduğu an yüzündeki o umursamaz ifade bir milisaniyeliğine kasıldı.

Gözlerinde beliren o katıksız nefret ve kıskançlık kıvılcımını yakaladım.

Telefonu hızla ters çevirip cebine kaydırdı.

Bir kafes dövüşçüsünün en büyük silahı, rakibinin gözündeki tek bir anlık açık anını yakalamaktır.

Ve Yavuz az önce o açık anı vermişti.

"Kimden o mesaj?" dedim, sesimi en umursamaz tona çekerek.

"Yoksa kurduğun o büyük krallıkta çatlaklar mı var?"

"Hiç kimse," dedi Yavuz, sesi ilk defa bu kadar sert ve pürüzlü çıkarak.

"Sadece halledilmesi gereken eski bir pürüz. Bu gece o pürüzün üzerini tamamen kapatıyorum."

"Eski bir pürüz?" Gözlerim masanın üzerindeki o ters çevrilmiş telefona kaydı.

Yavuz’un çene kasları öyle bir kenetlenmişti ki, parmak boğumları masayı sıkmaktan bembeyaz olmuştu.

Bir insanı sadece iki şey bu kadar öfkelendirirdi:

Ya büyük bir tehdit... ya da delicesine kıskandığı bir rakipti.

Zihnimde şimşekler çaktı.

On iki yaşımdan beri kalbimde taşıdığım o isim, kulaklarımda gürledi.

"Aden..." dedim fısıltıyla.

Yavuz’un gözleri aniden irileşti.

Yüzündeki o soğukkanlı maske darmadağın oldu.

Namevcut bir ismi ağzımdan duymak onu çileden çıkarmıştı.

"Ne saçmalıyorsun sen?" diye kükredi Yavuz, sesini bastırmaya çalışarak.

"Gözlerin..." dedim, ayağa yavaşça kalkarak.

"Gözlerindeki o nefret... Sen o ismi duyduğunda bile kuduruyorsun Karadağ. Aden döndü, değil mi? Onu şehirde buldun ve benden gizlice ortadan kaldırmaya çalışıyorsun!"

Yavuz da hızla ayağa fırladı.

Masadaki kadehler devrildi, kırmızı şarap örtüye yayıldı.

"O piç öldü Dolunay!" dedi Yavuz, yüzü yüzüme birkaç santim uzaklıktayken.

Bakışlarında hastalıklı bir tutku ve kıskançlık vardı.

"O senin geçmişindeki bir ölüden ibaret! Seni ondan da, o geçmişinden de ben kurtaracağım. Bu gece o depodan onun cesedi çıkacak!"

Ağzından kaçırdığı o kelimeyle gözlerim karardı. Depo.

Masadaki ağır cam karafı tuttuğum gibi Yavuz’un tam göğsüne sertçe savurdum!

Adam sendeyip geriye doğru düşerken restoranda büyük bir gürültü koptu.

Arka masada bekleyen Kuzey ve Tunç anında ayağa kalkıp silahlarına davrandı.

"Dolunay!" diye bağırdı Kuzey.

"Kuzey!" diye bağırdım, nefes nefese kalmış halde arkama bile bakmadan çıkışa koşarken.

"Eski depolar! Çabuk, arabayı çalıştırın!"

Yavuz arkamdan doğrulmaya çalışırken nefretle kükrüyordu:

"Gidemezsin! Onu kurtaramayacaksın Dolunay! Sen benimsin!"

Restoranın kapısından gecenin ayazına fırladığımda kalbim ilk defa korkuyla değil, devasa bir umut ve öfkeyle çarpıyordu.

Yavuz Aden’i benden gizlemeye çalışmıştı ama kendi takıntısının kurbanı olmuştu.

Oyun değişmişti;

Artık sadece kendim için değil, çocukluğumu ve aşkımı o depodan söküp almak için gidiyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

100okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.