22. bölüm / 47
Gecenin Kusursuz Lekesi*mafya gerçek ailem19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben
Bölümler 47Şu an: 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben
- 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
- 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
- 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
- 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
- 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
- 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
- 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
- 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
- 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
- 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
- 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
- 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
- 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
- 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
- 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
- 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
- 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
- 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime
- 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
- 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
- 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
- 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
- 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
- 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
- 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
- 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
- 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime
- 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime
- 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
- 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime
- 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
- 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
- 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
- 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime
- 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
- 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
- 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
- 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
- 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
- 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
- 42 Gidişat109 kelime
- 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
- 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
- 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
- 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
- 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ADENİN AĞZINDAN
Bileklerimi kesen paslı demir halatlar, vücudumdaki her bir yara birden fazla acıyordu ama başımı dik tutuyordum. Yıllardır içimde büyüttüğüm o tek bir söz beni hayatta tutuyordu:
Seni o cehennemden çekeceğim.
Şimdi ise Paşabahçe’deki o leş deponun ortasında, bir sandalyeye bağlıydım.
Remzi Zorlu, kanlı yüzüme bakıp pişkince sırıtıyordu.
"Yıllar önce babanı gömdüğüm gibi seni de gömecektim velet," dedi çenemi hırsla kavrayarak.
"Ama o kız için harika bir yem oldun."
Ağzımdaki kanı yüzüne doğru tükürdüm.
"Dolunay senin sandığın o küçük kız değil Remzi..." dedim, sesim kısıktı ama gözlerimde tek bir korku kırıntısı yoktu.
"Bu gece buraya geldiğinde o senin ecelin olacak."
Tam o an, deponun devasa jeneratörü patladı!
Korkunç bir gürültüyle bütün ışıklar söktü, mekan zifiri karanlığa büründü.
Remzi’nin adamları küfürler ederek silahlarına sarılırken, tepemizdeki çatının devasa camı büyük bir gürültüyle aşağı indi.
Karanlığın ve kırılan cam parçalarının ortasından içeri bir gölge süzüldü.
Acil durum ışıklarının kırmızı cılız parıltısı yandığında gördüğüm şey, nefesimi kesti.
Siyah kapüşonu, yüzündeki o tanıdık maskesiyle duruyordu orada. On bir yaşındayken o yıkık depoda yumruğunu sıkmayı öğrettiğim, altı yaşındayken sokağın soğuğunda elinden tuttuğum o küçük kız çocuğu...
Yeraltının kasırgası Gece Yargıcı olarak karşımdaydı.
Ama bu gece yalnız değildi.
Ana kapı büyük bir gürültüyle fırladı. İçeri iki adam daldı.
Silahlarını öyle bir profesyonellikle kullanıyor, Dolunay’ın iki kanadını öyle bir siperle kapatıyorlardı ki şaşkınlıktan gözlerim büyüdü. Dolunay adamların arasında bir yırtıcı gibi süzülürken, o iki adamdan biri —uzun boylu, gözü dönmüş olanı— Dolunay’ın solundan hamle yapan tetikçiyi tam alnından indirdi.
"Arkan temiz Dolunay! Aden’e git!" diye bağırdı adam.
O an anladım. Onlar Aydemirlerdi.
Dolunay’ın abileri...
Yıllardır o kimsesiz kızın aradığı, ama bu gece kardeşlerini korumak için gözlerini bile kırpmadan ateşe yürüyen iki adam. Dolunay o adama baktı, maskesinin altından hafifçe başını salladı.
O buz gibi Gece Yargıcı’nın birilerine arkanı yasladığını, ilk kez bir aileye tutunduğunu görmek göğsümdeki o ağır yükü bir anda kaldırdı.
Dolunay saniyeler içinde Remzi’nin koruma çemberini dağıttı.
Önümdeki iki adamı tek hamlede yere serip yanıma ulaştı.
Belindeki bıçağı çekip bileklerimdeki halatları tek bir hamlede kesti.
Eğilip yüzündeki maskeyi yavaşça aşağı indirdim.
Yüzüne ve boynuna kan sıçramıştı ama gözlerinde hâlâ benim o küçük bücürüm duruyordu.
"Geç kaldın bücür," dedim.
Yüzümdeki yara berelere rağmen gülümsedim.
Sesi, kokusu, varlığı...
Yıllardır çektiğim bütün acıları tek bir saniyede sildi.
"Hiçbir zaman geç kalmam," dedi. Sesi titriyordu.
Boynundaki o gümüş, kırık yıldız kolyeyi gördüm.
Ben de elimi kendi kolyeme götürdüm.
"Remzi kaçıyor!" diye kükredi abilerinden biri, arka kapıyı işaret ederek.
Ayağa kalktım. Bacaklarım acıdan titriyordu ama Dolunay elimi öyle bir sıktı ki, sanki dünyadaki bütün gücü bana devretti. İki abisi yanımıza geldi, silahlarını kaçan Remzi’ye doğrulttular.
Abisi Kuzey bana baktı, sonra gözlerini kardeşine çevirdi.
Artık Dolunay tek değildi.
Arkasında abileri, yanında ben vardım...
"Bırakın gitsin," dedi Dolunay
"Onun hesabı bu kadar kolay kesilmez sonuçta değil mi?"
YAZAR NOTU
Merhaba öncelikle, bu benim ilk kitabım
ve ona kesinlikle çok özen gösteriyorum
bazen günde beş bazen on bölüm atıyorum
Ancak istediğim daha doğrusu hayal ettiğim ilgiyi bir türlü alamadım
bir yazar olarak oy ve yorum alamamak gerçekten çok kırıcı, insanın yazma hevesini söndürüyor
Eğer kitabımı beğendiyseniz oy verin
ama beğenmediyseniz yorum yapın, eleştirin
Kötü yorumlara her zaman açığım
Ancak kitap kendini okutmuyorsa ve kimsenin ilgisini çekmiyorsa kaldırmayı düşünüyorum
Çünkü okunmazsa benim için boş bir uğraş oluyor ve o kadar vaktim yok
Kitabım hakkında böyle düşünüyorsanız bunu çekinmeden söyleyin, inanın böylesi daha iyi olacaktır
-Teşekkürler birkaç okur💚-
Bölüm etkileşimi
