28. bölüm / 47
Gecenin Kusursuz Lekesi*mafya gerçek ailem25.Bölüm/Bırakmayacağım
Bölümler 47Şu an: 25.Bölüm/Bırakmayacağım
- 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
- 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
- 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
- 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
- 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
- 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
- 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
- 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
- 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
- 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
- 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
- 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
- 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
- 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
- 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
- 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
- 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
- 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime
- 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
- 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
- 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
- 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime
- 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
- 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
- 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
- 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
- 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
- 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime · Okuduğun bölüm
- 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime
- 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
- 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime
- 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
- 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
- 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
- 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime
- 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
- 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
- 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
- 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
- 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
- 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
- 42 Gidişat109 kelime
- 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
- 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
- 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
- 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
- 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
ADENİN AĞZINDAN
Riva Malikanesi’nin bahçesinde barut ve kan kokusu birbirine karışmıştı.
Şiddetli yağmurun altında silah sesleri yankılanırken, ben sadece tek bir şeye odaklanmış durumdaydım: Dolunay’a.
Bu kız benim küçük Dolunayıma hiç benzemiyordu, silah tutarken korkmuyordu, gözlerinde vahşet görüyordum yalnızca, benim bücürümün güldüğünü görmemiştim henüz.
Zihnimi toparlamakta güçlük çekiyordum.
Günlerdir aramızda ördüğü o görünmez duvar, soğuk bakışları ve benden uzaklaşışı kafamın içinde dönüp duruyordu.
Ama şu an bunu düşünecek zaman değildi. Onu korumak zorundaydım. Son bir kez benden kendisini korumamı istemişti ve ben canım pahasına da olsa o sözü tutacaktım.
Dolunay önümde adeta bir hayalet gibi hareket ediyordu. Ama o artık benim bildiğim, çocukluğunu beraber geçirdiğim kız değildi.
İçindeki o ağır travmanın, Dissosiyatif Kimlik Bozukluğu'nun getirdiği o öteki kişilik —Gece Yargıcı— kontrolü tamamen eline almıştı.
Gözlerinde ne bir acı ne de bir tereddüt vardı.
Karşısına çıkan korumaları soğukkanlılıkla indirirken, ben onun arkasında bıraktığı açıkları kapatıyor, kurşunların hedefi olmaması için bedenimi siper ediyordum.
"Dolunay! Sol tarafın!" diye bağırdım sesimi fırtınaya duyurmaya çalışarak.
Beni duymadı bile. Zihni başka bir boyuttaydı, dünyayla olan tüm duygusal bağını koparmıştı.
Remzi ve karısı Leyla’nın saklandığı ana binanın kapısını vurarak açtı.
İçerideki son korumalarla çatışmaya girdiğimizde omzumdaki keskin acıyla sarsıldım.
Bir kurşun sıyırmıştı ama duramazdım.
Tam o sırada koridorun sonundan gelen ayak sesleriyle arkama döndüm.
Korumalardan ikisi arkamızdan sızmaya çalışıyordu.
Saliseler içinde silahımı doğrultup ikisini de etkisiz hale getirdim.
Dikkatsizliğim, kafamın dağınıklığı yüzünden az kalsın vurulacaktık.
Kan kaybeden omzumu tutup nefes nefese içeri atıldım.
Planımız netti: Ben Leyla’yı öldürecektim, Dolunay ise Remzi’yi.
"Dolunay, temiz!" diye seslendim.
Ses gelmedi.
Rüzgarın içeriye savurduğu yağmur damlaları ve yerdeki kovan seslerinden başka hiçbir şey yoktu.
Salona adım attığımda gördüğüm manzara kanımı dondurdu.
Leyla bir köşede baygın halde yatıyordu; Dolunay onu benim için etkisiz hale getirip bırakmıştı.
Ama Remzi’nin sandalyesi boştu. Yerdeki kan izleri arka bahçedeki helikopter pistine doğru uzanıyordu.
"Dolunay?!" diye bağırdım, sesim boş malikanede yankılandı.
Hızla arka kapıya koştum.
Pist bomboştu.
Yağmurun ve fırtınanın gürültüsü arasında uzaklaşan bir helikopterin pervanesinden çıkan o boğuk ses gökyüzünde kaybolmak üzereydi.
Yerde, tam pistin ortasında bir şey parlıyordu.
Yaklaştım. Dizlerimin üzerine çöktüm.
Yağmurun altında ıslanan, Dolunay’ın Gece Yargıcı maskesiydi.
Yanında ise küçük, katlanmış bir kâğıt duruyordu.
Titreyen ellerimle kâğıdı açtım.
Üzerinde sadece birkaç kelime yazılıydı:
"Beni arama Aden. Leyla senin, ama Remzi’ye tek bir kurşun yetmezdi. Onu kendi cehennemime götürüyorum. Beni koruduğun için teşekkür ederim... Hoşça kal."
Ayaklarımı hissetmiyordum.
Ben içeride Leyla’yı alıp arkamızı temizlemeye odaklanmışken, Gece Yargıcı Remzi’yi tek başına sürükleyerek helikoptere bindirmiş ve başka bir ülkeye, kimsenin ulaşamayacağı o karanlığa kaçmıştı. Ben onun arkasını temizlerken, o çoktan kendi kaçış planını ilmek ilmek dokumuştu. Yıllar sonra onu tekrar bulmuşken, ellerimin arasından kayıp gitmişti.
Gözlerimi gökyüzüne dikip yağmurun yüzümü yakmasına izin verdim.
Gözlerimden bir damla düşerken içimden tek bir cümle geçti:
Sen nereden kaçarsan kaç bücür, ben seni yine bulacağım.
Bölüm etkileşimi
