31. bölüm / 47
Gecenin Kusursuz Lekesi*mafya gerçek ailem28.Bölüm/İşkence 1
Bölümler 47Şu an: 28.Bölüm/İşkence 1
- 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
- 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
- 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
- 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
- 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
- 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
- 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
- 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
- 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
- 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
- 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
- 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
- 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
- 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
- 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
- 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
- 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
- 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime
- 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
- 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
- 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
- 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime
- 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
- 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
- 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
- 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
- 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
- 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime
- 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime
- 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
- 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime · Okuduğun bölüm
- 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
- 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
- 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
- 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime
- 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
- 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
- 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
- 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
- 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
- 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
- 42 Gidişat109 kelime
- 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
- 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
- 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
- 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
- 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Nemli betondan yükselen dondurucu soğuk, odanın ortasındaki tek spot ışığının altında kırılıyordu.
Remzi, yere cıvatalarla sabitlenmiş ağır metal sandalyede bağlıydı.
Ağzındaki bant sökülmüş ama çenesi kilitlenmiş gibi titriyordu.
Bakışlarında artık o kibirli, her şeyi satın alabileceğini sanan adamdan eser yoktu; sadece saf, hayvani bir korku vardı.
Karşısındaki ahşap masanın üzerine siyah deri kaplı, kalın bir defter koydum.
Cebimden çıkardığım neşter ucunu spot ışığına doğru tuttum.
Gümüş metal, karanlık odada soğuk bir şimşek gibi çaktı.
Sandalyeye doğru yavaş, ritmik adımlarla yaklaştım.
Her adımım betonda yankılanırken Remzi’nin nefesi hızlanıyordu.
"N-ne yapacaksın bana? Beni burada tutamazsın... Beni öldür daha iyi!" diye inledi. Sesi çatallı ve çaresizdi.
Sessizce masaya döndüm. Siyah defterin kapağını açtım. Kuru sayfa sesi odadaki sessizliği yırtıp geçti. Remzi’nin gözleri o sayfaya kilitlendi.
"Öldürmek mi?" dedim, sesim ne bir öfke barındırıyordu ne de bir acı. Buz gibiydi.
"Sana ölümü verirsem, ben yıllarca neyin bedelini ödemiş olurum Remzi?"
Defterin ilk sayfasını parmağımla süzdüm.
"İlk sayfa..." dedim fısıltıyla. "12 Kasım 2013. Saat 21.00. Yemeği döküm diye beni o zifiri karanlık kilitli odaya kapatıp ışıkları kapattığın ilk gece. Tam on iki saat boyunca o soğuk betonda ağlayarak aç bekledim." bu defteri küçüklükten beri yazıyordum
Remzi başını sağa sola sallamaya başladı. "Dolunay... Yapma, dinle beni—"
"Sana 'Dolunay yok' demiştim," diye kestim sözünü.
Neşterin ucunu sağ kolunun üst kısmına bastırdım.
Derisine değdiği an hafif bir kan damlası sızdı. Remzi acıyla kasıldı, acı bir çığlık koptu boğazından.
Hiç acele etmeden, bir hattatın mermere yazı kazıması gibi, soğukkanlılıkla o tarihi cildine kazımaya başladım: 12.11.13
"Ahhh! Siktir! Yapma!" diye bağırdı, sandalye gıcırdadı, zincirler şakırdadı.
Acıdan nefesi kesildiğinde, parmağımı kolundaki o taze kanlı izin üzerine bastırdım.
İşaret parmağıma bulaşan kanı aldım ve masadaki siyah deftere yürüdüm.
12 Kasım 2013 tarihinin hemen yanına kanlı parmağımla küçük bir nokta koydum.
İlk borç ödendi," dedim defterin kapağını hafifçe aralayarak.
Remzi’ye doğru döndüm ve defterin kalınlığını gösterdim.
"Bak Remzi... Bu defterde senin bana yaşattığın tam üç bin sekiz yüz elli altı günün tarihi var. Ama elbette o kadar insafsız değilim; sadece 125 tanesini uygulayacağım. Gerisi başka işkencelere... Öyle değil mi? Sonuçta koskoca Remzi Zorlu’nun ölümü tek bir şeyle sınırlı olmamalı."
Defterin bir sonraki sayfasını yavaşça çevirdim. Kuru sayfa sesi odada bir kez daha yankılandı.
Remzi’nin gözlerindeki o son umut kırıntısı da o sayfa sesinde eriyip gitti.
"Şimdi..." dedim, neşterin ucundaki kanı temiz bir bezle silerken.
"İkinci sayfaya geçelim mi?"
Bölüm etkileşimi
