29. bölüm / 47
Gecenin Kusursuz Lekesi*mafya gerçek ailem26.Bölüm/Gece ve Yankı
Bölümler 47Şu an: 26.Bölüm/Gece ve Yankı
- 1 Tanıtım 1/Aile57 kelime
- 2 Tanıtım 2/Arkadaş6 kelime
- 3 1.Bölüm/Dolunay298 kelime
- 4 2.Bölüm/Sadistin Cezası569 kelime
- 5 3.Bölüm/Karışmış Olabilirmişmişsiniz309 kelime
- 6 4.Bölüm/Hoşçakal Bile Demem285 kelime
- 7 5.Bölüm/Gereksiz DNA1.075 kelime
- 8 6.Bölüm/Alışılmışın Dışı773 kelime
- 9 7.Bölüm/Birkaç Kardeş329 kelime
- 10 8.Bölüm/Kafa Karıştıran Uyku344 kelime
- 11 9.Bölüm/Nutella809 kelime
- 12 10.Bölüm/Kasa1.472 kelime
- 13 11.Bölüm/Karıcığım390 kelime
- 14 12.Bölüm/Nişanlım398 kelime
- 15 13.Bölüm/Kuzey950 kelime
- 16 14.Bölüm/Sırlar ve Yalanlar385 kelime
- 17 15.Bölüm/Gece Yargıcı1.536 kelime
- 18 16.Bölüm/Restorandaki Takıntı567 kelime
- 19 17.Bölüm/Geçmiş506 kelime
- 20 Tanıtım 3/Bir Arkadaş4 kelime
- 21 18.Bölüm/Katliam 1915 kelime
- 22 19.Bölüm/Arkanda Abilerin Yanında Ben553 kelime
- 23 20.Bölüm/Abi695 kelime
- 24 21.Bölüm/İntikam Ateşi580 kelime
- 25 22.Bölüm/Aydemir Yüzleşmesi1.321 kelime
- 26 23.Bölüm/Canımın Yarısı499 kelime
- 27 24.Bölüm/İyi Uykular409 kelime
- 28 25.Bölüm/Bırakmayacağım455 kelime
- 29 26.Bölüm/Gece ve Yankı394 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 27.Bölüm/Kusursuz Leke326 kelime
- 31 28.Bölüm/İşkence 1385 kelime
- 32 29.Bölüm/125 Borç330 kelime
- 33 30.Bölüm/İşkence 2671 kelime
- 34 31.Bölüm/İşkence 31.030 kelime
- 35 32.Bölüm/İşkence 4387 kelime
- 36 33.Bölüm/Topraklar ve Alevler613 kelime
- 37 34.Bölüm/İzin Vermem311 kelime
- 38 35.Bölüm/Aydemirler ve Aden1.021 kelime
- 39 36.Bölüm/Elvedasız Veda407 kelime
- 40 37.Bölüm/Harabe Bina1.152 kelime
- 41 38.Bölüm/Hastanede Mutluluk771 kelime
- 42 Gidişat109 kelime
- 43 39.Bölüm/Huzur722 kelime
- 44 40.Bölüm/Tulumlu Sinema Gecesi956 kelime
- 45 41.Bölüm/Ölüm Batağı909 kelime
- 46 42.Bölüm/Duygular ve Günyüzü757 kelime
- 47 43.Bölüm/Yetersiz Tıp750 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Zihnimin içi, duvarlarına çığlıklar kazınmış zifiri karanlık bir odadan farksızdı.
Gözlerimin önünde iki ayrı hayat akıp gidiyordu:
Biri altı yaşında kapı önüne atılan, soğuktan büzüşmüş, Aden’in verdiği bir parça ekmekle ayakta kalan o çaresiz kız çocuğu; diğeri ise elindeki silahla geceye ecel gibi çöken, acımasız Gece Yargıcı. İkisi de bendim ama ikisi de artık birbiriyle konuşmuyordu. Zihnim tam ortadan ikiye yarılmıştı. Dolunay hıçkırarak ağlamak, Aydemirlerin o sıcak salonuna koşup annemin dizinde uyumak istiyordu. Gece Yargıcı ise barut kokusunu içine çekiyor, intikam dileyen o zehirli fısıltılarla beynimi kemiriyordu.
Riva Malikanesi’nin bahçesinden gelen silah sesleri yağmur patırtısına karışırken, kulaklarım çınlıyordu.
Aden arkamdaydı. Benim için dövüşüyor, benim açtığım her kanlı izi silmek için canını siper ediyordu.
Oysa bakışlarındaki o dalgınlığı, kafasındaki soruları ve benden ne kadar uzaklaştığını hissediyordum.
Beni unutmak istemişti belki de... Hakkı vardı.
Karşısında duran bu parçalanmış, psikolojisi enkaza dönmüş kızı kim ne yapsındı ki?
Aydemirlerin attığı o finansal darbe Remzi’nin zırhını zaten söküp almıştı.
Adam şu an çaresiz bir sıçan gibi içeride kıvranıyordu.
Ama ölüm...
Ölüm onun için çok büyük bir ödüldü.
İçerideki korumaları birer birer indirirken zihnimdeki o şalter birden kapandı.
Gerçeklikten koptum.
Bedenim benim kontrolümden çıktı; sanki kendi hareketlerimi dışarıdan izleyen bir yabancıya dönüştüm.
Gece Yargıcı direksiyona geçmişti.
Koridorun sonuna ulaştığımızda, salonun ortasında titreyen iki karaltı duruyordu:
Remzi ve Leyla.
"Aden..." dedim, sesim benim değil, zihnimdeki o karanlığın sesiydi.
"Leyla senin. Onu babanın hesabına say."
Aden arkadan gelen korumaları engellemek için döndüğünde, o tek saliseyi değerlendirdim.
Dissosiyatif kopuşun verdiği o korkunç soğukkanlılıkla Leyla’nın şah damarına sert bir darbe indirip onu yere serdim.
Aden onu alıp arkayı temizlerken, ben silahımın kabzasıyla Remzi’nin şakak kemiğine vurdum.
Adam neye uğradığını şaşırmış halde yere yığıldı.
Yıllarca bana cehennemi yaşatan o devi, tasmamdaki ipi çeker gibi yakasından sürüklemeye başladım.
Kalbim ağrımıyordu, ellerim titremiyordu.
Zihnim tamamen pürüzsüz, buz gibiydi.
Arka bahçeye, haftalar öncesinden kiraladığım ve pistte motoru çalışır vaziyette bekleyen özel helikoptere doğru Remzi’yi sürükledim.
Onu arka koltuğa bir çuval gibi fırlattıktan sonra yüzümdeki o siyah Gece Yargıcı maskesini çıkardım.
Islak çimlerin üzerine bıraktım.
Yanına da Aden için önceden hazırladığım o kâğıdı...
Helikopter havalanırken aşağıya, yağmurun altında yalnız kalan Aden’e baktım.
Pervanenin rüzgarı saçlarımı savuruyordu. Zihnimdeki kız çocuğu ağlıyordu: "Beni bırakma Aden..."
ama Gece Yargıcı gülümsüyordu: "Seni korudum. Şimdi kendi cehennemimi kurma vakti."
Hoşça kal Aden. Beni bu dünyada bir tek sen anladın ama ben artık kendimi bile anlayamıyorum,belkide bu dünyada ki vaktim çoktan dolmuştur, öyle değil mi?
Bölüm etkileşimi
