Kızıl Yemin kitap kapağı

23. bölüm / 31

Kızıl Yemin

Yangın

Vaveyla Yazarı: The. Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: Yangın

Bölüm 26: Yangın
(Tunç’un gözünden)

Eşyalarımın çoğunu toplamıştım ama içimde bir huzursuzluk vardı. Sanki gitmek için her şeyi hazırlıyordum ama bir türlü gerçekten gidemeyecektim. Bir şeyler eksik, bir şeyler yanlış…

Odanın içinde volta atarken kapı hızla açıldı. Doğukan.

Nefes nefese içeri girdi. Kaşları çatık, gözleri ateş gibi yanıyordu.

“Ne oldu?” dedim.

“Hiçbir yere gitmiyorsun.”

Bir adım attım. “Doğukan, lütfen—”

“Hayır. Lütfen falan yok, Tunç. Gitmeyeceksin.”

Derin bir nefes aldım. O an öfkeli olması gerekirken, yüzündeki ifadede bir gariplik vardı.

“Ne yaptın?” diye sordum, gözlerimi kısıp.

Omuzlarını silkti. “Tayin kâğıdını yırttım.”

Birkaç saniye sessiz kaldım. Ne dediğini anlamamış olabilirim. Ya da anlamıştım ama aklım almıyordu.

“Sen…”

“Evet,” dedi, gülümseyerek. “Albayın odasına daldım, tayin emrini aldım ve yırttım.”

Ellerimi saçlarıma götürdüm. “Doğukan, bu—”

“Harika bir şey, biliyorum.”

“Hayır! Bu delilik!”

Omuz silkerek yaklaştı. “Bırak delilik olsun. Ama sen buradasın.”

Gözlerine baktım. O kahverengi gözlerin içinde bir fırtına kopuyordu. O fırtına bana da bulaşıyordu.

“Peki ya emir? Albay sana ne dedi?”

İç geçirdi. “İtiraz etti. Ama sonuçta, emirler de insanlar gibi… bazen yok olabiliyor.”

Başımı iki yana salladım. “Sen tam bir baş belasısın, Doğukan.”

Gülümsedi. “Biliyorum.”

Derin bir nefes aldım. Gitmiyordum. Burada kalıyordum. Bu gerçeği sindirmeye çalışırken bir şey fark ettim—Doğukan bana hala çok yakın duruyordu.

“Sana teşekkür mü etmemi bekliyorsun?” diye sordum.

Başını eğdi. “Hayır.”

Kaşlarımı çattım. “O zaman ne?”

Birden bire, hiçbir uyarı vermeden, belki de aramızdaki tüm yanlış anlaşılmaları ve kırgınlıkları unutturmak ister gibi elleri belime gitti ve beni kendine çekti.

Ve dudakları dudaklarıma değdi.

O an dünya durdu.

Kafamda binlerce düşünce vardı ama hiçbirine tutunamıyordum. Sadece Doğukan’ın varlığını, sıcaklığını, nefesini hissediyordum.

Sonunda geri çekildiğinde, yüzünde o tanıdık, yaramaz gülümseme vardı.

“Ne yapıyorsun?” diye fısıldadım.

Gözlerini gözlerime dikti. “Gitmediğini kutluyorum.”

Ve işin komik tarafı?

Ben de kutlamak istiyordum.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.