25. bölüm / 31
Kızıl YeminSessiz Çığlık
Bölümler 31Şu an: Sessiz Çığlık
- 1 Kayıp Yüzük544 kelime
- 2 Ateş Çemberi555 kelime
- 3 Fırtına Sonrası498 kelime
- 4 Yaraların Sessizliği426 kelime
- 5 Gölgenin Ardından581 kelime
- 6 Sessiz İtiraflar427 kelime
- 7 Küllerinden Doğmak441 kelime
- 8 Karanlığın Merkezine Yolculuk584 kelime
- 9 Sözlerin Sessizliği433 kelime
- 10 Yaralar ve Anılar520 kelime
- 11 Bir Fincan Hayal479 kelime
- 12 Kabusun Gölgesi514 kelime
- 13 Kalplerin Fısıltısı409 kelime
- 14 Kahkaha Terapisi577 kelime
- 15 Savaşın Diğer Yüzü472 kelime
- 16 Kaosun İçinde496 kelime
- 17 Fırtına Kopuyor490 kelime
- 18 Sessizlikte Yankılanan Aşk391 kelime
- 19 İhanetin Gölgesi392 kelime
- 20 Yalnızlık Hattı477 kelime
- 21 Kıyamete Hazırlık455 kelime
- 22 Veda Fermanı353 kelime
- 23 Yangın288 kelime
- 24 Gitmek Gerek306 kelime
- 25 Sessiz Çığlık270 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 Kardeşlik Yarası221 kelime
- 27 Emir Büyük Yerden309 kelime
- 28 Kardeşlik Yeminleri ve Eski Köşedeki Adam330 kelime
- 29 Gitmek Gerek338 kelime
- 30 Karar (Doğukan)245 kelime
- 31 Kırık Kadeh302 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 28: Sessiz Çığlık
Soğuk duvarlara çarpan ayak seslerim koridorda yankılanıyordu. Sanki içimdeki sessiz çığlığı yalnızca bu boşluk duyuyordu.
Gitmek gerekiyordu.
Beni bunca yıldır tanıyan, bunca zaman sırt sırta savaştığım, birlikte ölümle burun buruna geldiğim insanlar, tek bir kelimeme inanmadılar.
Onlara kızgın değildim. Ama içimde, her geçen gün daha da büyüyen bir boşluk vardı.
Kurtuluş Timi’ni karşıdan gördüğümde adımlarımı yavaşlattım. Hepsi oradaydı.
Altay, Kaan, Melek, Emir, Taylan, Yavuz…
Bir an göz göze geldik.
Ve o an, anladım.
Onlar da kırgındı. Ama benim gibi değil. Onların gözlerindeki kırgınlık, pişmanlık ve acıydı.
Bir şeyler söylemem gerektiğini biliyordum. Ama içimde kelimeler ölüydü.
“Komutanım…” diye fısıldadı Melek.
Gülümsedim. Daha doğrusu gülümsemeye çalıştım. Ama suratımda nasıl bir ifade oluştuğunu ben bile bilmiyordum.
Kelimeler boğazımda düğümlendi. Onları ne kadar zorlarsam zorlayayım, çıkmadılar.
Sonunda sadece şunu diyebildim:
“Önemli değil.”
Sessizlik.
Hiçbir şey olmamış gibi devam etmek istiyordum. Ama yapamadım.
Bir adım attım. Sonra bir tane daha.
Ve sonra…
İçimdeki tüm volkanlar patladı.
Dizlerimin bağı çözüldü. Göğsüm sıkıştı.
Oracıkta, timin ortasında yere çöktüm.
Ellerim yüzümü kapattı.
Ve sonra… ağlamaya başladım.
Sarsılarak. Sessiz çığlıklarla. İçimde ne kadar acı, kırgınlık, yorgunluk varsa dökülecekmiş gibi.
Yıllardır kendimi hep dimdik tutmuştum. Hep güçlü kalmıştım. Ama artık…
Artık olmuyordu.
Bunu fark ettikleri an, hepsi bana doğru hareket etti.
İlk Melek geldi. Önümde diz çöktü, elini omzuma koydu. “Tunç abla…”
Sonra Emir, Taylan derken artık onlarda benim gibi dizlerinin üzerine çökmüş ve bundan hiç gocunmamışlardı.
"Abla yapma..." Taylan’ın sesi sanki canından bir parça kopmuş gibiydi.
Sonra Emir. Taylan. Kaan. Hepsi.
Beni sarmaladılar.
Kelimeler gereksizdi artık.
Sadece oradaydılar. Ve belki de en çok ihtiyacım olan şey buydu.
Ama içimdeki acı…
İçimdeki kırgınlık, yanmaya devam ediyordu.
Bölüm etkileşimi
