Kızıl Yemin kitap kapağı

8. bölüm / 31

Kızıl Yemin

Karanlığın Merkezine Yolculuk

Vaveyla Yazarı: The. Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: Karanlığın Merkezine Yolculuk

Bölüm 8: Karanlığın Merkezine Yolculuk

Gece yarısına yaklaşırken tim, karargâhta toplanmıştı. Herkesin yüzünde aynı ciddi ifade vardı. Altay’ın sunduğu harita üzerinde Ejder’in adamlarından birinin saklandığı nokta işaretlenmişti.

“Bu, Ejder’in en önemli isimlerinden biri,” dedi Altay, eliyle ekrandaki bir bölgeyi işaret ederek. “Adı Tarık Derman. Terör örgütünün finansman ve silahlanma sorumlusu. Eğer onu ele geçirirsek, Ejder’in en büyük damarını kesmiş oluruz.”

“Peki, yerini nasıl tespit ettik?” diye sordum, gözlerimi haritadan ayırmadan.

Melek araya girdi. “Son operasyonda yakaladığımız bir adam konuştu. Tarık’ın, korunaklı bir dağ evinde saklandığını söyledi. Yerel kaynaklar da bu bilgiyi doğruladı.”

“Kaç koruması var?” diye sordum.

“Şimdilik tespit ettiğimiz kadarıyla on kişi. Ancak bölgede yedek destek alabilecekleri başka hücreler var,” dedi Kaan.

Bir anlığına gözlerim Doğukan’a kaydı. Sessizce haritaya bakıyordu, ama kasılan çenesinden içindeki öfkeyi bastırmaya çalıştığını görebiliyordum. Elini yumruk yapmış, masanın kenarına koymuştu.

“Planımız net,” dedim sonunda. “Sessizce sızacağız. Tarık’ı canlı ele geçirmemiz önemli. Onunla Ejder’in karargâhını ve diğer bağlantılarını çözebiliriz. Herkes dikkatli olacak. Bu kez hata yapma lüksümüz yok.”

Tim üyeleri başlarını salladılar. Plan hızlıca gözden geçirildi ve hazırlıklar tamamlandı. Doğukan, her zamanki gibi tetikteydi, ama gözlerinde bambaşka bir kararlılık vardı.

---

Operasyon alanına vardığımızda, gece tamamen çökmüştü. Dağlık bölge soğuktu ve rüzgâr, sanki yaklaşan tehlikenin habercisi gibiydi. Hepimiz sessizlik içinde ilerliyorduk. Gece görüş dürbünlerimizle hedef noktayı izlerken, Tarık’ın saklandığı evin çevresinde devriye gezen adamları fark ettik.

“Melek, Kaan,” dedim fısıldayarak. “Arka hattı kontrol edin. Orada bir sürpriz istemiyoruz.”

“Anlaşıldı, komutanım,” dedi Melek, Kaan’la birlikte hızla kaybolurken.

Doğukan yanıma yaklaştı. “Evin içini kontrol ettiniz mi?” diye sordu.

“Altay ve Yavuz, içeri sızmak için uygun bir yol bulmaya çalışıyor,” dedim. Ona göz ucuyla baktım. “Ama sen, arka hatta destek olacaksın. Tehlikeli bir şey yapmanı istemiyorum.”

“Tunç,” dedi alçak ama kararlı bir sesle. “Bu benim de savaşımsa, en tehlikeli noktasında olmam gerek. Beni kenarda tutmaya çalışmayı bırak.”

Bir an ona baktım. Gözlerindeki kararlılık, bana onun ne kadar değiştiğini hatırlattı. İç çektim ve başımı salladım. “Peki, ama söz ver. Kurallara uyacaksın.”

“Her zaman,” dedi hafif bir gülümsemeyle.

---

Operasyon başladığında, her şey tam planladığımız gibi gidiyordu. Altay ve Yavuz, evin içine sessizce sızmış, içerideki adamları etkisiz hale getirmişti. Melek ve Kaan ise dış hattı temizlemişti.

Ancak işler, Tarık’ı bulduğumuzda karmaşıklaştı. Onu koruyan adamlar beklenenden daha fazla çıktı ve kısa sürede yoğun bir çatışmanın ortasında kaldık.

“Tunç!” diye bağırdı Doğukan, önümüze siper alırken. “Adamlar köşeden destek çağırmış!”

Telsizden Altay’ın sesi geldi. “Komutanım, dışarıdan takviye geliyor. Sayıları hızla artıyor!”

“Geri çekilin!” diye bağırdım. “Tarık’ı bırakmayacağız, ama önce pozisyon almalıyız!”

Doğukan, bir adamı etkisiz hale getirdikten sonra bana döndü. “Onları buradan çıkarmalıyız, Tunç. Aksi takdirde sıkışacağız!”

Kafam hızla çalışıyordu. Birkaç saniye içinde kararımı verdim. “Altay, Tarık’ı al ve arka çıkıştan ilerle. Biz burada kalıp size zaman kazandıracağız!”

“Anlaşıldı!” dedi Altay.

Doğukan ve ben, evin girişinde yoğun bir çatışmaya girdik. Mermiler üzerimizden vızıldıyor, ama hiçbirimiz geri adım atmıyorduk. Doğukan’ın yüzündeki ifade, onun bu savaştan ne kadar çok şey almak istediğini gösteriyordu.

Sonunda Altay’ın sesi tekrar telsizden geldi. “Komutanım, Tarık elimizde! Çıkıyoruz!”

“Tamam,” dedim. “Herkes geri çekilsin!”

Birlikte arka çıkıştan hızla ilerledik. Patlamalar ve mermilerin yankısı, karanlık gecede geride kalıyordu. Tarık ellerimizdeydi ve bu, Ejder için büyük bir darbe anlamına geliyordu.

---

Operasyon bittiğinde, karargâha döndük. Tarık sorgu için hazırlık odasına götürülmüştü. Tim üyeleri yorgundu, ama yüzlerinde başarmanın verdiği bir tatmin vardı.

Doğukan yanıma geldi. “Bu sadece başlangıç,” dedi alçak bir sesle.

Ona baktım ve hafifçe gülümsedim. “Evet. Ama bu savaşı bitireceğiz. Birlikte.”

O gece, zaferin tadını çıkaracak zamanımız yoktu. Ama Doğukan’ın gözlerindeki kararlılık ve timin birlikte hareket etmesi, bana her şeyin sonunda bir gün gerçekten huzur bulabileceğimizi hissettirdi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.