26. bölüm / 31
Kızıl YeminKardeşlik Yarası
Bölümler 31Şu an: Kardeşlik Yarası
- 1 Kayıp Yüzük544 kelime
- 2 Ateş Çemberi555 kelime
- 3 Fırtına Sonrası498 kelime
- 4 Yaraların Sessizliği426 kelime
- 5 Gölgenin Ardından581 kelime
- 6 Sessiz İtiraflar427 kelime
- 7 Küllerinden Doğmak441 kelime
- 8 Karanlığın Merkezine Yolculuk584 kelime
- 9 Sözlerin Sessizliği433 kelime
- 10 Yaralar ve Anılar520 kelime
- 11 Bir Fincan Hayal479 kelime
- 12 Kabusun Gölgesi514 kelime
- 13 Kalplerin Fısıltısı409 kelime
- 14 Kahkaha Terapisi577 kelime
- 15 Savaşın Diğer Yüzü472 kelime
- 16 Kaosun İçinde496 kelime
- 17 Fırtına Kopuyor490 kelime
- 18 Sessizlikte Yankılanan Aşk391 kelime
- 19 İhanetin Gölgesi392 kelime
- 20 Yalnızlık Hattı477 kelime
- 21 Kıyamete Hazırlık455 kelime
- 22 Veda Fermanı353 kelime
- 23 Yangın288 kelime
- 24 Gitmek Gerek306 kelime
- 25 Sessiz Çığlık270 kelime
- 26 Kardeşlik Yarası221 kelime · Okuduğun bölüm
- 27 Emir Büyük Yerden309 kelime
- 28 Kardeşlik Yeminleri ve Eski Köşedeki Adam330 kelime
- 29 Gitmek Gerek338 kelime
- 30 Karar (Doğukan)245 kelime
- 31 Kırık Kadeh302 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 29: Kardeşlik Yarası
Dizlerimin üzerine çökmüş, ellerimle yüzümü kapatmış hıçkırırken, birden sıcacık ellerin omzuma dokunduğunu hissettim. Sonra bir başkası, bir başkası daha…
Kaan, Melek’in yanına çöktü ve başını hafifçe omzuma yasladı. “Tunç abla…” diye fısıldadı, sesi çatallıydı.
Emir, önüme geçti, iki eliyle yüzümü kapatan ellerimi tutup nazikçe indirdi. Gözlerim kan çanağı gibi olmalıydı çünkü yüzümdeki yaşları görünce kaşları çatıldı. “Bu kadar içine atma artık,” dedi usulca.
Taylan ve Yavuz, sağlı sollu kollarımı sıktı. “Sen bizim ablamızsın, Tunç,” dedi Yavuz, sesi titriyordu. “Biz sensiz ne yaparız?”
Beni tutan ellerini sıktılar, sanki bu şekilde acımı biraz olsun paylaşabileceklerini düşünüyorlardı.
Ben ise yalnızca gözlerimi kapatıp hıçkırıklarıma engel olamıyordum.
Melek saçlarımı okşadı, abla şefkatiyle. “Korkunç bir şey yaşadın, Tunç abla. Kırıldın. Ama lütfen bizi affet, ne olur…”
Onlara kızgın değildim. Bunu biliyorlardı. Ama içimdeki o kocaman boşluk… Hâlâ oradaydı.
Başımı kaldırdım. Sırtımı yere koyup nefes almaya çalıştım.
Ve sonra, birden hepsi üzerime kapandı.
Kaan yanağıma kardeşçe bir öpücük kondurdu. “Sensiz biz yarım kalırız.”
Taylan alnımı öptü. “Özür dileriz, Komutanım.”
Melek başını omzuma yasladı. “Birbirimize sırt çevirerek kaybedecek kadar az değiliz.”
Yavuz elimi tuttu, sıktı. “Bir daha seni incitirsek, önce kendimizi vururuz.”
Hıçkırarak güldüm. Kırık bir kahkaha.
Kendi kan kardeşlerimdi onlar.
Ama yine de içimde, o derin, dipsiz kuyuda, bir şeyler hâlâ eksikti.
Ve o eksikliği sadece bir kişi doldurabilirdi.
Ama o kişi burada değildi.
Bölüm etkileşimi
