Kızıl Yemin kitap kapağı

29. bölüm / 31

Kızıl Yemin

Gitmek Gerek

Vaveyla Yazarı: The. Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: Gitmek Gerek

Bölüm 24: Gitmek Gerek

Eşyalarımı toplarken her hareketimde içime batan bir sancı hissediyordum. Burası yıllardır evimdi. Bu odada kaç gece operasyon planladım, kaç defa gülerek uyuyakaldım ya da yorgunluktan sandalyede sızdım… Şimdi ise gitmeye hazırlanıyordum.

Dolabımın kapağını açtığımda elim eski bir fotoğrafa gitti. Timin çekildiği ilk fotoğraf… O an gözlerim istemsizce Doğukan’ı aradı. Gülümseyen yüzü, o zamanki masumiyeti…

Arkamdan gelen ayak seslerini duyar duymaz gözlerimi kapattım. O’ydu. Zaten gelmesini bekliyordum.

“Hazırlanıyorsun,” dedi.

Sesinde alışık olmadığım bir kırılganlık vardı. Bağırmasını, öfkelenmesini bekliyordum ama Doğukan sadece duruyordu.

“Evet,” dedim, soğuk bir şekilde.

Bir adım daha attı. Odaya girdi ama içeri tam olarak yürüyemedi. Sanki görünmez bir duvar vardı aramızda.

“Gitmeni istemiyorum.”

Bu sözlere gülmek istedim ama gülmek yerine içime dolan acıyı yutkundum.

“İstemiyorsun?” diye tekrarladım. “Ama kalmam için de bir şey yapmıyorsun.”

Gözleri kısıldı. “Ne yapmamı istiyorsun, Tunç?”

Başımı iki yana salladım. “Bilmiyorum. Belki de sadece inanmamı sağlamanı.”

Bu sözlerim üzerine derin bir nefes aldı. Sonra birkaç adımda yanıma geldi. Aramızda sadece birkaç santim vardı.

“Elini ver,” dedi.

Kaşlarımı çattım ama elimi uzattım. Elimi tuttu, parmaklarımı inceledi. Sonra kendi elini kaldırdı… Eksik olan parmağını, yüzük parmağını gösterdi.

“Sence ben buradayken senin ihanet edebileceğini düşünmem mantıklı mı?” dedi, sesi kısık ama bir o kadar da yoğundu.

Yutkundum ama bir şey demedim.

“Bu parmağımı neden kaybettim, Tunç?”

Cevabı biliyordum ama söyleyemedim.

“Seninle olan bağımı koparmak istediler,” dedi kendi kendine. “Ama başaramadılar.”

Başımı çevirdim. “Ama sen o bağı zaten kopardın, Doğukan.”

Sözlerim odada yankılandı. Ellerini bir an için sıktı ama sonra gevşetti.

“Bunu düzeltmek istiyorum,” dedi sessizce.

O an gözlerimi ona çevirdim. “Ama sen bana inanmıyorsun.”

İşte bunu söyleyince yüzü tamamen değişti. Öfkelenmedi. Sadece sustu. Sanki ilk defa bunu kabulleniyormuş gibi.

“Tunç…” dedi, fısıltıyla.

Bir adım geri çekildim. “Doğukan, gitmelisin. Git ve düşün. Çünkü ben giderken, burada bırakacağım tek şey eşyalarım değil.”

“Peki ne bırakacaksın?”

Gözlerimi ona diktim. “Sana olan inancımı.”

Ve sonra tekrar eşyalarımı toplamaya devam ettim. Doğukan birkaç saniye daha durdu ama hiçbir şey söylemeden odadan çıktı.

Kapı kapandığında içimde bir şeylerin tamamen koptuğunu hissettim. Ve bu defa, geri dönüşü olmayabilirdi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.