Kızıl Yemin kitap kapağı

15. bölüm / 31

Kızıl Yemin

Savaşın Diğer Yüzü

Vaveyla Yazarı: The. Nur

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: Savaşın Diğer Yüzü

Bölüm 16: Savaşın Diğer Yüzü

Evdeki o huzurlu an bir süre daha devam etti, ama sonrasında hayatın gerçeklerine geri dönmek zorunda kaldık. Yağmur durmuştu, ama içimdeki huzur dalgalanarak bir endişe duygusuna dönüştü. Günlerin hızla geçişiyle, operasyonlar ve görevler kapımızı tekrar çalmaya başlamıştı.

Telefonun sesiyle irkildim. Cebimden gelen bildirim, işin başladığını haber veriyordu. Doğukan gözlerini açtı ve bana bakarak, "Bir şey mi oldu?" diye sordu.

"Timden," dedim, telefonu alıp okudum. "Albay'ın toplantı çağrısı var. Acil toplantı."

Doğukan, gözlerini kısarak dikkatlice baktı. "Hemen gitmemiz gerek," dedi, hafif bir tedirginlikle.

“Evet,” dedim, telefonu kapatıp kalkarak. “Ama önce Tim'e haber verelim. Bu işin ciddi olduğunu düşünüyorum.”

İçimden geçen düşünceler bir anda ağırlaştı. Tim, bizimle birlikte her zaman en zorlu operasyonlara katılan, birbirini tanıyan bir ekipti. Bize her durumda sadık oldular, ama bu seferki görev farklıydı. Bunu hissediyordum.

Kısa bir süre sonra, Tim üyeleri, Albay ile birlikte toplantı odasında toplandı. Ben ve Doğukan da dahil olduk.

"Toplantıya hoş geldiniz," dedi Albay, odadaki gerginliği hissederek. "Durum kritik. Birkaç gündür uluslararası bir operasyon için bilgi alıyoruz. Bölgedeki teröristler yeniden hareketlenmeye başladı. Bu seferki hedef, bizim için çok daha stratejik ve tehlikeli."

Altay, başını sallayarak, "Bölgeyi biraz fazla mı küçümsüyoruz, Albay? Herkesin kafasında bir hedef var mı?" diye sordu.

Albay, harita üzerinde birkaç işaret yaptı. “Bu operasyonun amacı, tüm örgütü yok etmek değil. Ama asıl hedef, onların bölgedeki merkezini ele geçirmek. Bununla birlikte, daha önce yapılmamış bir şey olacak. Bu sefer daha geniş bir strateji uygulayacağız. Daha fazla birlik, daha fazla plan.”

“Yani, tek başımıza hareket etmeyeceğiz,” dedi Kaan, bu sırada yanındaki Melek ile göz göze gelerek.

“Evet, tam olarak öyle,” dedi Albay. “Ama bizim de ilk adımı atmamız gerek. Bu, yalnızca bizim yapabileceğimiz bir şey.”

Doğukan, Albay’a doğru eğilerek, "İlk adımı atmaya hazırız, Albay. Ancak dikkatli olmalıyız. Bizi asıl zorlayacak şey, bu kadar büyük bir bölgeyi ele geçirecek kadar güçlü bir yapıya sahip olmamız."

Melek ve Kaan, birbirlerine bakarak birbirlerinin ellerini sıkıca tuttu. Melek gülümsedi. “Biliyorsunuz ki biz her zaman yanınızdayız.”

Bir süre herkesin düşündüğü sessizlik hâkim oldu. Bu operasyonun yalnızca bir askeri görev olmadığını, aynı zamanda hepimizin hayatını değiştirecek kadar önemli bir şey olduğunu biliyorduk.

Sonunda, Albay başını kaldırarak, "Plan böyle. Kurtuluş Timi, en iyi timimiz. Herkes yerini alacak. Toplanın, hazırlanıyoruz," dedi.

Hepimiz başımızı sallayarak sessizce ayrıldık.

Toplantıdan sonra, Tim’in üyeleri kısa bir hazırlık dönemi geçirdik. Tekrar kıyafetlerimizi giydik, ekipmanlarımızı kontrol ettik. Timin ruhu, her zaman olduğu gibi hala çok güçlüydü. Ama bu sefer, daha da derinleşmiş bir bağlılık hissediyorduk.

"Seninle olmak her zaman bir farklı," dedi Doğukan, bana bakarak. "Ama şimdi, gerçekten en yakın arkadaşlarımızla birlikte olmamız, daha da anlamlı."

Gülümsedim. “Savaş bizi her zaman daha yakın yapıyor, Doğukan. Ama bu, sadece görev değil, aynı zamanda biziz.”

Ve Tim’le birlikte, bir kez daha hazır olduk. Albay ve diğer askerlerimizle birlikte, zorlu bir yolculuğa çıkmaya hazırlıyorduk. Ama ne olursa olsun, birbirimize olan güvenimizle her türlü zorluğu aşabileceğimizi biliyorduk.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

15okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.