15. bölüm / 31
Kızıl YeminSavaşın Diğer Yüzü
Bölümler 31Şu an: Savaşın Diğer Yüzü
- 1 Kayıp Yüzük544 kelime
- 2 Ateş Çemberi555 kelime
- 3 Fırtına Sonrası498 kelime
- 4 Yaraların Sessizliği426 kelime
- 5 Gölgenin Ardından581 kelime
- 6 Sessiz İtiraflar427 kelime
- 7 Küllerinden Doğmak441 kelime
- 8 Karanlığın Merkezine Yolculuk584 kelime
- 9 Sözlerin Sessizliği433 kelime
- 10 Yaralar ve Anılar520 kelime
- 11 Bir Fincan Hayal479 kelime
- 12 Kabusun Gölgesi514 kelime
- 13 Kalplerin Fısıltısı409 kelime
- 14 Kahkaha Terapisi577 kelime
- 15 Savaşın Diğer Yüzü472 kelime · Okuduğun bölüm
- 16 Kaosun İçinde496 kelime
- 17 Fırtına Kopuyor490 kelime
- 18 Sessizlikte Yankılanan Aşk391 kelime
- 19 İhanetin Gölgesi392 kelime
- 20 Yalnızlık Hattı477 kelime
- 21 Kıyamete Hazırlık455 kelime
- 22 Veda Fermanı353 kelime
- 23 Yangın288 kelime
- 24 Gitmek Gerek306 kelime
- 25 Sessiz Çığlık270 kelime
- 26 Kardeşlik Yarası221 kelime
- 27 Emir Büyük Yerden309 kelime
- 28 Kardeşlik Yeminleri ve Eski Köşedeki Adam330 kelime
- 29 Gitmek Gerek338 kelime
- 30 Karar (Doğukan)245 kelime
- 31 Kırık Kadeh302 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm 16: Savaşın Diğer Yüzü
Evdeki o huzurlu an bir süre daha devam etti, ama sonrasında hayatın gerçeklerine geri dönmek zorunda kaldık. Yağmur durmuştu, ama içimdeki huzur dalgalanarak bir endişe duygusuna dönüştü. Günlerin hızla geçişiyle, operasyonlar ve görevler kapımızı tekrar çalmaya başlamıştı.
Telefonun sesiyle irkildim. Cebimden gelen bildirim, işin başladığını haber veriyordu. Doğukan gözlerini açtı ve bana bakarak, "Bir şey mi oldu?" diye sordu.
"Timden," dedim, telefonu alıp okudum. "Albay'ın toplantı çağrısı var. Acil toplantı."
Doğukan, gözlerini kısarak dikkatlice baktı. "Hemen gitmemiz gerek," dedi, hafif bir tedirginlikle.
“Evet,” dedim, telefonu kapatıp kalkarak. “Ama önce Tim'e haber verelim. Bu işin ciddi olduğunu düşünüyorum.”
İçimden geçen düşünceler bir anda ağırlaştı. Tim, bizimle birlikte her zaman en zorlu operasyonlara katılan, birbirini tanıyan bir ekipti. Bize her durumda sadık oldular, ama bu seferki görev farklıydı. Bunu hissediyordum.
Kısa bir süre sonra, Tim üyeleri, Albay ile birlikte toplantı odasında toplandı. Ben ve Doğukan da dahil olduk.
"Toplantıya hoş geldiniz," dedi Albay, odadaki gerginliği hissederek. "Durum kritik. Birkaç gündür uluslararası bir operasyon için bilgi alıyoruz. Bölgedeki teröristler yeniden hareketlenmeye başladı. Bu seferki hedef, bizim için çok daha stratejik ve tehlikeli."
Altay, başını sallayarak, "Bölgeyi biraz fazla mı küçümsüyoruz, Albay? Herkesin kafasında bir hedef var mı?" diye sordu.
Albay, harita üzerinde birkaç işaret yaptı. “Bu operasyonun amacı, tüm örgütü yok etmek değil. Ama asıl hedef, onların bölgedeki merkezini ele geçirmek. Bununla birlikte, daha önce yapılmamış bir şey olacak. Bu sefer daha geniş bir strateji uygulayacağız. Daha fazla birlik, daha fazla plan.”
“Yani, tek başımıza hareket etmeyeceğiz,” dedi Kaan, bu sırada yanındaki Melek ile göz göze gelerek.
“Evet, tam olarak öyle,” dedi Albay. “Ama bizim de ilk adımı atmamız gerek. Bu, yalnızca bizim yapabileceğimiz bir şey.”
Doğukan, Albay’a doğru eğilerek, "İlk adımı atmaya hazırız, Albay. Ancak dikkatli olmalıyız. Bizi asıl zorlayacak şey, bu kadar büyük bir bölgeyi ele geçirecek kadar güçlü bir yapıya sahip olmamız."
Melek ve Kaan, birbirlerine bakarak birbirlerinin ellerini sıkıca tuttu. Melek gülümsedi. “Biliyorsunuz ki biz her zaman yanınızdayız.”
Bir süre herkesin düşündüğü sessizlik hâkim oldu. Bu operasyonun yalnızca bir askeri görev olmadığını, aynı zamanda hepimizin hayatını değiştirecek kadar önemli bir şey olduğunu biliyorduk.
Sonunda, Albay başını kaldırarak, "Plan böyle. Kurtuluş Timi, en iyi timimiz. Herkes yerini alacak. Toplanın, hazırlanıyoruz," dedi.
Hepimiz başımızı sallayarak sessizce ayrıldık.
Toplantıdan sonra, Tim’in üyeleri kısa bir hazırlık dönemi geçirdik. Tekrar kıyafetlerimizi giydik, ekipmanlarımızı kontrol ettik. Timin ruhu, her zaman olduğu gibi hala çok güçlüydü. Ama bu sefer, daha da derinleşmiş bir bağlılık hissediyorduk.
"Seninle olmak her zaman bir farklı," dedi Doğukan, bana bakarak. "Ama şimdi, gerçekten en yakın arkadaşlarımızla birlikte olmamız, daha da anlamlı."
Gülümsedim. “Savaş bizi her zaman daha yakın yapıyor, Doğukan. Ama bu, sadece görev değil, aynı zamanda biziz.”
Ve Tim’le birlikte, bir kez daha hazır olduk. Albay ve diğer askerlerimizle birlikte, zorlu bir yolculuğa çıkmaya hazırlıyorduk. Ama ne olursa olsun, birbirimize olan güvenimizle her türlü zorluğu aşabileceğimizi biliyorduk.
Bölüm etkileşimi
