23. bölüm · SİYAH GÜL

Siyah Kılıç

Bella Rossi

Sinirle adama baktım, silahı tuttuğum parmak boğumlarımın beyaza döndüğünü hissediyordum. Silahı daha sıkı tuttum. "Nasıl bir piçsin bilmiyorum ama arkadaşımın evinde ne işin var?" Adam sırıtarak bana bir adım attı fakat hareket bile etmedim aksine başımı dikleştirdim. Adam başını hafifçe sağa doğru eğdi. "Görünüşün kadar masum değilsin, Siyah Gül." Kendimi sakinleştirmek adına derin bir nefes aldım. "Önce soruma cevap ver yoksa hiç düşünmeden tek bir göz kırpışta seni hemen burada öldürebilirim ve inan ki pişman olmam." Adamın bir kaşı havalandı. "Öyle mi? Ama yerinde olsam bunu yapmazdım." Sağ tarafa çekildi ve arkasında gördüğüm beden ile resmen sinirden gözüm kararmıştı. Clara bir sandalyeye bağlanmış korkuyla bana bakıyordu. Adam ise sırıtarak bana bakmaya devam ediyordu. İşte hamle sırası bana gelmişti ve birazdan burada hiç hoş şeyler yaşanmayacaktı, bu sefer bardağı taşıran son kan damlasıydı. Silahı belime koydum, tereddüt etmeden adama doğru yürüdüm ve yüzünde maske olmasına rağmen sert bir yumruk attım. Adam zedelenip bir adım geriledi, sinirlendiğini hissediyordum fakat şu an kimse benim kadar sinirli olamazdı. Clara'ya kısa bir bakış attım. "Gözlerini kapat, birazdan burada görmek istemeyeceğin çok kötü şeyler olacak." Clara tereddüt ederek gözlerini kapattı, tekrardan adama odaklandım. Burnundan oluk oluk kan akıyordu, tepki vermesini beklemeden bir adım yaklaştım ve kasıklarına sert bir tekme geçirdim. Adam acıyla iki büklüm oldu fakat sesini çıkarmadı, düşündüğümden dayanıklıydı. Birden ayaklandı tam yumruğunu yüzüme geçireceği sırada gövdemi eğdim. "Ups, yanlış hamle." Karnına yumruk geçirdim, bir yumruk geçireceğim sırada adam beni vurduğu yerden sert bir tekme attı. Bir kaç adım geriledim canım çok acımıştı fakat bunu belli etmedim. Adama doğru koştum ve sırtına atladım, bacaklarımdan kuvvet alarak adamın vücudunu geriye attım, ikimizde düşeceğimiz sırada yanımda ki duvardan tutundum. Adam büyük bir gümbürtü ile yere düştü ve tabiki kemik kırılma sesi geldi. Burada işim bittikten sonra karate hocamın elini öpmeye gitmeliydim. Adamın kalkmasına izin vermeden ayağımı sertçe gövdesine bastırdım. Topuklu ayakkabı giydiğim için ekstra acı vermiş olacak ki acıyla yüzünü buruşturdu. Adama doğru eğildim. "Yanlış kişiyle satranç oynuyorsun. Ben kurallara göre oynamam, kendi kurallarıma göre oynarım ve evet, bu kuralların içinde öldürmekte var." Adam anlamsız bir şekilde kahkaha atarak gülmeye başladı. "Ah Isabella... Ya da Siyah Gül mü demeliyim? Karşında kimliğini bilen birisi olmasına rağmen bu kadar emin konuşma." Tek kaşımı kaldırırım. Daha fazla eğilirim ve bana engel olmasına izin vermeden adamın yüzünde ki maskeyi çıkartırım. Gördüğüm yüz ile kanımın donduğunu hissederim. Bu Koraydı, benden sonra gelen en ünlü seri katildi. Aramızda büyük bir rekabet vardı fakat birbirimizi hiç görmemiştik. Ya gündemde o birinci sıradaydı ya da ben, aramızda ki sessiz rekabetlerin en masumu buydu. Cinayetler, zenginlik, işkence ve daha bir çok masum olmayan rekabetler. "Ah Koray... Ya da Siyah Kılıç mı demeliyim?" Evet, adlarımız bile neredeyse aynıydı, Koray beni sinirlendirmek için benzer ad seçtiğini biliyordum. Koray'ın afalladığını gördüğümde yüzümde tehlikeli bir sırıtış oluştu. Silahımı gizli kemerimden çıkardım Koray bana engel olmaya çalıştı fakat gövdesinde ki ayağımı daha sert bastırdığım için bir şey yapamadı. Silah'a susturucu taktım. "Ödeşme zamanı Siyah Kılıç." Silahı Koray'ın bana vurduğu aynı yere bastırdım, tereddüt etmeden ateş ettim. Clara sesten irkilince gözlerini tereddütle açtı Koray'la beni görünce gözleri şaşkınlıkla büyüdü. Koray'dan uzaklaştım. "Bir daha seni sevdiklerimin etrafında görürsem bu sefer kafana sıkarım. Sırf çocukları kurtardığın için öldürmüyorum, en azından bu ülkeye azıcıkta olsun katkın var." Koray'ın sadece çocuklara özellikle kız çocuklara zaafı vardı. Hemen hemen aynı türdendik ama benim için kadınlar da çok önemliydi. Koray kendini kurtarmak adına zorlanarak ayağa kalktı. "Daha sonra görüşeceğiz Siyah Gül." Tehlikeli bir tebessüm oluşturdum. "Memnuniyetle Siyah Kılıç." Koray zorlanarak Clara'nın evinden çıktıktan sonra hemen Clara'ya döndüm, gizli kemerimden bıçağımı çıkardım ve kalın ipleri Clara'ya dikkat ederek kestim. Clara'yı çözdükten sonra ağzında ki bant'ı çıkardım. Rahat nefes verdi. "Teşekkür ederim Isabella." Çantamdan telefonumu çıkardım ve benim için çalışan adamlarıma hızlı bir mesaj yolladım. Clara'ya kısa bir bakış attım. "Adamlarım burayı temizlemek için gelecek benim eve gidip araştırma yapmam gerekiyor, bir şey olursa hemen bana haber ver." Başka bir şey söylemeden hızlı adımlarla Clara'nın evinden çıktım. Sakince eve doğru ilerledim.

Eve vardığımda topuklu ayakkabılarımı kapının önüne savuşturdum. Bugün epey yorucu bir gün olmuştu ve migrenim tutmaya başlamıştı. Mutfağa ilerledim, ecza dolabından ağrı kesici ilacı aldım ve su yardımıyla ilacı içtim. Buzdolabından bardağa bir kaç buz koydum ve tekrar bardağa su doldurdum. Her ne kadar içimde ki ateşi söndürmeye çalışsam da hiç bir işe yaramıyordu. Siyah Kılıç yüzünden sevdiklerime zarar göreceğini şimdiden tahmin edebiliyordum. Oflayarak buzlu suyun ile oturma odasına ilerledim, kendimi koltuğa bıraktım. Sevdiklerimi kaybetmek istemiyordum, hemde hayatımın aşkını bulmuşken bu olmamalıydı. İçimde ki ateşe odun atıldıkça daha da harlanıyordu ve bunun hiç iyi şeylere yol açacağını düşünmüyordum. Günler geçtikçe kontrolümü daha da kaybediyordum, şu son günlerde daha fazla kan arzuluyordum. Daha fazla ceset istiyordum, daha fazla vahşet istiyordum, daha fazla adam çığlığı istiyordum. İşte ben buydum, vahşet ile beslenen bir seri katildim. Haberlere çıkan kadın veya çocuk cinayetlerinde ki katillerin hepsini öldürmüştüm fakat yetmiyordu, daha fazla pisliğin bu dünyada son göreceği şeyin benim gözlerimde ki kibir olmasını istiyordum.

Bu düşüncelerimi bölen şey, özel yapım telefonumun bildirim sesi oldu oturduğum yerden doğruldum ve telefonu elime aldım, bir e-postadan mesaj gelmişti. Mesaja tıkladığım an bugün gördüğüm bilmem kaçıncı şok oldu. Shawn Rossiden özel bir e-posta mesajı vardı ve mesajda şunlar yazıyordu. "Merhaba Siyah Gül, senden önemli bir isteğim var. Belki diğer insanlar gibi benden de nefret ediyorsun ama bu seninde seveceğin bir teklifim var. Roberto Charli adında bir mafya babası var. Zaten araştırırsan ne yaptığını anlayacaksın. Senden isteğim bu adamı öldürmen. Kötü bir niyetim yok ve kiralık bir katil de olmadığını biliyorum fakat bu isteğimi yaparsan sana 1 Milyar Dolar ödeyeceğim."