2. bölüm · SİYAH GÜL

Başlangıç

Bella Rossi

Karşımda ki ölü cesede baktım, dudaklarımda yarım bir gülüş oluştu. "Evet, bir pislik daha bu dünyadan silindi." Gülüşüm devam ederken elimde ki siyah eldivenlerimi çıkarttım, saçımı geriye attım. Son kez etrafa baktım DNA'mı bırakmak istemezdim. Her şeyi kontrol ettikten sonra depodan hızlı adımlarla çıktım, hava kararmıştı, derin bir nefes veririm ve siyah McLaren'e binerim ve depodan biraz uzak olacak yere park ederim, arabadan inerim ve kaputa yaslanırım iki dakika sonra polisler gelecekti. Tam tahmin ettiğim gibi iki dakika sonra polisler geldi. Dudaklarım yukarı doğru kıvrıldı. "En sevdiğim sahne başlıyor." Dememe kalmadan içeri giren bir grup polis endişeyle bağırmaya başladı. Polislerden biri, "Lanet olsun! Cinayeti Siyah Gül işlemiş, imzasını bırakmış!" Gergin sesleri duyunca kahkaha atmak istedim fakat henüz yakalanmak istemezdim. Araba'nın kaputundan doğruldum ve sürücü koltuğuna oturdum, arabayı çalıştırdım ve olay yerinden uzaklaştım. "Bunu kutlama vakti." Araba'nın radyosundan Jennifer Lopez'ın On The Floor şarkısını açtım, ana yola çıktığım için bağırarak şarkıya eşlik ettim, bence bu şarkı şu an ki keyfime tam uyuyordu. En sonunda lüks villama vardım. Arabayı diğer lüks arabalarımın yanına park ettim. Keyifle arabamdan indim, topuklu ayakkabılarımın tıkırtısı eşliğinde villama girdim, üzerimde ki kanlardan arınmak için hızlı bir duş aldım, kıyafetlerimi makinaya attım. Büyük yatak odama girdiğimde sol tarafta ki ışıklı, beyaz renkli makyaj masama yaklaştım, hızlı bir şekilde makyajımı temizledim ve gece bakım rutinimi yaptım, bakımlı olmak şarttı. Makyaj masamda işimi bitirdikten sonra bornozumu çıkardım ve siyah saten geceliğimi giydim, adam öldürmek gerçekten yorucuydu, en azından zevkli ve tatmin ediciydi. Gözlerimi ovuşturarak kral boyu yatağıma ilerledim, yatağıma girdim ve sırtımı yatak başlığına yasladım. Telefonumu elime aldım ve sırıtarak haberleri izlemeye başladım. "Dünyaca aranan ve acımasızlığıyla bilinen seri katil Siyah Gül yine bir cinayet işledi! Olay yerinde olan haber muhabirimiz Ufuk Bey'e bağlanıyoruz. Evet Ufuk Bey sizi dinliyoruz." Ah, şu kilolu haber muhabiri hep sinirimi bozuyordu göz devirip haberi izlemeye devam ettim. "Herkese iyi akşamlar bildiğiniz üzere Dünyaca aranan seri katil Siyah Gül cinayetlerinde bir yenisini daha ekledi, polisler cesedin kime ait olduğunu buldu. Akın Alp, akşamları barda gözüne kestirdiği kadınlarla flörtleşip evine çağırmaktadır, evine gelen kadınları ilk önce taciz edip sonra bodrum katında ki gizli odasında zincirlerle işkence edip yakarak öldürüyormuş." Haberin devamını dinlemekten sıkıldım ve sinirli bir şekilde iç çektim. "Lanet erkekler..." Tam küfür etmeye başlayacağım sırada telefonumdan gelen aramayla sustum. En yakın arkadaşım Clara arıyordu, yüzümde yumuşak bir tebessüm oluşur, aramayı hemen cevaplarım. "Isabella, yine cinayet işlemişsin, adamın cesedini gördüm az kalsın kusacaktım, nasıl buna dayanıyorsun aklım almıyor." Clara'yı dinlerken tebessümüm büyür. "Adamın kadınlara yaptıkları daha iğrenç, benim cesetlerimden değil adamın yaptığı iğrençliklerden kusmalısınız." Clara'nın güldüğünü işittim. "Kızım sen çok fenasın, yine lafını esirgemiyorsun." Clara ile birlikte gülerim. "Biliyoruz biz de bir şeyler, yarın dışarıda kahvaltı yapalım hem biraz dedikoduda yaparız. Hadi iyi geceler yanaklarından öptüm!" Telefonu kulağımdan çekerim ve hemen aramayı sonlandırırım, bugün epey yorucu bir gündü acilen uyumam gerekiyordu. Telefonu komidinin üzerine koydum ve aşağı kaydım, yorganı üstüme çektim. Yorgun olduğumdan dolayı hemen uykuya daldım.

Gözlerimi açtığımda komidinin üzerinde çalan alarmın sesiyle küfür ederek kulağımı yastıkla kapatmaya çalıştım. "Sikik alarm! Biraz daha sessiz olamaz mısın!" Zorla uzanarak alarmı kapattım, saat yedi buçuktu. Homurdanarak yataktan kalktım ve banyoya gittim dişlerimi fırçalarken saçımın amazon ormanına benzediğini görünce tekrar küfür ederek banyodan çıktım. Hızlıca saçlarımı taradım ve maşa ile saçlarımı dalgalı yaptım. Bugün Clara güzelliği ile buluşacağım için hemen giyinme odama gittim. Beyaz V yakalı mini bir elbise, beyaz topuklu ayakkabı, YSL logolu beyaz çantam ve son olarak beyaz İphone saatim ile kombinimi bitirdim, son kez aynada kendime baktım. "Her zaman ki gibi yine ve yine mükemmelim." Gururla gülümserim ve lüks villamdan çıktım. Kombinimle uyumlu olsun diye beyaz Audi R8 arabamı seçtim, keyfim yerine gelsin diye radyodan Ankara Havası açtım. Direksiyon'u davul olarak kullanarak arabayı ana yola çıkartırım, bugün hava gerçekten çok güzeldi.

20 dakikalık aradan sonra Clara ile buluşacağımız kafeye geldim. Arabayı park ettim ve topuklu ayakkabı tıkırtısı eşliğinde kafeye girdim, fakat gördüğüm manzara ile tüm keyfim uçtu, sinirle kaşlarımı çattım. Clara'nın yanında bir adam vardı ve zorla Clara'ya dokunmaya çalışıyordu. Daha fazla dayanamayarak hızla Clara ve adamın yanına ilerledim.