27. bölüm · SİYAH GÜL

Evet

Bella Rossi

Sevdiğim adama şaşkınlıkla bakıyordum, ikimizin etrafımızda Shawn'ı beni tanıyanlar bir çember oluşturmuştu ve herkes merakla cevabımı bekliyordu. Aklımda ise tek bir soru vardı. Shawn benim Siyah Gül olduğumu öğrense ne tepki verirdi? Beni sevmeye devam mı ederdi yoksa bir canavarla olamayacağını söyleyip beni yarım mı bırakırdı? Shawn'da benim gibiydi ama ben daha acımasız ve duygusuzdum.

Gözlerim dolmuştu. Kalbim evet, beynim hayır diyordu. Kalbim ve beynim arasında gidip geliyordum. Hayatımda böyle denli biri beni böyle sevmemişti, ya yüzüm için seviyorlardı ya da bedenim için...

Düşüncelerimden ayrılıp bu sefer kalbimin sesini dinlemeye karar verdim. Bu son kumar oynayışımdı ve iki seçenek vardı, ya kumarı kaybedecektim ya da kazanacaktım. Daha fazla beklemeden cevabımı verdim. "Sonsuza kadar evet!" Etrafımızda ki insanlar cevabıma karşı tezahürat yapıp alkışlıyorlardı. Shawn ise tuttuğunu fark etmediği nefesini vermişti. Yavaşça ayağa kalktı, kutuda ki göz alıcı alyansı çıkardı ve sağ parmağıma geçirdi, ikimizinde heyecandan eli titriyordu ama en çok Shawn'ın eli titriyordu. Sanırım kabul etmeyeceğimi düşünüyordu. Parmağımda ki yüzüğe baktım, parmağıma tam uymuştu ve tam ellerime göre tasarlanmış gibiydi, zarif... Shawn'ın bakışları gözlerimi buldu, hayran hayran bakıyordu bana. Aniden bana sarıldı ve havaya kaldırdı, etrafında döndürdü. Gülerek sıkıca Shawn'a tutundum. Bir kaç kez döndürdükten sonra beni nazikçe yere koydu. Ellerimi tuttu. "Ne olursa olsun seni çok seveceğim ve her gün benim tarafımdan sevildiğinden emin olacağım. Beni şu an ne kadar mutlu ettiğini tahmin bile edemezsin. Her ne kadar mafyaların lideri olsam bile seni görünce ayaklarımın bağı kopuyor, bu güzellik karşısında ayakta kalamıyorum." Aniden bir kaç konfeti patladı, bu da yetmezmiş gibi havai fişekler havada patlamaya başladı. Karanlık gökyüzüne baktım. Havai fişekler adeta havada dans ediyordu, hepsi farklı farklı patlıyordu. Shawn sol tarafıma geldi, bir kolunu omzuna attı ve beni nazikçe kendine çekti. İkimizde havada ki görüntüyü izliyorduk. Uzun zamandır kendimi bu kadar huzurlu hissetmemiştim. Aslında kendimi hiç bu kadar huzurlu hissetmemiştim. Shawn'la yaşadığımız bu an hep aklımın bir köşesinde kalacaktı. Bana Yarın senin asla unutmayacağın bir gece yaşatacağım derken neyi kast ettiğini anlamamıştım. Şimdi ise yeni yeni idrak ediyordum. Bakışlarım Shawn'ı buldu. "Şimdi biz evlenecek miyiz?" Bu sözlerimle Shawn gülümsedi ve saçlarıma derin bir öpücük bıraktı, tabii öperken kokumu derince içine çekmeyi ihmal etmemişti. "Evet, rüya gibi bir düğün yapmak istiyorum ama düğün sen nasıl istersen öyle olacak. Bunun hakkında araştırma yapmıştım, kadınlar genellikle düğünlerinde her şeyin mükemmel olmasını isterler, düğünümüzü yaptıktan sonra en küçük detayda pişman olup üzülmeni istemiyorum, bu yüzden ne istersen ona kabulüm." Gülümseyerek Shawn'a baktım. Tanrım ben ne yaptım da böyle mükemmel bir adamı buldum? Sanırım ergenlikte gereğinden fazla böyle adamlara ilgi duyuyordum, bu yüzden manifestlemiş olabilirim. Pişman mıyım? Asla.

Shawn elimi nazikçe tuttu. "Hadi gel, asıl gece şimdi başlıyor. Yemeğe çıkmıştık ama evlilik teklifini beklemiyordun, mağdem evlilik teklifi bitti şimdi müstakbel karımın karnını doyurmalıyım." Müstakbel karım mı demişti? Mesela şu an heyecandan burada ölebilirdim. Allah'ım! Bugünleri de mi yaşayacaktım? Ben en son ilkokula başlamış annemi istiyorum diye ağlıyordum, ne ara evlilik teklifi aldım? Müsait olduğum an da ilk işim Clara'yı arayıp Ben evleniyorum sen evde kaldın zavallı! Deyip zorbalamak olacaktı. Her ne kadar büyümüş olsam bile Clara ile hep çocuktum, kendisini çok severdim.

Az önce zorla indirildiğim arabaya yüzükle binmek garibime gitmişti ama hoşuma da gitmişti. Arka koltuğa oturduğumda yumruk attığım şoför, şoför koltuğunda oturuyordu, beni görünce korktu ama belli etmemeye çalıştı. Shawn'da yanıma oturduğunda şoförün yanağında ki büyük morluğu gördü. Kaşlarını çattı. "Kim yumruk attı sana?" Sırıtarak arkama yaslandım, şoför tereddütle bana baktı. "Patron, Isabella Hanım yaptı." Shawn şaşırarak bana döndü. "Sen mi yaptın?" Umursamazca omuz silktim. "Kolumu gereğinden fazla sert tutuyordu bende bir ders verdim." Bu sefer sinirle şoföre döndü. "Lan ben seni uyarmamış mıydım kadınıma nazik ol diye!" Şoför kafasını mahçup şekilde eğdi. "Özür dilerim patron, bana karşı çıkınca biraz fazla sert tuttum." Shawn'ın bakışlarını yine beni buldu. "İyi yapmışsın kraliçem, keşke biraz daha yumruk atsaydın." Ellerimi tuttu ve parmak uçlarıma teker teker öpücükler kondurdu, en son alyansın üzerine nazik bir öpücük kondurdu. Karnımda kıpır kıpır kelebekler uçuşuyordu. Tam dudaklarımı da öpecekti ki kıkırdayarak kafamı geri çektim. "Bu öpücükleri gece pansiyonumuzda başbaşayken sakla Bay Rossi." Shawn'da kıkırdayarak geri çekildi. "Nasıl istersen Bayan Wizard, pardon yakında Bayan Rossi olacaktı değil mi?" Isabella Rossi... Bence kulağa hoş geliyordu ve yakışıyordu. Ayrıca artık o babam olacak adamın soyadını taşımak istemiyordum.

En sonunda şık bir restorana gelmiştik, Shawn'ın rezervasyon yaptığı masaya ilerledik. Cam kenarıydı ve tüm şehir manzarası ayaklarımızın altında gibiydi. Shawn benim için sandalyeyi çekti. Tebessüm ederek sandalyeye oturdum, Shawn ise tam karşıma oturmuş menüye bakıyordu. Bende önümde ki menüyü elime aldım. Her şey lezzetli görünüyordu ama bir iskender yemeği olsa fena olmazdı, Türk yemeklerini çok özlemiştim. Garson yanımıza geldi, Shawn'ı fark edince ellerini önünde birleştirip selam verdi. "Hoşgeldiniz efendim, ne istersiniz?" Shawn bana baktı, öncelikle benim sipariş vermemi istiyordu. "Ben çok pişmiş ızgara biftek istiyorum, yanında ise viski." Garson siparişimi yazdı, Shawn'da kendi siparişini verdi. "Müstakbel karımın istediklerinden olsun." Garson Müstakbel karım kelimelerini duyunca afalladı fakat başını olumluca sallayarak yanımızdan uzaklaştı. Shawn ise sırıtarak bana bakıyordu. "Yakında sadece karım olacak." Eridim... Dudaklarım Shawn'ı öpmemek için büyük bir savaş veriyordu, aksi hâlde herkesin önünde Shawn'ın tutkulu bir şekilde öpebilirdim. Shawn masanın üzerinden alyans olan elimi kavradı ve baş parmağı ile yüzükle nazikçe oynadı. Gözleri ise gözlerimden hiç ayrılmıyordu. "Hayatımda hiç kimseyi böyle sevebileceğimi düşünmemiştim. Ama işte buradayım, sana dair her küçük şeye tamamen takıntılı haldeyim." Bu sözlerine gülümsemeden edemedim, bu sözleri nereden buluyordu? Burada kalbim söz konusuydu. Kısa bir süre sonra garson ikimizinde yiyeceklerini getirdi. Yemeklerimizi yerken durmadan konuştuk, gelecek planları kurduk, yaşadığımız en rezil anlarımızı anlattık. Güldük, eğlendik.

Pansiyona geldiğimizde alkolün etkisiyle ikimizde deli gibi sarhoştuk ve yol boyunca birbirimize tahrik edici cümleler söylüyorduk, ikimizde aşırı dozda azgındık. Allah'tan arabada kendimize hâkim olabilmiştik yoksa şoförün önünde sevişmemiz an meselesiydi. Shawn beni kucağında taşıyordu pansiyonun yatak odasına girdiğimizde beni makyaj masasının üzerine nazikçe oturttu. Kapıyı kapattı fakat sarhoşluğun etkisiyle kapıyı kilitlemeyi unutmuştu, bende sarhoş olduğum için fark etmemiştim. Shawn bedenimi kaslı kollarının arasına sıkıştırdı, dudaklarıma yaklaştı ve benk tutkulu bir öpücüğün içine çekti. Uzun zamandır susuz kalmışımda onun dudaklarında suyu bulmuşum gibi büyük bir susuzlukla öpüyordum, tabii Shawn'da benden farksız sayılmazdı. O da beni susuz kalmış gibi öpüyordu. Kalçalarımı kavrayıp bedenimi kendi bedenine çektiğini hissettim, dudaklarımdan yumuşak bir inleme kaçtı. Shawn elbisemi çıkaracağı sırada birden odanın kapısı açıldı. "Bende ona dedim ki-" Ses birden kesildi, Shawn'la dudaklarımızı ayırmak zorunda kaldık, başımı sağa çevirdiğimde Larry vardı fakat yanında bir koruma daha vardı. Shawn'la ikimiz onlara şaşkın bakışlar atarken onlarda aynı şekilde bize bakıyordu. Bunların bizim odamızda ne işi vardı? Shawn ise sinirli bir şekilde iç çekti. "Lan siz beni müstakbel karımla bir saniye olsun yalnız bırakmayacak mısınız! Ayrıca odamızda ne işiniz var?" Larry ve koruma birbirlerine sıçtık bakışı atıyorlardı çünkü Shawn sürekli basılmaktan epey sinirlenmiş gözüküyordu. Şimdiden herkese geçmiş olsun...