39. bölüm · SİYAH GÜL

Kelepçe

Bella Rossi

Tüm bu olaylar yaşanalı bir yıl olmuştu ve ben yeni yeni toparlanıyordum. Shawn iyileşmişti ve bebek kaybından sonra hiç yanımdan ayrılmamıştı, benim yerime tüm ev işleri yapıyordu. Bense seri katillik işini azaltmıştım, içimde ki Siyah Gül ara sıra fısıldıyordu. Zaten Dünyada ki suç oranları her gün daha da azalıyordu.

Şimdi ise Shawn ile mezarlıktaydık, ölen oğlumuz ziyaret etmeye gelmiştik. Mezarın üstü beyaz güllerle kaplıydı, her iki ayda gelip oğlumuzun mezarını temizleyip taze dikensiz beyaz güller dikiyorduk. Shawn oğlumuzun canı acımasın diye beyaz güllerin dikenini özenle kesiyordu. Oğlumuzun çiçeklerini suladıktan sonra Shawn'a döndüm. Shawn'da hemen sol kolunu omuzlarıma atarak beni kendine çekti, başımın üstüne derin bir öpücük kondurdu, tabii bunu yaparken kokumu derince içine çekmeyi ihmal etmemişti. Başımı kaldırıp aşık olduğum derin lacivertlere baktım. "Shawn?" Adını onaylayan bir mırıltı çıkardı. Elimi arka cebime attım ve bu sabah yaptığım hamilelik testini çıkardım. Shawn'la düzenli olarak sevişiyorduk ve son haftalarda hiç bir şekilde korunmamıştık, kısacası anın tutkusu ile unutuyorduk. Titreyen ellerimle iki çizgisi olan hamilelik testini Shawn'a uzattım, bu sefer sadece üç tane yapmıştım, tabii belli olmasın diye bir testi yanıma almıştım. Shawn testi görünce afalladı, bir kaç dakika şaşkın şaşkın bana baktıktan sonra bir kolunu belime doladı ve hafifçe havaya kaldırdı, etrafında döndürmeye başladı. Shawn'ın boynuna sarılıp güldüm, minik kahkahalarımız birbirine karıştı ve sevgi baloncuğu oluşturarak havayı doldurdu. Shawn beni nazikçe yere indirince yüzümü avuçladı ve sayısız öpücük kondurmaya başladı. "Oy benim güzel karım hamile olmuş, kocası karısına kurban olur kurban." Bu sözlerine kıkırdayarak karşılık verdim, hafifçe geri çekildi ve yere diz çöktü. Kafamı hafifçe sağ tarafa eğip şaşkın şaşkın Shawn'a bakıyordum. Shawn bana göz kırpıp siyah crop'umu kaldırdı, açıkta kalan karnıma öpücükler kondurmaya başladı. "Kız veya erkek ol hiç fark etmez iki türlü de seni çok seveceğim." Karnıma bir kez daha öpücük bıraktı, öptüğü yerde çiçekler açtı, kelebekler çıktı ve sevgi baloncuğumuz ile birlikte yıldızlı gökyüzüne karıştılar. Shawn kıyafetimi düzeltip tekrar ayağa kalktı, mezara derin bir tebessüm ile baktı. "Oğlum... Abi oluyorsun." Hamilelik hormonları yüzünden mi bilmem ama Shawn'ın bu sözleri ile anında gözlerim doldu, eğer oğlumuz yaşasaydı bir yaşına girecekti. Shawn bu hâlimi görünce yanıma geldi, eğilip her bir göz yaşıma öpücükler bıraktı. "Hadi evimize gidelim." Evimize gidelim... Mezara eğildim ve Bebek Rossi yazan mezar taşına küçük ve nazik bir öpücük bıraktım. "Annen ve baban olarak buradayız, sakın kendini yalnız hissetme miniğim." Sessiz fısıltımın ardından Shawn'a ilerledim ve elini tuttum. Yürümeye başlamadan önce küçük mezara hüzünlü ama bir o kadarda sevgi dolu bir bakış attım. Annen her zaman seninle miniğim...

Eve geldiğimizde tam ayakkabımı çıkartıyordum ki Shawn beni durdurdu. "Küçük olanımız sen eğilirken sıkışmasın, babası halleder." Yanağıma öpücük kondurup yere eğildi ve büyük dikkatle spor ayakkabılarımı çıkardı. Yine aşeriyordum ama Shawn'a belli etmedim, aynı şeyleri tekrar yaşayacak gücüm kalmamıştı. Tüm düşmanlarını öldürmeme rağmen. Merdivenlerden çıkacağım sırada Shawn hemen yanımda belirdi, gelin gibi kollarına aldı ve üst kata yatak odamıza çıkardı. Yatak odasına girdiğimiz an dikkatlice beni yatağa bıraktı. Kapıyı arkasından kapattı. Lanet olsun ki canım çok midye istiyordu, hemde bol limonlu. Shawn dikkatlice yanıma oturdu, odamızda ki televizyon kumandasını eline aldı ve televizyonu açtı. "Benim güzel karım ne izlemek istiyor?" Bir süre düşündüm. "Aksiyonlu, silahlı, bombalı yani çatışmalı bir film!" Hevesle söylemiştim ama Shawn pekte hevesli görünmüyordu. Yüzünü ekşitti. "Senin için daha güzel bir film var."

İkinci peçete kutusunuda bitirmiştim, şu anda gözlerim su çeşmesi gibiydi hiç durmuyordu. Burnumu hümkürürken sinirle Shawn'a baktım. "Senin seçtiğin filme sıçayım Shawn!" Savaşlı bir film açacağım diye saçma bir film açmıştı ve çok boktan bir filmdi, bu filmi kim yazdıysa şu an onu bulup işkence ile öldürmek istiyordum çünkü film'in başlangıcında çok sevdiğim yavru köpek ölmüştü! Shawn salya sümük ağladığımı görünce gülmemek için dudağının üstünü kaşımakla meşguldü. Bunu fark edince sinirle koluna vurdum, fazla sert vurmuş olmalıyım ki ağzından küçük bir acı inleme kaçmıştı. "Gülme puşt! Ben burada ağlama krizine giriyorum sen de gülme krizine girmemek için bir dudağını kaşıyon bir kıçını kaşıyon!" Ağlamam şiddetlenirken peçeteye yüzümü gömdüm. Yerler sümük ve göz yaşları ile dolup taşan peçeteler vardı, buraları kesinlikle Shawn temizleyecekti, ayrıca lanet hamilelik hormonlarından şimdiden nefret etmiştim bu ne sürekli ya sinirleniyorum ya da ağlıyorum. Ayrıca midye isteğim de hâlâ geçmemişti.

Shawn daha fazla ağlamama dayanamayıp beni göğüsüne çekti, siyah tişört'üne tutunup ağlamaya devam ediyordum. Ayrıca şu anda ilgiye ihtiyacım vardı. Biraz ilgi versin diye daha da ağlıyordum. Shawn'ın kolları sıkıca bedenimi sarıp sarmaladı. Elleriyle sırtımı okşarken bir yandan da kafama öpücük konduruyordu, işte bu istediğim ilgiydi. Ağlamam hemen durdu ve gülümseyip daha fazla göğüsüne sokuldum. Shawn ilgi istediğimi çoktan anlamıştı, gülümseyerek saçımı okşadı. "Sen şimdiden çok fenasın hamileliğin sonra ki ayları ne yapacağız güzelim? İşimiz var senle." Kıkırdayarak kafamı kaldırıp Shawn'a baktım. "Şimdiden alış bebeğim." Dudağına küçük bir öpücük kondurdum, kadınlığım Shawn'ı istemekten uyuşuyordu. Dayanamayarak Shawn'ın kucağına çıktım, kendisi dünden razı olduğu için hemen kollarını belime dolayıp kendine çekti, şimdi tam anlamıyla kasıklarının üstüne çıkmıştım. Yaramazlık yapıp biraz üstünde sürtündüm, Shawn tepkisiz kalmaya çalışıyordu ama altımda hissettiğim ani sertlik ile tepkisini çoktan anlamıştım. Üzerimde ki tişörtü tek hamlede çıkardım, evde olduğumuzdan dolayı içime sütyen giymediğim için Shawn'ın lacivert gözleri arzudan simsiyah oldu. Arzusuna dayanamayıp sağ göğüs ucumu ağzına aldı ve bir bebek gibi emmeye başladı. Kendimi tutamayarak hafifçe inledim, zaten uyuşmaya başlayan kadınlığım şu an çıldırıyordu. Shawn hastası olduğu göğüslerime ayrı ayrı ilgi vermekle uğraşırken ben de Shawn'ın pantolonunu açmakla uğraşıyordum. Sonunda pantolonunu çıkarınca yüzümde vatan gülüşü belirdi, boxer'ini çıkarınca gözlerim bayram etti. Hayatımda gördüğüm en güzel manzaralarından biriydi ama asıl manzaram kasları ve altı tane olan baklavalarıydı. Gömleğinin düğmelerini çözüp hevesle gömleğini çıkardım, işte favori manzaram buydu. Ellerim karın kaslarında dolaşırken Shawn'ın boğazından derin bir hırıltı çıktı. Göğüs ucumu ısırınca ağzımdan yüksek sesli inilti kaçtı. Kendi eşofman'ımı ve külot'umu çıkarınca ikimizde tam anlamıyla çıplak kalmıştık. Artık en sevdiğim an gelmişti. Shawn'ın üstüne oturunca onu santim santim içime aldım. İkimizin ağzından iniltiler çıkıyordu. Üzerinde aşağı yukarı zıplamaya başlayınca Shawn kalçalarımı kavradı ve kolay zıplamama yardım etti. Sabah olana kadar ikimizde sürekli olarak zirveye çıkıp üşüyerek geri düştük ama her türlüsünü ikimizde yaşamıştık. Her gece olduğu gibi bu gece de birbirimizin kollarında uyuyakalmıştık.

Sabah lanet alarm ile uyanmıştım. "Evlendim hâlâ lanet alarmlar peşimi bırakmıyor!" Homurdanarak komidine uzanıp alarmı kapatacağım sırada yatakta ki dengemi sağlayamadım tam yere yüz üstü düşecektim ki arkamdan bir kol sıkıca tutup beni kendine çekti, bu hareketle bile nefes nefese kalmıştım. Başımı kaldırdığımda mükemmel lacivetleri gördüm. "Kahramanım!" Mutlulukla bağırıp Shawn'ın boynuna sıkıca sarıldım. Shawn'da gülümseyip kollarıyla bedenimi sardı. "Kraliçem, güzelim, aşkım, karım, beyaz gül'üm..." Gülümseyerek Shawn'a baktım. "Herkese Siyah Gül bir sana Beyaz Gül." Shawn sözlerime gülümsedi. "Herkese Shawn Rossi bir sana koca." Bende Shawn'ın sözleri ile gülümsedim. Tam Shawn'ı öpecektim ki kapı çaldı, ikimizde hızlıca giyinip alt kata indik. Shawn bana döndü. "Burada kal güzelim." Başımı olumluca salladım. Shawn kapıyı açtığında karşısında üç polis vardı. "Isabella Rossi nerede?" Shawn bir şeylerin ters gittiğini anlamıştı. Hemen bedeni ile kapının önüne geçti. "Bayan Isabella hakkında şikayet var, bizimle karakola gitmeli." Shawn'ın bedeni duydukları ile gerilmişti, tabii bende farksız değildim. Polisler beni fark etmişti ve Shawn'ı ittirerek eve girdiler. Üç poliste hiç bir şey söylemeden bana doğru ilerledi. Esmer ve kıllı bir adam bana doğru ilerledi, kollarıma kelepçe taktılar. Sanırım hamile olduğumu bildikleri için bana karşı çok dikkatli ve nazik davranıyorlardı. Kollarımdan tutup dışarı çıkarmaya çalıştılar ama Shawn hemen önlerine geçti. "Ne yapıyorsunuz siz lan! Karımı böyle alıp gideceğini mi sanıyorsunuz?" Polisler Shawn'a kısa bir bakış attı. "Bay Rossi biz sadece işimizi yapıyoruz ayrıca sadece sorgu yapacağız, isterseniz sizde bizimle gelebilirsiniz." Shawn başını olumluca salladı ve hemen peşimizden geldi. Sadece sorgu yapmayacaklarını biliyorum, bu işin sonu hapis olacaktı ve bundan da çok emindim. Elim karnıma gitti hafifçe okşadım. Eğer anne hapse girerse biraz karnımda aksiyon yaşayacaksın miniğim. Belki hamile olabilirim ama bu Siyah Gül'ün yok olacağı anlamına gelmezdi, Siyah Gül hep vardı ve hep var olmaya devam edecek...