11. bölüm · SİYAH GÜL
İlk Ateş
"Sen; Aklım ve kalbim arasında kalan, en güzel çaresizliğimsin." Demiş Cemal Süreya. Gerçekten şu an bu sözü yaşıyor olabilirdim. Çaresizdim, korkuyordum, korkum tüm bedenime işlemişti, kalbim sızlıyordu. Ben aşık olmaktan deli gibi korkuyordum inkâr edemezdim.
Shawn Rossi... Göz göze geldiğimiz andan beri tüm bildiklerimi bana unutturmuştu, aşk böyle bir şey miydi? Eğer aşk böyleyse gerçekten ürkütücüydü...
Şimdi ise geri dönüşü olmayan bir işe girişmiştim. Shawn'ın dudaklarını dudağımın her bir santiminde derince hissediyordum. Bunu beklemiyor olacak ki vücudunun kaskatı kesildiğini hissediyordum. Evet, dudaklarım Shawn'ın dudaklarındaydı! İkimiz de karşılık vermiyorduk fakat ayrılmıyordukta. Utançtan gözlerimi açamadım. Aniden Shawn'ın belimde ki eli sıkılaştı, belimi daha sıkı kavradı ve beni göğüsüne çekti, beklemediğim bir an da öpücüğe karşılık verdi. Dudakları dudaklarımın üstünde ateş gibiydi, öptükçe dudağımın yandığını hissediyordum, fakat bu yanma tatlı bir yanmaydı itiraf etmek gerekirse çok hoşuma gitmişti. Bir kaç saniyenin ardından bu sefer bende karşılık verecektim ki mutfak kapısının tıklandığını duydum. Sesi Shawn'da duymuş olacaktı ki hemen kolu belimden çözüldü. Dudakları dudaklarımdan ayrıldı. Ani soğukla üşüdüm fakat belli etmedim. Evet arkadaşlar gövdesi de sıcacıktı. Yüzümün kızardığını hissedebiliyordum, hemen geri adım attım. O sırada mutfağın kapısı açıldı. Büyük ihtimalle gelen Shawn'ın adamlarından biri olmalıydı, belinde silahlar, simsiyah kıyafet, Shawn kadar olmasa da iri cüsseli ve kulağında iletişim için kulaklık vardı. "Patron... Roberto sizinle konuşmak için gelmiş. Gelsin mi?" Tekrar sandalyeme otururum. Shawn'ın sinirlice iç çektiğini işittim. "Tamam, gelsin buraya." Adam başını salladı ve mutfaktan çıktı. Lacivert bakışları üzerimde hissedebiliyordum, kafamı yukarı kaldırdım ve tahmin ettiğim gibi lacivert gözler ile karşılaştım, Shawn muzip bir sırıtışla bana bakıyordu. "Keşke öpüşmek için haber verseydin en azından kapıyı kilitlerdik." Yüzüm daha da kızardı. "Şey... Ben özür dilerim, birden oldu." Shawn'ın sırıtışı yumuşak bir gülümsemeye dönüştü. "Öpücüğün..." Tek kaşımı kaldırırım. "Ne?" Shawn bu sefer yumuşak bakışla bana baktı. "Öpücüğün diyorum, alkol gibi... Sarhoş edici." Şaşkınlıkla gözlerim büyüdü. Hassiktir! Etkilendim! Sessiz kaldım o sırada mutfağa, yaşlı, çatık kaslı bir adam girdi. "Rossi! Buna son vereceksin!" Shawn tek kaşını havaya kaldırdı, yaşlı adama göre daha sakindi. "Bunu bana ihanet etmeden düşünecektiniz Roberto." Adını daha yeni öğrendiğim Roberto'nun bakışları etrafta dolaştı, en son bana bakınca çatık kaşları daha da çatıldı. "Biz berbat hâldeyken bir de sevgili mi yaptın? Tebrik ediyorum!" Roberto benden bahsedince Shawn'ın sakinliği kaybolmaya başladı. Sinirlenmiş olacak ki lacivert gözlerinin karardığını görebiliyordum. "Sevgilim falan değil, önce kelimelerine dikkat et!" Shawn öyle bir ses tonuyla söylemişti ki seri katil olmasam kesinlikle korkudan bayılabilirdim. Roberto alay edercesine bir bana bir de Shawn'a baktı. "Sen hiç bir kadını yanında durmasını bir kenara koy evine bile almazsın, anlaşılan bu kadın senin için önemli." Shawn dayanamayarak Roberto'nun üzerine yürüdü. "Sana açıklama yapmak zorunda değilim! Ayrıca liderine böyle cümleler söylediğine göre yürek yemiş olman gerekiyor. Biliyorsun, tek bir kelimem ile ölebilirsin. Kimin sayesinde yaşadığını sana net bir şekilde hatırlatabilirim. Şimdi yerini bil ve kes sesini!" Shawn bunu derin erkeksi sesiyle öyle bir tonda söylemişti ki Shawn kocam olsa Roberto gittikten sonra yatağa atmam an meselesi olabilir. Ne bekliyorsun Isabella bas nikâhı! Tabii söylemesi kolaydı her neyse bu konuyu sonra tek başıma düşünmem gerekiyordu. Roberto sinirle mutfaktan çıktı, Shawn sinirle şakaklarını ovdu. Sessizce ayağa kalktım. "Kıyafetlerim yıkandıysa ben artık gideyim, daha fazla rahatsızlık vermek istemem." Shawn başıyla onaylamakla yetindi. "Maria seni yönlendirecek." Bende başımı olumluca sallamakla yetindim. Tam mutfaktan çıkıyordum ki Shawn'a döndüm. "Bu arada, her şey için teşekkür ederim." Shawn'ın bakışları anında yumuşadı dudağının kenarı yukarıya kıvrıldı. "Önemli değil." Shawn'ın gülümsemesine karşılık bende gülümsedim ve son kez Shawn'ı süzüp mutfaktan çıktım. Ne adam be!
Otel süitine gelmiştim Clara beni beklemişti. Odaya girer girmez beni soruşturmaya çekmişti. "Ne oldu? Ne yaptınız? Seviştiniz mi? Gece ne oldu? Sabah olunca ne tepki verdin?" Clara'ya tüm dedikoduları anlattıktan sonra rahatlamak için kız kıza otelin kişisel havuzlarına gittik. İki kişilik büyük bir havuz istemiştik. Tabiki de fotoğraf çekmek için büyük bir havuz istemiştik. Instagram'a post atmazsak içimde kalırdı. Akşam üstü olana kadar havuzda güle eğlene vakit geçirmiştik. Bu akşam saat 20:00'da Victoria Secret'in CEO'su ile kişisel görüşmem vardı. Tabiki de unutmamıştım.
Havuz keyfinden sonra hemen otel odamıza gittik ve hızlıca duşumu aldım, kırmızı mini elbise, siyah ama tabanı kırmızı olan louboutin topuklu ayakkabı, kırmızı çanta ve kırmızı elmas kolyem kombinimi tamamladım. Hafif bir makyaj, kırmızı ruj ve saçlarımı düzleştirdim artık tamamdım. Clara'nın yanağına küçük bir öpücük kondurdum ve hemen VIP araca bindim. Lüks bir restoranda buluşacaktık. Çok heyecanlı ve gergindim.
Lüks restoran'a vardıktan sonra VIP araçtan indim topuklu ayakkabılarımın tıkırtısı eşliğinde restoran'a girdim. Gerçekten aşırı derecede lükstü. Çoğunlukla yemek yiyen çiftler vardı. Etrafıma bakındım ve gözüm Victoria Secret'in CEO'sunu bulmaya çalıştım. En sonunda cam kenarı lüks masada kadını fark ettim. Gülümseyerek masaya yaklaştım. Kadın beni fark etti ve gülümseyerek ayağa kalktı. Samimi bir şekilde elini bana uzattı. "Merhaba Bayan Isabella." Gülümseyerek kadının elini tuttum. "Merhaba Bayan Hillary." Kadının gülümsemesi büyüdü. "Buyurun oturun lütfen." Heyecanlanarak sandalyeye oturdum. Samimi sessizliği bölen kadın oldu. "Gerçekten denildiği gibi varmışsın." Fiziğimden ve yüzümden bahsediyordu. Ah ben bu fiziğe ulaşana kadar neler çektim bir bilsen. "Teşekkür ederim Bayan Hillary siz de çok güzelsiniz." Kadın samimice gülümsedi.
Bir saate yakın konuşmuştuk gerçek Bayan Hillary samimi bir kadındı açıkçası bu kadar sıcak kanlı olmasını beklemiyordum. Bayan Hillary bana evrak kağıtları uzatmıştı bunlar Victoria Secret anlaşma kağıtlarıydı. Evet! Artık bende Victoria Secret modeliydim! Bayan Hillary yarın sabah çekimlere hemen başlayacağımızı söylemişti.
Yine alarmın sesiyle uyanmıştım fakat bugün alarmın sesi bile beni sinirlendiremezdi çünkü Victoria Secret kapakları için çekimim olacaktı! Tanrım! Çoğu kadının hayalini yaşayacaktım, bundan en güzeli ne olabilir? Hemen hazırlanıp çekim binasına gittim. Yeni üretilen iç çamaşırın reklam çekiminde rol alacaktım fakat bu çekimde Adriana Lima olmayacaktı. Adriana Lima'nın en büyük hayranlarından biriydim ve hayranı olduğum ünlüyle aynı marka da çalışmak bile benim için büyük bir gurur kaynağıydı. Yeni üretilen iç çamaşırı görünce gözlerimi alamadım. Beyaz, kenarları altından yapılmış kusursuz bir iç çamaşırıydı! İç çamaşırını giydim üzerime iç çamaşırı ile aynı renkte bir kürk verildi. Saçımı dalgalı yapıp hafif ama mükemmel bir makyaj yaptılar. Çekim alanına girdiğimde ise gördüğüm manzara ile adımlarım durdu. Shawn Rossi çalışanlarla birlikte kamera arkasında oturmuş bana bakıyorlardı. Shawn'ın yüzünde bilmiş bir sırıtış oluştu ve bana imalı bir şekilde göz kırptı. İçli bir nefes verdim. Bu adam kesinlikle sonum ya da başlangıcım olacaktı... Hayat gerçekten sürprizler ile dolu. Her şey bir an da gerçekleşiyordu, en emin olduğum konu ise Shawn'la yaşayacağımız çok şeyin olacağıydı ve ne kadar kaçmaya çalışsakta yine aynı yolda karşılaşacağımızı şimdiden tahmin edebiliyordum...
