53. bölüm / 68
Nefretten Kalan Aşk53
Bölümler 68Şu an: 53
- 1 11.382 kelime
- 2 21.575 kelime
- 3 31.069 kelime
- 4 41.232 kelime
- 5 51.219 kelime
- 6 61.356 kelime
- 7 71.406 kelime
- 8 81.264 kelime
- 9 91.464 kelime
- 10 101.362 kelime
- 11 111.188 kelime
- 12 121.387 kelime
- 13 131.195 kelime
- 14 141.010 kelime
- 15 151.699 kelime
- 16 161.442 kelime
- 17 171.241 kelime
- 18 181.151 kelime
- 19 191.320 kelime
- 20 201.172 kelime
- 21 211.644 kelime
- 22 221.170 kelime
- 23 231.462 kelime
- 24 241.057 kelime
- 25 251.430 kelime
- 26 26962 kelime
- 27 271.182 kelime
- 28 281.205 kelime
- 29 291.379 kelime
- 30 301.115 kelime
- 31 311.685 kelime
- 32 321.184 kelime
- 33 331.034 kelime
- 34 341.591 kelime
- 35 351.643 kelime
- 36 361.810 kelime
- 37 371.679 kelime
- 38 381.473 kelime
- 39 391.675 kelime
- 40 401.139 kelime
- 41 41896 kelime
- 42 421.794 kelime
- 43 431.715 kelime
- 44 441.874 kelime
- 45 451.622 kelime
- 46 46880 kelime
- 47 471.633 kelime
- 48 481.978 kelime
- 49 491.728 kelime
- 50 501.630 kelime
- 51 511.672 kelime
- 52 521.503 kelime
- 53 531.689 kelime · Okuduğun bölüm
- 54 541.607 kelime
- 55 551.382 kelime
- 56 561.114 kelime
- 57 571.843 kelime
- 58 581.204 kelime
- 59 591.602 kelime
- 60 602.161 kelime
- 61 611.514 kelime
- 62 621.714 kelime
- 63 631.621 kelime
- 64 641.606 kelime
- 65 651.059 kelime
- 66 661.782 kelime
- 67 671.131 kelime
- 68 681.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fa: İso...
İso gözlerini bir an bile ondan ayırmadı
Fadime derin bir nefes aldı
Fa: Ben de... Ben de seni hiç unutmadım...
İso'nun gözleri doldu
Fa: O gün senden ayrıldığımda... Seni sevmekten vazgeçmedim sadece... Çok kırılmıştım çok yorulmuştum.
İso sessizce onu dinliyordu
Fa: Her doğum günümde... Sadece seni düşündüm, ying bilekliğini bir gün bile atmadım hâlâ odamda...
Fadime gülümsemeye çalıştı
Fa: Senin beni unuttuğunu sandım... Benden nefret ettiğini sandım... Hayatına devam ettiğini sandım
Ama çekmecendeki Yang bilekliğini görünce, yangında benim için söylediklerini duyunca... Anladım
İso'nun sesi titredi
İs: Ben senden nasıl vazgeçebilirdim ki...
Fadime artık gözyaşlarına engel olamıyordu
Bir adım attı
İso'ya iyice yaklaştı
Fa: Ben de seni hâlâ seviyorum İso... Hem de ilk günkü kadar belki daha fazla...
Çünkü seni kaybetmenin ne demek olduğunu ben de öğrendim
Bu cümleyi duyan İso'nun gözlerinden yaşlar aktı
Dudaklarında tarifsiz bir tebessüm oluştu
Yavaşça ellerini Fadime'nin yüzüne götürdü
Titreyen parmaklarıyla yanağındaki gözyaşını sildi
İs: Bunu semden duyabileceğime hiç inanmıyordum...
Fa: Ben de...
İkisi de aynı anda birbirlerine doğru bir adım attılar
Ve sımsıkı sarıldılar
Dört yılın özlemi...
Tek bir sarılmaya sığmaya çalışıyordu
İso gözlerini kapatıp Fadime'yi kendine daha da yaklaştırdı
Sanki bırakırsa yeniden kaybedecekmiş gibi...
Fadime de kollarını onun boynuna doladı
Yüzünü omzuna gömdü
Sessizce ağlıyordu
Dakikalarca hiçbir şey söylemeden öylece kaldılar
Sadece birbirlerinin nefesini hissediyorlardı
İs: Seni o kadar özledim ki... Bunu anlatacak kelime bulamıyorum
Fadime gözlerini kapalı tuttu
Fa: Ben de... Her gün, her dakika seni özledim
İso hafifçe geri çekildi
Alnını Fadime'nin alnına yasladı
İkisi de gülümsüyordu
İkisi de ağlıyordu
İso derin bir nefes aldı
İs: Sana bir itirafta daha bulunacağım
Fadime merakla baktı
Fa: Ne itirafı?
İso mahcup bir şekilde ensesini kaşıdı
İs: Aslında... Bugün hiçbir toplantı yok
Fadime şaşkınlıkla gözlerini açtı
Fa: Ne?
İso hafifçe güldü
İs: Fabrikayla ilgili toplantı falan yok hepsi bahaneydi seni buraya getirebilmek için...
Fadime birkaç saniye ona baktı
Sonra hafifçe omzuna vurdu
Fa: İso!
İso gülmeye başladı
İs: Kızdın mı?
Fa: Bana yalan söyledin
İso iki elini teslim olur gibi kaldırdı.
İs: Suçluyum ama başka türlü seni buraya getiremezdim
Fadime birkaç saniye ciddi görünmeye çalıştı
Sonra dayanamadı o da gülmeye başladı
İso cebinden küçük bir kutu çıkardı
Fadime şaşkınlıkla baktı
Fa: Bu da ne?
İso kutuyu açtı
İçinde aynı Ying Yang bilekliğinin yeni bir çifti vardı
İs: Eskisi bizi hiç bırakmadı
Ben de... Yeni başlangıcımız için yenisini almak istedim
Fadime'nin gözleri yeniden doldu
İso bilekliği yavaşça fadimenin bileğine taktı
Sonra kendi bileğine de diğerini geçirdi
İki bileklik yeniden birleşmişti
İso gülümsedi
İs: Bu kez hiç çıkarmayacağım
Fadime elini onun elinin üzerine koydu
Fa: Ben de
Güneş artık tamamen batmak üzereydi
İkisi el ele sahil boyunca yürümeye başladılar
...
Sahilde uzun süre yürüdüler
4 yılda neler olduğunu konuştular
Bir süre sonra İso telefonuna baktı
İs: Bir dakika burada bekler misin?
Fadime merakla kaşını kaldırdı
Fa: Nereye gidiyorsun?
İso gülümseyerek geriye doğru yürümeye başladı
İs: Beş dakika
Fadime şüpheyle baktı.
Fa: İso...
İs: Söz hemen geleceğim
Fa: Tamam...
İso hızla gözden kayboldu
Fadime denizin kenarında tek başına beklemeye başladı
Rüzgâr saçlarını hafifçe savuruyordu
Tam "Bu çocuk yine neyin peşinde?" diye düşünürken...
İso uzaktan görünmeye başladı
Elinde küçük beyaz bir kutu vardı
Fadime merakla ona baktı
Fa: O elindeki ne?
İso kutuyu arkasına sakladı
İs: Tahmin et
Fa: Söyle
İso gülümseyerek kutuyu öne çıkardı
Küçük bir doğum günü pastasıydı
Üzerinde tek bir mum yanıyordu
Fadime'nin gözleri büyüdü
Fa: İso...
İso pastayı dikkatlice tuttu
İs: Doğum günün kutlu olsun...
Fadime'nin gözleri doldu
Fa: Sen... Unutmadın mı?
İso hafifçe güldü
İs: Unutabilir miyim? 4 yıldır her 19 Haziran'da seni düşündüm bu tarihi hiç unutmadım
Fa: Ben... Ne diyeceğimi bilmiyorum
İso mumu gösterdi
İs: Önce dilek tut
Fadime gözlerini kapattı
Sessizce dileğini tuttu
Sonra mumu üfledi
İso alkışladı
İs: İyi ki doğdun... İyi ki varsın
Fadime gülümseyerek ona sarıldı
Fa: Teşekkür ederim...
İso pastadan küçük bir parça aldı
Çatalla Fadime'ye uzattı
İs: Doğum günü sahibi ilk lokmayı hak eder
Fadime gülerek pastayı yedi
Sonra aynı şekilde küçük bir parça alıp İso'ya uzattı
Fa: Sıra sende
İso lokmayı yerken gülümsedi
Pastanın biraz kreması dudağının kenarına bulaştı
Fadime bunu görünce gülmeye başladı
Fa: Dur...
Parmağıyla kremayı silip ona gösterdi
Fa: Çocuk gibisin
İso da gülerek o kremayı aldı
Bir anda Fadime'nin burnunun ucuna minicik bir parça sürdü
Fa: İso!
İso kahkahaya boğuldu
İs: Çok yakıştı
Fadime gülerek omzuna hafifçe vurdu
Sonra ikisi de uzun süre kahkaha attılar
...
Hava tamamen kararmıştı
İso ceketini çimlerin üzerine serdi
Sonra sırtüstü uzandı
İs: Gel
Fadime de yanına uzandı
Birkaç saniye sonra yavaşça dönüp başını İso'nun göğsüne yasladı
İso usulca kolunu omzuna doladı
İkisi de sessizce gökyüzündeki yıldızları izliyordu
Uzun süren sessizliğin ardından İso hafifçe gülümsedi
İs: Bu gece... Ay çok güzel değil mi?
Fadime'nin dudaklarında sıcak bir tebessüm oluştu
Bu cümlenin anlamını çok iyi biliyordu
Başını kaldırıp İso'nun gözlerine baktı
Fa: Evet... Ben de seni seviyorum
İso bir anda dondu
İs: Bir dakika... Nereden anladın?
Fadime gülmeye başladı
Fa: Beni hafife alıyorsun galiba
İs: Cidden nereden biliyorsun?
Fa: "Ay bu gece çok güzel değil mi?" Japonların dolaylı yoldan "Seni seviyorum" deme şekli ben de bunu biliyorum
İso birkaç saniye şaşkın şaşkın ona baktı
Sonra kahkaha attı
İs: Ben sürpriz yapıyorum sanıyordum
Fadime gülerek omzuna yaslandı
Fa: Yine de çok güzeldi
İso onun alnına yumuşak bir öpücük kondurdu
İs: O zaman açık açık söyleyeyim
Seni seviyorum sevgilim... Hem de dünyadaki her şeyden daha çok
Fadime gözlerini kapatıp yeniden göğsüne yaslandı
Fa: Ben de seni seviyorum İso... Ve bu kez hiç bırakmayacağım
İso onu biraz daha kendine çekti
İkisi de yıldızların altında, birbirlerine sımsıkı sarılmış halde sessizce yıldızlara bakarken...
Fadime'nin telefonu bir anda çalmaya başladı
Ekrana bakınca gözleri büyüdü
"Abimm🫀"
Fa: Eyvah...
İso hemen doğruldu
İs: Ne oldu?
Fa: Abim arıyor
İso'nun da gözleri büyüdü
İs: Aç aç
Fadime derin bir nefes alıp telefonu açtı
Fa: Alo abi...
Adil'in sesi telaşlı geliyordu
Ad: Fadime neredesin sen
Fadime bir an afalladı
Fa: Şey... Ben...
İso hemen yan taraftan sessizce fısıldadı
İs: Toplantı de
Fadime başını belli belirsiz salladı
Fa: Toplantıdayım abi
Ad: Saat kaç oldu haberin var mı?
Fadime bir an gökyüzüne baktı
Fa: Şey... Toplantı biraz uzadı
İso yine fısıldadı
İs: Trafik
Fa: Bir de trafik var...
Ad: Trafik mi bu saatte?
İso bu kez daha da streslendi
İs: Yol kapalı de
Fadime gülmemek için dudaklarını ısırdı
Fa: Yollar da kapanmış...
Ad: Niye kapanmış?
Fadime dondu kaldı
İso panikle ellerini sallamaya başladı
İs: Bakım! Bakım!
Fa: Yol... bakım çalışması varmış
Adil birkaç saniye sustu
Ad: Gece gece bakım mı yapıyorlar?
İso yüzünü buruşturdu
İs: Kaza de
Fadime hemen toparladı
Fa: Bir de küçük bir kaza olmuş galiba...
İso sessizce başparmağını kaldırdı
Ad: İyi... Dikkat et tek başına değilsin değil mi?
Bu soruyla ikisi de aynı anda dondu
Fadime ne diyeceğini bilemedi
İso kendini işaret etti
Sonra hemen başını iki yana salladı
İs: Hayır de
Fa: Şey... Yok... Yani...
Tam o sırada İso'nun telefonu cebinde titreşmeye başladı
Fadime'nin gözleri büyüdü
Adil telefondan şüpheyle sordu
Ad: O ses neydi?
İso panikle telefonunu susturmaya çalışırken yanlışlıkla elinden düşürdü
Telefon yere düştü
Fadime gülmemek için dudaklarını ısırıyordu
Fa: Şey...
İso telaşla fısıldadı
İs: Kedi de
Fadime şaşkınlıkla ona baktı
Fa: Kedi mi?
İso başını hızla salladı
Fa: Yani... Bir kedi çöp kutusunu devirdi galiba
Adil'in sesi iyice şüpheli çıkıyordu
Ad: Kedi telefon sesi mi çıkarıyor?
Fadime artık kendini tutamayıp hafifçe güldü
Fa: Abi vallahi çok yoruldum... Gelince anlatırım
Adil iç çekti
Ad: Tamam tamam kendine dikkat et varınca haber ver
Fa: Veririm abi
Ad: Hadi iyi geceler
Fa: İyi geceler
Telefon kapanır kapanmaz...
İki saniye boyunca birbirlerine baktılar
Sonra aynı anda kahkahaya boğuldular
İs: Kedi neydi ya
Fadime de gülerek omzuna vurdu
Fa: Bana "kedi de" diyen sendin!
İs: Panikledim bir an
Fa: "Yollar kapalı" "bakım var" "kaza olmuş" "kedi devirdi"
İkisi de yeniden kahkaha attı
İso hâlâ gülüyordu
İs: Abin kesin hiçbirine inanmadı
Fadime başını salladı
Fa: Eve dönünce kesin sorguya çekecek
İso omzunu silkti
İs: O zamana kadar bir hikâye daha uydururuz
Fadime gülerek başını onun omzuna yasladı
Fa: Seninle başım gerçekten dertte
İso saçlarını okşadı
İs: Ama sıkıcı değil dimi
Fadime gözlerini kapatıp gülümsedi
Fa: Hiç değil...
Gece ilerledikçe sahil tamamen sessizleşmişti
Fadime, başı hâlâ İso'nun göğsünde olacak şekilde uyuyakalmıştı
İso da kolunu onun omzundan hiç çekmeden gözlerini kapatmıştı
...
Ertesi sabah...
İlk güneş ışıkları yüzlerine vurunca Fadime yavaşça gözlerini araladı
Birkaç saniye nerede olduğunu anlamaya çalıştı
Sonra başını kaldırınca İso'nun hâlâ uyuduğunu gördü
Yüzünde istemsiz bir gülümseme oluştu
Sessizce ona biraz daha yaklaştı
Fa: İso...
İso hafifçe kıpırdandı
Fa: İso... Uyansana
İso gözlerini aralayıp şaşkın şaşkın etrafına baktı
İs: Biz...
Sonra olanları hatırlayınca gülmeye başladı
İs: Sahilde uyuyakalmışız
Fadime de gülerek başını salladı
Fa: Evet
İso doğrulup esnedi
İs: Hayatımda ilk kez bu kadar güzel bir sabaha uyandım
Fadime hafifçe kızardı
Fa: Hadi... Karnım acıktı
İso ayağa kalktı
İs: Emir büyük yerden
Birlikte sahil boyunca yürümeye başladılar
Bir simitçiden simit, poğaça ve iki çay aldılar
Denizin kenarındaki banklardan birine oturdular
İso simidi ikiye bölüp yarısını Fadime'ye uzattı
İs: Afiyet olsun
Fa: Sana da
...
Kahvaltı bittikten sonra arabaya bindiler
İso direksiyonu çevirdi
Fadime camdan dışarı bakarken tabelayı görünce şaşkınlıkla döndü
Fa: İso...
İs: Efendim?
Fa: Bu yol...
İso gülümsedi
İs: Evet
Birkaç dakika sonra araba okulun önünde durdu
Kapıda büyük harflerle okulun adı yazıyordu
Fadime derin bir nefes aldı
Fa: Lisemiz...
İkisi birlikte bahçeye girdiler
Koridorlar neredeyse hiç değişmemişti
Hersey onları yıllar öncesine götürüyordu
Tam o sırada yaşlı bir öğretmen onları fark etti
Öğr: İso? Fadime?
İkisi de aynı anda döndü
İs: Hocam
Öğretmen gülümseyerek yanlarına geldi
Öğr: Hoşgeldiniz çocuklar
Fa: Sizi görmek ne güzel hocam
Öğr: Yıllar geçmiş ama ikiniz de hiç değişmemişsiniz
İso ile Fadime birbirlerine bakıp gülümsediler
Bir süre eski günlerden konuştular
Diğer öğretmenler de onları görünce yanlarına geldi
En sonunda öğretmenlerden biri gülerek konuştu
Öğr: siz okulun en çok kavga eden çiftiydiniz
Fadime utanarak güldü
Fa: hocam...
İso da kahkaha attı
İs: Ama sonunda yine aynı yere geldik
Öğr: Demek ki kaderden kaçılmıyormuş
Bir süre daha okul bahçesinde dolaştılar
Eski sınıflarına baktılar
Sonra vedalaşıp okuldan ayrıldılar
Arabaya bindiklerinde Fadime son kez okul binasına baktı
Fa: Buraya tekrar gelmek çok iyi geldi
İso motoru çalıştırdı
İs: Bana da
Fadime emniyet kemerini taktı
Fa: Şimdi nereye?
İso gülümseyerek yola çıktı
İs: Eve...
Fa: Trabzon'a
────୨ৎ────
Bölümdeki üç noktaların yoğunluğuu qkskksdjs
Şükür sew oldularrr
Bölüm etkileşimi
