22. bölüm · Nefretten Kalan Aşk

22

Fatma Nurr

Sabah güneş ışıkları perde arasından süzülerek Fadime'nin odasına doluyordu
Telefonunun titreşimiyle gözlerini araladı
Ekrana baktığında gelen mesajı görünce istemsizce gülümsedi

İs: Günaydın birtanem🤍

Saat daha erkendi

Fa: Günaydın sevgilim🤍

Mesaj gönderilir gönderilmez cevap geldi

İs: Uyandın mı?

Fa: Yeni uyandım

İs: Güzel

Fa: Nesi güzel?

İs: Artık benimle konuşabiliyorsun

Fadime gülerek telefonu yatağın üzerine bıraktı
Sonra kalkıp hazırlanmak için dolabının önüne geçti
Uzun süre ne giyeceğine karar vermeye çalıştı
En sonunda beyaz elbiseyi çıkardı
Aynanın karşısına geçip elbiseyi giydi

Saçlarını düzeltti
Hafif bir makyaj yaptı
Hazır olunca aynaya baktı
Kendi kendine gülümsedi
Tam o sırada telefon tekrar titredi

İs: Hazır mısın?

Fa: Evet

İs: Kapıdayım

Fa: geliyorumm

Fadime çantasını aldı ve hemen aşağı indi

Merdivenlerden inerken İso'nun sürprizin ne olduğunu düşünüyordu
Kapıdan çıkıp sokağa adım attığı anda İso ona döndü
Sonra iso bakakaldı

Fadime birkaç adım yaklaştı
İso hâlâ bakıyordu

Fa: Ne oldu?

İso cevap vermedi

Fa: İso?

İs: ...

Fa: Neden öyle bakıyorsun?

İs: Bir dakika

Fa: Ne?

İs: Seni görüyorum

Fa: Çok şükür

İs: Hayır ciddi söylüyorum

Fadime gülmeye başladı

Fa: Tamam ne var?

İso baştan aşağı onu süzdü.

İs: Çok güzel olmuşsun.

Fadime'nin yüzünde gülümseme oluştu

Fa: Teşekkür ederim

İs: Ciddiyim

Fa: Tamam

İs: Hayır gerçekten çok güzel olmuşsun.

Fa: İso

İs: Efendim?

Fa: Nefes al

İso sonunda güldü

İso da beyaz gömlek giymişti
Kollarını hafifçe sıvamıştı
Altında siyah pantolon vardı
Saçlarını da normalden daha özenli yapmıştı

İso hemen arabanın yolcu kapısını açtı

Fa: Ne yapıyorsun?

İs: Kapıyı açıyorum

Fa: Onu görüyorum

İs: Buyurun hanımefendi

Fa: En son bunu dediginde vurulmustun bugün ne olucak acaba

İs: Bu sefer bizbizeyiz hiçbir şey olmayacak

Fadime arabaya gecti ve İso kapıyı kapattı
Sonra sürücü koltuğuna geçti

Birkaç dakika sonra araba yola çıkmıştı
Fadime camdan dışarı bakıyordu
Sonra dayanamadı

Fa: Nereye gidiyoruz?

İs: Söylemem

Fa: Neden?

İs: Sürpriz

Fa: Hiç sevmiyorum şu kelimeyi

İs: Ben seviyorum

Fa: Fark ettim

İs: Güzel

Fa: İpucu ver

İs: Vermem

Fa: Bir tane

İs: Hayır

Fa: Küçücük

İs: Yok

Fa: off

Sonra bir eliyle direksiyonu tutarken diğer eliyle Fadime'nin elini buldu
Parmaklarını onun parmaklarının arasına geçirdi.

İs: gidince göreceksin

İso arabayı sahilin kenarındaki küçük bir alana park etti
Fadime etrafına bakındı
Deniz hemen karşılarındaydı
Ama dikkatini asıl çeken şey biraz ileride duran masa oldu

Beyaz örtüyle hazırlanmıştı
güzel bir kahvaltı hazırlanmıştı
Fadime şaşkınlıkla İso'ya döndü

Fa: Sen mi yaptın bunu?

İs: Evet

Fadime istemeden gülümsedi.

Fa: Ne zaman hazırladın?

İs: Sabah erkenden

Fa: Ciddi misin?

İs: Evet, sadece senin için

Fa: Ben hazırlanırken sen bunlarla mı uğraşıyordun?

İs: Değdi ama

Fa: Neden?

İso ona baktı

İs: Çünkü seni mutlu görünce hoşuma gidiyor

Fadime'nin yüzündeki gülümseme büyüdü

Fa: Sen bazen çok güzel şeyler söylüyorsun

İso sırıtıp yaklaştı

İs: Bazen mi?

Fa: Tamam çoğu zaman

İs: Hah şöyle

Birlikte masaya oturdular
kahvaltı ederken sürekli sohbet ettiler

Fa: Hatırlıyor musun

İs: Neyi

Fa: İlk tanıştığımız zamanları

İs: Unutulur mu

Fa: O zamanlar senden nefret ediyordum

İs: Ben de senden

Fa: Yalancı

İs: Gerçekten

Fa: Hayır

İs: Gerçekten

Fa: Hayır

İs: Tamam biraz hoşlanıyordum

Fadime kahkaha attı

Fa: Biliyordum

İs: Sen?

Fa: Ben ne?

İs: Sen de hoşlanıyordun

Fa: Asla

İs: Yalan

Fa: Kanıtla

İs: Sürekli bana bakıyordun

Fa: Çünkü sinir oluyordum

İs: Aynen

Fa: Gerçekten

İs: Hiç inandırıcı değilsin

Fadime gülerek başını salladı
Uzun uzun konuştular

Sonra birlikte sahile doğru yürüdüler
Ayakkabılarını çıkarıp kuma bastılar
Hafif rüzgar Fadime'nin saçlaını savuruyordu
İso birkaç saniye onu izledi
Fadime bunu fark etti

Fa: Ne bakıyorsun?

İs: Sana

Fa: Fark ettim

İs: Çok güzelsin

Fadime gülümsedi

Fa: Sen de çok yakışıklısın

İs: harbi mi

Fa: Harbi..

İso elini fadimenin beline koydu
O kadar yakınlardı ki nefesleri karışıyordu
Gözleri dudaklarına kayıyordu
Tam dudaklarını birleştireceklerdi ki korna sesini duyana kadar

İkiside aynı anda o tarafa döndü
Arabadan Alperen çıktı

Al: romantik bir gün mü geçirmeyi düşünüyordunuz?

İso hemen fadimenin önüne geçti

İs: ne diyorsun lan sen

Al: bak Fadime tekrar çıktım karşına sen benim olana kadar da hep göreceksiniz beni

Fa: Ben asla seni sevmedim ve sevmicem de aklına sok şunu

Al: seviceksin, ya da kimsenin olmayacaksın
Az önce ağız ağıza olduğun kişiyi bu dünyada arayacaksın ama bulamayacaksın

İs: boş boş konuşma Alperen benim sinirlerimi bozma

Al: Çünkü ölmüş olacak..

Alperen hızla yaklaştı ve cebindeki bıçağı çıkarttı
Alperen'in elindeki bıçak savrulduğu anda İso ne olduğunu anlamaya bile fırsat bulamadı
Bıçağı görmüştü ve kendisine sağlanacağını tahmin ediyordu
Acıyı hissetmeyince bir an duraksadı ve fadimenin önüne atladığını gördü...

İs: Fadime...?

Fadime birkaç adım geriledi
Alperen'in yüzündeki öfke bir anda yerini şaşkınlığa bıraktı, bunun olmasını beklemiyordu
İso'nun yüzündeki tüm renk çekildi ve kalbi sıkıştı

İs: Fadime?

Fadime bir şey söylemeye çalıştı ama sesi çıkmadı
Alperen panikle geri çekildi

İs: Sen ne yaptın lan?!

İso'nun sesi sahilde yankılandı
Alperen bir adım daha geri çekildi
O an ilk kez korkmuş görünüyordu

İs: SEN NE YAPTIN?!

Alperen elindeki bıçağı yere attı
Hiçbir şey söylemeden arkasını dönüp koşmaya başladı
Birkaç saniye içinde gözden kayboldu
Ama İso'nun umrunda bile değildi
Çünkü bütün dünyası kollarının arasındaydı

İs: Hayır...

İso hemen ona doğru koştu
Tam o sırada Fadime'nin dizleri çözüldü
İso son anda yetişip onu tuttu

İs: FADİME!

Yavaşça yere oturdu
Fadime'nin başını dizlerinin üzerine aldı
Elleri titriyordu, nefesi düzensizleşmişti

İs: Bana bak

Fadime gözlerini ona çevirmeye çalıştı

Fa: İso...

İs: Hayır, hayır, hayır...

Bir eliyle Fadime'nin elini tuttu
Diğer eliyle de yarasına baskı uygulamaya çalışıyordu

Ne yaptığını tam olarak bilmiyordu
Tek bildiği şey onu bırakmaması gerektiğiydi

Fadime'nin beyaz elbisesi kırmızıya dönmüştü resmen
İso'nun beyaz gömleği de onun kırmızısıyla tanışmıştı...

İs: Bana bak

Fa: ...

İs: Gözlerini benden ayırma

Fadime onu izlemeye çalıştı
İso'nun gözleri dolmuştu
İlk defa gerçekten çaresiz görünüyordu

İs: Bir şey olmayacak

Fa: ...

İs: Duydun mu beni?

Fadime hafifçe başını salladı
İso'nun elleri durmadan titriyordu

Telefonunu çıkarmaya çalıştı
Telefon elinden düşecekti neredeyse

İs: Lanet olsun...

Tekrar aldı
Acil servisi aradı
Konuşurken sesi bile değişmişti

İs: Lütfen çabuk olun...

Telefonu kapatır kapatmaz yeniden Fadime'ye döndü

Fadime'nin gözleri ağırlaşıyordu
İso hâlâ yarasına baskı yapıyordu
Elleri kan içindeydi

İs: Ambulans geliyor... Tamam mı?
Biraz daha dayan sevgilim...

Fadime cevap vermeye çalıştı
Ama sesi artık çok zayıftı

Fa: İso...

İs: Buradayım

Fa: Üşüyorum...

İso'nun kalbi sıkıştı
Yanına ceketini almamıştı

İs: Tamam, tamam... Geçecek
Birazdan hastanede olacağız... Bana bak, gözlerini kapatma

Fadime onu dinlemeye çalışıyordu ama bakışları bulanıklaşmaya başlamıştı
İso bunu fark edince daha da panikledi

İs: Fadime?

Fa: ...

İs: Bana bak.

Fa: Bakıyorum...

İs: Hayır bakmıyorsun... Bana odaklan..

Fadime'nin gözlerinden bir damla yaş süzüldü
İso hemen sildi

İs: Ağlama, ne olur ağlama

Fa: Yoruldum...

İso'nun boğazı düğümlendi

İs: Hayır, yorulmak yok
Daha benimle kavga edeceksin, bana bağıracaksın, beni kıskandıracaksın...

Fadime'nin dudaklarında küçücük bir gülümseme oluştu
Ama o bile birkaç saniye sürdü
Başını biraz hareket ettirdi
İso'nun göğsündeki kan lekelerine baktı
Kanın kendi kanı olduğunu biliyordu

Fa: Gömleğin...

İs: Boş ver gömleği

Fa: Mahvettim...

İs: FADİME!

İso'nun sesi kırıldı

İs: Şu an gömleği mi düşünüyorsun?!

İso'nun gözlerinden yaşlar aktı
Fadimenin gözleri kapanıyordu

Fadime yavaşça gözlerini açtı
Son kez ona baktı
Sanki yüzünü ezberlemeye çalışıyordu
Sonra çok hafif fısıldadı

Fa: Seni seviyorum...

İs: Bende seni seviyorum ama ne olur yapma bunu yalvarırım kapatma gözlerini

Fadime'nin dudakları hafifçe kıpırdadı ama sesi çıkmadı
Sonra gözleri yavaşça kapandı