42. bölüm · Nefretten Kalan Aşk

42

Fatma Nurr

Deponun biraz ilerisinde...
Kimsenin fark etmediği bir köşede Selin durmuştu

Az önce duyduğu sözler ve gördüğü manzara gözünün önünden gitmiyordu

Depoda baş başa kalmış olmaları...
İso'nun gülümsemesi...
İso ile Fadime'nin birbirlerine attıkları o kısa bakışmalar...
Ve geçmişten bahsetmeleri

Selin'in yüzündeki gülümseme yavaş yavaş kayboldu
Ellerini yumruk yaptı

Sel (içinden): Demek mesele buymuş... Ben ne kadar uğraşırsam uğraşayım senin gözün hâlâ onda

Fadime'nin arkasından baktı

Sel (içinden): Ama merak etme Fadime... Ben sana yapacağımı bilirim...

Kimseye görünmeden arkasını dönüp sessizce bahçeye çıktı

...

Dördde ofise doğru gidiyorlardı
Eleni neşeyle konuşuyordu

El: Tamam kabul ediyorum... Biraz abartmış olabiliriz

Fa: Biraz mı

Or: Bir tık...

Fadime ikisine de bakıp güldü

Fa: Siz ikiniz tam belasınız

El: Ama seviyorsun bizi

Fa: Maalesef

Eleni kahkaha atıp Fadime'nin koluna girdi

İso onları izlerken istemsizce gülümsedi
Oruç bunu fark edip dirseğiyle hafifçe İso'ya dokundu

Or: Gülmeye başladın yine

İs: Sus

Or: Ne susu?

İso gözlerini devirdi

İs: Sen de az değilsin

Dördü birlikte ofise geçtiler
Ofisin havası uzun zamandır ilk kez bu kadar rahattı

Eleni masanın üzerindeki kalemlerle oynamaya başladı
Oruç ise pencerenin önüne geçti

Fadime dosyalara göz gezdirirken İso da sandalyeye oturdu

Kısa süre sonra Eleni sıkıldı

El: Ya siz gerçekten işkoliksiniz

Fadime başını kaldırdı

Fa: Fabrikadayız Eleni

El: Olsun

Or: Ona beş dakika bile fazla geliyor

El: Evet

İso istemsizce güldü

İs: Hiç değişmemişsin

Eleni omuz silkti

El: Değişmeye de niyetim yok

Fadime gülerek başını salladı.
Bir anlığına odanın içini eski günlerdeki gibi sıcak bir hava kapladı

İso Fadime'nin gülerken yüzünde oluşan ifadeye dalıp gitti
Fadime bunu fark edince bakışlarını hemen dosyalara çevirdi
İso da aynı anda gözlerini kaçırdı

Oruç ikisini sırayla süzdü
Sonra Eleni'ye gizlice göz kırptı
Eleni de gülmemek için kendini tuttu

...

Aradan yaklaşık yarım saat geçmişti
Ofiste zaman sakin akıyordu
Eleni sandalyesinden esneyerek ayağa kalktı

El: Ben sıkıldım artık

Oruç güldü

Or: Daha yarım saat oldu

El: Bana göre yarım gün geçti

Fadime başını kaldırıp gülümsedi

Fa: Senin iş ortamına alışman imkânsız

El: Kesinlikle

İso da istemeden gülümsedi

İs: Bence de

Eleni çantasını omzuna taktı

El: Biz kaçıyoruz o zaman

Oruç da ayağa kalktı

Or: İşiniz bitince haber verirsiniz

İso başını salladı

İs: Tamam

Eleni kapıya yöneldi, sonra durup arkasını döndü
Bakışlarını önce Fadime'ye sonra İso'ya çevirdi
Yüzünde gülümseme vardı

El: Bu sefer depoya kilitlemiyoruz merak etmeyin

Fadime gülerek elindeki kalemi ona doğru uzattı

Fa: Hadi git şuradan

Eleni kahkaha atarak dışarı çıktı
Oruç da İso'ya döndü

Or: Kolay gelsin

Kapı kapandı

...

Ofiste yeniden sessizlik hâkim oldu
İso önündeki dosyayı açtı

İs: Şu yeni siparişlerin teslim tarihleri güncellenmiş

Fadime sandalyesini masaya biraz daha yaklaştırdı

Fa: Bir bakayım

İkisi yan yana oturup evrakları incelemeye başladılar
Arada sadece işle ilgili kısa cümleler kuruluyordu
İkisi de tamamen işe odaklanmıştı.

...

Aynı dakikalarda Selin fabrikanın mutfağında tezgâhın başındaydı

Kimsenin olmadığından emin olmak için mutfağın kapısından koridora baktı

Sonra yavaşça dolaptan iki fincan çıkardı ve kahve yaptı
Sonra kendi kendine mırıldandı

Sel (içinden): Biraz uyu bakalım..

Üst raftaki küçük ilaç kutusuna uzandı
İçinden uyku ilacını çıkardı ama kutunun üzerinde etiket yoktu
İçinden çıkan küçük şişeye kısa bir an baktı

Sel (içinden): Herhalde bu...

Aslında aceleyle aldığı şişe, sandığı ilaç değildi
Yanlışlıkla tarım ilacını almıştı
Ve bunun farkında değildi

Kapağını açıp içindeki sıvıdan birkaç damlayı yalnızca bir fincana ekledi
Kaşıkla karıştırdı

Diğer fincanı ise olduğu gibi bıraktı
Şişeyi tekrar dolaba koydu
İki fincanı da tepsiye koyup ofise doğru yürüdü

...

Kapı hafifçe tıklandı

Sel: Girebilir miyim?

İso başını kaldırdı

İs: Gel

Selin gülümseyerek içeri girdi
Elindeki tepsiyi masaya bıraktı

Sel: Biraz mola verirsiniz diye düşündüm

İs: Sağ ol

Fadime ise şaşkınlıkla Seline baktı

Fa: Zahmet etmişsiniz

Selin ince bir gülümsemeyle fincanlardan birini Fadime'ye uzattı

Sel: Estağfurullah canım ilk haftan... Biraz dinlenmek iyi gelir

Fadime kısa bir tereddüt etse de fincanı aldı

Fa: Teşekkür ederim

Diğer fincanı da İso'nun önüne koydu

Sel: Seninki de burada aşkım

İs: Teşekkür ederim

Selin birkaç saniye ikisini izledi
Bakışları fark edilmeden Fadime'nin elindeki fincana kaydı
Sonra yeniden gülümsedi

Sel: Ben sizi daha fazla rahatsız etmeyeyim

İs: Tamam

Selin odadan çıktı
Kapı sessizce kapandı

İçeride yalnız kalan İso ile Fadime yeniden dosyalara döndüler

Fadime elindeki fincandan küçük bir yudum aldı
İso da kendi fincanını alıp önündeki evraklara bakmaya devam etti

...

Bir süre sonra masanın üzerindeki son dosya da kapanmıştı
Fadime derin bir nefes aldı

Fa: Sonunda bitti

İso da saatine baktı

İs: Evet bugün beklediğimizden yoğun geçti

Fadime ayağa kalktı

Fa: Ben üretim bölümüne uğrayıp makineleri kontrol edeceğim

İs: Tamam bende çıkıcam birazdan

...

Fadime üretim alanını dolaştı
Çalışanlarla kısa kısa konuştu

Başka bir makinenin yanına geçti
Kontrollerini tek tek yaptı
Notlarını küçük defterine yazdı
Her şey yolunda görünüyordu

Ama ara sıra gözleri sulanıyordu ve kızarmaya başlamıştı

...

Bu sırada...

İso ceketini alıp ofisten çıktı
Bahçede Selin onu bekliyordu

Sel: Hazırsan çıkalım mı

İs: Çıkalım

İkisi birlikte fabrikadan ayrıldılar
Selin, kapıdan çıkarken istemsizce arkasına baktı

Fadime ortalıkta görünmüyordu
Kısa bir nefes verdi

...

Fadime ise kontrolünü bitirince tekrar ofise döndü

Fa (içinden): Şu birkaç evrağı da düzenleyeyim sonra ben de çıkarım

Masaya oturdu ve dosyaları üst üste dizmeye başladı

Tam bir dosyayı kaldırırken başının içinde hafif bir sızı hissetti
Elini şakağına götürdü

Sızının şiddeti birkaç saniye içinde arttı
Gözlerini kapatıp derin nefes almaya çalıştı

Fa (içinden): Herhalde çok yoruldum...

Tekrar dosyalara uzandı
Ama bu kez önündeki yazılar bulanıklaşmaya başladı
Gözlerini birkaç kez kırpıştırdı

Fa: Ne oluyor ya

Ayağa kalkmak istedi
Bir adım attığı anda başı daha da döndü

Masa kenarına tutundu
Nefesi düzensizleşmeye başlamıştı
Derin nefes almaya çalışıyordu ama göğsü sıkışıyor gibiydi

Fa: Hayır...

Etrafındaki görüntüler gitgide bulanıklaşıyordu
Duvarlar sanki üzerine geliyor gibiydi
Elini masadan çekip kapıya doğru yürümeye çalıştı

Ancak ayakları onu taşımakta zorlanıyordu
Bir eliyle dolaba tutunmak istedi

Parmakları dolabın kenarına değdi...
Ama gücü yetmedi

Gözlerinin önü yavaş yavaş kararmaya başladı
Dengesi tamamen bozuldu

Birşey söylemeye çalıştı ama tam o sırada olduğu yere yığıldı

...

İso selini evine bırakmıştı ve arabayı sürerek eve doğru gidiyordu
İçini bir anda anlamlandıramadığı bir huzursuzluk kapladı...

...

İso kısa süre sonra eve geldi
Ayakkabılarını çıkarıp odasına geçt ve ceketini sandalyeye bıraktı
Tam telefonu eline alacakken aklına bir şey geldi

İs: Cüzdanım...

Elini hemen ceketinin cebine attı
Pantolonunun ceplerini kontrol etti
Odada her yere baktı ama yoktu

Bir an durdu
Sabahı düşünmeye başladı...
Tam o anda aklına geldi

İs: Ofiste unuttum yaa...

Hiç vakit kaybetmeden ceketini tekrar aldı
Merdivenlerden hızlıca indi
Zarife salondan seslendi

Zar: Oğlum daha yeni geldin nereye

İs: Fabrikaya uğrayıp geleceğim

Cevap bile beklemeden kapıyı kapattı
Arabasına binip fabrikaya doğru sürdü

...

Fabrikanın önüne geldiğinde hava tamamen kararmıştı
Çalışanların hepsi saatler önce gitmişti

İso arabadayı bahçeye park etti
Sonra ofise doğru merdivenlerden çıktı

Ofis karanlıktı, ışıgı açtı

İso doğruca masasına yöneldi, cüzdanı gördü birde...
Yerde hareketsiz yatan Fadimeyi gördü...
Donup kaldı

İs: ...Fadime?

Fadime hareketsizdi
Yüzü bembeyaz olmuştu
Saçları yüzüne dağılmıştı

İso'nun elindeki cüzdan yere düştü
Kalbi bir anda hızlanmaya başladı

İs: FADİME!

Koşarak yanına çöktü
Omzundan hafifçe sarstı

İs: Fadime duyuyor musun beni?!

Hiçbir cevap gelmedi
İso'nun nefesi düzensizleşti
Titreyen elleriyle Fadime'nin yanağına dokundu

İs: Ne olur... Gözlerini aç...

Fadime yine tepki vermedi
İso korkuyla nabzını kontrol etti

Nabzı vardı... Ama çok zayıftı
İso'nun gözleri korkuyla büyüdü

İs: Hayır... Hayır...

İso'nun elleri titriyordu
Hiç vakit kaybetmeden Fadime'yi dikkatlice kucağına aldı

İs: Dayan... Ne olur dayan güzelim...

Fadime'nin başı güçsüzce omzuna düştü
Hiç tepki vermiyordu

İso'nun kalbi sanki yerinden çıkacak gibiydi
Koşar adımlarla ofisten çıktı

Merdivenleri neredeyse koşarak indi
Arabasının kapısını hızla açıp Fadime'yi dikkatlice yatırdı
Kapıyı kapatır kapatmaz direksiyonun başına geçti

Motoru çalıştırdığı anda arabayı hızla hastaneye doğru sürdü
Yol boyunca gözleri sürekli yanındaki fadimedeydi

İs: Fadime... Sesimi duyuyor musun?

Cevap yoktu

İso'nun sesi titriyordu
Ellerini direksiyona öyle sıkı tutuyordu ki parmaklarının rengi beyazlamıştı
Bir yandan dua ediyor, bir yandan da gözyaşlarını tutmaya çalışıyordu

İs: Sana bir şey olmasın... Ne olur...

...

Birkaç dakika sonra hastanenin acil girişine geldi
Arabayı durdurur durdurmaz dışarı fırladı

Arka kapıyı açıp Fadime'yi tekrar kucağına aldı
Acil servise koşarak girdi

İs: Yardım edin

Koridordaki sağlık görevlileri hemen yanlarına koştu

Görevli: Sedye getirin

Fadime hızla sedyeye alındı
İso nefes nefese onların yanında yürüyordu

İs: Ofiste baygın buldum

Doktor hızla Fadime'yi muayene etmeye başladı

Doktor: Zehirlenme ihtimali var

İso'nun yüzü bembeyaz kesildi

İs: Ne... Zehirlenme mi?

Doktor: Kesin nedenini anlamamız için tet yapacağız ama vakit kaybetmeden müdahale etmemiz gerekiyor

Sağlık ekibi Fadime'yi hızla müdahale odasına götürdü

İso kapının önünde donup kaldı
Ellerini saçlarının arasına geçirdi

İs (fısıldayarak): Ne olur iyi ol...

Dakikalar ona saatler gibi geliyordu

Doktorlar hemen test yapıp sonuçlar ile fadimenin midesini yıkamışlardı(ilacın adını unuttum bakmaya useniyom😔)

Bir süre sonra doktor müdahale odasından çıktı

Doktor: Hastaya zamanında ulaşmanız çok önemli olmuş test yaptık sanırım yediği ya da içtiği bir şeyden zehirlenmiş bu yüzden midesini yıkadık
Şimdi odaya alıcaz yanına gidip görebilirsiniz birazdan uyanır

...

Saat gece yarısına doğru geliyordu

İso odanın kapısını çalıp içeri girdi
İçerdeki hemşire İso'ya döndü

Hem: İçeri girebilirsiniz ama hastayı yormamaya çalışın

İso sessizce başını salladı ve odaya girdi
Hemşire de odadan çıktı

Fadime gözleri kapalı bir şekilde yatıyordu
İso yatağın yanındaki sandalyeye oturdu
Bir süre sadece onu izledi

İs (içinden): Bir daha böyle korkutma beni...

Yavaşça elini uzattı
Fadime'nin elini avucunun içine aldı

Eli buz gibiydi
İso iki eliyle onu ısıtmaya çalıştı(🫠)
Başını hafifçe eğdi

İs: İyi ol yeter... Başka hiçbir şey istemiyorum

Aradan birkaç dakika geçti
Fadime'nin parmakları hafifçe kıpırdadı
Yavaşça gözlerini açtı

İlk başta etrafı seçemedi
Sonra bakışları yavaş yavaş netleşti

Başucunda oturan İso'yu görünce şaşkınlıkla ona baktı

İs: Fadime...

Fa:İso...

Tam o sırada İso'nun elini tuttuğunu fark etti
Bakışları ellerine kaydı
İso da bunu fark edince yavaşça elini geri çekti

İs: Özür dilerim... Sadece...

Cümlesini tamamlayamadı
Fadime birkaç saniye sessizce ona baktı

Fa: Ben... Buraya nasıl geldim

İso derin bir nefes aldı

İs: Seni fabrikadaki ofiste baygın buldum

Fadime şaşkınlıkla doğruldu

Fa: Bayılmış mıyım?

İs: Evet

Fa: Ben sadece başım dönüyor sandım...

İso'nun yüzü ciddileşti

İs: Doktorlar zehirlendiğini söyledi

Fa: Zehirlendim.. mi?

İs: Evet

Fadime birkaç saniye düşündü

Fa: Herhalde... Yediğim ya da içtiğim bir şeyden oldu

İs: Doktorlar da nedenini araştırıyor

Fadime gözlerini tavana çevirdi

Fa: Çok garip...

Kısa bir sessizlik oldu
İso ona baktı

İs: Kendini nasıl hissediyorsun?

Fa: Biraz halsizim... Başım da hâlâ ağrıyor

İso hemen yastığını düzeltti

İs: Fazla konuşma, doktor dinlenmen gerektiğini söyledi

Fadime hafifçe başını salladı
Yavaşça gözlerini kapattı

Fa: Biraz uyusam iyi gelecek galiba...

İs: Uyu birşey düşünme

Fadime gözlerini tekrar açtı

Fa: Sen de git artık... Geç oldu

İso hiç düşünmeden başını iki yana salladı

İs: Gitmiyorum

Fadime şaşkınlıkla ona baktı

Fa: İso...

İs: Sen tamamen iyi olana kadar buradayım

Fadime bir şey söylemek istedi
Ama ne diyeceğini bilemedi
Sessizce gözlerini yeniden kapattı

Uyumadan önce isonun eski günlerdeki gibi yine ona böyle ilgili davranmasını garipsemişti ama hoşuna da gitmişti
Kısa süre içinde uyudu

İso ise sandalyeyi yatağın biraz daha yanına çekti
Sessizce oturdu
Gözlerini bir an bile Fadime'nin üzerinden ayırmadı
Onu yalnız bırakmaya hiç niyeti yoktu

────୨ৎ────

Aslındaa bölüm sonlarına not yazmıyorumm ama yazasımm geldiii
Sizce nasill gidiyorr
Beğenirsenizz ve yorum yaparsanız seviniririimm🫶🏻