52. bölüm / 68
Nefretten Kalan Aşk52
Bölümler 68Şu an: 52
- 1 11.382 kelime
- 2 21.575 kelime
- 3 31.069 kelime
- 4 41.232 kelime
- 5 51.219 kelime
- 6 61.356 kelime
- 7 71.406 kelime
- 8 81.264 kelime
- 9 91.464 kelime
- 10 101.362 kelime
- 11 111.188 kelime
- 12 121.387 kelime
- 13 131.195 kelime
- 14 141.010 kelime
- 15 151.699 kelime
- 16 161.442 kelime
- 17 171.241 kelime
- 18 181.151 kelime
- 19 191.320 kelime
- 20 201.172 kelime
- 21 211.644 kelime
- 22 221.170 kelime
- 23 231.462 kelime
- 24 241.057 kelime
- 25 251.430 kelime
- 26 26962 kelime
- 27 271.182 kelime
- 28 281.205 kelime
- 29 291.379 kelime
- 30 301.115 kelime
- 31 311.685 kelime
- 32 321.184 kelime
- 33 331.034 kelime
- 34 341.591 kelime
- 35 351.643 kelime
- 36 361.810 kelime
- 37 371.679 kelime
- 38 381.473 kelime
- 39 391.675 kelime
- 40 401.139 kelime
- 41 41896 kelime
- 42 421.794 kelime
- 43 431.715 kelime
- 44 441.874 kelime
- 45 451.622 kelime
- 46 46880 kelime
- 47 471.633 kelime
- 48 481.978 kelime
- 49 491.728 kelime
- 50 501.630 kelime
- 51 511.672 kelime
- 52 521.503 kelime · Okuduğun bölüm
- 53 531.689 kelime
- 54 541.607 kelime
- 55 551.382 kelime
- 56 561.114 kelime
- 57 571.843 kelime
- 58 581.204 kelime
- 59 591.602 kelime
- 60 602.161 kelime
- 61 611.514 kelime
- 62 621.714 kelime
- 63 631.621 kelime
- 64 641.606 kelime
- 65 651.059 kelime
- 66 661.782 kelime
- 67 671.131 kelime
- 68 681.820 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Fadime İso'nun sözlerini duyunca gözleri doldu
Tam bir şey söyleyecekken gömleğinin üzerinde kurumuş kan lekelerini fark etti
Kaşları bir anda çatıldı
Fa: Bu ne?
İso anlamamış gibi baktı
İs: Ne?
Fadime eliyle gömleğini gösterdi
Fa: Kan...
İso aşağı baktı
Kendi gömleğine bulaşmış kurumuş kanı görünce kısa bir an sustu
Fa: Yaran yine kanadı değil mi
İso hafifçe omuz silkti
İs: Biraz...
Fadime'nin yüzü hemen ciddileşti
Fa: Biraz mı?
İso cevap vermedi
Fa: Sen beni içeri girerken niye kendini düşünmedin
İso küçük bir tebessüm etti
İs: Seni çıkarabildim ya...
Fadime gözlerini devirdi
Fa: Gerçekten uslu durmazsın sen
Tam o sırada hemşire odaya girdi
Hemşire İso'nun gömleğindeki kanı görünce şaşkınlıkla konuştu
Hemşire: Beyefendi yaranız kanamış
İso önemsememeye çalıştı
İs: Önemli bir şey değil
Hemşire: Lütfen sedyeye geçin
İso istemeyerek ayağa kalktı
Hemşire dikkatlice sargıyı açtı
Dikişlerin olduğu bölgedeki bandaj tamamen kana bulanmıştı
Hemşire yeni pansuman hazırlarken başını salladı
Hemşire: Kendinizi fazla zorlamışsınız
İso istemsizce Fadime'ye baktı
İs: Mecburdum...
Fadime sessizce onu izliyordu
Yeni pansuman yapıldıktan sonra hemşire gülümsedi
Hemşire: Bu kez gerçekten dinleneceksiniz
İso usulca başını salladı
İs: Tamam
Fadime hemen araya girdi
Fa: Söz verdi
Hemşire gülümseyerek odadan çıktı
İso mahcup bir ifadeyle Fadime'ye baktı
İs: İkiniz birleşince bana hiç söz hakkı kalmıyor
Fadime ilk kez rahatça gülümsedi
Fa: Hak ediyorsun
...
Aradan iki gün geçti
Yangından sonra fabrikanın hasar gören kısmında tadilat başlamıştı
Fadime ofiste kalan birkaç eşyasını almak için fabrikaya gelmişt
Yanında çalışanlardan Emre vardı
Emre tadilatla ilgili bilgi veriyordu
Emre: Bu taraf tamamen yenilenecek duvarlar da boyanacakmış
Fadime başını salladı
Fa: Anladım
Beraber ofise girdiler
Yangının izleri hâlâ belliydi
Duvarlar kararmış, bazı dolapların kenarları yanmıştı
Fadime derin bir nefes aldı
Sessizce masanın çekmecesini açtı
Yanmış ama kullanılabilir durumda kalan defterini, kalemliğini vb. eşyalarını aldı
Tam kapatıcakken gözü küçük siyah bir kutuya takıldı
Merakla kutuyu eline aldı ve yavaşça kapağını açtı
Kutunun içinde siyah bir Yang bilekliği duruyordu
Fadime'nin nefesi kesildi
Fa: Bu...
Parmakları titremeye başladı
Bu bileklik dört yıl önce isonun aldığı bilekliğin İso'da kalan yarısıydı
Fadimede bilekligin yingini evinde saklıyordu
Yıllardır saklamışsı
Ama İso'nun da kendi bilekliğini hâlâ sakladığını bilmiyordu
Gözleri doldu
İçinden fısıldadı
Fa: Hâlâ atmamış...
Fadime elindeki kutuya son kez baktı
Elini uzatıp bilekliği avucuna aldı
Parmak uçlarıyla yavaşça okşadı
Gözleri doldu.
Fa(içinden): Demek sadece ben saklamamışım...
Birkaç saniye sonra derin bir nefes aldı
Bilekliği dikkatlice tekrar kutunun içine bıraktı
Kutuyu kapatıp çekmeceye yerleştirdi
Tam o sırada yanında duran çalışan tekrar konuşmaya başladı
Çalışan: Bu dolap da değişecek galiba
Fadime dalgın bir şekilde başını salladı
Fa: Evet...
İkisi birlikte odadan çıkıp koridora yöneldi
Koridorda tadilat yapan birkaç işçi çalışıyordu
Bir köşede ise fabrikanın çalışanları kendi aralarında konuşuyordu
Fadime farkında olmadan onların yanından geçerken konuşmalarını duydu
Çalışan 1: Güvenlikler adamı zor tutuyordu
Fadime'nin adımları yavaşladı
İstemeden onları dinlemeye başladı
Çalışan 3: Ama dinlemedi ki... Direkt içeri daldı.
Diğer çalışan başını salladı.
Çalışan 2: "Sevdiğim kadın içeride" demesi de ayrı bir şeydi
Fadime'nin kalbi bir anda duracak gibi oldu
Olduğu yerde kaldı
Nefesi kesildi
Çalışanlar konuşmaya devam ediyordu
Çalışan 1: O cümleyi duyunca herkes dondu zaten.
Çalışan 2: Ben olsam cesaret edemezdim.
Çalışan 1: İsmail Bey'in Fadime Hanım'ı ne kadar sevdiğini o gün herkes anladı
Fadime'nin gözleri yavaş yavaş dolmaya başladı
"Sevdiğim kadın içeride..."
Cümle kulaklarında tekrar tekrar yankılanıyordu
Demek gerçekten söylemişti...
Üstelik herkesin içinde...
Hiç düşünmeden...
Hiç çekinmeden...
Yanındaki çalışan Fadime'nin bir anda durduğunu fark etti
Çalışan: Fadime Hanım... İyi misiniz?
Fadime cevap veremedi
Sadece başını hafifçe salladı
Fa: İyiyim...
Ama sesi titriyordu
Sonra yavaş adımlarla oradan uzaklaştı
Koridorun sonundaki pencerenin önüne geldi
İki eliyle pencerenin kenarını tuttu
Kalbi hâlâ çok hızlı atıyordu
Kendi kendine fısıldadı
Fa: Gerçekten... Hâlâ beni seviyor...
Başını eğdi
Aklına çekmecede gördüğü bileklik geldi
Sonra yangının içinden onu kucağında çıkardığı an...
Sonra hastanede söyledikleri...
Hepsi zihninde canlandı
Kalbinin yeniden umutlanmasına engel olamıyordu
Tam derin bir nefes almıştı ki arkasından tanıdık bir ses duyuldu
İs: Fadime...
Yavaşça arkasını döndü
İso koridorun sonunda durmuş ona bakıyordu
Fadime'nin kalbi yine hızlandı
Az önce duyduğu sözler hâlâ kulaklarında yankılanıyordu
"Sevdiğim kadın içeride..."
Bu yüzden şimdi İso'ya bakmak bile ona garip geliyordu
Bakışlarını kaçırmaya çalıştı
Fa: Geldin mi?
İso hafifçe gülümsedi
İs: Seni arıyordum
Fadime sakin görünmeye çalıştı
Fa: Bir şey mi oldu?
İs: Yarın İstanbul'a gitmemiz gerekiyor
Fa: İstanbul'a mı?
İso başını salladı
İs: Fabrikayla ilgili önemli bir toplantı var katılmamız gerekiyor
Fadime birkaç saniye sustu
İstanbul...
Bir zamanlar birlikte mutlu oldukları şehir...
İçini tarif edemediği bir heyecan kapladı
Fa: Ne zaman çıkacağız?
İs: Sabah erkenden
Fa: Tamam...
İso kısa bir gülümsemeyle ona baktı
İs: O zaman yarın görüşürüz
Fadime de hafifçe gülümsedi
Fa: Görüşürüz...
İso arkasını dönüp uzaklaşırken, Fadime istemsizce onun ardından baktı
Kalbi çok daha hızlı atıyordu
...
Ertesi sabah...
Takvimler 19 Haziran'ı gösteriyordu
Fadime sabah erkenden hazırlandı
Bugün onun doğum günüydü
Ama o günden sonra doğru düzgün kutlanmıştı
Doğum günü onun için artık kutlanacak değil, hatırlamak istemediği bir gündü
...
Fabrikanın önüne geldiğinde İso çoktan arabayı hazırlamıştı
İso onu görünce gülümsedi
İs: Günaydın
Fa: Günaydın
İso yolcu kapısını açtı
İs: Buyurun
Fadime hafifçe gülümsedi
Fa: Teşekkür ederim
Arabaya bindiler
Kısa süre sonra yola çıktılar
İlk yarım saat boyunca ikisi de sessizdi
Sadece radyoda hafif bir müzik çalıyordu
İso direksiyona odaklanmış görünüyordu
Fadime ise camdan dışarıyı izliyordu
Bir süre sonra sessizliği İso bozdu
İs: Yol uzun... Kahve molası verelim mi?
Fa: Olur
Küçük bir tesiste durdular
İso iki kahve aldı
Biri şekersiz...
Tam Fadime'nin yıllardır sevdiği gibi
Fadime bardağı alınca şaşkınlıkla baktı
Fa: Hâlâ hatırlıyorsun...
İso istemsizce gülümsedi
İs: Bazı şeyler unutulmuyor
Fadime cevap vermedi
Sadece kahvesinden küçük bir yudum aldı
...
Saatler sonra İstanbul tabelası göründü
Fadime'nin yüzünde hafif bir tebessüm oluştu
İso ise direksiyonu biraz daha sıkı tuttu
Kalbi her kilometrede daha hızlı atıyordu
Derin bir nefes aldı
Fadime ona baktı
Fa: İyi misin?
İso hemen gülümsedi
İs: İyiyim
Fa: Emin misin?
İs: Biraz toplantı stresi...
Fadime başını salladı
...
Şehrin içine girdiler
Fadime navigasyona baktı
Kaşları hafifçe çatıldı
Fa: İso...
İs: Efendim
Fa: Toplantı yeri bu tarafta değil ki
İso hiç bozuntuya vermedi
İs: Küçük bir işimiz var önce oraya uğrayacağız
Fadime fazla üstelemedi
Fa: Tamam
Araba sahil yoluna girdi
Fadime çevresine bakmaya başladı
Herşey ona çok tanıdık geliyordu
Birkaç dakika sonra gözleri büyüdü
Arabayı tanıdığı yere doğru sürdüklerini fark etmişti
Kalbi hızlandı
Fısıldadı
Fa: Yoksa...
İso hiçbir şey söylemedi
Sadece arabayı yavaşça durdurdu
Karşılarında...
Dört yıl önce İso'nun diz çöküp Fadime'ye evlenme teklif ettiği sahil vardı
Fadime şaşkınlıkla İso'ya döndü
Fa: İso... Buraya neden geldik?
İso derin bir nefes aldı
Gozlerini ondan ayırmadan arabadan indi
Sonra yavaşça arabanın diğer tarafına geçti
Kapıyı açtı
Fadime hâlâ ne olduğunu anlamaya çalışıyordu
Fa: Toplantı...
İso küçük bir tebessüm etti
İs: Biraz bekleyebilir
Fadime şaşkınlıkla ona baktı
İso elini yavaşça uzattı
İs: Gel
Fadime bir an tereddüt etti
Ama birkaç saniye sonra elini uzattı
İso parmaklarını usulca onun parmaklarının arasına geçirdi
Fadime'nin kalbi bir anda hızlandı
Dört yıl sonra...
İlk kez gerçekten el ele tutuşuyorlardı
İkisi de hiçbir şey söylemeden sahile doğru yürümeye başladı
Denizden hafif bir rüzgâr esiyordu
Gökyüzü turuncu ve pembenin en güzel tonlarına bürünmüştü
Fadime etrafına baktı
Burası her köşesiyle tanıdıktı
Kalbi giderek daha hızlı atıyordu
İso sonunda durdu
Yavaşça Fadime'ye döndü
Ama elini hâlâ bırakmamıştı
Fadime merakla baktı
Fa: İso... Ne oluyor?
İso derin bir nefes aldı
Sanki yıllardır içinde tuttuğu bütün cümleleri tek tek toparlamaya çalışıyordu
Gözlerini Fadime'nin gözlerinden ayırmadı
İs: Sana söylemek istediğim bir şey var
Fadime sessizce bekledi
İso'nun sesi bu kez her zamankinden daha sakindi
İs: Dört yıl önce seni kaybettiğim günben sadece sevgilimi kaybetmedim... Hayatımın en güzel parçasını da kaybettim
Kendime defalarca... "Seni unuturum" dedim, "Zamanla geçer" dedim, "Alışırım" dedim
Başını hafifçe iki yana salladı
İs: Ama olmadı... Olmadı Fadime... Bir gün bile olmadı
Fadime'nin gözleri dolmaya başladı
İso'nun her cümlesi kalbine dokunuyordu
İs: Gittiğim her yerde seni aradım, dinlediğim her şarkıda seni hatırladım, denizi görünce seni düşündüm, yağmuru görünce seni düşündüm
İnsan sevdiğini unutmaya çalışırken bile onu düşünüyormuş... Ben bunu öğrendim
Fadime artık gözyaşlarını tutamıyordu
İso yavaşça ona biraz daha yaklaştı
İs: Yıllar sonra seni yeniden gördüm ilk baktığım anda... Kalbim bana dört yılın hiç geçmediğini söyledi seni gördüğüm an yine aynı heyecan, mutluluk,his... Hepsi geri geldi
Fadime'nin kalbi sanki göğsünden çıkacak gibiydi
İs: Hastanede elimi tuttuğunda... İçimden sadece ağlamak geldi çünkü o sıcaklığı dört yıldır ilk kez hissettim
Yangında seni kaybettiğimi sandığım anda hayatım ilk kez gerçekten durdu
Seni kucağıma aldığımda tek istediğim şey kalbinin atmaya devam etmesiydi
İz: Başka hiçbir şey istemedim
Ne fabrika...
Ne iş...
Ne para...
Hiçbiri umurumda değildi
Çünkü... Ben sensiz hiçbirini istemiyorum
İso gözlerinin tam içine baktı
Sesini iyice alçalttı
İs: Ben seni dört yıl önce nasıl seviyorsam... Bugün de aynı şekilde seviyorum belki daha da fazla... Çünkü seni kaybetmenin nasıl bir şey olduğunu öğrendim
Bir adım daha yaklaştı
İs: Fadime ben seni hiç unutmadım... Bir gün bile kalbimden çıkarmadım
Hâlâ... İlk günkü gibi seviyorum hem de bütün kalbimle
Fadime'nin kalbi öyle hızlı atıyordu ki nefes almakta zorlanıyordu
Çünkü... O da dört yıldır aynı duyguyu taşıyordu
Ying bilekliği hâlâ odasında saklıydı
Her doğum gününde onu düşünmüştü
Her 19 Haziran'da sessizce ağlamıştı
Ve şimdi...
Hayatında duymayı en çok istediği cümleleri yıllardır sevdiği adamın ağzından duyuyordu
────୨ৎ────
Siizzzcee diğer bölümde Fadime ne diyecekk??
Bölüm etkileşimi
