36. bölüm / 70
Nefretten Kalan Aşk36
Bölümler 70Şu an: 36
- 1 11.388 kelime
- 2 21.575 kelime
- 3 31.069 kelime
- 4 41.232 kelime
- 5 51.219 kelime
- 6 61.356 kelime
- 7 71.406 kelime
- 8 81.264 kelime
- 9 91.464 kelime
- 10 101.362 kelime
- 11 111.188 kelime
- 12 121.387 kelime
- 13 131.195 kelime
- 14 141.010 kelime
- 15 151.699 kelime
- 16 161.442 kelime
- 17 171.241 kelime
- 18 181.151 kelime
- 19 191.320 kelime
- 20 201.172 kelime
- 21 211.644 kelime
- 22 221.170 kelime
- 23 231.462 kelime
- 24 241.057 kelime
- 25 251.430 kelime
- 26 26962 kelime
- 27 271.182 kelime
- 28 281.205 kelime
- 29 291.379 kelime
- 30 301.115 kelime
- 31 311.685 kelime
- 32 321.184 kelime
- 33 331.034 kelime
- 34 341.591 kelime
- 35 351.643 kelime
- 36 361.810 kelime · Okuduğun bölüm
- 37 371.679 kelime
- 38 381.473 kelime
- 39 391.675 kelime
- 40 401.139 kelime
- 41 41896 kelime
- 42 421.794 kelime
- 43 431.715 kelime
- 44 441.874 kelime
- 45 451.622 kelime
- 46 46880 kelime
- 47 471.633 kelime
- 48 481.978 kelime
- 49 491.728 kelime
- 50 501.630 kelime
- 51 511.672 kelime
- 52 521.503 kelime
- 53 531.689 kelime
- 54 541.607 kelime
- 55 551.382 kelime
- 56 561.114 kelime
- 57 571.843 kelime
- 58 581.204 kelime
- 59 591.602 kelime
- 60 602.161 kelime
- 61 611.514 kelime
- 62 621.714 kelime
- 63 631.621 kelime
- 64 641.606 kelime
- 65 651.059 kelime
- 66 661.782 kelime
- 67 671.131 kelime
- 68 681.820 kelime
- 69 691.824 kelime
- 70 701.179 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Aradan tam bir hafta geçmişti...
Ve sonunda herkesin heyecanla beklediği mezuniyet günü gelmişti
Sabahın erken saatleriydi
İso her zamankinden çok daha erken hazırlanmıştı
Üzerinde beyaz, ütülü bir gömlek ve siyah kumaş pantolon vardı, saçlarını da özenle düzeltmişti
İso arabasını Fadime'nin evinin önüne park etti ve saate baktı
İs: İnşallah hazırdır...
Tam o sırada evin kapısı açıldı
Önce Ceylin çıktı
Üzerinde zarif siyah bir elbise vardı
Arkasından ise Fadime göründü
İso'nun nefesi bir anlığına kesildi
Fadime'nin üzerinde dizlerinin biraz altında biten, uçuş uçuş açık mavi bir elbise vardı
Saçları hafif dalgalı bırakılmıştı
İnce bir kolye takmıştı
İso birkaç saniye hiçbir şey söyleyemedi
Sadece ona bakıyordu
Fadime gülümseyerek yanına geldi
Fa: Ne oldu?
İso hâlâ şaşkın görünüyordu
İs: ...
Fadime elini salladı
Fa: İsoo
İso sonunda kendine gelebildi
İs: Çok...
Fa: Çok ne?
İso hafifçe gülümsedi
İs: Çok güzelsin...
Fadime'nin yanakları kızardı
Fa: Abartıyorsun
İs: Hayır...
Başını hafifçe iki yana salladı
İs: şu ömrümde ilk defa bu kadar güzel birini görüyorum
Fadime utanarak gözlerini yere indirdi
Fa: Teşekkür ederim...
İso bir anda aklına bir şey gelmiş gibi arabaya yöneldi ve arka koltuğun kapısını acti
Koltuğun üzerinde duran büyük bir açık mavi ve beyaz güllerden oluşan çiçek buketini aldı
Fadimenin şaşkınlıkla gözlerini büyüdü
Fa: İso...
İso buketi uzattı
İs: Senin kadar güzel olmasa da...
Fadime'nin yüzünde kocama gülümseme oluştu
Fa: Bunlar benim için mi?
İs: Başkası için alacak hâlim yok ya
Fadime gülerek buketi aldı
Fa: çok güzel...
Hiç düşünmeden İso'ya sarıldı
İso da onu sımsıkı sardı
Birkaç saniye öylece kaldılar
Ceylin ise birkaç adım geride onları izliyordu
Yüzünde gülümseme vardı
Ama gözleri aynı şeyi söylemiyordu
...
Bir süre sonra üçü arabaya binip okula doğru yola çıktılar
Okulun bahçesi rengârenk süslenmişti
Balonlar, ışıklar ve büyük bir mezuniyet sahnesi hazırlanmıştı
Her yerde öğrenciler aileleriyle fotoğraf çekiliyordu.
Eleni ile Oruç onları görünce koşarak geldiler
El: Ohaaa
Fadime güldü
Fa: Ne oldu?
El: Hala sen resmen prenses olmuşsunn
Oruç da gülümsedi
Or: Vallahi İso'nun bugün dili tutulacak gibi duruyor
İs: Tutuldu zaten
Herkes kahkaha attı
...
Bir süre sonra fotoğraf çekilmeye başladılar
İlk önce Fadime elindeki çiçeklerle tek başına poz verdi
Eleni telefonuyla onlarca fotoğraf çekti
El: Bir tane dahaa
Fa: Eleni yeter
El: Hayır, çok güzel çıktın
Ardından İso yanına geçti
İso kolunu Fadime'nin beline doladı
Fadime de çiçeklerini tutarak ona yaslandı
Fotoğraf çekildiği anda ikisi de birbirine bakıyordu
Fotoğrafı çeken Oruç güldü
Or: Siz kameraya bakmayı bilmiyor musunuz?
İso gülümsedi
İs: Birbirimize bakmak daha güzel
Or: Romantiklik seviyeniz yine tavan
Sonra Ceylin de yanlarına geldi
Üçü birlikte bir fotoğraf çektirdiler
Fadime ortada duruyordu
Bir yanında İso, diğer yanında Ceylin vardı
Fadime o anın mutluluğuyla gülümsüyordu
...
Bir süre sonra okul bahçesinde müzik açıldı
Öğrenciler piste çıkmaya başladılar
Eleni heyecanla bağırdı
El: Haydiii dans edelimm
Oruç hemen Eleni'nin elini tuttu
Or: Buyurun hanımefendi
İkisi piste doğru koştu.
İso da yavaşça elini Fadime'ye uzattı
İs: Benimle dans eder misin?
Fadime gülümseyerek elini onun eline bıraktı
Fa: Tabikidee
İkisi müziğin ritmine göre yavaşça dans etmeye başladılar
İso fadimenin elinden tutup onu döndürdü
Sonra Fadime başını İso'nun omzuna yasladı
İso da onu incitmekten korkuyormuş gibi nazikçe belinden tuttu
Etraflarında herkes eğleniyor, kahkahalar yükseliyordu
Ama o an ikisi için sanki kalabalık tamamen kaybolmuştu
...
Müzik yavaş yavaş sona ererken sunucunun sesi okul bahçesinde yankılandı
Sunucu: Mezun olacak öğrencilerimizi tören alanına davet ediyoruz
Bahçede bir anda heyecan başladı
İso, Fadime ve oruç alana doğru gitti
Eleni onları izliyordu çünkü onun mezuniyetine daha 1 yıl vardı
Öğretmenler herkesi sıraya dizmeye çalışıyordu
Görevliler siyah mezuniyet cübbelerini uzattılar
Ardından keoleride taktılar
Fadime isoya bakıp gülümsedi
Fa: Gerçekten mezun oluyoruz...
İso ona bakıp hafifçe gülümsedi
İs: Evet... Koca lise bitti
Fadime bir an durup derin nefes aldı
Fa: Çok garip hissediyorum
İs: Ben de...
...
Seyircilerin alkışları arasında tören başladı
Öğrenciler isim sırasına göre çağrılıyordu
Eleni aşağıdan heyecanla bağırıyordu
El: Hadi halaaa!
Bir süre sonra...
Sunucu: Fadime Koçari...
Fadime heyecanla ayağa kalktı
İso gülümseyerek ona baktı
İs: Git bakalım
Fadime sahneye çıktı
Müdür elini sıktı
Diplomasını uzattı
Bahçeyi alkış sesleri doldurdu
Aşağıdan Eleni'nin sesi duyuldu
El: BRAVOOO HALAAA!
Fadime gülerek diplomayı kaldırdı
Sonra diğer öğrencilerin yanına gitti
Hemen ardından...
Sunucu: İsmail Furtuna...
İso derin bir nefes alıp kalktı ve sahneye çıktı
Müdür ile tokalaşıp diplomasını aldı
Ve fadimenin yanına geçti
Fa: tebrik ederim sevgilim
İs: bende seni tebrik ederim birtanem
Ardından...
Sunucu: Oruç Furtuna...
Oruçta sahneye çıktı ve diplomasını aldı
...
Bir süre sonra tüm mezunlar okulun ortasında toplandı
Öğretmenlerden biri yüksek sesle konuştu
Öğretmen: Hazır mıyızz??
Herkes aynı anda bağırdı
**Herkes: Hazırııızz
Öğretmen: Üçe kadar sayıyorum
Bir...
İki...
Üç!
Ve bütün Kepler gökyüzüne doğru atıldı
Şapkalar havada süzülürken kahkahalar yükseldi.
Fadime heyecanla isoya baktı
İso da gülüyordu.
Fa: Mezun oldukk
Fadime isonun boynuna atlayıp sarıldı
İso onu bir anda belinden kaldırıp döndürdü
İs: Mezun olduk sevgilim
...
Tören bittikten sonra herkes öğretmenleriyle vedalaşmaya başladı
Fadime sınıf öğretmenine sarıldı
İso da öğretmeniyle tokalaştı
Okul yavaş yavaş boşalmaya başlamıştı
Arkadaşları tek tek vedalaşıyordu
Fadime bir an okul binasına baktı
Gözleri hafifçe dolmuştu
Fa: Burası çok anı bıraktı bize...
İso onun elini tuttu
İs: Güzel olanları hep hatırlarız
...
Ceylin yanlarına geldi
Ce: Eve geçelim mi artık?
İso saate baktı
Nedense bütün gün boyunca diğerlerinden biraz daha sessizdi
Sık sık telefonuna bakıyor, derin nefes alıyordu
Yaklaşık yarım saat sonra evin önüne geldiler
Ceylin arabadan indi fadimede inecekken iso onu durdurdu
İs: Fadime seni birnyere götürücem
Fa: nereye
İs: sürpriz
Fa: iyi o zaman Ceylin sen geç eve bende sonra gelirim
Ce: tamam görüşürüz
Ceylin eve doğru yürüdü
Arkasına döndügünde yüzündeki gülümseme kayboldu
...
İso arabayı sahil yolunda yavaşça sürdü
Fadime merakla camdan dışarı bakıyordu
Fa: İso...
İs: Efendim
Fa: Artık söylesen olmaz mı
İso gülümseyip başını iki yana salladı
İs: Biraz daha sabret
Yaklaşık on dakika sonra araba durdu
Fadime etrafına baktı
Fa: Burası...
İso kapıyı açtı
İs: Gel
Arabadan indiler
İso hiçbir şey söylemeden Fadime'nin elini tuttu ve sahile doğru yürümeye başladı
Fadime birkaç adım attıktan sonra olduğu yerde durdu
Denizin hemen kenarında, kumların üzerine beyaz bir masa hazırlanmıştı
Masanın üzerinde beyaz örtü, mumlar, açık mavi çiçekler ve küçük ışıklar vardı
Etrafındaki fenerler hafif rüzgârla sallanıyordu
Güneş ise yavaş yavaş batıyordu
Fadime gözlerini kocaman açtı
Fa: İso...
İs: Beğendin mi?
Fa: Çok güzel...
İso hafifçe gülümsedi
İs: Senin için hazırladım
Fa: Benim için mi
İs: Evet
İso sandalyesini çekt.
İs: Buyrun hanımefendi
Fadime gülerek oturdu
...
Bir süre birlikte yemek yediler
Aralarında bol bol sohbet ettiler
Eski okul anılarından, ilk tanıştıkları günlerden bahsettiler
Bir ara Fadime gülerek başını salladı
Fa: Düşünsene...
İs: Ne
Fa: İlk zamanlar seni görünce sinir oluyordum
İso kahkaha attı
İs: Ben de seni görünce "Yine mi bu kız?" diyordum
İkisi birlikte gülmeye başladılar
...
Yemek bittikten sonra güneş tamamen batmıştı
Gökyüzünü yıldızlar süslüyordu
Sahilde yalnızca dalga sesleri duyuluyordu
İso ayağa kalktı
İs: Biraz yürüyelim mi?
Fadime gülümsedi
Fa: Olur
İkisi el ele deniz kenarında yürümeye başladılar
Fadime başını İso'nun omzuna yasladı
Bir süre hiç konuşmadılar
Sadece dalga seslerini dinlediler
İso'nun kalbi hızla atıyordu
Elleri hafifçe titriyordu
Fadime bunu fark etti
Fa: İso...
İs: Hı?
Fa: İyi misin?
İso derin bir nefes aldı
İs: İyiyim...
Birkaç adım daha attılar
Sonra İso yavaşça durdu
Fadime de ona döndü
Fa: Ne oldu?
İso birkaç saniye konuşamadı
Derin bir nefes aldı
Sonra yavaşça bir dizinin üzerine çöktü
Fadimenin şaşkınlıkla gözlerini büyüdü
Fa: İ-İso...
İso ceketinin cebinden küçük, siyah kadife bir kutu çıkardı ve kutuyu açtı
İçinde zarif bir pırlanta yüzük parlıyordu
Fadime hâlâ şaşkındı
İso heyecandan sesi titreyerek konuşmaya başladı
İs: Fadime...
Seni ilk tanıdığım gün... bir gün hayatımın en değerli insanı olacağını hiç düşünmemiştim
İs: Önce tartıştık...
Sonra birbirimizi anlamaya başladık...
Sonra da... sensiz bir günü bile düşünemez oldum
Fadimenin gözleri dolmustu
İs: Sen bana sevgiyi öğrettin...
Sabretmeyi öğrettin...
Güçlü olmayı öğrettin...
En önemlisi de... bana bir yuva hissi verdin
İso'nun sesi daha da titredi
İs: Hayatım boyunca her sabah ilk seni görmek...
Her akşam son kez sana "iyi geceler" demek istiyorum
Mutlu olduğumda da...
Üzüldüğümde de...
Başardığımda da...
Kaybettiğimde de...
Yanımda sadece sen ol istiyorum
Birlikte yaşlanmak...
Birlikte gülmek...
Birlikte hayal kurmak istiyorum
Derin bir nefes aldı ve gözlerinin içine baktı
İs: Fadime...
Benimle evlenir misin?
Fadime artık gözyaşlarını tutamıyordu
Ellerini ağzına kapattı
İso heyecanla onu bekliyordu
Sonunda Fadime titreyen sesiyle konuşabildi
Fa: Evet...
İso'nun gözleri doldu
Fadime gülerek tekrar söyledi
Fa: Evet...
Bir adım daha yaklaştı
Fa: Bin kere evet...
İso'nun yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu
Titreyen elleriyle yüzüğü aldı
Fadime'nin sol elini nazikçe tuttu
Yüzüğü parmağına yavaşça taktı
İso ayağa kalkar kalkmaz Fadime kendini onun kollarına attı
Boynuna sımsıkı sarıldı
Fa: Seni çok seviyorum...
İso da onu belinden sımsıkı sardı
İs: Ben de seni çok seviyorum...
Fadime heyecandan gülüyor, bir yandan da ağlıyordu
İso geri çekilip iki eliyle onun yüzünü tuttu
Başparmaklarıyla gözlerinden süzülen yaşları yavaşça sildi
İs: Ağlama...
Fadime gülerek başını iki yana salladı
Fa: Bunlar üzüntü gözyaşı değil...
İso da duygulanmıştı
Fa: Hayatımda ilk defa bu kadar mutlu hissediyorum...
İso hafifçe gülümsedi
İs: Ben de...
İkisi birkaç saniye sadece birbirlerine baktılar
Sanki etraflarında kimse yoktu
İso eğilip Fadime'nin alnına uzun bir öpücük kondurdu
İs: Artık sözlüm oldun...
Fadime'nin yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu
Fa: Kulağa ne kadar güzel geliyor...
İso güldü
İs: ilerde "Karım" da duyarsın benden
Fadime utancından gözlerini kapattı
Fa: Tamam ya...
İs: Utandın
Fa: Biraz...
İs: Çok tatlı oldun
Fadime gülerek omzuna hafifçe vurdu
Fa: Sen de beni sürekli utandırıyorsun zaten
İso kahkaha attı
...
Bir süre sonra yeniden denizin kenarına yürüdüler
Fadime bir an durdu
Ay ışığı yeni taktığı yüzüğün üzerinde parlıyordu
Elini kaldırıp uzun uzun baktı
Yüzüğü hafifçe çevirdi
İso yanına geldi
İs: Beğenmedin mi?
Fadime hemen başını kaldırdı
Fa: Deli misin sen? Hayatımda gördüğüm en güzel yüzük bu...
İs: Beğenmezsin diye korkmuştum
Fadime gülerek iki eliyle İso'nun yüzünü tuttu
Fa: Sen bana yüzük yerine papatya verseydin bile kabul ederdim çünkü ben yüzüğe değil... Sana "evet" dedim
...
Birkaç dakika sonra Fadime aklına bir şey gelmiş gibi heyecanlandı
Fa: Dur!
İso şaşkınlıkla baktı
İs: Ne oldu?
Fadime telefonunu çıkardı
Fa: Böyle bir günü fotoğrafsız geçiremeyiz.
İso güldü
İs: Haklısın
Fadime telefonu bir kayanın üzerine yasladı ve zamanlayıcıyı açtı
Koşarak İso'nun yanına geldi
Tam fotoğraf çekilecekken İso onu belinden kendine çekti
Fotoğraf çekilince ikisi de gülmeye başladı
Sonra ikinci fotoğraf...
Bu kez Fadime elini uzattı
Yeni taktığı yüzüğü ay ışığına doğru tuttu
İso arkasında durup iki koluyla onu sardı
Telefon bir kez daha fotoğraf çekti
Üçüncü karede ise Fadime başını İso'nun göğsüne yasladı
İso da yanağını onun saçlarına koydu
Fotoğraf çekildiğinde ikisinin de gözleri kapalıydı
...
Fotoğraflara bakınca Fadime'nin yüzü aydınlandı
Fa: Bunlar hayatım boyunca en sevdiğim fotoğraflar olacak
İso gülümsedi
İs: Bir gün çocuklarımıza gösteririz
Fadime şaşkınlıkla ona baktı
Fa: Çocuklarımıza mı?
İso gülmeye başladı
İs: Çok mu ileri gittim?
Fadime de güldü
Fa: Biraz...
İso omuz silkti
İs: Ben bugünden hayalini kurmaya başladım bile
Fadime tekrar ona sarıldı
Fa: Seni gerçekten çok seviyorum İso...
İso onu sımsıkı sardı
İs: Ben de seni...
Hem bugün...
Hem yarın...
Hem de ömrümün sonuna kadar seveceğim
Fadime gözlerini kapattı
Hayatı boyunca sadece İso'nun yanında gerçekten huzurlu hissediyordu...
Bölüm etkileşimi
