16. bölüm · Nefretten Kalan Aşk

16

Fatma Nurr

Fadime'nin gözyaşları durmuyordu
İso'nun başı hâlâ dizlerindeydi
Ellerini onun yüzüne koymuştu

Fa: İso... Lutfen... Gözlerini aç...

Titriyordu
Ne yapacağını bilmiyordu

O sirada restoran görevlileri ambulans çağırmıştı

Görevli: Ambulans çağırdık!

Bir başka çalışan da polisi arıyordu
Ama Fadime hiçbirini görmüyordu sadece İso'ya bakıyordu

Fa: Bana söz vermiştin... Gitmeyeceğim demiştin...

Dakikalar sonra uzaktan siren sesi duyuldu
Fadime'nin kalbi daha da sıkıştı.
Ambulans durur durmaz sağlık görevlileri koşarak geldiler

Görevli: Lütfen biraz geri çekilin

Fa: Hayır!

Sağlık görevlisi yumuşak bir sesle konuştu

Görevli: Yardım etmemiz lazım

Fadime istemeyerek geri çekildi ama İso'nun elini bırakmadı
Sağlık görevlileri hızlıca kontrol etmeye başladı
Birkaç saniye sonra içlerinden biri konuştu

Görevli: Nabzı var

Fadime o an derin bir nefes aldı
Sanki ilk kez nefes alabilmişti ama korkusu geçmemişti

İso sedyeye alınırken gözlerini çok hafif araladı
Her şey bulanıktı
İlk gördüğü kişi Fadime oldu

Fa: İso!

İso konuşmaya çalıştı ama sesi çıkmadı
Sonra tekrar gözlerini kapattı

Fa: Hayır...
Hayır hayır...

Sedyeyi ambulansa götürmeye başladılar
Fadime de peşlerinden koştu

Görevli: Yakını mısınız?

Fadime durdu
Birkaç saat önce bu soruya ne cevap vereceğini bilemezdi ama şimdi hiç düşünmeden konuştu

Fa: Evet ben onun sevgilisiyim

Kendi söylediği cümleyi duyunca bile kalbi sızladı
Çünkü sevgili oldukları gün onu kaybedebilirdi
Görevli başını salladı

Görevli: O zaman ambulansa binebilirsiniz

Fadime hemen içeri çıktı
Ambulans hareket etti

Hastaneye giden yol Fadime'ye saatler gibi geldi.
İso sedyede yatıyordu, yüzü solgundu

Fadime onun elini iki eliyle tutmuştu
Bir saniye bile bırakmıyordu
Sürekli aynı şeyi fısıldıyordu

Fa: Lütfen iyi ol...
Lütfen...
Bir şey olmasın sana...

Gözyaşları yeniden akmaya başladı

Sonunda hastaneye ulaştılar
Kapılar açıldı
İso hızla içeri götürüldü
Fadime de peşlerinden koştu

Fa: Ben de geliyorum!

Görevli: Ameliyathane bölümüne kadar gelebilirsiniz

Koridor boyunca sedyenin yanında yürüdü
İso'nun elini son ana kadar bırakmadı
Sonra ameliyathane kapısına geldiler

Doktorlar içeri girmeye hazırlanıyordu.
Fadime'nin eli yavaşça İso'nun elinden ayrıldı
İlk kez gerçekten yalnız kaldığını hissetti
Kapılar kapanırken son kez ona baktı
Ve gözyaşları yeniden aktı
Kapılar kapandı...

Fadime koridorda tek başına kaldı
Titreyen bacaklarla duvarın yanındaki sandalyeye oturdu

..

O gün adil Trabzon'a dönmüştü
Eleni evde otururyirdu ve telefonu çaldı
Arayan Fadime'ydi

Eleni gülümseyerek telefonu açtı

El: Alo?

Ama karşı taraftan birkaç saniye ses gelmedi
Sonra Fadime'nin titrek sesi duyuldu

Fa: Eleni...

Eleni hemen doğruldu

El: Hala? Ne oldu?

Fa: Hastanedeyim

Eleni'nin yüzündeki gülümseme kayboldu

El: Hastane mi? Neden?

Fa: İso... Vuruldu...

Eleni'nin eli bir anda buz kesmiş gibi oldu

El: Ne dedin sen?

Fa: Hastanedeyiz...

Eleni ayağa fırladı

El: Dur. Dur bir dakika. İyi mi?

Fa: Doktorlar içeride...

Fadime'nin sesi yorgun geliyordu

El: Hangi hastane?

Fadime hastanenin adını söyledi

El: Sakın bir yere ayrılma geliyoruz

Fa: Tamam...

Telefon kapandı

Oruç eleninin evindeydu
Tam o sırada mutfaktan çıkan Oruç Eleni'nin yüzünü görünce durdu

Or: Ne oldu?

Eleni ona döndü

El: Hastaneye gidiyoruz

Or: Neden?

Eleni birkaç saniye konuşamadı
Sonra yavaşça söyledi

El: İso... Vurulmuş

Oruç'un yüzü anında değişti

Or: Ne?!

El: Hadi

Oruç hiç soru sormadı
Anahtarları aldı
Birkaç dakika sonra ikisi arabadaydı
Yol boyunca kimse konuşmuyordu
Eleni sürekli Fadime'yi düşünüyordu
Oruç ise direksiyonu normalden biraz daha sıkı tutuyordu

Yaklaşık yirmi dakika sonra hastaneye ulaştılar
Koridora girdikleri anda Fadime'yi gördüler
Bekleme koltuğunda oturuyordu
Kırmızı elbisesi hâlâ üzerindeydi ve asıl kırmızı renk elbisesine bulaşmıştı..

Elleri birbirine kenetlenmişti, kapıya bakıyordu
Sanki gözünü ayırırsa kötü bir şey olacakmış gibi...
Eleni hemen yanına gitti

El: Hala...

Fadime başını kaldırdı

Onları görünce gözleri doldu
Ayağa kalktı ve Eleni'ye sarıldı
Eleni de onu sımsıkı sardı

El: Buradayız

Fadime başını salladı
Bir süre sonra ayrıldılar
Oruç da yanlarına geldi

Or: Doktor ne dedi?

Fa: Kurşun omzuna gelmiş...

Or: Peki?

Fa: Ameliyata aldılar

Oruç derin bir nefes verdi

Fa: Bilinci kapanmadan önce konuşuyordu.

Or: Bu iyi

Fa: Sonra gözlerini kapattı...

Koridor tekrar sessizleşti
Dakikalar geçiyordu
Her geçen dakika saat gibi geliyordu

Sonunda ameliyathane kapısı açıldı
Üçü de aynı anda ayağa kalktı
Doktor maskesini çıkararak yanlarına geldi

Dok: Yakınları siz misiniz?

Or: Evet

Doktor hafifçe gülümsedi

Dok: Endişelenecek bir durum yok

Üçü de aynı anda nefes verdi

Dok: Kurşun omuz bolgesine isabet etmiş hayatı tehlikesi yok

Fadimenin gözleri kapandı
Sanki saatlerdir tuttuğu nefesi bırakmıştı

Dok: bir süre gözlem altında tutacağız ama durumu iyi

Eleninin yüzüne gülümseme geldi ve fadimeye sarıldı

Doktor uzaklaştıktan sonra Fadimeve eleni ayrıldı
Fadime duvara yaslandı
Eleni onun elini tuttu

El: Geçecek

Fadime gözlerini İso'nun odasının bulunduğu koridora çevirdi

Fa: Uyandığında ilk onu görmek istiyorum

Oruç hafifçe gülümsedi

Or: Emin ol o da ilk seni görmek isteyecek

Aradan yaklaşık bir saat geçti

Sonra yoğun bakım tarafında hareketlilik oldu
Bir hemşire hızlı adımlarla dışarı çıktı

Hem: Fadime kim?

Fadime hemen ayağa kalktı

Fa: Benim

Hemşire hafifçe gülümsedi

Hem: Hasta uyandı

Fadime'nin kalbi hızlandı

Fa: Gerçekten mi?

Hem: Evet

Hem: gozlerini açar açmaz sizin adınızı sayıkaldı

Eleni istemsizce gülümsedi
Oruç başını eğip derin bir nefes verdi

Hem: Sizi görmek istiyor

Fadime derin bir nefes aldı. Sonra hemşirenin gösterdiği koridora doğru yürümeye başladı

Kapıya geldiğinde eli kapı kolunda birkaç saniye durdu
Çünkü biraz önce onu kaybetme ihtimaliyle yüzleşmişti.
Sonra yavaşça kapıyı açtı

İso yatağa uzanmıştı
Omzu kalın bandajlarla sarılmıştı
Yüzü hâlâ solgundu
Ama gözleri açıktı.
Kapının açıldığını duyunca başını çevirdi

Fadime'yi gördüğü anda yüzündeki gerginlik dağıldı.

İs: Geldin...

Fadime'nin gözleri yeniden doldu ama ağlamamaya çalıştı.
Yavaşça yatağın yanına geldi ve oturdu
Sonra isonun elini tuttu

Fa: Hiç gitmedim ki...

İso birkaç saniye onu izledi
Sanki gerçekten karşısında olduğuna emin olmak istiyordu

İs: İyisin değil mi?

Fadime inanamaz gibi ona baktı

Fa: Vurulan sensin

İs: Olsun

Fa: İso

İs: Ne?

Fa: İlk sorduğun şey bu mu gerçekten?

İso hafifçe gülümsedi

İs: Merak ettim

Fadime başını iki yana salladı

Fa: Delisin

İs: Senin sevgilinim sonuçta

Fadime'nin yanakları hafifçe kızardı
Bu kelimeyi ondan ilk kez duyuyordu

"Sevgilinim"

Birkaç saat önce duyunca dünyanın en güzel şeyi gibi gelmişti
Şimdi ise daha değerliydi.
Çünkü onu kaybetmenin ne kadar korkunç olacağını anlamıştı

İso onun yüzünü dikkatlice inceledi

İs: Ağladın mı sen?

Fa: Hayır

İs: Yalancı

Fa: Sen daha büyük yalancısın

İs: Nasıl?

Fa: "İyiyim" diyorsun

İso cevap veremedi
Fadime gözlerini omzundaki bandajlara çevirdi
Kalbi yeniden sıkıştı

Fa: Çok canın acıyor mu?

İs: İdare ede.

Fa: İdare eder ne demek?

İs: Yani...

Fa: İso

İs: Tamam biraz ağrıyor

Fadime başını eğdi
İlk kez onu bu kadar kırılgan görüyordu

Her zaman güçlü görünürdü, şakalaşırdı, gülerdi
Ama şimdi yatağa bağlıydı
Ve bu görüntü canını yakıyordu

İso onun sessizleştiğini fark etti

İs: şşt?

Fa: ...

İs: Bana bak

Fadime gözlerini kaldırdı
İso onu izliyordu

İs: Ben iyiyim

Fa: Ya olmasaydın?
Ya gözlerini açmasaydın?

İso'nun yüzündeki ifade değişti
Çünkü Fadime'nin gözlerinde korkudan çok daha derin bir şey vardı
Onu kaybetme ihtimali

İso Fadimenin elini iki eliyle kavradı

İs: Ama açtım, buradayım, hiçbir yere gitmedim

İkiside hala ellerini bırakmamıştı

İs: Bu arada

Fa: Ne?

İs: İlk sevgili günümüz biraz kötü geçi.

Fadime ona baktı sonra gözlerini devirdi

Fa: Biraz mı?

İs: Tamam çok kötü geçti

Fa: Restoran çıkışında vuruldun

İs: Detaylara takılma

Fa: detay mı?!

İso hafifçe güldü
Fadime de istemeden gülümsedi

İso bir süre tavana baktı
Sonra yeniden konuştu

İs: Fadime

Fa: Hı?

İs: Bir şey soracağım

Fa: Sor

İs: Ambulanstaki görevliye gerçekten sevgilim olduğumu söyledin mi?

Fadime'nin gözleri büyüdü

Fa: Nereden biliyorsun?!

İs: Duydum

Fa: Sen baygındın!

İs: Demek ki değilmişim

Fadime utançtan kıpkırmızı oldu
İso'nun yüzünde ise kocaman bir sırıtış vardı

İs: Hoşuma gitti

Fa: Kapa çeneni

İs: Sevgilim

Fa: İSO

İs: Efendim sevgilim?

Fa: Bir daha vurulursan seni ben döverim

İso birkaç saniye ona baktı
Sonra ilk kez tamamen içten gülümsedi

İs: Tamam

Fa: Ciddiyim

İs: Biliyorum

Fadime de gülümsedi

İs: Bir şey daha soracağım

Fa: Sor

İs: Alperen

Fadime'nin yüzündeki gülümseme kayboldu

İs: Bana neden söylemedin?

Fa: Neyi?

İs: Sana gelip saçmaladığını

Fadime gözlerini kaçırdı

Fa: Çünkü önemli görmedim

İso iç çekti

İs: Fadime...

İs: Önemliydi.

Fa: Nereden bilebilirdim?

İs: Bana söyleseydin yeterdi

İs: Her şeyi tek başına halletmeye çalışma

Fa: Alışmışım

İs: Evet fark ettim

Sonra eliyle Fadime'nin yanağına dokundu
Başını hafifçe kendine çevirdi

İs: Ama artık bana da söyleyebilirsin, yalnız değilsin

Fadime'nin kalbi hızlandı

İs: Tamam mı?

Fadime hafifçe başını sallad.

Fa: Tamam

İso birkaç saniye ona baktı

Sonra küçük bir gülümseme geldi

İs: Çünkü bir daha hastane yatağından öğrenecek halim yok

Fadime istemsizce güldü

Fa: Şu an bile şaka yapıyorsun.

İs: Mecburum

Fa: Neden?

İs: Çünkü ağlarsan ben ne yapacağımı bilmiyorum

Fadime'nin gözleri dolunca İso hemen eliyle gözünün altını gösterdi

İs: Bak yine başlıyor

Fa: Sus

İs: Tamam sustum

Fa: Gerçekten sus

İs: Tamam sevgilim

İso'nun "Tamam sevgilim." demesinden sonra Fadime gözlerini devirdi

Fa: İSO!

İs: Ne var?

Fa: Çok sinir bozucusun

İs: Ama sevgilinim

Fa: Şımarma

İs: Geç kaldın

Tam o sırada kapı hafifçe aralandı
İkisi de dönüp baktı
Kapının önünde Eleni ve Oruç durmuştu

Ama ikisi de içeri girmiyordu
Sadece bakıyorlardı

Fa: ...

İs: ...

El: ...

Or: ...

Birkaç saniye boyunca kimse konuşmadı.

Çünkü Eleni ve Oruç'un gözleri direkt birbirine kenetlenmiş ellerine gitmişti