95. bölüm · Midnight Memories
95. Bölüm: Sinyaller ve Eski İntikam
Saylox, kucağında Rei ile Araf’ın renksiz gökyüzünde kanat çırpmaya devam ediyordu. Uzun süren uçuşa rağmen etrafta ne bir kapı ne de bir ışık kırıntısı vardı. Saylox kendi kendine mırıldandı:
"Bakalım, bakalım... Nerede bu çıkış?"
O sırada Rei gözlerini hafifçe aralamaya başladı. Saylox onun kıpırdandığını fark edince sesini alçalttı:
"Sessiz olman gerek prensim..."
Rei kaşlarını çatarak başını kaldırdı:
"Sessizlik mi? Prens mi?! Ne demeye çalışıyorsun sen?"
Saylox nazikçe gülümsedi:
"Sana biraz yenilenebilir güç verdim... Yoksa büyük ihtimalle ölürdün. Ama hayatını kurtarmam gerekti ve kurtardım."
Rei doğrulup Saylox’un kollarından kendini yere doğru bıraktı. Üstünü silkeleyerek mırıldandı:
"Teşekkür ederim... Ama şu an nereye gittiğimizi sormak isterim."
"Çıkışı arıyorum."
Rei etrafa baktı:
"Peki buldun mu?"
"Daha bulamadım ama yakında bulacağım."
Rei düşündü:
"Beni buraya yollayan adam aslında bir yarık açmıştı... Acaba senin de mi bir yarık açman gerek?"
Saylox başını iki yana salladı:
"Buradan yarık ile çıkamam. Normalde burası benim cezam... Ve buradan çıkmak imkansız bir olasılık."
Rei kararlı bir sesle yanıtladı:
"İmkansız diye bir şey yoktur!"
Saylox’un gözleri parladı:
"Prensten beklenen sözler..."
Rei alnını tuttu:
"Bu prens olayı da nereden çıktı?"
Saylox içtenlikle açıkladı:
"Beni kurtarmak için çabalaman bana masallardaki kahramanları anımsattı. Ve genelde senin yaptığını prensler yapıyor..."
Rei gözlerini devirdi:
"Amacım var; seni buradan hızlıca çıkarmak."
Saylox gülümsedi:
"O zaman aramaya devam!"
Sonsuz Döngü ve Mors Alfabesi
Saatler geçti. İkili Araf’ın kurak topraklarında ilerlemeye devam etti ama en ufak bir ilerleme kaydedemediler. Saylox durup nefeslendi:
"Çıkış için daha da çabalamamız gerek..."
Rei etrafındaki kasvetli boşluğa baktı:
"Burası sonsuz bir dünya gibi... Hiç bitmiyor. Ne kadar ilerlersek ilerleyelim her zaman aynı yere geliyoruz gibi. Her yer aynı!"
Saylox bir an duraksadı:
"Mors Alfabesi’ni biliyor musun?"
Rei şaşkınlıkla sordu:
"Hayır... Mors Alfabesi de ne?"
"Özel bir dil... Eskiden bir dönem insanların popüler alfabesiydi."
Rei anlamayarak baktı:
"Ne işimize yarayacak ki?"
Saylox açıkladı:
"Mors Alfabesi’ni kullanarak birisine yarık açtırabiliriz! Biz melekler her yere sinyal yollarız. Ben de Dünya’ya sinyal yollayarak buradan çıkmamızı sağlayabilirim."
Rei:
"Sen kendin yarık açamıyor musun?"
"Dediğim gibi, cezalıyım."
Rei derin bir nefes aldı:
"İyi, dene bakalım..."
Saylox gözlerini kapattı. Zihnini odaklayarak kanatlarından dışarıya görünmez dalgalar halinde Mors Alfabesi kodlarıyla Dünya’ya sinyal göndermeye başladı.
Ancak Dünya’daki Sam, öyle derin bir uykuya dalmıştı ki bu sinyalleri hissetmedi bile! Yere kapaklanmış, etraftaki hiçbir şeyi umursamadan mışıl mışıl uyuyordu.
Saylox uzun bir süre zorladıktan sonra ter içinde gözlerini açtı:
"İlla hissetmiştir..."
İkili umutla beklemeye başladı. Saniyeler, dakikalar geçti... Fakat etrafta hiçbir hareketlilik veya açılan bir boyut yarığı olmadı.
Rei bıkkınlıkla sordu:
"Başka planın var mı?"
Saylox mahcupça ensesini kaşıdı:
"Düşünmek lazım... İlk defa Araf’a geldim, o yüzden biraz acemi sayılırım."
Beklenmedik Misafir
Tam o esnada arkalarındaki koyu sisten soğuk ve alaycı bir ses yankılandı:
"Acemisin demek..."
Rei ve Saylox anında arkalarını döndü. Rei kılıcının kabzasına uzanarak bağırdı:
"Sen de kimsin?!"
Sislerin arasından yavaşça yürüyen figür netleşti. Bu kişi Eyer’di!
Eyer’in ellerinde ikişer tane, kollarında ise birer tane takılı, karanlık enerjiler saçan keskin hançerler parıldıyordu. Gözlerini soğukkanlılıkla Rei ve Saylox’a dikti. Hançerlerini birbirine sürterek çıkan metalik sesle gülümsedi:
"En son Dünya’daki savaş yarım kalmıştı... Ama şimdi savaşı sonlandırmaya geldim!"
