78. bölüm · Midnight Memories
78. Bölüm: Deather Kılıcı'nın Şerefi ve Kırılan Sözler
Saylox, baştan aşağı saf beyaz renge bürünen ve keskin kenarlarında ince kırmızı bir çizgi parıldayan Deather Kılıcı’nı gökyüzündeki devasa siyah gözün merkezinde duran Eyer’e doğru doğrulttu. Ancak Eyer, bu ilahi hamleyi küçümseyerek tek bir eliyle Deather Kılıcı’nın keskin tarafını havada tuttu. Diğer eliyle de Saylox’u boğazından yakalamak için öne atıldı.
Saylox, reflexsel bir manevrayla geriye çekilerek Eyer’in kavrayışından kaçındı ve kılıcı sertçe geriye doğru çekti. O saniyede Eyer’in kılıcı tutan eli bileğinden tamamen kesilerek aşağı döküldü. Deather Kılıcı’nın üzerindeki o saf beyaz gövde, saniyeler içinde Eyer’in karanlık ve yapışkan kanıyla kaplandı.
Kılıcın içinden derin ve gür bir ses yankılandı:
"Ölüm!"
Saylox şaşırarak mırıldandı: "Ölüm mü?"
Deather Kılıcı, ruhani bir öfkeyle haykırdı: "Ölüm diye bağır ve beni Eyer’e doğru tut çabuk!"
Saylox hiç tereddüt etmeden kanlı kılıcı Eyer’e doğru uzattı ve var gücüyle bağırdı:
"ÖLÜM!"
O anda Deather Kılıcı’ndan yayılan yıkıcı bir felaket dalgası Eyer’in bedenini kilitledi. Eyer havada tamamen hareketsiz kaldı; derisi kavrulup soyulmaya, gözeneklerinden oluk oluk kanlar akmaya başladı.
Ancak Deather Kılıcı bu dehşet verici manzaraya rağmen hoşnutsuzdu: "Tam da tahmin ettiğim gibi... Bu yöntemle bile bu Eyer’i durduramayız!"
Saylox şok içinde sordu: "Nasıl yani? Baksana, mahvoldu!"
Deather Kılıcı ciddiyetle cevap verdi: "Kendisi çok farklı, çok karmaşık bir yapay varlık..."
Kılıcın dediği gibi, derisi soyulan ve kanlar içinde kalan Eyer, içinde bulunduğu bu ölümcül durumdan aniden sıyrıldı. Kafası gıcırtılı seslerle tam 360 derece dönerek doğrudan Saylox’a kilitlendi. İğrenç bir sırıtışla tısladı: "Beni bu dandik yöntemlerle öldüremezsin melek!"
Saylox, dişlerini sıkarak içindeki ilahi gücü kılıca pompaladı:
"Izdırap!"
Eyer’in gözlerinden, burnundan ve kulaklarından bir anda kanlar fışkırmaya başladı. Ancak yapay varlık acıyı hissetmiyordu bile. Çılgınca bir kahkaha atarak bağırdı:
"GÖZ PATLAMASI!"
Gökyüzünü kaplayan o devasa Siyah Göz, doğrudan Saylox’a odaklandı. Eyer, gövdesi kanlar içindeyken alaycı bir sesle fısıldadı: "Seninle bir daha karşılaşmayacağız Saylox... Şimdi yaşayacağın o korkunç acının değerini iyi bil."
Göz Patlaması ve Kadim Bir Hatıra
Eyer’in emriyle devasa Siyah Göz, muazzam bir hızla Saylox’un arkasına geçti ve yıkıcı bir enerji biriktirmeye başladı. Aşağıda bu tehlikeli durumu fark eden Rei, son gücünü zorlayıp "Light Speed Burst!" diyerek kendisini ışık hızında gökyüzüne, Saylox’un yanına attı.
Eyer’e sert bir yumruk salladı ancak Eyer, kanlı elleriyle Rei’nin yumruğunu havada yakaladı ve onu sertçe Saylox’un üzerine doğru fırlattı. Ardından Eyer, bu karmaşadan faydalanarak havanın karanlığında hızla kaybolup kaçtı.
Devasa Siyah Göz patlamak üzereydi. Rei, Saylox’un önüne geçerek bağırarak kadim bir savunma tekniği kullandı:
"Kalkarius!"
Rei’nin etrafında devasa bir ışık kalkanı belirdi. Fakat Siyah Göz’ün patlaması o kadar devasaydı ki, kalkan patlamanın ilk saniyesinde tuzla buz olarak kırıldı.
O an, Saylox’un elindeki Deather Kılıcı bu korkunç yıkımı gördü ve içinden derin bir ah çekti: "Demek ki... O gün dediklerinde haklıymışsın..."
Kılıcın bilincinde, asırlar öncesine ait unutulmaz bir anı canlandı...
Dondurucu bir kış gecesiydi. Deatse ve Deather Kılıcı, çok önemli ve kanlı bir savaştan büyük bir galibiyetle dönmüşlerdi. Gece yarısı, bir ateşin etrafında oturmuş hem ısınıyor hem de dinleniyorlardı. Deather Kılıcı o zamanlar Deatse’ye öfkeyle söylenmişti:
"Neden savaştaki herkesi kurtarmadın aptal?!"
Deatse, ateşe bakarak sakince cevap vermişti: "Ölen kişilerin çoğu Hükümdardı... Biliyorsun, onlar zamanı gelince tekrar dirilirler."
Deather Kılıcı kızgınlıkla gürlemişti: "Senin onlara yol göstermen gerekmez miydi?! Onların ölmemesi için gerekirse kendi canını bile feda etmen gerekir! Yoksa gelecekte Aydınlığa giden hiçbir insan kalmaz... Hepsi senin gibi sadece kendini düşünür!"
Deatse alaycı bir gülüşle sormuştu: "Peki sen olsan... Kendi canını, nasıl olsa tekrar doğacak olan bir Hükümdar için feda eder miydin?"
Deather Kılıcı tek bir an bile tereddüt etmeden cevap vermişti:
"Yok olmayı bile göze alırdım!"
Deatse hafifçe gülümsemişti: "O zaman bir daha böyle bir olay olduğunda, kendini feda edersin."
Deather Kılıcı gururla başını kaldırmıştı: "En azından şerefimle yok olurum..."
Şerefli Bir Yok Oluş
Şimdiki zamana dönüldüğünde; Deather Kılıcı aniden Saylox’un elinden kendi iradesiyle fırladı!
Kılıç, Siyah Göz’ün o kıyamet benzeri patlamasının tam ortasına doğru uçtu. Deatse'ye verdiği o kadim sözü tutarak, patlamanın yarattığı tüm yıkıcı enerjiyi kendi gövdesine emmeye başladı. Rei ve Saylox’a tek bir kıvılcımın bile ulaşmasını engelledi.
Tüm o ölümcül enerjiyi içine çeken Deather Kılıcı’nın beyaz gövdesinde çatlaklar oluştu. Kılıç, saniyeler içinde ışık saçan minik toz parçalarına ayrılmaya başladı. Dudaklarından son bir fısıltı döküldü:
"En azından... Aydınlığa giden yolda az da olsa bir yol gösterip, şerefimle yok oldum. Bir kılıç olarak... Başka daha ne isteyebilirim ki?"
Deather Kılıcı’nın parıldayan toz parçaları gökyüzüne yayılarak yok oldu. Patlamanın yarattığı şok dalgasıyla Rei ve Saylox büyük bir gürültüyle yere sertçe düştüler.
Saylox, bedenindeki her kası acı içinde zonklarken kendini zorla ayağa kaldırdı. Etrafına bakarak titrek bir sesle mırıldandı: "Umarım... Umarım sandığım şey olmamıştır..."
Rei de üstündeki tozları silkeleyerek doğruldu. Sesinde derin bir kabulleniş vardı: "Sandığımız şey oldu Saylox. Deather Kılıcı... Bize Aydınlığı gösterip, kendi içi rahat bir şekilde yok oldu."
Saylox inanmak istemeyerek haykırdı: "Ama o bu kadar dayanıksız bir kılıç değildi ki!"
"Bütün patlama hasarını kendi içine çekti," dedi Rei, gökyüzüne bakarak. "Ve bu hasar tahmin ettiğimizden çok daha yüksekti. Ama o bunu bir an bile düşünmedi... Beni bile ters köşeye yatırdı. Kendisinden, Aydınlığa giden bu yolu bu kadar önemseyeceğini hiç beklemezdim."
Saylox gözleri dolu dolu fısıldadı: "Bu yolu bu kadar benimsediğini... Ben de hiç bilmiyordum. Ama... Ama b-ben buna bir son vereceğim! Şimdilik kaçmış olabilirsin Eyer... Ama..."
Rei, Saylox’un lafını sertçe kesti: "Devamını getirme Saylox. Sen de tıpkı benim gibisin... Ve eğer benim gibiysen, bil ki senin için hiçbir zaman 'mutlu son' diye bir şey yoktur."
Saylox, bu acı gerçekle yere çömeldi. Gözlerinden hafif hafif şeffaf yaşlar süzülmeye başladı ama ağlamadı, acısını içine gömdü. O sırada Rei’nin zihnindeki Aydınlık Rei’nin sesi tamamen kesilmiş, derin bir sessizliğe bürünmüştü. Rei içinden acı bir tebessümle düşündü: "Anlaşılan ben de günlerdir psikolojimi bozan o içimdeki sesi kaybetmişim..."
Karanlık Yemin
Saylox, bir süre sonra yavaşça ayağa kalktı. Gözlerindeki masumiyet tamamen silinmişti: "Eyer’i bulmam lazım Rei."
Rei iç çekerek cevap verdi: "Onu bulmak hiç kolay olmayacak gibi duruyor..."
Saylox, Rei’ye yaklaşarak adeta yalvardı: "Rei, dostum... Lütfen bana yardım et! Ben kendi başıma her şeyi mahvediyorum... Hem de her şeyi!"
Rei, bitkin bir halde başını salladı: "Benim sana şu an hiç bir faydam dokunmaz Saylox. Bayağıdır çok güçsüz bir ruha sahibim, bir süre dinlenmem gerek. Bence sen de hemen intikam almaya çalışma... Bu kafayla sadece daha fazla hata yaparsın."
Saylox gözyaşları içinde çaresizce üsteledi: "Lütfen... Lütfen bana yardım et!"
Rei derin bir nefes aldı: "Asıl benim yardıma ihtiyacım var dostum. Şu an iyiymişim gibi durduğuma bakma... İçim hala çok kötü."
Saylox endişeyle sordu: "Ne zamana düzelirsin?"
Rei umutsuzca cevap verdi: "Hiç bilmiyorum..."
Saylox, yumruklarını sıkarak kararlılıkla fısıldadı: "Ben intikam almak istiyorum."
Rei onun omzuna dokundu: "Önce biraz dinlen. Sonra düzgün bir kafayla tekrar bakarız."
Saylox, kafasını yavaşça kaldırıp Eyer’in gökyüzünde kaybolduğu o karanlık noktaya doğru baktı. Gözlerinde saf bir öfke ve nefret ateşi yanıyordu. Bütün şehri inletecek bir ses tonuyla ant içti:
"Senin o gözlerini teker teker söküp domuzlara yedirmezsem... Bana da Saylox demesinler!"
Saylox’un bünyesinden çıkan bu korkunç ve ilahi haykırış, şehrin üzerindeki tüm kasveti yardı. Çevredeki tüm kuşlar ve hayvanlar, bu ölümcül öfkenin yarattığı korkuyla çığlık çığlığa kaçışmaya başladı.
