50. bölüm · Midnight Memories
50. Bölüm: Podyumda Adalet ve Kırılan Rejisör
Siyah maskeli hırsız, elindeki paha biçilemez beyaz elbiseyle AVM’nin kalabalık koridorlarında son sürat kaçıyordu. Arkasından ise aynı hızla, rüzgarı arkasına almış Melek Hükümdarı Saylox koşmaktaydı. Saylox, kovalama esnasında bir av mağazasının vitrininde gördüğü gelişmiş bir balık oltasını ani bir refleksle kaptı. Hırsızı uzağa kaçmadan yakalamak amacıyla misinayı hızla ileriye fırlattı; fakat mesafe çok uzak olduğu için kancayı tutturamadı.
Bunun üzerine Saylox, "Yürüyerek yetişemeyeceğim!" diyerek kuralları esnetti. Arkasındaki beyaz melek kanatlarını tek bir hamlede açarak AVM’nin devasa tavan boşluğunda uçmaya başladı. Aşağıdaki yüzlerce insan, yukarıda süzülen bu kanatlı varlığı ve fırlatılan oltayı görünce, yaşananların AVM yönetimi tarafından organize edilmiş muazzam bir akrobasi gösterisi veya film çekimi olduğuna inandılar.
Tüm katlardan bir anda alkışlar ve "Helal olsun be! Yürü melek!" şeklinde tezahüratlar yükselmeye başladı. Saylox, bu coşkulu sesleri duyunca duygulandı, içinden derin bir sorumluluk hissetti: "Bu ölümlü insanlar bana inanıyor, bana güveniyorlar... Ben göklerin koruyucusuyum, bir meleğim ve onların bu saf güvenini asla boşa çıkarmamam gerek!"
Havada süzülen Deather Kılıcı ise durumun uzamasına sinirlenerek metalik sesiyle kükredi: "Melek bozuntusu! Beni hemen o hırsıza doğru fırlat!"
Saylox havada dengesini korumaya çalışarak, "Neden?" diye sordu.
"Fazla düşünme ve sadece dediğimi yap, fırlat beni!" diye diretti kılıç.
Saylox, "Öyle olsun bakalım!" diyerek elindeki kadim Deather Kılıcı'nı hırsızın kaçış istikametine doğru güçlü bir mızrak gibi fırlattı. Havayı yararak giden kılıç, hırsıza fiziksel bir zarar vermedi; ancak yanından geçerken yaydığı yoğun ruhsal enerjiyle adamı anında kendi zihin sarayına (bilincine) çekti. Hırsız, beynine yediği bu ani zihinsel baskıyla bir anda olduğu yerde donup kaldı, adımları kilitlendi.
Tasarımcının Hediyesi
Aşağıdaki kalabalık, bu harika "final hamlesini" görünce Saylox’u çılgınlar gibi alkışlamaya, ıslık çalmaya başladı. Saylox yere süzülüp kanatlarını gizlerken yüzünde kocaman bir çocuksu gülümseme belirdi: "Başardık... İlk defa, baştan sona düzgünce bir işi kendi başıma başardım!"
Vakit kaybetmeden hırsızın elindeki değerli elbiseyi alıp AVM güvenlik görevlilerine teslim ettiler; donup kalan hırsızı ise olay yerine gelen polislere devrettiler. İnsanlar hala Saylox'un etrafında toplanmış onu alkışlamaya devam ediyordu. Deather Kılıcı havada hafifçe titreyerek fısıldadı: "Etrafta çok fazla insan var, yanlış anlaşılmadan hemen buradan tüyelim."
Tam dükkandan çıkacaklarken, içeriye alelacele yaşlı, tonton bir teyze girdi. Yaşlı kadının üzeri mezuralar, kumaş parçaları ve iğnelerle doluydu; buranın asıl baş tasarımcısıydı. Yaşlı teyze, Saylox’un ellerini tutarak gözleri dolarak konuştu: "Sen... Sen benim hayatım boyunca tasarladığım en değerli eserimi, o kutsal elbisemi hırsızın ellerinden kurtardın! Sana ne kadar minnettar olsam azdır evladım. Bu minnettarlığımı mutlaka ödemek isterim."
Saylox nazikçe eğildi: "Teyzeciğim lütfen kendini kötü hissetme. Bu benim bu dünyadaki yegane görevim, adalet yerini buldu."
"Hayır, hayır! Asla kuru bir teşekkürü kabul edemem," diye diretti yaşlı kadın. "Sen benim en nadide eserimi korudun, benden bir ödül almak zorundasın."
Saylox, kadının bu aşırı ısrarı karşısında Deather Kılıcı’na baktı ve ardından teyzeye döndü: "Eğer illa ki çok ısrar ediyorsanız... O çalan beyaz elbisenin kumaşından aynısını benim ölçülerime göre dikebilir misiniz? Ama küçük bir şartım var; elbisenin üzerine kırmızı göz ve beyaz melek kanatları olan özel motifler işlemenizi istiyorum."
Yaşlı teyze neşeyle gülümsedi: "Bu istek benim için bir şereftir! Hadi gel bakalım arkaya, hemen ölçülerini alalım."
Deather Kılıcı, Saylox'un arkasından süzülürken içinden mırıldandı: "Bak hele bak... Bizim melek bozuntusu mutluluktan uçuyor resmen."
Yaşlı teyze, dahi elleriyle gece boyunca çalıştı ve Saylox’un tam hayal ettiği o unisex tasarımı, kırmızı göz ve beyaz kanat motifleriyle kusursuzca dikti. Üstelik karşılığında beş kuruş bile para almadı. Saylox’un yeni elbisesi, en azından kendisini caddede dolaşan normal insanlara daha çok benzettiği için Deather Kılıcı’nı memnun etmişti. Fakat kıyafetin hala tam erkek mi yoksa kadın mı olduğunu belli etmeyen o cinsiyetsiz yapısı kılıcı içten içe delirtmeye devam ediyordu. Yine de, yaşanan bu olayda Saylox’un gösterdiği azim ve kazandığı başarı, kadim kılıcı fazlasıyla şaşırtmıştı.
Bir Saatlik Sabır Testi
Yeni kıyafetleriyle AVM'den ayrılan bu tuhaf ikili, gece boyunca sokak sokak, çatı çatı gezerek Rei’yi tekrar aradılar. Ancak ne bir ayak izi ne de aurasından en ufak bir ipucu bulamadılar. Yine de, gün boyunca birlikte verdikleri o başarılı mücadele ve AVM macerası, aralarındaki o soğuk buzları eritmiş, bu ikiliyi birbirine bir nebze de olsa yakınlaştırmıştı.
Gece yarısını çoktan geçtiğinde Saylox umutla sordu: "Sence Rei acaba evine dönmüş müdür Deather Kılıcı?"
"Gidip tekrar bakalım," dedi kılıç bıkkınlıkla. "Sonuçta beni onun yanına götürecek olan, uçabilen sensin."
Saylox, kanatlarını açıp hızla gökyüzüne fırladı ve dakikalar içinde Rei’nin evinin önüne geldiler. Yukardan baktıklarında, evin pencerelerinden sızan ışıkların açık olduğunu gördüler; velet evdeydi! Saylox heyecanla bahçeye indi ve Rei’nin kapısını "tık tık" diye çaldı.
İçeriden hiçbir ses gelmedi. Saylox biraz bekleyip kapıyı bir daha çaldı, yine çıt yoktu. Kararlı olan melek bozuntusu durmadı; kapının önünde tam 1 saat boyunca aralıksız, ritmik bir şekilde kapıyı çalmaya devam etti.
En sonunda, içeriden gelen öfkeli ayak seslerinin ardından kapı sertçe, adeta kırılacakmış gibi açıldı. Karşılarında saçları dağılmış, gözleri uykusuzluktan kızarmış, bıkkın bir Rei duruyordu. Rei, dişlerinin arasından tıslayarak sordu:
"Siz... Benim başımdan ne zaman, hangi yüzyılda ayrılacaksınız acaba?!"
Deather Kılıcı, havada süzülüp Rei’nin yüzündeki o tam çökmüş ifadeyi görünce kahkahayı bastı, Saylox’un omzuna vurarak alayla mırıldandı:
"Aptal veledi en sonunda canından bezdirip tamamen bıktırdın melek bozuntusu... Aferin sana, büyük başarı!"
