112. bölüm · Midnight Memories
112. Bölüm: Beyaz Bileklik, İskender ve Yanlış Alarm
Excaltan, Rei’nin karnını tutup sızlanmasına hafifçe tebessüm ederek yanıt verdi:
"Eğer bir şeyler yemek istersen seni Dünya’ya gönderebilirim."
Rei umutsuzca etrafa bakındı:
"Burada hiç mi hiç yemek yok mu?"
Excaltan:
"Maalesef yok."
Rei:
"O zaman Dünya’ya dönmem gerek. Ama peki geri nasıl döneceğim? Sonuçta ben yarık açamıyorum. Eğer açabilsem direkt Cennet Hükümdarı’nı bulurdum zaten!"
Excaltan parmağını şıklattı. Bir anda havalı bir ışık hüzmesiyle Rei’nin gözünün önünde bembeyaz bir bileklik belirdi. Excaltan bilekliği alıp Rei’ye uzattı:
"Bu seni Cennet’e getirebilen bir alet. Bunu takınca... Bak, üzerinde bir düğme var. Ona basınca anında burada olursun."
Rei bilekliği alıp hemen bileğine taktı.
Excaltan parmağını kaldırarak uyardı:
"Ama dikkat etmen gereken birkaç husus var. Birincisi; bu bileklik tuvaletteyken, yemek yerken ve üzerinde bir kıyafet yokken seni Cennet’e getirmez."
Rei kaşlarını çattı:
"Neden bu üç olaydan biri olunca çalışmıyor?"
Excaltan ciddiyetle açıkladı:
"Cennet’te temizlik önemlidir. O yüzden tuvaletteyken, pis bir yerden Cennet’e gelemezsin. Cennet’te yemek yasaktır, ortamın rengini ve nurlu havasını bozar. Ve son olarak; üzerinde bir şey yokken, maalesef görüntü açısından kötü durur! O yüzden bu dediğim kurallara dikkat et."
Rei bilekliği evirip çevirdi:
"Bilekliğin pili biterse ne olur?"
Excaltan:
"Onda pil yok. Kendisi sürekli enerji üreten bir bileklik, o yüzden o tarz bir sorun olmaz. Bir de kırılmaz ve su geçirmez olmasını da senin için iyi olur diye ekledim."
Rei gülümsedi:
"Güzel bir şeye benziyor... Rengi bembeyaz olsa da güzel. Hatta düğmenin rengi bile beyaz."
Excaltan:
"Sevmen beni mutlu etti."
Rei:
"Neyse ben gidiyorum, sonra gelirim. ...Acaba nasıl gideceğim?"
Excaltan:
"Her zaman düğmeye bas. Dünya’da olsan da Cennet’te olsan da her zaman zıt tarafa gidersin."
Rei:
"Basalım o zaman!"
Gecenin Yarısında İskender Keyfi
Rei düğmeye bastığı an etrafındaki ışık büküldü ve kendini bir anda deniz kokan bir sahil kenarında buldu. Saat tam 00.00’dı.
Sahilde büyük bir kalabalık, ışıklar ve yüksek sesli bir müzik vardı. Rei bir X Best konserinin tam ortasına ışınlanmıştı.
Sahile bakan Rei içini çekti:
"Bu konsere en son Yui ve Saya ile gelecektik... Tabi ekilmiştim o gün ama açıklamaları yeterliydi. Tabi Yui ne kadar doğrucu birisi bilemem, gözü hep dışarıdaydı ama..."
Daha fazla geçmişi düşünmeyi bırakıp burnuna gelen o muazzam kokuya odaklandı. İleride açık olan bir restorana daldı. Kendine kocaman bir iskender döner söyledi. Hızını alamayıp tam 3 porsiyon iskenderi gömdü! Üzerine buz gibi ayranını içtikten sonra hesabı ödeyip dükkandan çıktı.
Utanç Verici An ve Ev Yolu
Konser hâlâ bitmemişti. Rei kalabalığın arasından geçerken sahil kenarındaki bir kıza gözü takıldı. Bir an donakaldı:
"Bir dakika... Bu kişiyi tanıyorum! Bu Yui!"
Rei heyecanla koşarak o tarafa seğirtti. Ancak kız, üzerine doğru hızla koşan Rei’yi görünce büyük bir panikle çığlık atıp kaçmaya başladı!
Rei durumu anlamadan, Speed Burst yeteneğini kökledi ve bir anda kızın önüne geçip onu yakaladı. Hatta hızını alamayıp kızın üzerine çıktı. Kızın yüzüne tam yakından baktığında ise dehşete düştü...
Bu kız Yui değildi! Sadece saç tarzı benziyordu.
Rei kıpkırmızı olarak hemen kızın üzerinden indi:
"Ç-çok özür dilerim! Yanlış anladınız!"
Kız üstünü başını düzeltip öfkeyle bağırdı:
"Bir daha olmasın be!"
Rei jet hızıyla ortamdan uzaklaştı. Yüzünü kapatarak sokak arasına daldı:
"Çok utanç verici bir şeydi ya..."
Sonra başını gökyüzüne kaldırdı, burukça gülümsedi:
"Ama Yui de kendini özleten birisi... Umarım annemi bulduktan sonra onu da bulurum."
Rei, mahcubiyet ve dolu bir mideyle yavaş adımlarla evine doğru yürümeye başladı.
