23. bölüm · Midnight Memories
23. Bölüm: Zindan ve Çalınan Bilinç
Yer altı dünyası, tarihinin en sönük günlerinden birini yaşıyordu. Rei arenaya girdiğinde tabelada yine aynı notu gördü: Rakip maçtan çekildi. Rei, elindeki Deather Kılıcı’nı sıkarak acı bir gülümsemeyle mırıldandı: "Karanlık beni gerçekten de dokunulmaz kıldı. Herkes benden korkuyor."
Ancak sadece Rei değil; İnvicible’ın ve Docelo’nun rakipleri de korkudan ortadan kaybolmuştu. Arenadaki binlerce seyirci, Yapio’yu yuhalamaya ve ıslıklamaya başladı. "Biz bunun için mi para verdik? Dövüş istiyoruz!" diye bağırıyorlardı. Yapio ter içinde kalmıştı, içinden "Bu üç herif tam baş belası! Turnuvanın içine ettiler, patron beni öldürecek," diye söyleniyordu.
O sırada arenanın dışındaki karanlık sokaklarda dehşet hakimdi. İnvicible, kaçmaya çalışan rakibini yakalayıp parçalara ayırmış; Docelo ise kendi rakibini her zamanki soğukkanlılığıyla zehirleyerek acılar içinde bırakmıştı. Finalden önce kimseye merhamet yoktu.
Yalnız Bir Dans
Rei, yer altı dünyasının boğucu havasından kurtulup sahile döndüğünde, kıyıda büyük bir partiye denk geldi. Yüzlerce insan müzik eşliğinde dans ediyor, gülüyor ve hayatın tadını çıkarıyordu. Rei bir an duraksadı. "Biraz eğlensem nasıl olur acaba?" diye düşündü.
Partiye katıldı. Kimseyi tanımıyordu ama müziğin ritmine kapılıp tek başına dans etmeye başladı. Kimse ona laf atmıyor, kimse onunla ilgilenmiyordu. O an zihninde eski görüntüler belirdi: Yui ve Saya ile gittiği o eski, gerçek partiler... O zamanlar her şey ne kadar basitti. Yaşadığı o güzel anılara duyduğu özlem kalbine bir bıçak gibi saplandı ve gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.
Hızla partiden ayrıldı. "Partiler bana göre değilmiş," dedi hıçkırarak. "Artık eğlenemiyorum. Yapacak tek bir şey kaldı; o da karanlığımı geliştirmek."
Zihindeki Prangalar
"Ama senin şu ana kadar yaptıkların karanlığa ait değildi."
Rei arkasına baktığında İnvicible’ı gördü. İçinden sisler eşliğinde çıkan Winder, Rei’nin yanına kadar yaklaştı.
"Ne demek istiyorsun?" diye sordu Rei.
"Seni başkası yönetti Rei. Ben senin karanlığa tam teslim olduğunu sanmıştım ama öyle değilmiş. Gerçek karanlık güçte kafanda öyle ışıklı bir taç belirmez. Gerçek karanlık daha yıkıcıdır."
Rei şüpheyle baktı. "O zaman göster bana! Gerçek karanlık nasıl olurmuş?"
Winder, "Gözlerini kapat ve hayatın sana getirdiği bütün acıları beyninde tekrar canlandır," dedi. Rei denileni yaptı. O an zihninde devasa, kapkaranlık bir zindan belirdi. Zindanın içinde Rei’nin Karanlık Formu vardı; parmaklıkları tekmeliyor, çıkmak için vahşice saldırıyordu.
"Şimdi ne yapacağım?" dedi Rei’nin zihindeki sesi.
"O kapıyı kendine çek ve onu serbest bırak!"
Rei zindanın kapısını asıldı. Demirler gıcırdayarak açıldı ama beklediği şey olmadı. İçerideki Karanlık Rei, gerçek Rei’yi yakaladığı gibi zindanın içine fırlattı ve kapıyı üzerine kilitledi. Rei’nin asıl bilinci artık kendi zihninin mahkumu olmuştu.
Babanın Gölgesi
Dış dünyada Rei’nin bedeni simsiyah bir enerjiyle kaplandı. Karanlık forma geçti ama vücudunun etrafında bir anda Altın ve Siyah karışımı zincirler belirdi. Winder bu enerjiyi görür görmez geri çekildi. "Yine geldi..." diye mırıldandı korkuyla. İnvicible’ın içine girip hızla olay yerinden kaçtı.
Birkaç dakika sonra Rei’nin karanlık formu dağıldı ve zincirler toz olup uçtu. Rei, nefes nefese kalarak yere yığıldı. Bilinci tekrar yerine gelmişti ama neler olduğunu tam hatırlayamıyordu.
"Demin ne oldu? Sanki bilincim bir yere kapatıldı... çalındı gibi," dedi titreyen ellerine bakarak. "Bunu ancak Deather Kılıcı bilir."
Rei, yorgun adımlarla evine doğru ilerlerken, zihnindeki o zindanın kapısının ne kadar kolay açıldığını ama artık ne kadar zor kapanacağını bilmiyordu.
