82. bölüm · Midnight Memories
82. Bölüm: Yalanların Gölgesinde
Saylox, Cennet’in altın sarısı ve beyaz mermer kaplı koridorlarında hızlı adımlarla Excaltan’ı arıyordu. Fakat gitmediği yer kalmamasına rağmen Cennet Hükümdarı hiçbir yerde yoktu.
Saylox kendi kendine mırıldandı: "Bu olanlar hiç normal değil... Bir şeylerin yanlış gittiği kesin. Bunları bilgili birisine anlatıp yardım almam gerek."
Sessiz ve tenha bir koridora doğru saptığı sırada, sütunların arkasından gelen iki meleğin fısıltılarını duydu. Saylox adımlarını yavaşlattı ve bir sütunun arkasına saklanarak dinlemeye başladı.
Sağdaki melek, endişeli bir ses tonuyla sordu:
"Excaltan’ın son yaptıklarından haberin var mı?"
Soldaki melek şaşkınlıkla başını salladı:
"Haberim yok... Ne yaptı ki?"
Sağdaki melek sesini daha da alçalttı:
"Dünya’nın bir altındaki kattaki bütün varlıkları yok etmiş!"
Soldaki melek dehşetle gözlerini açtı:
"Niye yapmış ki böyle bir şeyi?"
Sağdaki melek etrafı kontrol ettikten sonra devam etti:
"Şu bize yeni katılan melek var ya... Hani Melek Hükümdarı olan. İşte o, oradan Dünya’ya kaçmaya çalışan varlıkları durdurmak için görev almıştı. O görevde bir Sefir tarafından lanetlenmiş! Hem de bir şanssızlık laneti... Ama sakın kimseye söyleme! Şu an herkesin ağzını kapattılar. Eğer dışarı bir kelime bile sızarsa bizi Cennet’ten kovarlar!"
Duydukları karşısında Saylox’un kanı dondu. Kalbi göğsünü yırtacakmış gibi çarpmaya başladı. Yavaşça gerileyerek oradan uzaklaştı ve ana merkeze doğru koşmaya başladı.
Zihninde tek bir cümle yankılanıyordu:
‘Tüm yaşananlar gerçekmiş... Hepsi gerçekmiş! Ama neden bunu benden sakladılar ki?’
Görkemli Binaya Doğru
Saylox merkeze ulaştığında gözü panik içinde etrafı taradı ve gördüğü ilk meleğin, Lihterya’nın yanına hızlıca yaklaştı.
"Benim hakkımda neler biliyorsunuz?" diye sordu nefes nefese.
Lihterya, karşısındaki genci süzdü:
"Sen de kimsin?"
Saylox şaşırdı:
"Beni bilmiyor musun?"
Lihterya hafifçe gülümsedi:
"Seni ilk defa görüyorum ufaklık. Sorun nedir?"
Saylox vakit kaybetmeden derdini anlattı:
"Beni bir Sefir lanetledi! Hem de şanssızlık üzerine..."
Lihterya’nın kaşları havalandı:
"Sefir mi? Onlar normalde durduk yere lanetlemezler... Emin misin?"
Saylox kararlılıkla yanıtladı:
"Eminim!"
Lihterya düşündü:
"İstersen bir Excaltan ile konuş..."
Saylox iç çekti:
"Onu da bulamıyorum ki."
Lihterya eliyle ileride yükselen devasa yapıya işaret etti:
"Şu ilerideki yuvarlak binayı görüyor musun? Orası Cennet’teki bütün güçlü Hükümdarların toplandığı yerdir. Genelde Excaltan da orada olur."
Saylox rahat bir nefes aldı:
"Teşekkür ederim!" deyip hızla yuvarlak binaya doğru koşmaya başladı.
Lihterya ise arkasından bakarken içinden geçirdi: ‘Benim kim olduğumu hiç sormadı bile... Neyse, sonra öğrenir.’
Excaltan ile Yüzleşme
Saylox devasa yuvarlak binadan içeri girdi. Sessiz ve ihtişamlı salonları geçtikten sonra Excaltan’ı geniş bir masada sakince kitap okurken buldu.
Hiç beklemeden yanına gitti:
"Size anlatmam gereken çok önemli bir olay var!"
Excaltan elindeki kitabı yavaşça kenara koydu. Sesi son derece sakindi:
"Buyur, otur karşıma."
Saylox sandalye çekip oturdu ve direkt konuya girdi:
"Ben bir Sefir tarafından lanetlendim... Hem de şanssızlık üzerine!"
Excaltan elini hafifçe sallayarak kestirip attı:
"Boşver... Şu an o katta bir tane bile Sefir kalmadı."
Saylox şaşkınlıkla gözlerini açtı:
"Ne oldu ki orada?"
Excaltan soğukkanlılıkla yanıtladı:
"Olması gereken oldu. Ama sen bunlara takılma."
Saylox endişeyle devam etti:
"Peki bu şanssızlık konusunda ne yapacağım?"
Excaltan bir süre düşündü:
"Şu an kesin bir yargı veremem ama zamanla bir çözüm buluruz."
Saylox masaya doğru eğildi:
"Ya bulamazsak?"
Excaltan kendinden emin bir tavırla gülümsedi:
"Bulamadığımız bir çözüm yok. O yüzden dert etme, Melek Hükümdarı."
Saylox biraz olsun rahatlamıştı:
"Peki şimdi ne yapacağım?"
Excaltan:
"Bir süre dinlen. Sonrasında sana yeni bir görev vereceğiz."
Saylox ayağa kalktı:
"Tamamdır, sağ olun."
Excaltan başını salladı:
"Bu benim görevim, teşekkür etmene gerek yok."
Saylox odadan çıkıp koridorda yürümeye başladığında içini garip bir huzur kaplamıştı.
‘İyilik yapmak kolay değil anlaşılan...’ diye düşündü gülümseyerek. ‘Excaltan benim için tüm Sefirleri katletti. Bu beni çok mutlu etti... Sanırım iyilik yapmak da insanı böyle mutlu eden bir şey olsa gerek.’
O sırada odada yalnız kalan Excaltan, masadaki kitabına bakarak derin bir iç çekti. Zihninden geçen düşünceler ise Saylox'un sandığından çok farklıydı:
‘Melek Hükümdarı’na ilacını bulmak çok zor diyemem... Kusura bakma Saylox, ama sana yalan söylemem gerekiyor.’
