64. bölüm · Midnight Memories
64. Bölüm: Durdurulan Zaman ve İkinci Rövanş
Göz Hükümdarı Eyer, karşısında beliren muazzam şeytani baskıya bakarak buz gibi bir sesle sordu: "Demek o meşhur Cehennem Hükümdarı ve Şeytan... Evil Eye sensin, öyle mi?"
Evil Eye, bu soruya zerre kelime dökmeden, simsiyah ve tehditkar gözlerini kısarak sadece sessizlikle cevap verdi. Onun bu umursamaz duruşunun üzerine Deatse öne atıldı, yüzünde pervasız bir tebessüm belirdi: "Sanırım burada çözülmesi gereken büyük bir sorununuz var... Peki bu sorunu teke tek, erkekçe aramızda halletmeye ne dersiniz?" Deatse, bunu söylerken iki devasa elini yumruk yapıp kemik sesleri eşliğinde birbirine tokuşturdu.
Eyer, bakışlarını Ölüm Hükümdarı’na çevirdi: "Bu işe karışma Deatse. Yoksa seni de hiç acımadan ortadan kaldırırım."
"Öyle mi?" dedi Deatse. Elini kumlara doğru uzattığı an, yerdeki Deather Kılıcı adeta bir mıknatıs gibi hızla onun avcuna çekildi. Deatse kılıcı havada bir kez savurup omuzuna yasladı: "Normalde bizim velet Rei burada olsaydı, ona böyle güzel, kanlı bir dövüşü canlı canlı izletmek benim için büyük bir zevk olurdu. Ama ne yazık ki şansına küssün, bugün seyircimiz yok."
Eyer, o mekanik duruşunu bozmadan uyardı: "Sen benim tam olarak kim olduğumu, arkamdaki gücü bilmiyorsun Deatse."
Deather Kılıcı, Deatse’nin elinde tir tir titreyerek zihnine haykırdı: "Deatse dur! Yalvarırım hemen saldırma!"
Deatse, "Benim öyle alt sınıf, ne idüğü belirsiz bir Hükümdardan laf yiyecek halim yok," diyerek kılıcı susturmaya çalıştı.
Kılıç daha da panikleyerek bağırdı: "Kendisi alt sınıf falan değil! O, tüm evrene korku salan o meşhur Eye Tarikatı’nın bizzat kurucusu!"
Deatse sadece sırıttı: "Ne olmuş yani? Sonuçta bu evrendeki her canlı, eninde sonunda benim o soğuk ölümümü tadacaktır."
Deather Kılıcı sitemle sordu: "Sana ne oldu böyle Deatse? En son Winder’a karşı savaşırken senin biraz olsun düzeldiğini, mantıklı davrandığını görmüştüm. Ama hiç değişmemişsin, hala aynı delisin!"
Deatse, "Ben dövüş esnasında bu tarz felsefi konuları konuşmayı hiç sevmem," dedi gözlerini Eyer’e dikerek. "En iyisi, uzun zamandır biriken şu stresi biraz atmak!"
Toz ve İllüzyon
Deatse, sözünü bitirir bitirmez inanılmaz bir hızla ileri atıldı ve Deather Kılıcı’nın tek bir keskin hamlesiyle Eyer’in kafasını oracıkta gövdesinden ayırdı! Ancak Eyer’in bedeni kanamak yerine bir anda kapkara bir toza dönüşerek rüzgarda dağıldı ve saliseler içinde Deatse’nin tam arkasında yeniden belirdi.
Deatse, arkasını bile dönmeden, "Arkamda olduğunu zaten biliyorum," diye mırıldandı ve anında geriye doğru dönüp kılıcı tekrar savurdu. Ama sonuç yine aynıydı; Eyer yine toza dönüşüp başka bir noktada belirdi. Deatse sinirlenerek, "O zaman... Ölüm Anı!" diyerek kadim yeteneğini serbest bıraktı. Normalde her canlıyı felç eden bu ölümcül büyüye rağmen Eyer yerinden bile kıpırdamadı, durumdan zerre etkilenmedi.
Eyer, canı sıkılmış gibi hafifçe esnedi: "Elindeki o zavallı kozlar bittiyse... Sıra bende."
Eyer gözlerini sertçe açıp kapattı. O anda sahilin kumlarında, gökyüzünde ve etraftaki tüm boşluklarda kıpkırmızı, sinsi binlerce göz belirdi. Eyer’in iki elinde birden parıltılı, ölümcül hançerler peydah oldu. "Ölüm Hükümdarı... Sana ve geçmişine saygım sonsuz," dedi Eyer. "O yüzden buradan canlı çıkman için sana son bir şans tanıyorum. Çünkü birazdan işleri gerçekten ciddileştireceğim."
Deatse kılıcını dikleştirerek meydan okudu: "Gönder gelsin, elinden geleni ardına koyma!"
Docelo o sırada arkadan pis pis sırıterek araya girdi: "Bu arada Ölüm... Bu sefer Black Eye’ın geçmişte sana acıdığı gibi, Eyer sana asla acımaz, bilmiş ol."
Evil Eye, bu sözlerin üzerine gözlerini iyice kıstı ve bedeni yoğun, kapkara bir sise dönüşerek sahil şeridine yayıldı. Docelo, Eyer’e dönerek görev dağılımı yaptı: "Ölüm Hükümdarı sende Eyer... Cehennemin o kibirli Şeytan’ı da bende!"
Durdurulan Zamanın Ortasında
Eyer, Deatse’nin üzerine doğru inanılmaz bir hızla ve son derece agresif, yırtıcı hamlelerle atıldı. Hançer darbeleri havayı yırtarken, Deatse elindeki Deather Kılıcı ile bu amansız ve dahi hızlı saldırıları zar zor engellemeye çalışıyordu. Eyer, saldırırken hala o sinir bozucu ses tonuyla, "Sana hala acıyorum Ölüm..." diye fısıldıyordu.
Deatse bu sözlerle birlikte tamamen öfkelendi. Güçlü bir karşı hamleyle Eyer’i gerisin geri itti: "Benim psikolojimle, benim geçmişimle oynamaya çalışmayın! Yoksa sizin o akıl sağlığınızı da kendi ellerimle bozarım!"
Eyer durup etrafına bakındı: "Şu an bu sahilde sadece bizim 4 kişimiz için zaman akıyor Deatse. Geriye kalan herkes ve her şey için zaman tamamen durmuş durumda."
Sahile bakıldığında gerçekten de Saylox, Gözer ve dalgalar tamamen donmuş birer heykel gibi kalakalmıştı. Deatse dişlerini sıktı: "Zamanı manipüle ederek, bu durdurulmuş zamanla bana geçmişteki eşimi, o acıyı hatırlatmak sana hiçbir şey kazandırmayacak Eyer!"
Eyer hançerini çevirdi: "O acı senin kendi aklına geliyor Ölüm... Benim değil."
Eyer, saniyeler içinde Deatse’nin suratına sağlam, öldürücü bir yumruk indirmek için hamle yaptı. Ancak Deatse, muazzam bir refleksle iki kolunu birden siper ederek o devasa yumruğu havada yakaladı. Deatse, Eyer’in gözlerinin içine bakarak hırladı: "Eğer şu an bu aciz insan bedeninde değil de, kendi asıl ilahi vücudumda olsaydım... Şu an senin arkandan ruhuna dualar okuyordum! Ama şans yüzüne gülüyor, bu beden yüzünden yaşam süren biraz daha uzuyor. Yine de merak etme; eninde sonunda benim ellerimde öleceksin!"
Eyer, o buz gibi bakışlarıyla cevap verdi: "Ölümden korkmayanı... Ölümle korkutamazsın."
Rövanş: Power Damage 2.0
Aynı anlarda, sislerin içinden aniden fırlayan Evil Eye, Docelo’nun kafasını uçurmak üzere ölümcül bir darbe indirdi. Ancak Docelo, inanılmaz bir hızla tek bir adım öne atılarak pozisyonunu değiştirdi ve Evil Eye’ın bu sinsi saldırısı tamamen boşa gitti.
Docelo’nun etrafını muazzam bir yapay enerji kapladı; o artık tamamen bir Yapay Hükümdar formuna bürünmüştü. Yüzünde sadist bir tebessümle, "Eee, eski bir rövanşa ne dersin Şeytan?" diye sordu. "Ama bu seferki dövüşün kuralı farklı... Bu sefer kaybeden bu evrenden tamamen silinecek, yok olacak! Ona göre dövüş!"
Docelo, bedenindeki tüm yapay enerjiyi yumruğuna odaklayarak haykırdı: "Power Damage 2.0!"
Evil Eye, üzerine gelen bu devasa yıkıcı güce karşı anında ellerini öne uzattı: "Şeytan Kalkanı!" Muazzam bir patlama sesi sahilde yankılanırken, Evil Eye bu korkunç saldırıyı kıl payı savunmayı başardı ve hemen ardından tekrar kapkara bir sise dönüşerek gözden kayboldu.
Docelo tam etrafına bakınırken, Evil Eye sislerin arasından onun tam arkasında belirdi ve ensesine doğru bitirici bir darbe indirdi. Ancak Yapay Hükümdar Docelo, arkasını bile dönmeden o darbeyi tek bir koluyla havada yakaladı!
Docelo, Evil Eye’ın yumruğunu sıkarak sinsi bir kahkaha attı: "Şu hayatta en sevdiğim tam 3 şey vardır Şeytan... 1. Pasta yemek, 2. Hayal kurmak, 3. Ve en önemlisi... Karşımdakine 'Ben sana demiştim!' demek!"
Docelo, Evil Eye’ın gözlerinin içine nefretle bakarak cümlesini tamamladı: "Ve şimdi... Ben sana demiştim! Kaybeden tamamen yok olacak!"
Docelo, serbest kalan diğer yumruğunu doğrudan Evil Eye’ın göğsüne doğru fırlatırken tekrar bağırdı: "Power Damage 2.0!"
