61. bölüm · Midnight Memories
61. Bölüm: Gökyüzündeki İtiraf ve Saklanan Gerçek
Sahilde, denizin hafif çırpıntıları kıyıya vururken Saylox ve Gözer yan yana oturmuş, karanlık suları izliyorlardı. Saylox, yüzünde her zamanki o minnettar tebessümle Gözer’e döndü:
"Aydınlığa giden bu kutsal yolda bana gerçekten çok fazla yardımın dokundu Gözer. Sana ne kadar teşekkür etsem azdır."
Gözer, dizlerini kendine doğru çekip kollarını bağlarken hafifçe gülümsedi: "Sana yardım edebilmeme sevindim diyelim..."
Saylox, aklındaki o soruyu sordu: "Sanırım sen bizim Rei ile önceden tanışıyorsun, öyle değil mi?"
"Hayır, aslında kesinlikle tanışmıyoruz," dedi Gözer net bir sesle. "Sadece geçmişte kendisinin ismini çok fazla duyuyordum, o kadar."
Saylox tatmin olmuş bir şekilde başını salladı: "Yani... Ne olursa olsun, Aydınlığın gelişmesi ve yayılması için bana çok büyük bir yardımda bulundun."
Gözer, "Ben sadece sana bir selam vermek, biraz kafa dağıtmak için gelmiştim," diyerek konuyu geçiştirmeye çalıştı.
Saylox gözlerini kısarak sinsi bir bilge gibi gülümsedi: "Vay canına... Demek bu yaptığın büyük iyiliğini benden gizlemek istiyorsun? Tamam, merak etme; yaptığın bu iyilik benimle tamamen güvende. Sonuçta ben bir meleğim ve Aydınlığa giden bu şanlı yolda herkese yardımcı olmak benim asıl görevim."
Gözer derin bir iç çekerek gözlerini devirdi: "Saylox... Artık bu yaptığın melek şakasının cıvkı biraz çıkmadı mı sence de?"
"Ama ben şaka yapmıyorum ki," dedi Saylox o sarsılmaz dürüstlüğüyle. "Ben gerçekten, kelimenin tam anlamıyla bir meleğim."
Tam o sırada, ceketinin altından Deather Kılıcı’nın zihinsel sesi adeta panik içinde kükredi: "Ulan melek bozuntusu! İnsanlara melek olduğunu uluorta söylemeyi kes artık! Eğer melek olduğunu böyle uluorta söylersen, bu senin için bu dünyada çok büyük bir sorun yaratır! Bu dünyada senin dışında bir tane bile canlı melek yok, anlıyor musun? O yüzden düzgünce bir insan gibi davran ve rolünü oyna!"
Saylox içinden kılıca kararlılıkla cevap verdi: "Dürüstlük, her şeyin ve tüm evrenin üzerindedir Deather." Ardından hemen Gözer’e döndü: "Eğer bana inanmıyorsan... Gerçekten bir melek olduğumu sana şu an, hemen kanıtlayabilirim."
Gözer, onun bu inadı karşısında alaycı bir şekilde sırıttı: "İyi o zaman... Kanıtla bakalım."
Altı Kanadın Gölgesi
Saylox hiç ikiletmedi. Aniden hamle yaparak Gözer’i kucakladı. Tam o salisede, Saylox’un sırtından dışarıya doğru parıl parıl parıldayan, ilahi bir ışık saçan 6 büyük melek kanadı birden açıldı. Kanatların yarattığı o kutsal rüzgar sahildeki kumları havaya savurdu.
Deather Kılıcı, sırtından kayıp kumlara düşerken bıkkınlıkla mırıldandı: "Sanırım sizin bu geceniz bayağı bir uzun olacak... En iyisi beni burada, sahilde kendi halime bırak melek bozuntusu. Zaten ne söylesem sözüm dinlenmiyor, kafana göre takılıyorsun."
Saylox, sırtından düşen kılıca bakıp, "Sen bilirsin Deather," dedi ve sırtındaki 6 kanadı güçlü bir şekilde çırparak kucağındaki Gözer ile birlikte bir anda gökyüzüne doğru havalandı. Kafeden ve sahilden kilometrelerce yukarıda, bulutların sınırında uçuyorlardı.
Gözer, altlarında hızla küçülen şehre ve Saylox’un sırtındaki o devasa 6 parıltılı kanada bakarken gözlerine inanamadı. Şaşkınlıktan dili tutulmuş bir halde fısıldadı: "Sen... Sen gerçekten bir melek misin?"
Saylox gökyüzünde süzülürken gülümsedi: "Melekler her zaman dürüsttür Gözer."
Gözer, şaşkınlığını üzerinden atıp o sinsi felsefi tavrına geri dönmeye çalışarak, "Lucifer, yani o bahsettiğin şeytan da eskiden bir melekti," diye hatırlattı.
Saylox net bir cevap verdi: "Ama şu an melek değil, önemli olan da bu."
Gözer, simsiyah gözlerini Saylox’a dikerek sordu: "Peki... Neden melek olduğunu, bu en büyük sırrını gelip benimle paylaşıyorsun?"
"Aslında ben kimseden saklanmıyorum," dedi Saylox saf bir rahatlıkla. "O yüzden karşıma kim çıkarsa çıksın, melek olduğumu ona seve seve gösteririm."
Gözer’in yüzündeki o heyecan hafifçe söner gibi oldu, biraz bozularak: "Yani... Bu durum bana özel bir şey değil, öyle mi?" dedi.
Saylox durumu hemen toparladı: "Aslında bakarsan sana özel bir durum oldu. Çünkü bu koca dünyada benim gerçek bir melek olduğumu bilen çok nadir insanlardan birisin artık. Ama bence benim ne olduğum önemli bir durum değil. Asıl önemli olan, bu dünyada yapılacak olan iyilikler... Benim asıl amacım, tüm evreni iyilikle sarmak. Şu anki gerçekçi hedefim ise dünyayı iyileştirmek. Hatta daha da gerçekçi konuşmak gerekirse; sen ve Rei’ye bu Aydınlığa giden yolda bizzat eşlik etmek. Bak, bu konuda kesinlikle çok özel olacaksınız! Bu kutsal yoldaki ilkler, öncüler siz olacaksınız. Bu ne kadar heyecanlı bir şey, bir düşünsene... Keşke ben de bir insan olsaydım da, bir meleği dinleyip Aydınlığa doğru yürüyebilseydim... Bu benim en büyük hayalim olurdu."
Açılan Kartlar
Gözer, Saylox’un bu saf inancını ve gözlerindeki o parıltıyı izlerken derin bir nefes aldı: "Anlaşıldı... Bu yüzden Aydınlık meselesine bu kadar büyük bir takıntın var. Ama ben hala dün ve bugün dediklerimin sonuna kadar arkasındayım Saylox... Kötülük olmadan, iyilik asla var olamaz."
Saylox gökyüzünde hafifçe çember çizerek uçarken uyardı: "Bunu bana bu dünyada çok fazla söyleyen var zaten. Ama ben, bu evrende kötülük olmadan da sadece saf iyiliğin var olabileceğini hepinize kanıtlamak, bunu göstermek istiyorum. Ve bunu kesinlikle başaracağım."
Gözer, altlarındaki şehrin ışıklarına bakarak fısıldadı: "Düşüncene ve bu inancına sonuna kadar saygı duyuyorum... Sonuçta sen bir meleksin. Aslında beni pek de şaşırtmadın diyebilirim."
Saylox neşeyle gülümsedi: "Eğer seni şaşırtmadıysam, ne güzel!"
Gözer’in simsiyah gözlerinde bir anda o kapkara, sinsi ve çok güçlü bir enerji dalgalanması belirdi. Yüzünde gizemli bir gülümseme oluşurken Saylox’un gözlerinin içine baktı ve o buz gibi sesiyle mırıldandı:
"Eğer bu gece... Bu gökyüzünde herkes kendi gizli kimliklerini tek tek açık edecekse... O zaman sanırım ben de kendi gerçek kimliğimi açık edeceğim."
