59. bölüm · Midnight Memories
59. Bölüm: Eski Bağlar ve Derindeki Ses
Gece yarısını çoktan geçmişken, Saylox ve Deather Kılıcı vakit kaybetmeden Rei’nin kapısına dayandı. Saylox, içindeki sabırsız enerjiyle kapıyı adeta binlerce kez, hızlı ve ritmik bir şekilde tıklatmaya başladı.
Deather Kılıcı ceketinin altından endişeyle fısıldadı: "Emin misin melek bozuntusu? O aptal veledi bu sefer gerçekten Aydınlığa çekebilecek misin?"
Saylox kapıya vurmaya devam ederken, "İçimde küçücük bir ukte, bir umut bile olsa bunu yapacağım," dedi kararlılıkla.
Tam o sırada kapı sertçe açıldı. Karşılarında duran Rei, tamamen değişmiş bir görüntüye sahipti; saçlarını sıfıra vurmuştu. Gözlerindeki yorgunluk ve öfkeyle onlara baktı: "Yine ne oldu? Eğer konu yine Aydınlık veya babam hakkındaysa, hemen şimdi buradan gidin."
Tam o esnada, sokaktan kırmızı R25 motorunun homurtusu duyuldu. Gözer, motoruyla oradan geçerken kapıdaki Saylox’u fark etti ve şaşırarak motoru kaldırıma, kenara çekti. Kaskını çıkarırken içinden geçirdi: "Evde zaten aileden iyi bir azar işittik, moralim sıfır... Bari gidip Saylox’la biraz eğleneyim de kafa dağıtayım."
Motorundan inip kapıya doğru adımlayan Gözer, Saylox’un yanındaki Rei’yi görünce duraksadı. Gözlerini kısarak mırıldandı: "Sanki ben bu çocuğu bir yerden hatırlıyor gibiyim... Bu çocuk, lisedeyken Alora, Alya ve Qertil’le birlikte takılan o çocuk değil mi?"
Gözer yanlarına varıp alayla sordu: "Hayırdır, bu saatte burada parti mi yapıyorsunuz?"
Rei bıkkınlıkla gözlerini devirdi: "Bir kişi daha mı? Şaka mısınız siz?"
Saylox neşeyle Gözer’e döndü: "Kendisi Rei! Rei’yi Aydınlığa çekmek istiyorum ama ne yaptıysam hiçbir zaman kabul etmiyor."
Deather Kılıcı o sırada içinden hayıflanıyordu: "Ah melek bozuntusu ah... Keşke okulda o müdürün odasından Alora ve Qertil’in telefon numaralarını bulup alsaydık, işimiz çok daha kolay olurdu. Tabi bizim melek bozuntusu 'Ben Rei'yi telefonsuz da ikna ederim' dedi ama işte görüyorsun, ikna edemiyor."
Saylox, Rei’ye dönerek son kozunu oynadı: "Peki Rei... Eğer Alora ve Qertil’i seninle konuşturursam ve onlar da sana Aydınlığı överse, o zaman Aydınlığa gelir misin?"
Rei’nin gözleri sarsıldı: "Sen... Sen onları nereden biliyorsun?"
Saylox hemen arkasını işaret etti: "Deather Kılıcı söyledi!"
Kılıç içeriden panikle tısladı: "Hey! Beni öne sürüp durma melek bozuntusu!"
Rei derin bir iç çekti, bakışlarını yere indirdi: "Son zamanlarda ne onlar bana ulaşabildi, ne de ben onlara ulaşabildim. Bence o konu benim için tamamen kapandı artık."
Deather Kılıcı araya girerek zihinsel dalgayı Rei'ye de iletti: "Onlara ulaşamama sebebin tamamen Winder’dı çocuk! Winder, senin onlarla iletişim kurmanı bilerek engelledi. Seni yalnızlaştırarak Karanlığa geçmeni sağladı."
Rei duydukları karşısında donakaldı. Bir süre düşündükten sonra, "Eğer bu dedikleriniz gerçekten doğruysa... Aydınlığa geçmeyi ciddi ciddi düşüneceğim," dedi. "Ama eğer doğru değilse, bir daha asla bu kapıya gelmeyeceksiniz."
Saylox sevinçle bağırdı: "Kabul ediyorum! Sonuçta herkes eninde sonunda Aydınlığa giden o şanlı yolu sevecektir."
Rei, "Yanınızda telefon var mı?" diye sordu. "Ben öfkeyle kendiminkini kırdım."
Gözer hemen öne atılarak cebinden telefonunu çıkardı: "Bende var. Hem... Bende Qertil’in numarası da kayıtlı."
Rei şaşkınlıkla telefonu aldı ve Gözer’in gösterdiği numarayı tuşladı. Telefon tam 1 dakika boyunca ısrarla çaldı, ancak karşı taraftan açan olmadı. Rei, umutsuzca telefonu Gözer’e geri uzattı: "Açan yok. Şimdi gidin buradan."
Geri Dönüş Aklaması ve Özlem
Tam arkalarını dönüp gideceklerken, Gözer’in telefonu ellerinde aniden yüksek sesle çalmaya başladı. Arayan Qertil’di! Gözer hemen aramayı yanıtladı: "Naber Qertil?"
Karşı taraftan Qertil’in şaşkın sesi geldi: "Siz de kimsiniz?"
Gözer sinsi bir gülüşle, "Ben Gözer, tanımadın mı?" dedi.
"Gözer mi? Yok, tam çıkaramadım..."
Gözer kıkırdadı: "Hatırlatmak istemem ama... Zamanında bana fena halde yavşadığın o dönemde, benden zorla telefon numaramı almıştın hani?"
Qertil telefonda mahcup bir şekilde öksürdü: "Şey... Öhöm... Ben o dönem bayağı bir kızdan telefon numarası almıştım da, kusura bakma. Neyse, beni neden aradın?"
Gözer konuyu uzatmadı: "Neyse, konu ben değilim zaten. Konu... Rei."
Telefonun ucundaki Qertil’in sesi bir anda bıçak gibi kesildi: "Rei mi?! O... O yaşıyor mu? Biz onu ne kadar arasak da hiçbir şekilde ulaşamadık! Dostumun beni tamamen unuttuğunu sanmıştım..."
Gözer, "Kendisiyle doğrudan konuşmaya ne dersin?" diyerek telefonu hemen Rei’ye uzattı.
Saylox bu manzarayı izlerken keyifle mırıldandı: "Hiç böyle tahmin etmemiştim ama buraya gelmemiz gerçekten çok iyi oldu."
Rei titreyen eliyle telefonu kulağına götürdü: "Alo?"
"Dostum! Benim! Nerelerdesin sen?!" diye haykırdı Qertil. Tam 10 dakika boyunca Rei’yi ne kadar çok özlediğini, onu her yerde aradıklarını uzun uzun anlattı. Rei, telefondan gelen bu samimi sesle birlikte uzun zamandır ilk defa hafifçe gülümsedi.
Rei onun halini hatrını sorunca Qertil neşeyle anlatmaya devam etti: "Çok iyiyim dostum! Hatta okulda derslerde birinci oldum, Alora’yı bile ikinciliğe fırlattım!" Sonra duraksayıp Rei’ye sordu: "Eee, sen nasılsın, neler yapıyorsun?"
Rei, gözlerindeki karanlığa bakarak durumunun kötü olduğunu, ağır bir depresyonda olduğunu ima eden cümleler kurdu. Qertil bu duruma çok üzüldü: "Merak etme dostum... En yakın zamanda, ilk fırsatta tekrar senin yanına geleceğim."
Rei, "Gelmek istersen gel tabi..." dedi.
Qertil, "Dostumu hiç yalnız bırakır mıyım be!" dedikten sonra Rei sordu: "Peki... Alora nasıl?"
"Kendisi bu aralar kafayı tamamen derslere takmış durumda," dedi Qertil. "Şu an bile kursta ders çalışıyor. Tek amacı sınavlarda beni geçip birinciliği geri almak."
Rei içtenlikle, "İyi olmanıza gerçekten çok sevindim," dedi.
Qertil de, "Ben de senin yaşadığını öğrendim ya, dünyalar benim oldu dostum," diye karşılık verdi.
Tam o sırada Saylox heyecanla telefona doğru atladı: "Hey! Bir konuda sana danışacaktık!"
Qertil şaşırarak, "Kim olduğunu bilmiyorum ama sor bakalım," dedi.
Saylox sordu: "Sence Aydınlığa giden yol seçilir mi? Yani bir varlığın kendini tamamen iyiliğe adaması sence mantıklı mıdır?"
Qertil hafifçe güldü: "Bence seçilebilir tabii... Ama ufak tefek, tatlı günahlar işlendikten sonra neden olmasın?"
Rei, Saylox’u kenara iterek telefona döndü: "Kusura bakma Qertil, aniden lafa atladı."
"Sorun değil dostum," dedi Qertil. "Sanırım kendine tamamen yeni arkadaşlar edinmişsin."
Rei, Saylox’a bakarak, "Senden önce bir tanışmışlığımız var işte..." dedi.
Qertil, "Ooo, o zaman o yeni ekiple tanışmayı dört gözle bekliyorum dostum! Neyse, artık son sınavlar kapıda, onlara biraz da olsa çalışmam gerek. Sonuçta arkamda Alora gibi dişli bir rakip var," dedi.
Rei, "İyi, sonra görüşürüz," dedi.
Qertil, "Sonra görüşürüz dostum, kendine iyi bak," diyerek telefonu kapattı.
Delilik ve Uzun Gece
Rei, telefonu sessizce Gözer’e geri verdi ve ona içtenlikle teşekkür etti. Saylox sabırsızlıkla öne atıldı: "Evet Rei! Şimdi seçimin nedir?"
Rei, kapıyı hafifçe kapatmaya hazırlanırken soğukça cevap verdi: "Ben öyle her konuda Qertil’e uyacak, onun lafıyla hareket edecek birisi değilim. Ama... Şu an dinlenmem gerek." Kapıyı tamamen kapatarak içeri girdi.
Saylox, kapanan kapıya bakarak gülümsedi: "İyice yaklaştık Deather Kılıcı, onu ikna etmeye çok az kaldı!"
Deather Kılıcı ceketinin altından homurdandı: "Ne demezsin melek bozuntusu... Ama amacına hala tam olarak ulaşamadın, çocuk hala içeride."
Gözer, Saylox’un kendi kendine konuşmasını izleyerek kaşlarını kaldırdı: "Sanırım sen cidden kendi kendine konuşuyorsun?"
Saylox, "Hayır," diyerek ceketinin altından parıl parıl parıldayan Deather Kılıcı’nı çıkardı: "Ben doğrudan bu kılıçla, Deather Kılıcı ile konuşuyorum."
Gözer, elindeki devasa kadim kılıcı görünce bir an duraksadı ve ardından okul bahçesindekinden çok daha büyük bir kahkaha patlattı: "İnanılmazsın... Sen tam bir delisin Saylox!"
Deather Kılıcı metalik sesiyle sadece Saylox’un zihnine fısıldadı: "Beni bu dünyada herkes duyamaz melek bozuntusu. Ben sadece duyulmam gereken özel kişilere veya kendi istediğim kişilere sesimi duyururum. O yüzden bu kız beni duyamaz."
Saylox üzülerek, "Bu kötü oldu işte..." dedi.
Gözer gülmesini bastırarak sordu: "Bu arada, senin o çocukla, Rei ile ne işiniz vardı?"
Saylox kılıcı tekrar ceketinin altına gizlerken, "Rei’yi tamamen Aydınlığa çekmek istiyorum," dedi. "Kendisi hala o eski Karanlığın etkisinden tam olarak çıkamadı. Ama ben ne yapıp edip başaracağım, onu Aydınlığa ulaştıracağım."
Gözer, etrafa bakarak uyardı: "Şu kılıcı çıkardığın yere geri sok da fazla dikkat çekmeyelim koridorlarda... Hem... Bu gece ikimiz için de bayağı uzun bir gece olacak."
Saylox şaşırarak, "Sen az önce eve gitmeyecek miydin?" diye sordu.
"Eve gittim, ailemden o büyük azarı işittim zaten," dedi Gözer motoruna doğru yürürken. "Ve şimdi o evde biriken tüm stresi, o negatif enerjiyi sonuna kadar atmak istiyorum."
Saylox cömertçe gülümsedi: "O zaman sana bu stresi yaşatan, unutturan kişi bensem... Bu gece ne istersen sana hepsini ben ısmarlayacağım!"
İkili hızlıca kırmızı R25 motorun üzerine bindi. Gözer motoru çalıştırırken bağırdı: "İlk durak sahil kafesi!"
Saylox arkadan neşeyle haykırdı: "Hadi, bas gaza!"
Camdaki Gölgeler ve Baş Hükümdarın Laneti
Kırmızı motor büyük bir hızla sokaktan uzaklaşırken, Rei evinin karanlık odasındaki camdan dışarıyı, arkalarında bıraktıkları o toz bulutunu izliyordu. Onların gidişine bakarak derin bir iç çekti: "Ne kadar da mutlular..."
Tam o anda, odanın derinliklerinden, Rei’nin kendi zihninin içinden yankılanan o sinsi, karanlık ses tekrar duyuldu:
"Herkes... Herkes seni çoktan unuttu Rei..."
Rei kafasını ellerinin arasına alarak sıktı: "Sus artık... Kapa çeneni!"
İçten gelen o karanlık ses alayla fısıldamaya devam etti: "Eğer seni gerçekten unutmasalardı... Sen koskoca Baş Hükümdar olarak bu acınası sorunları, bu yalnızlığı ve bu çaresizliği asla yaşıyor olmazdın..."
Rei öfkeden deliye dönerek masanın üzerindeki cam bardağı hızla kavradı ve duvara doğru bütün gücüyle fırlattı! Bardak duvara çarpıp büyük bir gürültüyle tuzla buz oldu. Duvarın dibi, Rei'nin daha önce de öfkeyle fırlatıp kırdığı sayısız eşyanın, porselenlerin ve kırık camların döküntüleriyle doluydu.
Rei, nefes nefese, gözlerinden sızan o siyah enerji kırıntılarıyla duvara doğru haykırdı:
"Sana... Sana derhal susmanı emrediyorum!"
