57. bölüm · Midnight Memories
57. Bölüm: Devrim İnancı ve Gerçekler
Gecenin sakinliği sahil kenarına çökmüşken, dalga seslerinin arasında yan yana oturan iki sıra dışı figür vardı: Saylox ve kumların üzerine bırakılmış olan Deather Kılıcı. Kafedeki felsefe dolu sohbetin ve o garip ayrılışın ardından Saylox, heyecanını hala bastıramamıştı.
Denize doğru bakarak derin bir nefes aldı: "Bugün gerçekten çok ama çok büyük gelişmeler yaşadık..."
Deather Kılıcı, metalik bir homurtuyla rünlerini hafifçe kıstı: "Eee, tabii melek bozuntusu. Sana hayat güzel valla. Buldun güzel, gizemli kızı; yapıştır gitsin, konuşun bütün gün!"
Saylox, yanaklarının hafifçe ısındığını hissederek itiraz etti: "Ama kendisinin hayata karşı bakış açısı gerçekten çok iyi, çok farklı... Onunla konuşunca nedense içimde garip bir heyecan oluşuyor. Onu da, o karanlık düşüncelerinden sıyırıp mutlaka Aydınlığa çekmek istiyorum!"
"Herkes Aydınlığa gitmek istemeyebilir melek bozuntusu," dedi kılıç gerçekçi bir tonla. "Herkes senin gibi saf ve iyi olmak istemeyebilir."
Saylox inatla kafasını salladı: "Ama ben herkesi iyi yapacağım! Göreceksin, herkes Aydınlığa giden o kutlu yolda yürüyebilmek için canını dişine takacak, çok çaba gösterecek!"
Deather Kılıcı alayla tısladı: "Siz melekler... Gerçekten herkesi iyi yapabileceğinize, bu dünyanın tamamen temizlenebileceğine bu kadar körü körüne inanıyor musunuz?"
"Herkes eninde sonunda, bir gün mutlaka iyi biri olacak," dedi Saylox büyük bir inançla.
"Peki bunun kesin olarak olacağını sana kim söyledi?" diye sordu kılıç.
Saylox, göğsüne elini koyarak gururla cevap verdi: "Ben."
"Sen mi?" dedi kılıç şaşırarak.
"Evet, benim!" dedi Saylox, gözleri karanlıkta parıldayarak. "Çünkü bir varlık, yapacağı o büyük devrime, o değişime önce kendisi inanmıyorsa... Bil ki o devrimi asla ama asla yapamayacaktır."
Kötülüğün Doğurduğu İyilik
Deather Kılıcı, bu derin ve kararlı cümle karşısında bir an duraksadı. Rünleri hafifçe parlayıp söndü: "Güzel söz... Doğru söze ne denir şimdi? Ama bana kalırsa bu iddialı yolda kesinlikle başarısız olacaksın. Çünkü herkes aynı anda iyi olamaz. Bu konuda senin o flörtüne, Gözer’e sonuna kadar katılıyorum. Eğer bu dünyadaki herkes ama herkes tamamen iyi olursa... Ortada hiç kötülük kalmayacağı için, yaptığın o iyi şeylerin de hiçbir kıymeti, iyilik değeri oluşamayacak."
Saylox kaşlarını çattı: "Neden oluşmasın ki? İyi insanlar yine birbirine yardım edebilirler."
"Bak Saylox," dedi Deather Kılıcı, konuyu daha iyi anlatabilmek için kadim bir bilge gibi konuşmaya başlayarak. "Bir insan neden fakir olur? Öncelikle, doğuştan gelen mutlak bir fakirlik yoktur. Bir insan ya kumar oynar, ya dolandırılır, ya da bu kötü durumları geçmişte ailesi yaşamıştır ve sen de o kötü yolun sonucu olarak fakir doğarsın. Ama bu durum, senin soyunun en başlangıcında 'Biz fakir olmak istiyoruz' demesiyle, kendi rızasıyla başlamıyor. Bir haksızlık, bir kötülük dönüyor arkada. Ve işte bu kötü durumun sayesinde, içindeki o merhameti kaybetmemiş yardımsever insanlar gidip o zor durumdaki insanlara yardım ederler. Ve bu yaptıkları şey muazzam bir iyilik olur. Ama sorarım sana; bu iyilik nasıl, neyin sayesinde var oldu? Kötülüğün, adaletsizliğin başlangıcı ile oldu."
Kılıç havada hafifçe dikilerek devam etti: "Demem o ki... Eğer sen bu dünyayı gerçekten daha iyi bir yer yapmak istiyorsan, önce herkesi iyi yapmaya çalışmaktan vazgeç. Hatta tam tersine; kötülerin sayısını, iyilerin sayısıyla dengede, eşit tut ki dünyada yapılan o iyiliklerin bir değeri olsun, daha çok parıldasın! Böylece Aydınlığın tercih edilme sebebi insanların gözünde daha mantıklı, daha yüce bir yere otursun. Bu dünyada herkes aynı anda iyi olamaz melek bozuntusu... Sonuçta bu insanların senin gibi günahlardan arındırılmış, tertemiz bir ruhları yok. Onlar doğdukları andan itibaren kendi içlerindeki o doymak bilmeyen nefis ile mücadele etmek zorundalar."
Saylox’un gözlerinin içine bakarak kelimelerini bitirdi: "O yüzden senin sunduğun o kusursuz, pürüzsüz Aydınlık seçeneği... Çoğu kişinin sadece kurulu düzenini ve rahatını kaçırır. Bu yüzden çoğunlukla Aydınlığı kimse durup dururken seçmez. Hatta şu sisli, karanlık adamı, yani Winder’ı hatırlıyorsundur... O çocuk, sırf daha çok güçlenebilmek, o gücü elde edebilmek için içindeki iyiliği tamamen terk etti ve Karanlığa geçti. Demem o ki; eğer Aydınlık insanların işine yarayacak, onların nefsine hitap edecek bir yol olmazsa... Sadece havada asılı kalan süslü bir isimden ibaret kalır. Ve sen de artık bu acı gerçekleri kabullenmelisin."
Saylox, kılıcın anlattığı bu uzun ve mantıklı analizi sessizce dinledi. Ama içindeki o saf inanç zerre sarsılmamıştı. Kafasını iki yana salladı: "Bence hala çok büyük yanılıyorsun Deather... Herkes elbet bir gün, ne olursa olsun iyi olacak."
Deather Kılıcı bıkkınlıkla bir tur döndü: "Yahu benim bir elimde eşek var, bir elimde at var... Ve sen ısrarla o ata binmek yerine inatla eşeğe binmek istiyorsan, sana daha fazla engel olmam melek bozuntusu. Zaten benim bu dünyadaki asıl amacım, senin bu inatla yürüdüğün yolun sonundaki o büyük finali, o tür sonu görmek. Acaba ne tür bir sona, nasıl bir duvara toslayacaksın... Gerçekten çok merak ediyorum."
Saylox kendinden emin bir şekilde gülümsedi: "Harika birisi olacağım."
Kılıç, konuyu kapatmak adına sordu: "Peki, yarın okul için kafanda bir plan var mı?"
Saylox gökyüzündeki yıldızlara bakarak, "Yarın da her şey kelimenin tam anlamıyla mükemmel olacak," dedi.
Deather Kılıcı kumların üzerine geri bırakılırken son kez mırıldandı: "Sana karışmıyorum artık melek bozuntusu, ne halin varsa gör..."
Şafağın Doğuşu
İkili, sahildeki o serin esintinin altında, birbirleriyle didişerek ama içten içe büyük bir bağ kurarak sabaha kadar kaldılar. Günün ilk ışıkları, güneşin o sıcak kızıllığı denizin ufkundan yükselmeye başladığında, Saylox yerdeki Deather Kılıcı’nı dikkatlice aldı ve ceketinin altına gizledi.
Üzerlerindeki kumları silkeleyerek, yeni bir günün, yeni felsefelerin ve belki de Qertil ile Alora’ya giden o gizemli ipuçlarının peşinden gitmek üzere yeniden okulun yolunu tuttular.
