15. bölüm · Midnight Memories
15. Bölüm: Sessiz Ev ve Kanlı Doğum Günü
Rei, hızla yataktan fırlamak istedi ama vücudu buna izin vermedi. Kemikleri sanki yeni dökülmüş beton gibi ağırdı; kafasının kopup yeniden birleşmesi, Heal yeteneğinin sınırlarını zorlamıştı.
"Doğrusu bu hallere daha az düşmek gerekiyor," diye inledi Rei, acıyla yastığa geri gömülürken. "Ölüp ölüp dirilmek, yaşamaktan daha çok acı veriyor."
Yatağın içinde öylece tavanı izlerken gördüğü o kan kırmızısı rüyayı düşündü. "Bu günlerde nedense çok kötüyüm..." diye mırıldandı. "Alora, Alya ve Qertil... Onların gitmesi beni etkilememiş gibi görünse de sanki bana enerji veriyorlardı. Beni mutlu ediyorlardı. Onlar gittikten sonra okula da uğramadım."
İçindeki boşluğu biraz olsun kapatmak için telefona uzandı. Önce Qertil’i aradı, telefon çaldı ama açan olmadı. Sonra Alora’yı denedi; yine cevapsız kaldı. En son Alya’yı aradığında karşılaştığı tek şey o soğuk sinyal sesiydi. Rei’nin içine bir kurt düştü: "Umarım başlarına bir bela gelmemiştir."
Sislerin Ardındaki İzolasyon
Rei yatağında uzanırken, evin dışındaki dünyada bir şeyler değişiyordu. Simsiyah, yoğun sisler evin etrafını bir koza gibi sardı. Rei evin içinde olduğu için bu durumu fark edemedi ama bu sisler sadece görüşü değil, tüm sinyalleri de boğuyordu. Telefon kabloları ve şebeke, bu karanlık enerji yüzünden geçici olarak felç oldu.
Bir süre sonra sisler, geldiği gibi sessizce dağıldı. Rei, nihayet vücudunun kontrolünü biraz olsun geri kazandığında ayağa kalkabildi. Sallanarak mutfağa gitti, kendine bir şeyler hazırlayıp yedi. Biraz güç topladığında cebindeki parayı saydı; hala bir süre yetecek kadar vardı.
"Deather Kılıcı'nın tek işe yaradığı konu bu olabilir," dedi acı bir gülümsemeyle.
Yeni Rakip: Döngü Hükümdarı
Kapının altından atılmış bir posta kağıdını fark etti. Yavaş adımlarla gidip mektubu aldı. Bir sonraki turun yarın akşam yapılacağı yazıyordu. Rakibi: Döngü Hükümdarı.
"Bu sefer saat belirtmemişler, ilginç," diye düşündü Rei. "Döngü Hükümdarı da kim? Keşke Hükümdarlar Kitabı yanımda olsaydı. Yeteneklerini görüp ona göre plan yapardım. Neyse, şimdilik karanlık gücüme güveneceğim, yoksa oradaki çoğu Hükümdarı deviremem."
Salona geçip koltuğa oturdu. Televizyonu açtı ama her kanal birbirinin aynısıydı. "Neden hayat bu kadar sıkıcı?" diye isyan etti kumandayı fırlatarak. "Bırak da normal gençler gibi yaşayayım! Her konuda beni boğmak zorunda mısın?"
Telefona tekrar bakarken tarih gözüne çarptı. Bir an donup kaldı. "Ne güzel... Yarın da doğum günüm."
Kırılan Umutlar
Gözleri doldu. "Her şey ne güzel denk geldi! Of, çok bunaldım her şeyden! Saya’sıdır, Deather Kılıcı’dır, ailemdir, şu sisli heriftir (Winder)... Bir türlü hayatımı yaşatmadınız! Bir kere de güzel bir günüm olsa şaşarım. Ama kime anlatıyorum ki? Kendi kendime konuşuyorum işte."
Galerisinde gezinirken eski bir fotoğraf karşısına çıktı. Saya’nın o masum, eski hali ve Yui ile birlikte çektirdikleri mutlu bir an... Rei, telefondaki o gülen yüzlere bakarken son bir iç çekti:
"Bu hayata neden bulaştım ki?"
