27. bölüm · Midnight Memories
27. Bölüm: Dört Bilinç ve Gümüş Kılıç
Otelden yayılan kan kokusu geceyi ağırlaştırırken, İnvicible (Winder) Rei’nin tam önünde durdu. "İçindeki o zayıf, iyi parçayı tamamen yok et Rei," dedi fısıltıyla.
Rei, Deather Kılıcı'nın "Sakın yapma! Bu kadar aptal olamazsın veled!" diye haykırışlarına kulaklarını tıkadı. "Bunu nasıl yapacağım?" diye sordu.
"O kafesteki adamı serbest bırak. Bu kadar."
Rei gözlerini kapattı. Zihninin derinliklerine, o rutubetli ve karanlık zindana indi. Kendi elleriyle kapattığı o demir parmaklıklı kafesin önünde durdu. Yutkunsa da kararlıydı. "En iyi yol bu," diyerek anahtarı çevirdi.
Taht Kavgası
Kafesin kapısı gıcırtıyla açıldı. Karanlık Rei, ağır adımlarla dışarı çıktı, asıl Rei’nin yüzüne doğru derin bir nefes verip gülümsedi. "Aptalın tekisin," dedi Karanlık Rei.
Rei daha ne olduğunu anlamadan kendini bir anda parmaklıkların ardında buldu. "Neler oluyor?!" diye bağırdı Rei.
"Hiç ders almıyor musun?" dedi Karanlık Rei, demirleri tutarak. "Bu vücut ikimize ait ama sadece bir kişi yönetebilir. Ve sen, anahtarı bana kendi ellerinle verdin."
"Bu benim vücudum! Hiçbir şey yapamazsın!"
Karanlık Rei güldü. "Şu an yöneten benim, gerisi bana kalmış."
O sırada zihin boyutunda bir silüet daha belirdi. Deather Kılıcı, bir insan formunda karşılarına dikildi. "Sanırsam sen o karanlık, aptal veledsin," dedi kılıç. İnvicible dışarıda "Benlik iş kalmadı, biraz da onun aklını çelerim," diyerek ortamdan ayrıldı.
Dördüncü Ses: Deatse
Deather Kılıcı, Rei’nin bilincinde Karanlık Rei’ye doğru yürüdü. "Normal veledi derhal serbest bırak, yoksa olacaklara karışmam!"
Karanlık Rei alaycı bir tavırla, "Ne yapabilirsin ki?" dedi. "Bu vücutta şu an dört tane bilinç var. Normal Rei hariç hepimiz bunun farkındayız."
Deather Kılıcı’nın yüzü kireç gibi oldu. "Sakın..."
Karanlık Rei zindanın boşluğuna doğru bağırdı: "Hey baba! Neredesin? Çıksana ortaya! Bak, burada oğlun seni bekliyor!"
Deather Kılıcı, elinde gümüş bir kılıç belirterek Karanlık Rei’ye saldırdı. Ancak Karanlık Rei, "Dark Kalkarius!" diyerek etrafında aşılmaz bir karanlık kalkan oluşturdu. Gerçek Rei kafesin içinden dehşetle izliyordu: "Ne yaptım ben? Bir anlık hatam nelere yol açtı..."
Karanlık Rei parmağını şıklattı ve gerçek Rei’nin sesi tamamen kesildi. "Kafestekiler konuşmamalı." Ardından kılıca döndü: "Bu arada... Bilinçten ve vücuttan birisi az önce ayrıldı."
Deather Kılıcı içinden, "Aptal Deatse... Nereye gittin?!" diye feryat etti. Karanlık Rei, kılıcı zihin boyutundan sertçe dışarı fırlattı.
Gerçek Sahip Kim?
Karanlık Rei, vücudu tamamen ele geçirdi. Rei’nin bedeni sarsıldı ve gözlerini açtığında artık bakışlarındaki o hüzün gitmiş, yerine saf bir yıkım gelmişti. "Vücut ne güzel bir şeymiş," diyerek gerindi.
Ancak kutlaması kısa sürdü.
Tam karşısında, karanlığın içinden bir adam belirdi. 1.90 boylarında, kapalı kırmızı topuz saçlı, siyah gömlekli ve siyah kundura ayakkabılı bir adam. Yüzü Rei’ye inanılmaz derecede benziyordu. Elinde Deather Kılıcı'nı tutuyordu.
Adam, kılıcın ucunu Karanlık Rei’nin boğazına dayadı. O an, hem adamın sesi hem de kılıcın yankısı aynı anda duyuldu:
"Aptal çocuk... Derhal normal Rei'yi geri getir!"
Karanlık Rei, boğazındaki kılıca rağmen sadece gülümsedi.
