53. bölüm / 76
KarmalarNesrin
Bölümler 76Şu an: Nesrin
- 1 36 Yaş - 1.Bölüm1.626 kelime
- 2 36 Yaş - 2.Bölüm1.614 kelime
- 3 36 Yaş - 3.Bölüm1.400 kelime
- 4 24 Yaş İş Kadını - 1.Bölüm1.234 kelime
- 5 24 Yaş İş Kadını - 2.Bölüm1.506 kelime
- 6 24 Yaş İş Kadını - 3.Bölüm1.354 kelime
- 7 24 Yaş İş Kadını - 4.Bölüm2.146 kelime
- 8 24 Yaş İş Kadını - 5.Bölüm1.690 kelime
- 9 Dirilme - 1.Bölüm2.041 kelime
- 10 Dirilme - 2.Bölüm1.917 kelime
- 11 Dirilme - 3.Bölüm2.397 kelime
- 12 Dirilme - 4.Bölüm2.653 kelime
- 13 ➕ Yaralı - Pansuman1.510 kelime
- 14 ➕ Teklif Sonrası1.688 kelime
- 15 ➕ Düğün Bacaktan Vurulma1.353 kelime
- 16 ➕ Kızlar Dağıtma2.367 kelime
- 17 ➕ Dörtlü Yemek2.085 kelime
- 18 ➕ Teyzenin Evinde Kalma2.626 kelime
- 19 ➕ Teyzenin Evinde Kalma 22.036 kelime
- 20 ➕ Otogar Gazozcu1.842 kelime
- 21 ➕ Arabanın Arkasından Bakış1.752 kelime
- 22 🔥 Düğüne Gidebilme2.251 kelime
- 23 🔥 Eski Eşya Odası - Ev2.557 kelime
- 24 🔥 Bungalov1.905 kelime
- 25 🔥 İlk - Çakır Keyif2.711 kelime
- 26 🔥 İlk - Çakır Keyif 21.742 kelime
- 27 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 11.824 kelime
- 28 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 21.994 kelime
- 29 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 32.020 kelime
- 30 ➕ Kaptan-Pavyon2.072 kelime
- 31 ➕ 18 sonrası1.487 kelime
- 32 ➕ 18 Sonrası Pt21.695 kelime
- 33 🔪 1.Bölüm1.656 kelime
- 34 🔪 2.Bölüm1.487 kelime
- 35 🔪 3.Bölüm2.273 kelime
- 36 🔪 4.Bölüm1.931 kelime
- 37 ➕ 18 Sonrası Kıskançlık2.021 kelime
- 38 ➕ 7.Bölüm Gönül Alma2.027 kelime
- 39 ➕ 11 Ekstra - Part 11.804 kelime
- 40 ➕ 11 Ekstra - Part 22.105 kelime
- 41 ➕ 11 Ekstra - Part 32.681 kelime
- 42 11.613 kelime
- 43 22.509 kelime
- 44 32.543 kelime
- 45 Mazi2.368 kelime
- 46 Mazi 22.028 kelime
- 47 Nedim1.777 kelime
- 48 Kars2.816 kelime
- 49 Karsssss3.002 kelime
- 50 Karsssssss Devam2.604 kelime
- 51 EKSTRA | Kurabiye1.501 kelime
- 52 Kurabiye 21.035 kelime
- 53 Nesrin1.928 kelime · Okuduğun bölüm
- 54 Nesrin 21.812 kelime
- 55 Evli2.038 kelime
- 56 88888882.080 kelime
- 57 88888888888888888888882.512 kelime
- 58 Asker 1.Bölüm1.503 kelime
- 59 Asker 2.Bölüm1.436 kelime
- 60 Asker 3.Bölüm1.871 kelime
- 61 Asker 4.Bölüm1.873 kelime
- 62 Asker 5.Bölüm2.043 kelime
- 63 Asker | Flashforward 2.Bölümden 1 ay önce1.580 kelime
- 64 Bölüm 81.454 kelime
- 65 Kış Günü2.357 kelime
- 66 Düğme2.076 kelime
- 67 Tezgah2.561 kelime
- 68 Tezgah 22.107 kelime
- 69 Yeni Sezon 12.055 kelime
- 70 Yeni Sezon 21.720 kelime
- 71 Soft Bölüm2.553 kelime
- 72 32.777 kelime
- 73 42.030 kelime
- 74 SOFTTTTTT2.278 kelime
- 75 EK Soft1.919 kelime
- 76 Halı Saha1.253 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
n bugünkü öfkesinKarstaki Konağın üzerine çöken o ağır, kasvetli hava, Zaro Ağanın verdiği o kesin ve geri dönülmez hükümle adeta taşlaşmıştı. Ağa, kızı Kudretin etrafında pervane olan, onu korumak için kendi hayatını hiçe sayabileceğini bildiği sağ kolu Vezirin varlığını damat olarak net bir şekilde reddetmişti. Bu aşkın önünü kesmek, Veziri tamamen kendi kontrolünde tutmak ve Kudretle aralarındaki o güçlü bağı koparmak için acımasız bir karar vermişti.
Vezir, Zaro Ağanın yanında çalışan, uysal ve kendi halinde bilinen Nesrinle nişanlanacak, en kısa sürede de evlenecekti.
Vezir için bu karar, göğsüne saplanan paslı bir hançerden farksızdı. Ama Zaro Ağaya karşı gelmek, Kudreti doğrudan tehlikeye atmak demekti. Zaro Ağa ona saygı duymayan kişi kendi canından kanından evladı olsa bile merhamet etmezdi; biliyordu. Ama Kudret bunu onun için yaptığını anlayamazdı şu an. O sebepten Vezire çok kızgındı bunu kabullendiği cesur olmadığı için.
O akşam, konağın mutfağında, herkesin uykuya daldığı o sessiz saatlerde Vezir ve Nesrin karşı karşıya oturuyordu. Mutfak kapısı hafifçe aralıktı. Kudret, susuzluğunu bahane ederek mutfağa yönelmiş, duyduğu seslerle adımlarını durdurup kapının ardına gizlenmişti. Kalbi göğüs kafesini hızla dövüyordu.
'Şimdi iyi dinle Nesrin.' diyordu Vezir. Sesi o kadar net, o kadar tavizsiz ve kalındı ki, mutfağın soğuk duvarlarına çarpıp yankılanıyordu.
'Ağanın emri kesin. Bunu kabul etmeliyiz dedim zaten. Ama bu kapalı kapılar ardında, ikimizin arasında olan gerçeği en başından ikimiz de bilelim. Biz seninle asla karı koca olmayacağız. Asla aynı yatağa girmeyecek, aynı hayatı paylaşmayacağız. Senin de bu zoraki evliliği istemediğini, Zaro Ağadan korktuğun için boyun eğdiğini çok iyi biliyorum.'
Nesrin başını öne eğmiş, elleriyle oynuyordu.
'Evet Vezir Abi.. İkimiz de emir kuluyuz, mecbur..'
'Ben emir kulu olduğum için değil, hayatımdaki tek kadını korumak için bunu yapıyorum.' dedi Vezir. Sesine karışan o devasa sevdayı, o yıllanmış aşkı zerre kadar saklama gereği duymamıştı.
'Benim kalbimde, aklımda, ruhumda sadece bir tek kişi var. Ben Kudrete aşığım Nesrin. Hem de öyle böyle değil.. Geçen gün konuşuldu masada zaten. Ben yirmi yıl önce, o otogarın isli, kirli havasında gözümü onunla açtım. Onu gördüğüm ilk saniye aşık oldum. Yirmi yıldır sadece onun için nefes alıyorum, onun dokunduğu her zerreyi seviyorum. O benim dünyam, karanlığımın tek aydınlığı. Benim ona olan sevdamı ölümden başka hiçbir şey bitiremez.'
Kapının ardında, karanlığın içinde dikilen Kudretin gözlerinden iki damla yaş süzüldü. Eliyle ağzını sıkıca kapattı. Adamın bu destansı, bu korkusuz itirafı ruhunu titretmiş, kalbindeki o koca yangını daha da harlamıştı.
'O yüzden..' diye devam etti Vezir, sesini biraz daha alçaltarak.
'Evlenmek zorundayız, evet. Ama ben sahte bir nikah memuru ayarlayacağım. Zaro Ağanın asla haberi olmayacak. Kağıt üzerinde bile benim karım olmayacaksın. İnsanların içinde karı koca rolü yapacağız, ağamın şüphesini çekecek hiçbir şey yapmayacağız. Günü gelip de ben kendi yolumu çizdiğimde, sen de tamamen özgür olacaksın. Anlaştık mı.'
Nesrin yutkundu, yavaşça başını kaldırıp adamın o kararlı, okyanus yeşili gözlerine baktı.
'Anlaştık Vezir Abi.. Sen nasıl dersen öyle olsun. Sen doğrusunu bilirsin.'
Kudret, duyduğu bu kusursuz planın ve Vezirin o sarsılmaz aşkının verdiği derin rahatlamayla sessizce geri çekildi. Yüzünde gözyaşlarının arasından doğan, sırılsıklam aşık bir tebessüm vardı. Parmak uçlarında odasına dönerken, Vezirin kendisi için yaptığı bu konuşmayı ömrünün sonuna kadar unutmayacağını biliyordu.
Ancak zaman, insanların kalplerindeki gizli zehirleri ve karanlık arzuları ortaya çıkarmak için en kusursuz sınavdı.
Aradan tam iki ay geçmişti. Bu iki ay boyunca Karslı Konağı, Vezir ve Nesrinin yaklaşan nikahının telaşıyla çalkalanıyordu. Zaro Ağa her şeyin kusursuz ve gösterişli olmasını emretmiş, hazırlıklar hız kesmeden devam etmişti.
Başlangıçta bu sahte evliliği usulca kabul eden Nesrin için ise işler, mutfakta konuştukları o geceden sonra tamamen değişmişti.
Vezirle yan yana geldikçe, adamın o heybetli duruşunu, onu koruyup kollayıp sahiplenmesi, etraftaki adamların ona duyduğu o derin saygıyı gördükçe Nesrinin içinde karanlık bir arzu filizlenmişti.
Adamın o hafif kirli sakallı yüzü, çam ve deniz kokan o keskin kokusu, yürürken bile etrafa yaydığı o maskülen, korumacı enerji Nesrinin aklını başından almıştı. Başta sadece ağanın korkusuyla 'Vezir Abi' diyerek boyun eğdiği bu adam, şimdi onun en büyük beklentisi haline gelmişti. Böyle bir adamın 'sahte' karısı olmak fikri artık ona yetmiyordu. Kudrete olan o devasa aşkına delicesine imreniyor, o aşkın muhatabı olmak, Vezir Yılmazın gerçek karısı olmak istiyordu.
Ve bu durum, onu yavaş yavaş hiç olmadığı birine; sinsi bir fırsatçıya dönüştürmüştü.
Konağın içinde, Vezir ne zaman yalnız kalsa ya da ne zaman Kudretle gizlice göz göze gelme fırsatı bulsa, Nesrin anında orada bitiyordu. Bir gün merdivenlerden inerken aniden ayağını burkmuş gibi yapıyor, 'Ah, Vezir Abi çok canım yanıyor.' diyerek adamın koluna sımsıkı yapışıyordu. Vezir onu kibarca kendinden uzaklaştırmaya çalışsa da, Nesrin ona tutunmaya, insanların içinde o nişanlılık rolünü abartarak oynamaya başlamıştı. Veziri bir saniye bile Kudretle yalnız bırakmamak için elinden geleni yapıyordu.
Kudret ise bu duruma katlanmakta giderek daha fazla zorlanıyordu. Vezirin kalbinin sadece ona ait olduğunu, bu evliliğin tamamen sahte olacağını biliyordu ama Nesrinin sürekli Vezirin koluna girmesi, ona o hayranlık dolu gözlerle bakıp durması Kudretin içindeki o deli, kıskanç Karslı kızını fena halde uyandırıyordu.
Kasım ayının son günleriydi. Havalar iyice soğumuş, konağın avlusuna buz gibi, insanın içini titreten bir ayaz çökmüştü.
Öğleden sonra, Zaro Ağa odasında dinlenirken Vezir ve Kudret avlunun köşesindeki çardağın altında nihayet birkaç dakika yalnız kalma fırsatı bulmuşlardı. Vezir, ellerini siyah kabanının cebine sokmuş, gözlerindeki o dinmek bilmeyen sevdayla karşısında rüzgardan saçları savrulan Kudrete bakıyordu.
'Az kaldı güzelim..' diye mırıldandı Vezir, sadece Kudretin duyabileceği bir fısıltıyla.
'Şu nikah tiyatrosunu bir atlatalım, her şeyi yoluna koyacağım. Seni bu evden de, bu dertlerden de alıp götüreceğim.'
Kudretin dudaklarında o yorgun ama umut dolu tebessüm belirdi. Gözlerini adamın yeşillerine dikti.
'Sana güveniyorum Vezir. Sadece.. Nesrinin sürekli etrafında olmasına biraz dayanamamaya başladım galiba.'
Vezir tam ağzını açıp kadına içini rahatlatacak bir cevap vereceği sırada, çardağın merdivenlerinde Nesrinin o sinir bozucu ayak sesleri duyuldu. Elinde dumanı tüten iki bardak çayla, yüzünde o sinsi, masumiyet maskesiyle yanlarına geliyordu.
'Vezir Abi, sabah alışverişte çok yoruldun diye sana çay getirdim.' dedi Nesrin, Kudreti hiç görmemiş gibi davranarak doğrudan adama yöneldi.
'Kudret Hanım siz de mi buradaydınız hmm..'
Ve geçip Vezirin yan tarafına oturdu. Sonra omuzlarını abartılı bir şekilde titretip, kollarını birbirine sürttü.
'Hava ne kadar da soğudu birdenbire.. Çok üşüdüm, içim titredi inanın ki.'
Vezir, içindeki o sert adama rağmen özünde kadınlara karşı her zaman kibar olan, Anadolu kültürüyle büyümüş bir adamdı. Karşısında üşüyen bir kadına duyarsız kalamazdı, üstelik bu kadın ağanın kendisine emanet ettiği biriyse ve rolünü oynamak zorundaydı.
Vezir hiçbir şey düşünmeden, tamamen düz ve kibar bir refleksle üzerindeki o kalın, kaşe montu çıkardı ve Nesrinin omuzlarına bıraktı.
'Al, üşütme.' dedi Vezir, sesi tamamen mesafeli ve hissizdi. Çayı da kadının elinden aldı.
Ancak Kudret için durum hiç de öyle değildi.
Sevdiği adamın montunun Nesrinin omuzlarını sarması, Nesrinin o montun yakalarını tutarak Vezire o hayran, o zafer kazanmış sinsi bakışını atması Kudretin damarlarındaki kanı dondurdu. Gözleri alev alev yanarak Vezire baktı. Göğsü hızla inip kalkıyordu. Sabrı resmen taşmıştı.
'Benim çayım odamda var.' dedi Kudret sinirle, sesini avluda yankılanacak kadar yükselterek.
'Size afiyet olsun, bol bol ısınırsınız evlenince de.'
Kudret arkasını dönüp hışımla, topuklarını vura vura merdivenlere doğru yürürken, Vezir arkasından şaşkınlıkla kalakalmıştı. Neden bu kadar sinirlendiğini, o basit bir mont verme hareketinin kızın gözünde nasıl bir ihanete dönüştüğünü anlayamamıştı.
'Kudret..' diye seslendi ama Kudret çoktan konağın kapısından içeri girip gözden kaybolmuştu bile.
Nesrin ise montun içinde sinsi sinsi gülümseyerek çayını yudumluyordu. Kudreti delirtmek, onun en büyük zevki haline gelmişti.
Gece yarısı olduğunda, Nesrinin o tehlikeli, fırsatçı oyunları daha da cüretkar, daha da mide bulandırıcı bir hal aldı.
Vezir, kendi odasında yatağının kenarına oturmuş, elindeki deftere notlar alıp Kudreti çok mutlu edecek, ona o sahte nikahın ardından nasıl bir hayat kuracağını düşünüyordu.
Odanın kapısı aniden, pat diye açıldı.
Nesrin, üzerinde incecik, dantelli, son derece kışkırtıcı ve hafif transparan bir gecelikle odaya daldı. Saçlarını açık bırakmış, nefes nefese bir haldeydi. Kapıyı arkasından hızla kapatıp doğrudan Vezirin üzerine doğru koştu.
'Vezir Abi.' diye çığlık attı Nesrin, kollarını adamın boynuna sımsıkı dolayarak. Kendini tamamen Vezirin o koca, sert göğsüne bastırdı.
'Odamda fare var. Çok korktum, yalvarırım beni yalnız bırakma.'
Vezir, boynuna dolanan kollar ve göğsüne yapışan o yarı çıplak kadın bedeniyle saniyesinde kaskatı kesildi. Gözleri şaşkınlık ve anında yükselen devasa bir öfkeyle açıldı.
Zerre kadar etkilenmemiş, aksine bu durumdan rahatsız bile olmuştu.
Ellerini hemen kadının kollarına atıp, onu sanki bir zehirli yılana dokunuyormuş gibi sertçe kendinden uzaklaştırdı. Nesrin adamın bu ani ve sert itişiyle birkaç adım gerileyip sendelemek zorunda kaldı.
'Nesrin. Tamam. Kendine gel.' diye fısıldadı sertçe Vezir, sesini dışarıya duyurmamaya çalışarak ama kelimeleri birer tokat gibi kadının yüzüne çarparak.
'Ne yapıyorsun sen. Üzerinde kıyafet bile yok doğru düzgün.' diyip başını başka yöne çevirdi.
'Korktum Vezir Abi ne yapayım kıyafeti mi düşündüm.' dedi Nesrin, dudaklarını büzerek ve göğüs dekoltesini biraz daha ön plana çıkarmaya çalışarak. Adımlarını tekrar adama doğru attı.
'Hem.. Sen benim nişanlımsın, yakında kocam olacaksın. Senin yanına gelemeyeceksem kime gideceğim.'
Vezirin çenesi kaskatı kesildi. Gözlerindeki o okyanus yeşili, şimdi kapkara bir fırtınaya dönüşmüştü.
'Sana ilk gün mutfakta ne dedim ben Nesrin ama; kocam falan diyorsun.' dedi Vezir, kelimelerin üzerine basa basa, sesinden tehlike akarak.
'Bizim aramızda hiçbir zaman öyle bir şey olmayacak. Sen benim kadınım değilsin, asla da olmayacaksın. Benim sana dokunmaya bile hakkım yok tamam mı.'
Nesrinin yüzündeki o baştan çıkarıcı, o sinsi maske, adamın bu çelik gibi sert sözleriyle paramparça oldu. Gururu yerle bir olmuş, gözleri hırsla, reddedilmişliğin verdiği o karanlık öfkeyle dolmuştu.
Vezir hızla gardırobuna yöneldi, içinden bir yastık ve kalın bir battaniye kaptı.
'Madem odanda fare var, tamam.' dedi Vezir buz gibi bir sesle. Odadan çıkmak üzere kapıya yöneldi.
'Sen bu yatakta yat. Odanı yarın ilaçlatırım. Ben holdeki kanepede yatarım.'
Vezir arkasına bile bakmadan kapıyı çekip çıktığında, Nesrin odanın ortasında o incecik geceliğiyle, koca bir mağlubiyetin öfkesiyle titriyordu. Ellerini yumruk yaptı, tırnakları avuç içlerine battı.
O an anladı ki; o sahte nikah planı bozulmadığı sürece, Kudret o evde var olduğu sürece Vezir Yılmaz asla ona ait olmayacaktı. Vezirin kalbini asla kazanamayacaktı, o halde onu tamamen köşeye sıkıştırması gerekiyordu.
İntikam ateşi, içindeki o hastalıklı aşkı tamamen zehirlemişti.
. . .
Ertesi gün..
Evlenme gününden sadece bir gün önce.
Konağın her köşesinde hummalı bir nikah hazırlığı sürerken, tencereler kaynayıp etraflar süslenirken, Nesrin sinsi adımlarla Zaro Ağanın çalışma odasına doğru ilerledi. Gözlerine o mağdur, o masum ve çaresiz kadın ifadesini kusursuzca yerleştirmişti. Kapıyı usulca tıklattı.
'Gir.' dedi Zaro Ağa, masasında elindeki evrakları incelerken.
Nesrin içeri adım attı, kapıyı arkasından sıkıca kapattı. Burnunu çekerek, gözlerini bilerek yaşarttı.
'Ağam..' dedi Nesrin, sesi titreyerek.
Zaro Ağa başını kaldırıp kadının o ağlamaklı, perişan halini görünce kaşlarını çattı.
'Ne oldu Nesrin. Nikah arifesinde bu ne hal, bu ne gözyaşı.'
Nesrin yavaşça ağanın masasına doğru yaklaştı, ellerini çaresizce önünde birleştirdi. Bir damla yaş yanaklarından süzülüp çenesine düştü.
'Ağam.. Benim içim elvermedi. Vicdanım beni uyutmadı günlerdir. Seni babam bildim, sana ihanet edemem.. Beni affet ama bunu bilmen lazım.'
Zaro Ağa elindeki evrakı sertçe masaya bıraktı. Otoriter gözleri kısıldı, bedeni hafifçe öne eğildi.
'Ne ihaneti. Ne diyorsun sen Nesrin, açık konuş.'
'Vezir Abi..' diye hıçkırdı Nesrin, o sinsi yalanını ağanın gözlerinin içine baka baka, ustaca kurgulayarak.
'Vezir Abi benimle evlenmek istemiyor ağam. Kudret Hanıma sevdalı olduğunu söyledi bana. Düğün için sahte bir nikah memuru ayarlamış. Senin haberin olmayacak, kağıt üzerinde bile evlenmeyeceğiz, herkese oyun oynayacağız dedi bana. Ben.. Ben senin emrine karşı gelemem, sana bu yalanı söyleyemem ağam. Ne olur beni bağışla.'
Zaro Ağanın gözleri duyduğu bu kelimelerle fal taşı gibi açıldı. Odanın içindeki hava aniden buz kesti. Ağanın o damarlı, iri elleri masanın kenarını öyle bir sıktı ki parmak boğumları bembeyaz oldu.
Yıllardır yanından ayırmadığı, sırtını dayadığı, oğlu gibi gördüğü sağ kolu..
Demek ki onun emrini hiçe sayıp, arkasından böylesine büyük, böylesine küstahça bir oyun çeviriyordu. Üstelik bunu, canından çok sevdiği kızı Kudrete olan o saçma sapan yasak sevdası yüzünden yapıyordu.
Zaro Ağanın yüzündeki o şaşkınlık, saniyeler içinde devasa, yeri göğü inletecek kapkara bir öfkeye dönüştü.
Odanın içindeki sessizlik, fırtına öncesi kopacak o büyük, kanlı kıyametin en korkunç habercisiydi.
Bölüm etkileşimi
