Karmalar kitap kapağı

39. bölüm / 76

Karmalar

➕ 11 Ekstra - Part 1

Vaveyla Yazarı: 🎀 💗

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 76Şu an: ➕ 11 Ekstra - Part 1
  1. 1 36 Yaş - 1.Bölüm1.626 kelime
  2. 2 36 Yaş - 2.Bölüm1.614 kelime
  3. 3 36 Yaş - 3.Bölüm1.400 kelime
  4. 4 24 Yaş İş Kadını - 1.Bölüm1.234 kelime
  5. 5 24 Yaş İş Kadını - 2.Bölüm1.506 kelime
  6. 6 24 Yaş İş Kadını - 3.Bölüm1.354 kelime
  7. 7 24 Yaş İş Kadını - 4.Bölüm2.146 kelime
  8. 8 24 Yaş İş Kadını - 5.Bölüm1.690 kelime
  9. 9 Dirilme - 1.Bölüm2.041 kelime
  10. 10 Dirilme - 2.Bölüm1.917 kelime
  11. 11 Dirilme - 3.Bölüm2.397 kelime
  12. 12 Dirilme - 4.Bölüm2.653 kelime
  13. 13 ➕ Yaralı - Pansuman1.510 kelime
  14. 14 ➕ Teklif Sonrası1.688 kelime
  15. 15 ➕ Düğün Bacaktan Vurulma1.353 kelime
  16. 16 ➕ Kızlar Dağıtma2.367 kelime
  17. 17 ➕ Dörtlü Yemek2.085 kelime
  18. 18 ➕ Teyzenin Evinde Kalma2.626 kelime
  19. 19 ➕ Teyzenin Evinde Kalma 22.036 kelime
  20. 20 ➕ Otogar Gazozcu1.842 kelime
  21. 21 ➕ Arabanın Arkasından Bakış1.752 kelime
  22. 22 🔥 Düğüne Gidebilme2.251 kelime
  23. 23 🔥 Eski Eşya Odası - Ev2.557 kelime
  24. 24 🔥 Bungalov1.905 kelime
  25. 25 🔥 İlk - Çakır Keyif2.711 kelime
  26. 26 🔥 İlk - Çakır Keyif 21.742 kelime
  27. 27 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 11.824 kelime
  28. 28 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 21.994 kelime
  29. 29 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 32.020 kelime
  30. 30 ➕ Kaptan-Pavyon2.072 kelime
  31. 31 ➕ 18 sonrası1.487 kelime
  32. 32 ➕ 18 Sonrası Pt21.695 kelime
  33. 33 🔪 1.Bölüm1.656 kelime
  34. 34 🔪 2.Bölüm1.487 kelime
  35. 35 🔪 3.Bölüm2.273 kelime
  36. 36 🔪 4.Bölüm1.931 kelime
  37. 37 ➕ 18 Sonrası Kıskançlık2.021 kelime
  38. 38 ➕ 7.Bölüm Gönül Alma2.027 kelime
  39. 39 ➕ 11 Ekstra - Part 11.804 kelime · Okuduğun bölüm
  40. 40 ➕ 11 Ekstra - Part 22.105 kelime
  41. 41 ➕ 11 Ekstra - Part 32.681 kelime
  42. 42 11.613 kelime
  43. 43 22.509 kelime
  44. 44 32.543 kelime
  45. 45 Mazi2.368 kelime
  46. 46 Mazi 22.028 kelime
  47. 47 Nedim1.777 kelime
  48. 48 Kars2.816 kelime
  49. 49 Karsssss3.002 kelime
  50. 50 Karsssssss Devam2.604 kelime
  51. 51 EKSTRA | Kurabiye1.501 kelime
  52. 52 Kurabiye 21.035 kelime
  53. 53 Nesrin1.928 kelime
  54. 54 Nesrin 21.812 kelime
  55. 55 Evli2.038 kelime
  56. 56 88888882.080 kelime
  57. 57 88888888888888888888882.512 kelime
  58. 58 Asker 1.Bölüm1.503 kelime
  59. 59 Asker 2.Bölüm1.436 kelime
  60. 60 Asker 3.Bölüm1.871 kelime
  61. 61 Asker 4.Bölüm1.873 kelime
  62. 62 Asker 5.Bölüm2.043 kelime
  63. 63 Asker | Flashforward 2.Bölümden 1 ay önce1.580 kelime
  64. 64 Bölüm 81.454 kelime
  65. 65 Kış Günü2.357 kelime
  66. 66 Düğme2.076 kelime
  67. 67 Tezgah2.561 kelime
  68. 68 Tezgah 22.107 kelime
  69. 69 Yeni Sezon 12.055 kelime
  70. 70 Yeni Sezon 21.720 kelime
  71. 71 Soft Bölüm2.553 kelime
  72. 72 32.777 kelime
  73. 73 42.030 kelime
  74. 74 SOFTTTTTT2.278 kelime
  75. 75 EK Soft1.919 kelime
  76. 76 Halı Saha1.253 kelime

Dün gece dudaklarından dökülen o sınırları yerle bir eden aşk itirafının yankıları, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Kudretin zihninde adeta bir davul gibi çalmaya devam ediyordu.
Koskoca Zaro Ağanın kızı, o yenilmez, o buzdan kalkanların ardına saklanan Kudret gitmiş; yerine kalbi göğüs kafesine sığmayan, aşık ve ne yapacağını bilemeyen bir kadın gelmişti.

Aynanın karşısında geçirdiği koca bir saatin ardından, üzerine her zamanki gibi günlük ama bir o kadar da şık duran kıyafetlerini geçirdi.
Evden çok çıkmayan, şirket işleriyle alakası olmayan bir kadın olarak o resmi takımlardan, sıkıcı ceketlerden hep nefret etmişti zaten.

İnce, bej rengi bir trençkot, altına rahat bir siyah kalem etek ve beyaz ipek bir bluz giydi.
Onu görmesi gerekiyordu.
Veziri görmeli, o itiraftan sonra gözlerinin içine nasıl bakacağını kendi gözleriyle tartmalıydı. Onsuz durmak da çok zordu artık.

Evden çıkıp şoföre doğrudan otogara gitmesini söylediğinde, kafasında çoktan kusursuz bir bahane hazırlamıştı bile: Babasının sabah evde unuttuğu o çok sevdiği köstekli saatini ve tansiyon ilaçlarını götürmek. Kimse bu bahaneyi sorgulayamazdı.
Zaro Ağanın sağlığı ve keyfi her şeyden önemliydi sonuçta.

Otogarın o bitmek bilmeyen, mazot ve taze demlenmiş çay kokan gürültülü atmosferine adım attığında, adımları son derece kendinden emindi ama gözleri radar gibi her köşeyi tarıyordu.
Esnaf ve çalışanlar Ağanın kızını görünce hemen önünü ilikleyip yol açıyorlardı. Kudret yazıhanelere, çay ocağının önüne, otobüslerin peronlarına baktı.
Yoktu.

O geniş omuzlu, ceketli, yürürken bile etrafındaki havayı ağırlaştıran adam hiçbir yerde görünmüyordu.

İlaçları ve saati bahane edip girdiği ofiste babasına eşyalarını teslim etti, biraz havadan sudan konuşup dışarı çıktı. İçindeki o hevesli ateş, yavaş yavaş yerini can sıkıcı bir hayal kırıklığına bırakırken, otogarın açık alanına geri döndü.
Tam arabaya doğru yönelip geri dönmeyi düşünüyordu ki, arkasından tanıdık bir ses yükseldi.

'Kudret Karslı? İnanmıyorum, sen buralara adım atar mıydın yav?'

Kudret arkasını döndüğünde, yüzünde geniş bir gülümsemeyle ona doğru yürüyen Korkutu gördü.
Korkut..
Çocuklukları bu otogarın tozlu peronları arasında saklambaç oynayarak geçmişti. Otogarın ortaklarından birinin oğluydu. Yıllar onu biraz daha olgunlaştırmış, kendine ait birkaç firmanın sahibi yapmıştı ama Kudrete bakışındaki o hayranlık, o gizleyemediği aşk kırıntısı hiç değişmemişti.

'Korkut?' dedi Kudret, yüzüne nazik ama mesafeli bir tebessüm yerleştirerek.
'Uzun zaman oldu. Babama ilaçlarını falan getirmem gerekti de, öyle uğradım.'

'İyi yapmışsın, valla gözlerimiz yollarda kaldı.' dedi Korkut, aralarındaki mesafeyi biraz fazla samimi bir şekilde kapatarak.
'Ayaküstü gitmek yok ama. Şurada sana bir çay ısmarlayayım, çocukluğu yad edelim. Hatırlıyor musun, şuradaki 4 numaralı peronun arkasında az saklanmazdık seninle.'

Kudret tam evde işlerim var diyip kibarca reddedecekti ki, gözü otogarın idari binasından aşağı inen merdivenlere takıldı.

Vezir.

Sonunda gelmişti.
Üzerinde her zamanki şık takımı, yüzünde o sarsılmaz, ciddi ifadeyle merdivenleri iniyordu.
Ancak bakışları anında Kudreti ve hemen dibinde duran, ona gülerek bir şeyler anlatan Korkutu buldu. Vezirin adımları bir saniyeliğine tekledi. Gözlerindeki o karanlık fırtınanın nasıl koptuğunu, çenesinin nasıl kaskatı kesildiğini Kudret ta oradan bile görebiliyordu.

İçindeki o şeytani, kadınsal içgüdü anında devreye girdi. Dün geceki o yakınlaşmadan, o sözlerden sonra Vezirin onu nasıl sahipleneceğini, o kıskançlık duygusuyla nasıl başa çıkacağını görmek istedi.

'Olur.' dedi Kudret aniden Korkuta dönüp, sesini bilerek biraz daha canlı tutarak.
'Bir çayını içerim madem o kadar ısrar ettin.'

Birlikte otogarın hemen kenarındaki çay ocağının dışarıya atılmış küçük ahşap masalarından birine oturdular. Korkut hararetle eski anılardan, otogarın yeni hallerinden bahsederken, Kudretin bütün dikkati çaprazlarında duran, görünüşte yanındaki şoförleri dinleyen ama gözü sürekli onların masasında olan Vezirdeydi.

Vezirin boynundaki damarlar belirginleşmiş, ellerini pantolonunun ceplerine sokmuştu ama kumaşın gerginliğinden ellerini nasıl yumruk yaptığı açıkça anlaşılıyordu.
Zaro Ağanın sağ kolu, otogarın görünmez beyniydi; gidip o masayı dağıtamazdı, ağanın kızına herkesin ortasında, üstelik de aralarında resmi bir bağ bile yokken hesap soramazdı. Konumu buna engeldi. Bu çaresizlik onu içten içe yiyip bitiriyordu.

Kudret, Vezirin bu gergin halini görünce işi biraz daha ileri götürmeye karar verdi. Korkutun anlattığı aslında çok da komik olmayan bir anıya gür, dikkat çekici bir kahkaha attı. Hatta yetmedi, gülerek elini uzatıp Korkutun koluna hafifçe dokundu.
'İlahi Korkut, sen hiç değişmeyeceksin.' dedi kıkırdayarak.

Bu kadarı Vezir için bardağı taşıran son damla olmuştu.

Kudret, Vezirin şimdi hışımla masaya geleceğini, bir bahane bulup onu oradan kaldıracağını, o kalın sesiyle etrafa korku salıp Korkutu göndereceğini bekliyordu.
Ancak beklediği olmadı.

Vezirin yüzündeki o öfkeli ifade, saniyeler içinde yerini buz gibi, kırgın ve mesafeli bir karanlığa bıraktı.
Çenesini sıktı, yanındaki adama kısa bir baş işareti yaptı ve onların masasına doğru bir kez bile bakmadan, arkasını dönüp hızlı adımlarla idari binaya doğru geri yürümeye başladı.

Kudretin yüzündeki o sahte gülümseme anında dondu.
Midesine koca, soğuk bir taş oturmuştu.

Ters tepmişti.
Vezir kıskanıp üzerine titrememiş, aksine onun bu numarası karşısında sessizce çekip gitmeyi tercih etmişti.

Onu cezalandırmanın en ağır yolunu bulmuştu: Kendi yokluğuyla.

Kudret, Korkutun ne anlattığını artık duymuyordu bile. Eli ayağına dolaştı.
'Korkut, benim gerçekten gitmem lazım, Zafer evde bekler.' diyerek çayını bile bitirmeden hızla masadan kalktı. Korkutun şaşkın vedasına kısa bir el hareketiyle karşılık verip, adeta koşarcasına idari binaya yöneldi.

Merdivenleri çıkarken kalbi ağzında atıyordu. Camla kaplı geniş ofislerin olduğu koridora girdiğinde, babası Zaro Ağanın odasına doğru baktı. Camın ardında babası ve Vezir vardı. Vezir, her zamanki o saygılı duruşuyla ağanın karşısında duruyor, bir şeyler söylüyordu.
Zaro Ağa hafifçe başını salladı, elini babacan bir tavırla Vezirin omzuna vurdu.

Kudret kapının aralığından babasının o tok sesini duydu.

'Tamam, bugünlük sen çık. Kafanı topla biraz, yoruldun bu ara ondandır. İzinlisin, hadi git dinlen.'

Vezir izin mi almıştı? Otogarı, bitmek bilmeyen o işleri bırakıp, üstelik günün daha ortasında?
Bu, Vezirin tarihinde görülmüş bir şey değildi.

Kudret paniğe kapıldı. Vezir odadan çıkarken onu görmesin diye hemen yan koridora saklandı. Adamın o geniş, çökkün omuzlarıyla merdivenlere doğru yönelişini izledi.
Gidiyordu.
Kudreti o masada, o kıskançlık oyununun içinde bırakıp gerçekten gidiyordu.

İçindeki o inatçı kalkanları, o gereksiz gururu tamamen indirdi. Koşar adımlarla merdivenlerden indi. Otopark kısmına çıktığında, Vezirin otogarın arkasına park edilmiş siyah, sivil arabalardan birine doğru yürüdüğünü gördü.
Vezir kumandaya basıp kilitleri açtı.

Vezir tam şoför koltuğunun kapısını açıp içeri girecekti ki, diğer taraftan sağ yolcu kapısı hızla açıldı.

Kudret, rüzgar gibi esip sağ koltuğa oturdu, kapıyı arkasından sertçe kapattı ve emniyet kemerini çekip taktı.

Vezir olduğu yerde kaskatı kesilmişti. Şaşkınlıkla arabanın içindeki kadına baktı. Okyanus yeşili gözlerinde hem bir kırgınlık hem de ne yapacağını bilemeyen bir çaresizlik vardı.
Yavaşça arabaya bindi, kapıyı kapattı ama motoru çalıştırmadı.

'Nereye Vezir?' dedi Kudret, sesine o şımarık ama bir o kadar da sevimli tonu katmaya çalışarak. Çantasını kucağına koydu, adama doğru döndü.
'Ben de çok sıkıldım zaten burada. Hadi, beni de götür nereye gidiyorsan.'

Vezir direksiyonu sıkan ellerini gevşetmedi. Bakışlarını doğrudan yola, ön cama sabitledi. Yüzündeki o soğuk, mesafeli ifade bir duvar gibiydi.
Dün gece o bahçede ona aşkla bakan adam gitmiş, yerine buz gibi bir yabancı gelmişti.

'İner misiniz Kudret Hanım?' dedi Vezir, sesi pürüzlü ve son derece ciddiydi. Gözlerini ondan bilerek kaçırıyordu.
'Benim işlerim var.'

'Babama kafanı toplaman gerektiğini söylemiştin oysa ki.' dedi Kudret inatla, kollarını göğsünde kavuşturarak.
'Birlikte toplarız işte. Hadi, çalıştır şu arabayı.'

Vezir derin, eziyet çeker gibi bir iç çekti. Sonunda başını yavaşça Kudrete doğru çevirdi. Gözlerindeki o hayal kırıklığı o kadar derindi ki, Kudretin nefesi kesildi.

'Siz o komik arkadaşınızın yanına gitsenize Kudret Hanım.' dedi Vezir, kelimelerin üzerine basa basa.
'Çayınız yarım kalmıştır. O kadar keyifli, o kadar samimiydiniz ki.. Benim gibi birinin sizi burada, arabada oyalamasına gerek yok. Eğlencenize bakın siz.'

Kudret yutkundu. Sesindeki o tatlı çıkışmanın ardında kanayan koca bir yara vardı. Kendini savunmak, 'O sadece çocukluk arkadaşım.' demek istedi ama bunun Vezire yetmeyeceğini, bu aptalca oyunun onu ne kadar incittiğini o an anladı.

Kudret başını öne eğdi. Elleriyle kucağındaki çantasının sapını sıkıyordu. Arabanın içindeki sessizlik o kadar yoğundu ki, sadece ikisinin de düzensiz nefes alışverişleri duyuluyordu.

'Ben..' diye fısıldadı Kudret. Sesi titremişti. O yenilmez, inatçı kadın gitmişti.
'Ben onu.. Seni kıskandırmak için yaptım.'

Vezirin direksiyondaki elleri aniden durdu. Beklemediği bu dürüst itiraf karşısında afallamıştı.
Başını tamamen ona doğru çevirdi.

Kudret gözlerini yavaşça ona kaldırdı. Gözleri hafifçe dolmuştu.
'Dün geceki o şeyden sonra.. Bana o masada nasıl bakacağını, beni gerçekten ne kadar sahipleneceğini görmek istedim. Aptalcaydı, biliyorum. Sadece.. Sana küçük bir oyun oynamak istedim.'

Vezirin çenesi kasıldı. Gözlerindeki o karanlık biraz olsun dağılmıştı ama o kırgınlığı tamamen geçmemişti. O koca adam, içindeki o devasa zaafla, o çocuksu dürüstlükle konuştu.

'Ama ben rahatsız oldum.,' dedi Vezir. Sesi fısıltıdan hallice, adeta kendi yarasına dokunur gibi çıkmıştı.

'Sizi başka bir adamın yanında, ona dokunurken, ona o güzel gülüşünüzü atarken görmek.. Benim canımı yaktı Kudret Hanım. O an orayı yıkmak istedim ama size söz getiremem, kendimi tuttum. Ellerimi ceplerimde yumruk yapıp yutkunmak zorunda kaldım. Bu benim için tatlı bir oyun değildi. İşkenceydi.'

Kudret, adamın bu çırılçıplak, bu savunmasız itirafı karşısında paramparça olduğunu hissetti. O ulaşılamaz, korkusuz sağ kol, şimdi onun karşısında kalbini avuçlarına bırakmıştı. K

'Özür dilerim.' dedi Kudret, kelimeler dudaklarından titrek bir nefes gibi dökülerek.
'Gerçekten özür dilerim Vezir.'

Arabanın içinde zaman kelimenin tam anlamıyla durdu.

Vezir, duyduğu şeyi idrak edemiyormuş gibi gözlerini kırpıştırdı. Kudret Karslı, hayatı boyunca kimseden özür dilememiş, burnundan kıl aldırmayan, hata yaptığında bile üste çıkan o kadın..
Ondan özür mü dilemişti? Üstelik sesi bu kadar titreyerek, bu kadar içten?

Vezirin yüzündeki o sert maske, saniyeler içinde tuzla buz oldu. Dudaklarının kenarı yavaşça yukarı doğru kıvrıldı, gözlerindeki o kırgınlık yerini derin, huzurlu ve aşık bir parıltıya bıraktı.
Okyanus yeşili gözleri, sevdiği kadının o mahcup yüzünde dolandı.

'Az önce..' dedi Vezir, sesinde o tanıdık, serseri ama bir o kadar da şefkatli tınıyla.
'..biz ilk kavgamızı ettik galiba. Kudret.'

Kudret, adamın bu sözleri üzerine burnunu çekip hafifçe güldü. Gözünden süzülen yaşı elinin tersiyle silerken dudaklarında kocaman bir tebessüm belirdi.
'Sanırım öyle oldu.' dedi kıkırdayarak.

'Ve itiraf etmeliyim ki, sen trip atarken çok zor bir adamsın Vezir.'

'Ben mi zorum?' diye karşılık verdi Vezir, yüzündeki o serseri gülümseme iyice genişleyerek.
'Otogarın ortasında aklımı başımdan alan, beni kıskançlıktan delirtip kendi kendimi yememe sebep olan sizsiniz, zor olan ben miyim?'

İkisi de arabanın o kapalı, izole alanında birbirlerine bakarak gülmeye başladılar. Bütün o gerginlik, o ağır kıskançlık ve yanlış anlaşılmaların getirdiği yük, o küçük, sıcak kahkahaların arasında eriyip gitmişti.

Vezir derin bir nefes aldı. Gözlerini Kudretin gözlerinden ayırmadan, sağ elini direksiyondan yavaşça çekti. Elini, Kudretin çantasının üzerinde duran, hafifçe titreyen narin eline doğru uzattı. Koca, nasırlı parmakları, kadının parmaklarını usulca, incitmekten korkar gibi kavradı ve kendi sıcak avucunun içine aldı.

Kudretin kalbi, o dokunuşla birlikte yeniden göğüs kafesini zorlamaya başladı. Parmaklarını, Vezirin parmaklarına sımsıkı kenetledi. O sıcaklık, ona dünyadaki en güvenli yerde olduğunu hissettiriyordu.

'Eee..' dedi Kudret, sesine o tatlı, nazlı tonu yeniden katarak.
'Madem barıştık, madem artık emrimdesin.. Beni nereye götürüyorsun bakalım?'

Vezir, kadının elini tutan elinin başparmağıyla onun tenini usulca okşadı.
Yüzünde, Kudretin aklını başından alan o eşsiz tebessüm vardı.

'Hmm..' diye mırıldandı Vezir, motorun çalıştırma düğmesine basarken. Araba tok bir sesle kükreyerek çalıştı.
'Madem koskoca Zaro Ağadan izni de kopardık.. O zaman bunun hakkını verelim. Seni şöyle nefis bir yerde yemeğe çıkarıyorum.'

Kudret, adamın elini sımsıkı tutarak koltuğuna keyifle yaslandı.
Otogarın o gri, tozlu ve gürültülü dünyasını arkalarında bırakırken, arabanın camından içeri sızan öğlen güneşi, hayatlarında ilk defa, o gereksiz gururları ve kalkanları bir kenara bırakıp sadece birbirlerine ait hissettikleri o yeni yola doğru parlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

8okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18