58. bölüm / 76
KarmalarAsker 1.Bölüm
Bölümler 76Şu an: Asker 1.Bölüm
- 1 36 Yaş - 1.Bölüm1.626 kelime
- 2 36 Yaş - 2.Bölüm1.614 kelime
- 3 36 Yaş - 3.Bölüm1.400 kelime
- 4 24 Yaş İş Kadını - 1.Bölüm1.234 kelime
- 5 24 Yaş İş Kadını - 2.Bölüm1.506 kelime
- 6 24 Yaş İş Kadını - 3.Bölüm1.354 kelime
- 7 24 Yaş İş Kadını - 4.Bölüm2.146 kelime
- 8 24 Yaş İş Kadını - 5.Bölüm1.690 kelime
- 9 Dirilme - 1.Bölüm2.041 kelime
- 10 Dirilme - 2.Bölüm1.917 kelime
- 11 Dirilme - 3.Bölüm2.397 kelime
- 12 Dirilme - 4.Bölüm2.653 kelime
- 13 ➕ Yaralı - Pansuman1.510 kelime
- 14 ➕ Teklif Sonrası1.688 kelime
- 15 ➕ Düğün Bacaktan Vurulma1.353 kelime
- 16 ➕ Kızlar Dağıtma2.367 kelime
- 17 ➕ Dörtlü Yemek2.085 kelime
- 18 ➕ Teyzenin Evinde Kalma2.626 kelime
- 19 ➕ Teyzenin Evinde Kalma 22.036 kelime
- 20 ➕ Otogar Gazozcu1.842 kelime
- 21 ➕ Arabanın Arkasından Bakış1.752 kelime
- 22 🔥 Düğüne Gidebilme2.251 kelime
- 23 🔥 Eski Eşya Odası - Ev2.557 kelime
- 24 🔥 Bungalov1.905 kelime
- 25 🔥 İlk - Çakır Keyif2.711 kelime
- 26 🔥 İlk - Çakır Keyif 21.742 kelime
- 27 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 11.824 kelime
- 28 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 21.994 kelime
- 29 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 32.020 kelime
- 30 ➕ Kaptan-Pavyon2.072 kelime
- 31 ➕ 18 sonrası1.487 kelime
- 32 ➕ 18 Sonrası Pt21.695 kelime
- 33 🔪 1.Bölüm1.656 kelime
- 34 🔪 2.Bölüm1.487 kelime
- 35 🔪 3.Bölüm2.273 kelime
- 36 🔪 4.Bölüm1.931 kelime
- 37 ➕ 18 Sonrası Kıskançlık2.021 kelime
- 38 ➕ 7.Bölüm Gönül Alma2.027 kelime
- 39 ➕ 11 Ekstra - Part 11.804 kelime
- 40 ➕ 11 Ekstra - Part 22.105 kelime
- 41 ➕ 11 Ekstra - Part 32.681 kelime
- 42 11.613 kelime
- 43 22.509 kelime
- 44 32.543 kelime
- 45 Mazi2.368 kelime
- 46 Mazi 22.028 kelime
- 47 Nedim1.777 kelime
- 48 Kars2.816 kelime
- 49 Karsssss3.002 kelime
- 50 Karsssssss Devam2.604 kelime
- 51 EKSTRA | Kurabiye1.501 kelime
- 52 Kurabiye 21.035 kelime
- 53 Nesrin1.928 kelime
- 54 Nesrin 21.812 kelime
- 55 Evli2.038 kelime
- 56 88888882.080 kelime
- 57 88888888888888888888882.512 kelime
- 58 Asker 1.Bölüm1.503 kelime · Okuduğun bölüm
- 59 Asker 2.Bölüm1.436 kelime
- 60 Asker 3.Bölüm1.871 kelime
- 61 Asker 4.Bölüm1.873 kelime
- 62 Asker 5.Bölüm2.043 kelime
- 63 Asker | Flashforward 2.Bölümden 1 ay önce1.580 kelime
- 64 Bölüm 81.454 kelime
- 65 Kış Günü2.357 kelime
- 66 Düğme2.076 kelime
- 67 Tezgah2.561 kelime
- 68 Tezgah 22.107 kelime
- 69 Yeni Sezon 12.055 kelime
- 70 Yeni Sezon 21.720 kelime
- 71 Soft Bölüm2.553 kelime
- 72 32.777 kelime
- 73 42.030 kelime
- 74 SOFTTTTTT2.278 kelime
- 75 EK Soft1.919 kelime
- 76 Halı Saha1.253 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
On koca yıl. Dile kolay geçen ama Vezirin kalbinde her bir saniyesi cam kırıkları üzerinde yalınayak yürümek gibi olan tam on koca yıl.
Zaman Karslı Konağının bu soğuk taş duvarları arasında pek çok şeyi geri dönülmez bir şekilde değiştirmişti. Yirmi dört yaşında sevdiği kadının karnında kendi canından bir parçayı taşıdığını öğrendiğinde sevinçten gözleri dolan o umut dolu yiğit delikanlı o koğuşta yatağına düşen o tek bir mektupla son nefesini vermişti.
'Çocuğu aldırdım. İstemediğime karar verdim. Ben Zaro Ağanın kızıyım senin gibi birine hayatımı adayamam. Başkasıyla evleniyorum. Peşimi bırak.'
Vezirin zihninde on yıldır yankılanan o mektubun zehri otuz dört yaşındaki bu adamın damarlarında hala ilk günkü gibi dolaşıyordu. Zaro Ağanın en güvendiği adamı konağın ve otogarın saygı duyulan sağ kolu Vezir Yılmaz avlunun köşesindeki o kalın taş sütuna yaslanmış elindeki siyah kalemle oynarken gözlerini demir kapıya dikmişti.
Yüzü bir mermer kadar sert yeşil gözleri ise bir mezar kadar soğuk ve karanlıktı.
Ağanın kızı on yıl önce kendi canından olan o bebeğe gözünü kırpmadan kıyan o askerden döndüğünde Karsa gidip zengin bir adamla evlendiğini öğrendiği o kadın bugün bu konağa geri dönüyordu. Annesi Gönülün ölümünden sonra aklını yitiren dışarı çıkarken gözlerini bağladıkları hasta kardeşi Zafer ile birlikte İstanbulda ailesiyle yaşayacaktı artık.
Zaro Ağa Karsta daha fazla saklamak istemediği kızı Kudreti ve oğlu Zaferi nihayet kendi kanatlarının altına geri çağırmıştı. Üstelik hasta oğlu Zaferi de Reyhan ile evlendirme kararı almış ortalığı iyice kendi oyun alanına çevirmişti.
Büyük demir kapılar yeri sarsan bir gıcırtıyla iki yana açıldığında Vezirin parmakları aniden durdu. Siyah ve ağır araba avluya doğru yavaşça süzüldü. Gergin ve boğucu anlar arabanın durmasıyla birlikte zirveye tırmandı.
Arabanın arka kapısı açıldı.
Önce Zafer indi arabadan. Gözleri korkuyla etrafı tarıyor omuzları titriyordu. Evden dışarı çıkmak kalabalığa girmek onun için bir işkenceydi. Hemen ardından Kudret kardeşinin koluna girip ona destek olmak için usulca dışarı adım attı.
Otuz dört yaşındaydı artık. Yüzündeki o gençlik neşesi o hayat dolu Karslı kızı gitmiş yerine acıların, merdiven altı odalarda zorla koparılan canların ve hasta kardeşine bakmakla geçen on yılın izlerini taşıyan hüzünlü ama sarsıcı bir güzelliğe sahip olgun bir kadın gelmişti.
Koyu renk saçları sımsıkı topuz yapılmıştı. Rüzgar yüzüne çarptığında gözlerini usulca kapattı ve on yıl sonra ilk defa evinin havasını ciğerlerine çekti.
Ve sonra gözlerini açtığında; onu gördü..
Avlunun köşesinde simsiyah takım elbisesinin içinde sanki bu on yıl boyunca oradan hiç kımıldamamış gibi dimdik duran o adamı.
Vezirini.
Kudretin kalbi kaburgalarını kırarcasına göğsüne çarptı. Zaman ikisi için de o saniye tamamen durdu. Avludaki çalışanların koşturmaca sesleri Zaferin korkuyla mırıldanmaları konağın kapısında bekleyen Zaro Ağa hepsi silindi.
Geriye sadece o yeşil gözler ve Kudretin gece karası gözleri kaldı.
Kudretin gözleri adamı gördüğü o ilk saniye doldu. Gözpınarlarında biriken yaşlar on yıllık bir cehennemin çığlığıydı. O merdiven altında zorla bayıltılışını uyandığında bacaklarının arasındaki o kanı doğmamış bebeğini ondan kopardıklarında attığı o ciğer parçalayan feryatları haykırmak istedi adama.
Kendisine zorla yazdırılan o mektubu Zaro Ağanın onları nasıl kanlı bir oyunla ayırdığını anlatmak istedi. Evlenmediğini bir koca yalanın içine hapsedildiğini ondan başka kimsenin elini bile tutmadığını haykırmak istedi.
Ama yapamadı.
Boğazına koca ve dikenli bir yumru oturdu.
Zihninde on yıl önceki o karanlık gece şimşek gibi çaktı. Zaro Ağanın silahının soğuk namlusunu kendi alnına değil Vezirin o gülen askerlik fotoğrafına dayayışı gözlerinin önüne geldi.
'Eğer ona tek kelime edersen.' demişti babası o acımasız sesiyle.
'Eğer ona gerçeği söylersen o koğuşta kafasına sıktırırım. Askerden dönerse yolda sıktırırım. Senin o büyük sevdan Vezirin mezarı olur Kudret.'
Kudret adamı yaşatmak için kendi ruhunu öldürmüş onun nefretini on yıl boyunca bir kefen gibi üzerine giymişti. Gerçeği söylerse Vezir yaşamazdı Zaro Ağa onu o saniye öldürtürdü.
Sevdiği adam nefes alsın diye onun kendisinden iğrenmesine katlanmak zorundaydı.
Vezirin yüzündeki ifadeyi o gözlerdeki duyguyu gördüğünde Kudretin bacaklarının bağı çözüldü.
Vezir ona nefretle bakıyordu. Öyle sıradan bir öfke değildi bu.
Adamın gözlerinde Kudretin ruhunu lime lime edecek kadar derin ve kapkara bir nefret vardı. O yeşil gözler adeta Kudretin yüzüne 'katil' diye bağırıyordu.
Vezir kadının gözlerinin dolduğunu gördüğünde içindeki o koca ve yenilmez sağ kol zırhına daha sıkı sarıldı. Kalbinin en derinlerinde o nasır tutmuş yaranın yeniden kanadığını hissetti. Onu bu halde görmek o titreyen dudaklarına şahit olmak koca adamın içini paramparça ediyordu ama kendine izin vermedi.
O kendi bebeğine kıyan başkasının eşi olan bir kadındı. Kendine bunu hatırlatarak çenesini sıktı ceketinin düğmesini yavaşça ilikledi ve ağır adımlarla arabaya doğru yürümeye başladı.
Kudret adamın üzerine doğru gelen o heybetli gölgesi altında ezildiğini hissetti. Hasta kardeşinin kolunu yavaşça bırakıp titreyen ellerini kabanının ceplerine sakladı.
Vezir Kudretin tam bir adım önünde durdu. Koca adam başını son derece saygılı ama bir o kadar da tehlikeli bir yavaşlıkla öne eğdi.
'Evinize hoş geldiniz Kudret Hanım.'
Vezirin ağzından çıkan o kalın ve buz gibi kelimeler Kudretin yüzüne tokat gibi çarptı. 'Kudret Hanım.' Bu iki kelimenin arasına sıkıştırılmış o devasa nefret Kudretin gözünden bir damla yaşın süzülüp yanağına düşmesine neden oldu.
'Hoş buldum..' diye fısıldayabildi Kudret. Sesi o kadar kırılgandı ki rüzgarda uçup gidecek gibiydi. Başını hafifçe kaldırıp adamın gözlerinin içine baktı.
'Vezir...'
Vezir o ismi duyduğunda yutkunmamak için kendini zor tuttu. Kadının sesindeki o ciğerini yakan tınıyı duymamazlıktan geldi. Dudaklarının kenarına o acımasız ve sinsi tebessümü yerleştirdi.
'Gönül Hanıma olanlara çok üzüldüm. Ama.. Kardeşiniz Zafer Beye iyi bakmışsınız bunca yıl şefkatinizi ondan esirgememişsiniz öyle anlattılar.' dedi Vezir gözlerini kadının o yaşlı gözlerinden ayırmadan. Cümleleri özenle seçilmiş zehirli oklar gibiydi.
'Ama kendinizi çok yıpratmışsınız belli. Eşiniz beyefendi İstanbula gelmeyecekler mi?'
Kudretin nefesi boğazında tamamen tıkandı. Midesine koca bir yumruk yemiş gibi oldu. Baş dönmesi bütün bedenini esir almaya başladı. On yıllık yorgunluk sevdiği adamın yüzündeki o iğrenme ifadesi ve gerçeği haykıramamanın verdiği o devasa çaresizlik üzerine üzerine geliyordu.
'İzninle..' diye mırıldandı Kudret gözlerini adamdan kaçırarak. Bir an önce bu adamın zehirli sözlerinden kaçıp odasına saklanmak istiyordu. Adımını attı yanından geçip kapının önündeki basamağa doğru yöneldi.
Ancak gözleri yaşlardan o kadar bulanmıştı ve başı o kadar şiddetli dönüyordu ki merdivenlerin hemen başındaki o kalın ve çıkıntılı taş kemeri fark edemedi. Ayağı takıldı. Sendeledi ve başının yan tarafını büyük bir şiddetle o soğuk ve sert kolona çarptı.
'Ahhh!' diye ince bir çığlık koptu Kudretin ağzından. Sendeleyip dizlerinin üzerine çökeceği sırada dünyası tamamen sarsıldı.
Vezir kadının taşa çarptığını gördüğü o salise içindeki o on yıllık nefret o sağ kol zırhı saniyeler içinde un ufak oldu. Bedenini ele geçiren o ilkel koruma içgüdüsüyle rüzgar gibi atıldı. Kudret daha yere düşmeden koca elleriyle onu belinden ve kollarından sımsıkı kavrayıp havada tuttu.
'Kudret!' diye bağırdı Vezir. Sesinde o az önceki buz gibi adamdan eser yoktu. Sesi korkudan ve şefkatten çatallanmıştı.
Kudreti kendi göğsüne yasladı dizlerinin üzerine çöküp onu kollarının arasına aldı. Bir eliyle kadının belini sımsıkı tutarken diğer koca eli telaşla Kudretin yüzüne başını çarptığı o yere gitti.
'Ne oldu dur bakayım.. Dur güzelim iyi misin kanıyor mu..' diye sayıklıyordu Vezir nefes nefese. O kaba parmakları kadının saçlarının arasında dünyanın en narin dokunuşuyla incitmekten korkarcasına geziniyordu. Başparmağıyla kadının saçlarını kulağının arkasına itti. Yüzü Kudretin yüzüne o kadar yakındı ki adamın o çok tanıdık o yıllardır burnunda tüten deniz ve çam kokusu Kudretin ciğerlerine doldu.
Kudret koca adamın bu telaşlı ve şefkatli dokunuşuyla birlikte gözlerini kapattı. Başını istemsizce adamın o koca avucuna doğru yasladı.
On yıl.
On koca yıldır bu dokunuşa bu kokuya bu adama o kadar açtı ki şu an ölse umurunda bile olmazdı. Elleri refleksle adamın ceketinin yakalarına tutundu. Onu bırakmak istemiyordu bu şefkatin içinde sonsuza kadar kaybolmak istiyordu.
Vezir kadının saçlarını okşarken Kudretin o eşsiz yasemin kokusu burnuna dolduğunda zaman adeta geriye aktı. Elleri kadının tenindeydi ve Kudret tıpkı eskisi gibi ona aşık bir şekilde avuçlarına sığınıyordu. Vezirin gözleri doldu kalbi göğüs kafesini parçalayacakmış gibi atmaya başladı. Eğilip o yaralı yere dudaklarını bastırmamak için ona sımsıkı sarılmamak için kendini zor tutuyordu.
Ama sonra.
Zihnine o zehirli kelimeler bir kez daha sızdı.
'Çocuğumuzu aldırdım. Başkasıyla evleniyorum.'
Vezirin kaskatı kesilmiş çenesi aniden seğirdi. Gözlerindeki o devasa şefkat saniyeler içinde yerini acı bir idrake ve kendinden iğrenmeye bıraktı.
Ben ne yapıyorum diye geçirdi içinden. Kendi evladıma kıyan başkasıyla evli olan bir kadının saçını okşuyorum.
Vezir yutkundu. Boğazından hırıltılı ve acı dolu bir nefes koptu. Koca ellerini kadının saçlarından sanki ateşe dokunmuş gibi büyük bir şiddetle geri çekti. Kudreti omuzlarından tutup aralarına soğuk ve aşılmaz bir mesafe koyarak onu zorla ayağa kaldırdı.
Kudret adamın o sıcaklığının aniden çekilmesiyle gözlerini hızla açtı. Üşüdüğünü hissetti. Vezirin yüzüne baktığında az önceki o şefkatli adamın tamamen yok olduğunu yerine yine o nefret dolu adamın geldiğini gördü.
Vezir ceketinin önünü düzeltti bir adım geriye çıktı. Gözlerini kadının o acı dolu ve yalvaran gözlerinden kaçırdı.
'Önünüze bakmazsanız düşersiniz Kudret Hanım. Dikkatli olun.' dedi Vezir. Sesi bu kez çok daha acımasız ve çok daha ruhsuz çıkmıştı.
'Kocanız beyefendi de yanınızda yok sizi kim tutacak.'
Kudret adamın bu sözleriyle bir kez daha yıkıldı. Kalbi bin parçaya bölünmüştü.
'Vezir..' diye fısıldadı sadece. Gözyaşları yanaklarından süzülüyordu.
Vezir başını hafifçe öne eğdi. 'Geçmiş olsun.' dedi sadece. Sonra arkasını dönüp kadının o darmadağın haline bir kez bile dönüp bakmadan avlunun diğer ucuna doğru yürüyüp gitti.
Kudret o taş merdivenlerin başında on yıllık suskunluğunun ve sevdiği adamı yaşatmak için ödediği bu devasa bedelin altında bir kez daha yapayalnız ezildi. Adamın ellerinin sıcaklığı hala saçlarındaydı ama nefretinin soğukluğu kalbine çoktan saplanmıştı.
Bölüm etkileşimi
