24. bölüm / 76
Karmalar🔥 Bungalov
Bölümler 76Şu an: 🔥 Bungalov
- 1 36 Yaş - 1.Bölüm1.626 kelime
- 2 36 Yaş - 2.Bölüm1.614 kelime
- 3 36 Yaş - 3.Bölüm1.400 kelime
- 4 24 Yaş İş Kadını - 1.Bölüm1.234 kelime
- 5 24 Yaş İş Kadını - 2.Bölüm1.506 kelime
- 6 24 Yaş İş Kadını - 3.Bölüm1.354 kelime
- 7 24 Yaş İş Kadını - 4.Bölüm2.146 kelime
- 8 24 Yaş İş Kadını - 5.Bölüm1.690 kelime
- 9 Dirilme - 1.Bölüm2.041 kelime
- 10 Dirilme - 2.Bölüm1.917 kelime
- 11 Dirilme - 3.Bölüm2.397 kelime
- 12 Dirilme - 4.Bölüm2.653 kelime
- 13 ➕ Yaralı - Pansuman1.510 kelime
- 14 ➕ Teklif Sonrası1.688 kelime
- 15 ➕ Düğün Bacaktan Vurulma1.353 kelime
- 16 ➕ Kızlar Dağıtma2.367 kelime
- 17 ➕ Dörtlü Yemek2.085 kelime
- 18 ➕ Teyzenin Evinde Kalma2.626 kelime
- 19 ➕ Teyzenin Evinde Kalma 22.036 kelime
- 20 ➕ Otogar Gazozcu1.842 kelime
- 21 ➕ Arabanın Arkasından Bakış1.752 kelime
- 22 🔥 Düğüne Gidebilme2.251 kelime
- 23 🔥 Eski Eşya Odası - Ev2.557 kelime
- 24 🔥 Bungalov1.905 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 🔥 İlk - Çakır Keyif2.711 kelime
- 26 🔥 İlk - Çakır Keyif 21.742 kelime
- 27 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 11.824 kelime
- 28 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 21.994 kelime
- 29 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 32.020 kelime
- 30 ➕ Kaptan-Pavyon2.072 kelime
- 31 ➕ 18 sonrası1.487 kelime
- 32 ➕ 18 Sonrası Pt21.695 kelime
- 33 🔪 1.Bölüm1.656 kelime
- 34 🔪 2.Bölüm1.487 kelime
- 35 🔪 3.Bölüm2.273 kelime
- 36 🔪 4.Bölüm1.931 kelime
- 37 ➕ 18 Sonrası Kıskançlık2.021 kelime
- 38 ➕ 7.Bölüm Gönül Alma2.027 kelime
- 39 ➕ 11 Ekstra - Part 11.804 kelime
- 40 ➕ 11 Ekstra - Part 22.105 kelime
- 41 ➕ 11 Ekstra - Part 32.681 kelime
- 42 11.613 kelime
- 43 22.509 kelime
- 44 32.543 kelime
- 45 Mazi2.368 kelime
- 46 Mazi 22.028 kelime
- 47 Nedim1.777 kelime
- 48 Kars2.816 kelime
- 49 Karsssss3.002 kelime
- 50 Karsssssss Devam2.604 kelime
- 51 EKSTRA | Kurabiye1.501 kelime
- 52 Kurabiye 21.035 kelime
- 53 Nesrin1.928 kelime
- 54 Nesrin 21.812 kelime
- 55 Evli2.038 kelime
- 56 88888882.080 kelime
- 57 88888888888888888888882.512 kelime
- 58 Asker 1.Bölüm1.503 kelime
- 59 Asker 2.Bölüm1.436 kelime
- 60 Asker 3.Bölüm1.871 kelime
- 61 Asker 4.Bölüm1.873 kelime
- 62 Asker 5.Bölüm2.043 kelime
- 63 Asker | Flashforward 2.Bölümden 1 ay önce1.580 kelime
- 64 Bölüm 81.454 kelime
- 65 Kış Günü2.357 kelime
- 66 Düğme2.076 kelime
- 67 Tezgah2.561 kelime
- 68 Tezgah 22.107 kelime
- 69 Yeni Sezon 12.055 kelime
- 70 Yeni Sezon 21.720 kelime
- 71 Soft Bölüm2.553 kelime
- 72 32.777 kelime
- 73 42.030 kelime
- 74 SOFTTTTTT2.278 kelime
- 75 EK Soft1.919 kelime
- 76 Halı Saha1.253 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sabahın ilk ışıkları Zaro Ağanın devasa konağının taş duvarlarına vururken, Kudret yatağında çoktan uyanmış, içindeki o kıpır kıpır heyecanla hazırlanıyordu. Yıllardır bu demir parmaklıklar ardında, mafya babası gibi bir adamın kızı olmanın getirdiği o ağır yükle yaşamıştı. Ama bugün..
Bugün sadece Kudret olacaktı. Sadece Vezirin sevdiği kadın Kudret.
Üzerine rahat ama hatlarını belli eden beyaz bir keten elbise geçirdi. Saçlarını özensizce topuz yaptı, yüzüne hafif bir makyaj kondurdu. Herkesin uyumasını fırsat bilerek çantasını omuzuna takıp hızla kapıya yöneldi. Konaktan çıkmadan hemen önce telefonunu çıkarıp Deryaya kısa bir mesaj attı.
'Derya, bugün benim bütün gün dışarıda kendi işlerim var. Babam sorarsa kafa dinleyeceğimi söylersin, beni idare et. Akşama anca dönerim.'
Mesajı gönderip telefonu sessize aldı. Konağın devasa ahşap kapısından süzülerek çıktığında, kalbi kafesinden kurtulmuş bir kuş gibi çarpıyordu. İki arka sokağa kadar hızlı adımlarla yürüdü. Köşeyi döndüğünde, onu bekleyen o siyah, camsız sivil aracı gördü.
Arabanın kapısını açıp içeri süzüldüğü an, burnuna dolan o tanıdık kokuyla derin bir nefes aldı. Vezir direksiyondaydı. Üzerinde her zamanki o resmi, simsiyah takımları yoktu.
Rahat, koyu yeşil bir keten gömlek giymişti. Kollarını dirseklerine kadar kıvırmış, o geniş, kaslı kolları ve beyaz teniyle sabah güneşinin altında kelimenin tam anlamıyla aklını başından alacak kadar yakışıklı görünüyordu.
'Kaçak kraliçem gelmiş.' dedi Vezir, yüzünde o sadece Kudrete sakladığı serseri, sımsıcak tebessümüyle.
Uzanıp kadının dudaklarına derin, günaydın dercesine uzun bir öpücük bıraktı.
'Hadi gidelim Vezir.' dedi Kudret, adamın dudaklarından ayrılırken gözleri parlayarak. 'Beni bu yerden, bu kimlikten çok uzaklara götür.'
Vezir arabayı çalıştırdı.
'Emrin olur güzelim benim. Aaaa ama dur!' diyip arka koltuğa uzandı. Geri geldiğinde elinde koca bir demet Nergis vardı.
Güzel tebessümüyle demeti Kudrete uzattı.
‘Veziir.. Bunlar çok çok güzeller..’ diyip uzanıp sımsıcak bir öpücük kondurdu adamın yanağına.
İstanbulun o boğucu trafiğini, beton yığınlarını arkalarında bırakarak Şilenin derinliklerine, ormanın tam kalbine gizlenmiş, sadece etrafı devasa ağaçlarla çevrili o muazzam taş evine doğru yola çıktılar. Bu evi Vezir yıllar önce, bir gün sadece nefes alabilmek için gizlice almıştı.
Şimdi ise o nefes, yanındaki koltukta oturuyordu.
Gün boyu dünyadan, telefonlardan ve Zaro Ağanın gölgesinden tamamen kopuk bir rüya yaşadılar. Koca taş evin geniş bahçesinde, güneşin altında uzanıp şaraplarını yudumladılar. Vezir, Kudrete kendi elleriyle yemekler hazırladı, Kudret mutfak tezgahında oturup onu izlerken saatlerce güldüler.
Her zamanki o gergin, her an bir saldırı bekleyen koruma ve kibirli Ağa kızı maskeleri düşmüş, geriye sadece birbirine deli gibi aşık, kana kana birbirini içen iki insan kalmıştı.
Ama güneş usul usul ormanın ardında kaybolup, gökyüzü laciverde döndüğünde, havadaki o masum, huzurlu atmosfer yerini yavaş yavaş, derinden kaynayan bir ateşe bıraktı.
Ormanın serinliği çökerken, evin arka bahçesindeki o devasa, sonsuzluk hissi veren havuzun iç aydınlatmaları yandı. Turkuaz renkli su, gecenin karanlığında adeta parlıyordu. Havuzun etrafı tamamen ağaçlarla kaplıydı, onları gökyüzündeki yıldızlardan başka görebilecek tek bir canlı bile yoktu.
Vezir çoktan suyun içindeydi. Gömleğini ve pantolonunu bir kenara fırlatmış, sadece siyah bir deniz şortuyla havuzun kenarına kollarını yaslamıştı. Geniş sırtındaki, omuzları suyun ve havuzun loş ışığının altında parlıyordu. Saçları ıslanmış, alnına dökülmüştü.
Tam o sırada, taş evin sürgülü cam kapısı açıldı.
Vezir başını çevirdiği an, nefesi göğüs kafesinde düğümlendi.
Kudret, üzerinde o güne kadar Vezirin hiç görmediği, siyah, iplerden ibaretmiş gibi duran, vücudunun bütün o kusursuz kıvrımlarını acımasızca sergileyen bir bikiniyle havuzun kenarında belirdi. Koyu renk saçlarını tepesinde sımsıkı bir atkuyruğu yapmıştı. Yavaş, son derece kışkırtıcı adımlarla suyun kenarına doğru yürüdü.
'Su nasıl?' diye sordu Kudret, sesi gecenin sessizliğini yırtan ipeksi bir fısıltıydı.
'Sen gelene kadar soğuktu.' diye yutkundu Vezir. Gözleri, kadının o uzun bacaklarından, incecik belinden ve göğüslerini zar zor örten o siyah kumaştan ayrılamıyordu.
'Ama şimdi.. Bütün ormanı yakacak kadar sıcak.'
Kudret dudaklarında o şeytani tebessümle havuzun merdivenlerini kullanmak yerine doğrudan kenara oturdu. Bacaklarını yavaşça suyun içine sarkıttı. Sonra ellerini havuzun mermer zeminine dayayıp kendini usulca suyun o serin, kucaklayıcı maviliğine bıraktı.
Su, göğüslerinin hemen altına kadar geliyordu. Kudret, suyun kaldırma kuvvetiyle adeta süzülerek adamın o koca gövdesine doğru ilerledi. Vezir kollarını iki yana açmış, sırtı havuzun duvarına yaslı bir halde avının kollarına gelmesini bekleyen bir yırtıcı gibi duruyordu.
Kudret tam adamın dibine geldiğinde durmadı. Kollarını Vezirin o ıslak, kaslı boynuna doladı ve suyun içinde bacaklarını aralayarak doğrudan adamın beline kilitledi.
Vezirin elleri refleks olarak suyun altından kadının kalçalarını buldu. O incecik siyah bikini altının ipini parmaklarının arasında hissederken boğazından derin bir mırıltı koptu.
'Seni bu halde görmek..' diye fısıldadı Vezir, elleri suyun altında Kudretin o pürüzsüz tenini, kalçalarını acımasızca sıkarken.
'Bütün gün o elbiseyle etrafımda dolanırken bile aklımı kaçırıyordum. Şimdi bu suyun içinde bana böyle sürtünürken benden nasıl bir sabır bekliyorsun kraliçem?'
'Ben senden sabır beklemiyorum ki Vezir.' diye kıkırdadı Kudret. Dudaklarını adamın ıslak boynuna, oradan da çene hattına doğru sürterken minik, ıslak öpücükler bırakıyordu.
'Sabretmeni hiç mi hiç istemiyorum. Bugün bizden başka kimse yok.. Gizlenmek yok.. Sessiz olmak.. Hiç yok..'
Bu sözler, Vezirin içindeki o son kontrol zincirini de kopardı.
Koca elleriyle kadını belinden kavradığı gibi onu hafifçe yukarı, havuzun mermer kenarına doğru çevirdi. Kudretin sırtı havuzun ıslak duvarına yaslandığında, Vezir dudaklarını kadının dudaklarına vahşice mühürledi.
Bu öpüşme, suyun o serinliğine inat kelimenin tam anlamıyla alev alevdi. Vezir kadının dudaklarını talan ediyor, Kudret ise ellerini adamın ıslak saçlarına geçirmiş, onu kendine daha da sert çekiyordu. Dilleri birbirinin dudaklarını yalıyor, nefesleri gecenin karanlığında havuzun şapırtılarına karışıyordu.
Vezirin elleri suyun altından çıkıp kadının o siyah bikini üstünün iplerini buldu. Hiç uğraşmadan, ensesindeki o tek düğümü tek bir çekişte çözdü. Sırtındaki ipi de ustalıkla açtığında, o küçük siyah kumaş parçası havuzun sularına karışıp yavaşça dibe doğru süzüldü.
Kudretin o dik, kusursuz göğüsleri gecenin esintisiyle ve ay ışığıyla buluştuğunda Vezir gözlerini oraya dikti. Suların ıslattığı, o soğuktan ve arzudan dikleşmiş uçları gördüğünde adamın gözleri tamamen siyaha döndü.
'Sen müthiş bir şeysin..' diye hırıldadı Vezir.
Yüzünü oraya doğru eğdi. Sıcak, ıslak dudakları Kudretin o hassas uçlarından birini dudaklarının arasına aldığında kadın başını geriye doğru atarak o geceki ilk yüksek sesli çığlığını kopardı. Vezir dilini o noktada o kadar arsız, o kadar çıldırtıcı bir ritimle kullanıyordu ki, Kudret ellerini adamın geniş omuzlarına geçirip tırnaklarını etine batırmamak için kendini zor tutuyordu.
'Vezir.. Yavaş. Morarıyor sonra.' diye inledi Kudret, bedeni suyun içinde yay gibi gerilirken. Adamın dudakları göğüslerinden boynuna, oradan da köprücük kemiklerine çıkarken bıraktığı o ıslak, yakıcı izler kadını deli ediyordu.
Ama Kudretin de boş durmaya zerre kadar niyeti yoktu. Madem sınır yoktu, Vezirin sınırlarını o da zorlayacaktı.
Ellerini adamın omuzlarından suyun altına doğru kaydırdı. Vezirin o kaslı karnından aşağıya, siyah deniz şortunun lastiğine ulaştığında adamın nefesinin nasıl teklediğini hissetti. Parmaklarını hiç tereddüt etmeden o lastikten içeri, şortun içine daldırdı.
Suyun o serinliğinin ortasında, Kudretin eli doğrudan Vezirin o kaya gibi semsert, alev alev yanan erkekliğini buldu.
'Ahhh Kudrett..' diye inledi Vezir, başını geriye doğru atıp gözlerini sımsıkı kapatırken.
Kudret, suyun altında o sertliği avuçlarının içine tam anlamıyla aldı. Sadece kavramakla kalmadı, başparmağıyla en hassas noktasına, suyun da verdiği o kayganlıkla uzun, kışkırtıcı okşamalar yapmaya başladı.
'Nasıl?' diye fısıldadı Kudret, yüzünü adamın yüzüne yaklaştırarak. Dudakları Vezirin dudağına sürterken aynı anda suyun altında onu kıvrandırıyordu.
'Hoşuna gidiyor mu sağ kolum? Bugün bütün gün bana o yeşil gömleğin içinde o kadar yakışıklı göründün ki.. Bütün gün aklımda sadece bunu yapmak vardı.'
'Kudret.. Biraz yavaş ne olur..' diye hırıldadı Vezir, kadının elini bileğinden tutarak zar zor durdurdu. Nefes nefeseydi, göğsü bir körük gibi inip kalkıyordu.
'Eğer ellerin böyle arsızca devam ederse.. Seni bu suyun içinden çıkarmam. Yiyip tüketirim her yerini.'
'Beklediğim de tam olarak bu zaten.' dedi Kudret, o cüretkar, o karanlık tebessümüyle.
Vezir kadının bu meydan okumasıyla tamamen delirdi. Kadının bileğini bırakıp, suyun altındaki o son engeli, Kudretin o siyah bikini altını yan tarafındaki incecik iplerinden koca elleriyle asılarak kopardı. Kumaş parçası suyun üzerinde yüzerken, Vezir kendi deniz şortunu da tek hamlede aşağı sıyırıp tekmeleyerek bacaklarından attı.
Şimdi ikisi de havuzun o turkuaz sularında tamamen çırılçıplaktı.
Vezir, koca elleriyle kadının kalçalarını kavradı. Onu havuzun mermerin üzerine doğru kaldırdı ve başını Kudretin bacaklarının arasına yerleştirip öpücükler kondurmaya başladı. Dilini kullanmayı da ihmal etmiyordu.
‘Veziiir o kadar iyisin ki.. Off delireceğim.’
Vezir Kudretin ıslaklığının tadını yeterince çıkarttıktan sonra kadını tekrar havuzun içine çekti.
'Kime aitsin sen?' dedi Vezir, adamın gözlerindeki o karanlık tutku ormanı yakacak kadar büyüktü.
'Sana..' diye inledi Kudret, tırnaklarını adamın sırtına geçirerek.
'Sadece sana.. Ruhumla, bedenimle.. Lütfen artık içime gi-.. Dayanamıyorum.'
Vezir, zerre kadar tereddüt etmeden, suyun altındaki o kayganlığı da fırsat bilerek kendini tek bir güçlü hamlede kadının o daracık, sırılsıklam derinliklerine tamamen itti.
Kudretin ağzından çıkan o devasa çığlık, Şilenin o ıssız ormanında, gece kuşlarının seslerine karıştı. Suyun direnci, adamın erkekliğinin o yakıcı sıcaklığıyla birleştiğinde ortaya çıkan his o kadar muazzamdı ki, Kudret gözlerinin karardığını hissetti.
'Vezir.. Imm.. Çok iyi..' diye dudağını ısırdı Kudret, başını adamın boynuna gömerek.
Vezir, kadının içindeki o sıcaklığa, o kucaklayıcı darlığa gömüldüğünde çenesini kaskatı sıktı. Odanın içindeki yatağın aksine, suyun içinde yerçekiminin o hafifliği onlara çok daha vahşi, çok daha haz dolu bir ritim sunuyordu.
Vezir kalçalarını geri çekti ve kadına çok daha sert, acımasız bir darbeyle yeniden çarptı. Suların şapırtısı, bedenlerin birbirine çarpma sesine karışıyordu. Vezir her vuruşunda kadını havuzun o kaygan, mermer duvarına yaslıyor, Kudret ise adamın sırtını sıkarak onu daha da derine, daha da içine çekiyordu.
'Kudret.. Benim kadınım.. Benim kraliçem..' diye inliyordu Vezir. Su sıçradıkça adamın yüzünden damlalar süzülüyor, o vahşi hali Kudreti her saniye yeniden delirtiyordu.
'Daha sert Vezir.. Lütfen durma..' diye yalvardı Kudret. İçindeki o kasılmalar yavaş yavaş kendini belli etmeye, o devasa patlamanın yaklaşan dalgaları vurmaya başlamıştı.
Ama Vezirin yaramazlık günüydü. Ve aniden kadının içinden çıktı. Kudret dumura uğramıştı.
‘Veziir ne yapıyorsun!’ dedi çaresizce.
‘Şşş..’ diyip alt dudağını ısırdı kadının. Sonra parmaklarıyla ıslaklığı okşamaya başladı. En hassas noktasını da usul usul okşuyordu.
‘Sıcacık..’ dedi adam arsızca.
‘Vezir sok ne olur.. Ne yapıyorsun kıvranıyorum deli gibi.’
Kudret adamın oyununa dahil olmalıydı delirmeden. Adamın damarlanmış sertliğini eline aldı. Vezirin elini kenara çekip usulca avuçlarındaki şeyi ıslaklığına sürtmeye başladı.
Vezir kurduğu oyuna düşmüştü.
Kadının sıcaklığı..
Islaklığı..
Erkekliğinin ucuna ritmik olarak çarptığı an adam aklını kaçıracak gibi oldu.
‘Gel buraya!’
Vezir kadının bu hareketiyle birlikte ellerini onun kalçalarından alıp bacaklarının altına, diz kapaklarının arkasına yerleştirdi. Onu suyun içinde biraz daha yukarı kaldırarak kendine kusursuz, muazzam bir açı yarattı.
Sonra hiç acımadan, en hızlı, en sert ritmiyle tekrar sertliğiyle kadının derinliklerine ulaştı. Bu seferki çok daha azgın bir ritimdi.
Havuzun suları onların bu devasa fırtınasıyla adeta dalgalanıyor, dışarı taşıyordu. Kudret, adamın bu durdurulamaz temposu karşısında başını geriye attı. O uzun, narin boynu ay ışığında gerilirken, içindeki o patlama noktası devasa bir şelale gibi üzerine yıkıldı.
'Vezir!' diye çığlık attı Kudret, içindeki o darlığın adamın sertliğini sıktığını hissederek doruğa ulaştı.
Onun o kasılmaları, Vezirin gözlerini tamamen kapatmasına sebep oldu. Adam, boğazından kopan o derin, aslan kükremesini andıran bir iniltiyle, son ve en şiddetli darbesini kadının en derinine ulaşarak vurdu.
Kendi sıcaklığını, suyun o serinliğine inat kadının o sırılsıklam derinliklerine, adeta ruhunu mühürler gibi boşalttı.
İkisi de nefes nefese, kalp atışları göğüs kafeslerini kıracak kadar hızlı bir şekilde birbirlerine sarılı kaldılar. Su yavaş yavaş durulurken, Vezir alnını kadının terli ve ıslak alnına yasladı.
Kudretin kollarında hala derman yoktu, sadece bacaklarıyla adama tutunuyor, başını onun o geniş omuzuna yaslayıp derin, titrek nefesler alıyordu.
'Beni bitireceksin..' diye fısıldadı Kudret, sesi çatallı ve yorgundu.
'Bu yaptığınla en az iki kilo verdim Vezir..'
Vezir koca bir kahkaha atıp, suyun içinde kadının belini okşadı.
'Sen daha hiçbir şey görmedin Kudret Hanım.' dedi Vezir, dudaklarına o doyumsuz, serseri tebessümünü yerleştirerek.
'Bu ev, bu havuz.. Daha yeni ısınıyor.'
Kudret başını kaldırıp adamın o arzudan deliren gözlerine baktı. Suların içinde ona sıkıca sarıldı. O gece o taş evin havuzunda, ormanın o ıssız derinliğinde hiçbir ağa, hiçbir silah ve hiçbir gizlenme yoktu.
Sadece suyun, ay ışığının ve birbirlerine kana kana karışan iki sırılsıklam aşığın o hudutsuz dünyası vardı.
Bölüm etkileşimi
