57. bölüm / 76
Karmalar8888888888888888888888
Bölümler 76Şu an: 8888888888888888888888
- 1 36 Yaş - 1.Bölüm1.626 kelime
- 2 36 Yaş - 2.Bölüm1.614 kelime
- 3 36 Yaş - 3.Bölüm1.400 kelime
- 4 24 Yaş İş Kadını - 1.Bölüm1.234 kelime
- 5 24 Yaş İş Kadını - 2.Bölüm1.506 kelime
- 6 24 Yaş İş Kadını - 3.Bölüm1.354 kelime
- 7 24 Yaş İş Kadını - 4.Bölüm2.146 kelime
- 8 24 Yaş İş Kadını - 5.Bölüm1.690 kelime
- 9 Dirilme - 1.Bölüm2.041 kelime
- 10 Dirilme - 2.Bölüm1.917 kelime
- 11 Dirilme - 3.Bölüm2.397 kelime
- 12 Dirilme - 4.Bölüm2.653 kelime
- 13 ➕ Yaralı - Pansuman1.510 kelime
- 14 ➕ Teklif Sonrası1.688 kelime
- 15 ➕ Düğün Bacaktan Vurulma1.353 kelime
- 16 ➕ Kızlar Dağıtma2.367 kelime
- 17 ➕ Dörtlü Yemek2.085 kelime
- 18 ➕ Teyzenin Evinde Kalma2.626 kelime
- 19 ➕ Teyzenin Evinde Kalma 22.036 kelime
- 20 ➕ Otogar Gazozcu1.842 kelime
- 21 ➕ Arabanın Arkasından Bakış1.752 kelime
- 22 🔥 Düğüne Gidebilme2.251 kelime
- 23 🔥 Eski Eşya Odası - Ev2.557 kelime
- 24 🔥 Bungalov1.905 kelime
- 25 🔥 İlk - Çakır Keyif2.711 kelime
- 26 🔥 İlk - Çakır Keyif 21.742 kelime
- 27 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 11.824 kelime
- 28 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 21.994 kelime
- 29 ➕ İtalya Yolcusu Kalmasın 32.020 kelime
- 30 ➕ Kaptan-Pavyon2.072 kelime
- 31 ➕ 18 sonrası1.487 kelime
- 32 ➕ 18 Sonrası Pt21.695 kelime
- 33 🔪 1.Bölüm1.656 kelime
- 34 🔪 2.Bölüm1.487 kelime
- 35 🔪 3.Bölüm2.273 kelime
- 36 🔪 4.Bölüm1.931 kelime
- 37 ➕ 18 Sonrası Kıskançlık2.021 kelime
- 38 ➕ 7.Bölüm Gönül Alma2.027 kelime
- 39 ➕ 11 Ekstra - Part 11.804 kelime
- 40 ➕ 11 Ekstra - Part 22.105 kelime
- 41 ➕ 11 Ekstra - Part 32.681 kelime
- 42 11.613 kelime
- 43 22.509 kelime
- 44 32.543 kelime
- 45 Mazi2.368 kelime
- 46 Mazi 22.028 kelime
- 47 Nedim1.777 kelime
- 48 Kars2.816 kelime
- 49 Karsssss3.002 kelime
- 50 Karsssssss Devam2.604 kelime
- 51 EKSTRA | Kurabiye1.501 kelime
- 52 Kurabiye 21.035 kelime
- 53 Nesrin1.928 kelime
- 54 Nesrin 21.812 kelime
- 55 Evli2.038 kelime
- 56 88888882.080 kelime
- 57 88888888888888888888882.512 kelime · Okuduğun bölüm
- 58 Asker 1.Bölüm1.503 kelime
- 59 Asker 2.Bölüm1.436 kelime
- 60 Asker 3.Bölüm1.871 kelime
- 61 Asker 4.Bölüm1.873 kelime
- 62 Asker 5.Bölüm2.043 kelime
- 63 Asker | Flashforward 2.Bölümden 1 ay önce1.580 kelime
- 64 Bölüm 81.454 kelime
- 65 Kış Günü2.357 kelime
- 66 Düğme2.076 kelime
- 67 Tezgah2.561 kelime
- 68 Tezgah 22.107 kelime
- 69 Yeni Sezon 12.055 kelime
- 70 Yeni Sezon 21.720 kelime
- 71 Soft Bölüm2.553 kelime
- 72 32.777 kelime
- 73 42.030 kelime
- 74 SOFTTTTTT2.278 kelime
- 75 EK Soft1.919 kelime
- 76 Halı Saha1.253 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Arabanın kapısı sertçe kapandığında içerideki hava aniden ağırlaşmış, o sahilin dondurucu soğuğu yerini kavurucu bir sıcaklığa bırakmıştı. Vezir direksiyonun başına geçtiğinde elleri hala titriyordu. Az önce o bankın üzerinde, o loş sokak lambasının altında yaşananlar bir rüya gibiydi.
Yirmi yıldır içine gömdüğü, kendine bile itiraf etmeye korktuğu o devasa sevda, az önce o dudaklarda can bulmuştu. Arabayı çalıştırdı ama gaza basmaya mecali yoktu. Zihni darmadağındı.
Kudret ise şoför koltuğunun hemen yanında, yüzünde o sarhoşluğun ve zaferin getirdiği eşsiz tebessümle oturuyordu. Kabanın içinden sıyrılıp biraz daha adama doğru kaydı. Eli usulca uzandı ve Vezirin direksiyonu tutmaktan kaskatı kesilmiş kolundan aşağı, bacağına doğru kaydı.
İnce parmakları adamın kalın kumaşlı pantolonunun üzerinden o kaslı bacağı usulca okşamaya başladı.
Vezir yutkundu. Bütün bedeni o tek bir dokunuşla yay gibi gerildi.
'Sana gidelim mi.' dedi Kudret. Sesi o kadar kısık, o kadar davetkardı ki arabanın içindeki oksijen saniyeler içinde tükendi. Boşta kalan diğer eliyle uzanıp adamın ensesindeki kısa, gri saçlarıyla oynamaya başladı.
'Bu gece o konağa dönmek istemiyorum.'
Vezirin nefesi boğazında düğümlendi. Bacağına dokunan o ince parmaklar, ensesinde gezinen o yumuşak eller aklını başından alıyordu. Ama içindeki o sağ kol, o yılların getirdiği korku ve saygı son bir kez çırpındı.
Zaro Ağanın kızıydı o. Onu kendi evine, kendi yatağına götürmek demek, bütün kuralları, bütün dünyayı ateşe vermek demekti.
'Kudret Hanım.' dedi Vezir pürüzlü, çaresiz bir hırıltıyla. Eliyle kadının bacağındaki elini tutmaya çalıştı ama parmakları kadının tenine değdiği an yanıyormuş gibi hissetti.
'Yapmayın.. Lütfen yapmayın, gerçekten aklımı kaçıracağım. Sizi konağa bırakmam lazım, evdekiler merak eder. Biz.. biz ne yapıyoruz bilmiyorum.'
Kudret adamın bu geri adım atma çabası karşısında aniden durdu. Yüzündeki o cilveli tebessüm saniyesinde silindi. Elini adamın bacağından ve saçlarından hızla çekti. Gözlerindeki o arzu ateşi yerini anında o inatçı, kırgın Karslı kızı bakışına bıraktı.
Omuzlarını silkip önüne döndü ve kollarını göğsünde kavuşturdu. Başını cama doğru çevirdi.
'İyi.' dedi Kudret buz gibi bir sesle.
'Bırak o zaman konağa. Haklısın, biz ne yapıyoruz ki zaten. Sen sadece babamın sağ kolusun, ben de ağanın kızıyım. Sen demek öyle istiyorsun. Öyle kalalım. Sür arabayı konağa.'
Vezir kadının bu ani küsüşü, o buz gibi tavrı karşısında kelimenin tam anlamıyla panikledi. Az önce kollarında eriyen, onu o ıssız sahilde öpen kadın şimdi aralarına yine o koca uçurumu örmüştü.
Direksiyonu tutan elleri gevşedi. Arabayı hareket ettiremedi. Kudretin o kırgın profiline, cama yansıyan asık suratına bakarken içindeki bütün o korkular, bütün o sağ kol kuralları yerle bir oldu.
Onu kırmak, onu kaybetmek ölümden daha beterdi.
'Tamam.' dedi Vezir çaresizce, derin ve yırtıcı bir iç çekerek.
'Tamam, tamam.. Bana gidiyoruz tabi ki sen nasıl istersen. Başımın belasısın ama sen benim, yemin ederim başımın belasısın biliyorsun değil mi? Ama evdekiler ne olacak Kudret. Yokluğunda ortalığı ayağa kaldırmasınlar sen konağa gitmezsen.'
Kudret duyduğu bu teslimiyetle birlikte yüzünü cama dönük tutmaya devam etse de dudaklarında o kocaman, sinsi ve zafer dolu gülümseme çoktan belirmişti.
Çantasından telefonunu çıkardı.
'Hallederim ben.' dedi Kudret, hala ona bakmadan.
'Deryaya mesaj atıyorum şimdi. Düğünde liseden çok yakın bir arkadaşımı gördüm, uzun zamandır görüşmüyorduk, bu gece onda kalacağım dedim. O diğerlerine bir şekilde uydurur.'
Mesajı gönderip telefonu çantasına geri attıktan sonra nihayet başını çevirip Vezire baktı. O küskün halinden eser kalmamıştı. Yüzünde yine o kuduruk, o aklını başından alan kadın vardı.
Uzanıp parmaklarını bu kez adamın göğsünde, gömleğinin düğmelerinin etrafında usulca dolaştırmaya başladı.
'Hadi.' dedi Kudret, tırnaklarını adamın göğsünde hafifçe gezdirirken.
'Sür artık şu arabayı, çok üşüdüm. Senin evine gidelim.'
Vezir o parmakların dokunuşuyla birlikte derin bir nefes alıp arabayı hızla yola çıkardı. Yol boyunca Kudretin elleri adamın üzerinde hiç durmadı. Bir ensesinde, bir kolunda, bir göğsündeydi. Vezir arabayı İstanbulun o karanlık sokaklarında adeta bir deli gibi, sınırları zorlayarak kullanıyordu.
Kanı damarlarında öyle bir kaynıyordu ki, bir an önce o eve ulaşmak için çıldırıyordu.
Yaklaşık yirmi dakika sonra araba Vezirin o müstakil, gözlerden uzak, sessiz evinin önünde durdu. Ev karanlıktı. Sadece sokak lambasının ışığı bahçe kapısını aydınlatıyordu.
Vezir arabadan inip Kudretin kapısını açtı. Kadının elini tutup onu dışarı çıkardı. İkisi de tek kelime etmeden bahçe kapısından içeri girdiler. Vezir anahtarı kilide sokarken elleri titriyordu.
Kapı büyük bir gıcırtıyla açıldı. İçeri adım attıklarında Vezir kapıyı arkalarından sertçe kapattı ve kilitledi.
Evin içi serin ve loştu. Vezir duvardaki düğmeye basıp holün o sarı, cılız ışığını yaktı.
İşte o an, o kapalı kapıların ardında, o aydınlıkta birbirlerinin yüzüne baktıklarında arabada olan o cesur, kuduruk hava aniden dağıldı. Yerini devasa, ağır bir utangaçlık ve gerçeklik aldı. Kudret etrafına bakındı.
Burası Vezirin mahremiydi. Bekar bir adamın, hayatını sadece işine ve silahına adamış bir adamın sade, erkeksi eviydi. Havada o çok sevdiği çam ve temiz sabun kokusu hakimdi.
Vezir de aynı tutulmayı yaşıyordu. Yıllardır hayalini bile kurmaya korktuğu kadın eşsiz güzelliğiyle şu an kendi evinin holünde, kendi halısının üzerinde duruyordu.
İkisi de ne yapacağını, ilk adımı nasıl atacağını bilemez bir halde saniyelerce öylece durdular. Zaro Ağanın kızı ve sağ kolu gerçeği, bir an için o duvarların arasında yeniden hortlamış gibiydi.
'Kabanınızı alayım.' dedi Vezir, sesi fısıltı gibi, son derece resmi çıkmıştı.
Kudret başını sallayarak kabanı omuzlarından usulca indirdi. Vezir kabanı alırken parmakları kadının omuzlarına değdi. İkisi de o temasla oldukları yerde irkildi. Vezir kabanı portmantoya asarken Kudret ellerini önünde birleştirmiş, yere bakıyordu. O cesur, sınır tanımaz kadından eser kalmamıştı sanki.
İçindeki o sarhoşluk tamamen buharlaşmış, yerini o saf, o yoğun heyecana bırakmıştı.
Vezir arkasını dönüp Kudrete baktı. Kadının o utangaç, o titreyen hali koca adamın kalbini yerinden sökecek gibiydi. Aralarındaki o birkaç metrelik mesafe, yirmi yıllık bir hasretin, yirmi yıllık bir yasak sevdanın savaş alanıydı.
Vezir derin, yırtıcı bir nefes aldı. Gözlerindeki yeşil, saniyeler içinde kapkara bir arzu fırtınasına dönüştü. Adımlarını yavaşça ama son derece kararlı bir şekilde kadına doğru atmaya başladı. Her adımında o sağ kol kimliğini, o ağa korkusunu, o saygı duvarını ayaklarının altında eziyordu.
Kudret adamın üzerine doğru gelen o heybetli, o karanlık gölgesini gördüğünde başını kaldırdı. Göz göze geldiler.
O bakışmada kelimelere ihtiyaç yoktu.
O bakışmada yılların açlığı, yılların uykusuz geceleri, kıskançlık krizleri ve bastırılmış çığlıklar vardı.
Vezir kadının tam önünde durduğunda elini usulca kaldırdı. O nasırlı, büyük parmakları Kudretin o pürüzsüz, bembeyaz çenesini kavradı.
Başını hafifçe yukarı kaldırdı.
'Emin misin.' dedi Vezir. Sesi o kadar kalın, o kadar derindi ki Kudretin dizlerinin bağı çözüldü.
Kudret adamın o alev alev yanan gözlerine, o titreyen dudaklarına bakarken içindeki o son utangaçlık kırıntısı da küle döndü. Kollarını hızla kaldırıp adamın boynuna sımsıkı doladı.
'Hiç olmadığım kadar.' diye fısıldadı Kudret.
Ve o an, o holün ortasında devasa bir patlama yaşandı.
Vezir kadının bu sözlerini duyduğu saniye bütün kontrolünü, bütün sakinliğini kaybetti. Koca elleriyle Kudretin belini kavradığı gibi onu havaya kaldırdı. Kudretin sırtı holün duvarına çarptı. Adamın dudakları kadının dudaklarına öyle bir vahşilikle, öyle bir açlıkla kapandı ki, Kudretin ağzından kopan o tiz inilti evin sessizliğini tamamen parçaladı.
Bu öpüşme sahildekinden çok daha farklıydı. Bu bir sevişme değil, bir savaştı adeta. Yirmi yılın acısını çıkarmak isteyen iki insanın, birbirini tüketmek, birbirinin teninde yok olmak isteyen feryadıydı.
Vezir kadının alt dudağını dişleri arasına alıp hırsla emerken, Kudret kollarını adamın boynuna daha da sıkı dolamış, bacaklarını Vezirin o koca beline sarmıştı.
Bir yandan da kalçalarını adama doğru bastırmaya çalışıyordu.
Adamın elleri kadının vücudunda durmak bilmiyordu. Kudretin o eteğini hızla yukarı sıyırdı. Çorap vardı. Aklı hemen ondan kurtulmak istedi. Çorabı hırla çekiştirip yırtarak aldı bacaklarından.
Çıplak, sıcak tenine dokunduğu an boğazından odayı titreten bir hırıltı koptu. Kudret ellerini adamın saçlarından çekip onun ceketine attı. Ceketin düğmelerini koparırcasına çekiştirip adamın geniş omuzlarından aşağı fırlattı.
Vezir onu duvardan ayırmadan, dudaklarını bir an bile kadının dudaklarından koparmadan yatak odasına doğru yürümeye başladı. Her adımında Kudretle duvara, kapı pervazlarına çarpa çarpa, vahşi bir hırsla ilerliyordu. Yatak odasının kapısından içeri girdiklerinde Vezir kadını o geniş, dağınık yatağın üzerine büyük bir tutkuyla bıraktı.
Kudret yatağın üzerine sırtüstü düştüğünde nefes nefeseydi. Saçları darmadağın olmuş, Vezirle birlikta az önce düğmelerini kopardıkları gömleği omuzlarından aşağı kaymıştı. Göğsü körük gibi inip kalkıyor, gözleri karanlıkta parlayan yırtıcı bir kedi gibi adama bakıyordu.
Vezir yatağın ayak ucunda durdu. Gözlerini kadının o kusursuz, o davetkar bedeninden ayırmadan gömleğinin düğmelerini tek tek, hırsla çözdü. Gömleği omuzlarından atıp o geniş, kaslı, yara izleriyle dolu çıplak göğsünü ortaya çıkardığında Kudretin ağzı hafifçe aralandı.
Adamın o heybetli, o korkutucu ama bir o kadar da taptığı bedeni karşısında ve tamamen ona aitti.
Vezir yatağa, kadının üzerine doğru eğildi. Dizlerini Kudretin bacaklarının iki yanına yerleştirip o koca gövdesiyle kadının üzerine tamamen kapandı. Yüzünü kadının boynuna, o incecik şah damarının attığı yere gömdü. Islak, sıcak dudakları ve diliyle kadının boynunu, köprücük kemiklerini adeta işaretliyor, her öpücüğünde, her ısırığında Kudretten daha yüksek bir inleme koparıyordu.
'Seni o kadar çok arzuladım ki..' diye hırıldadı Vezir, kadının tenini dişleri arasında ezerken.
'Yıllarca.. Her gece, her saniye seni hayal etmekten aklımı yitirecektim. O konakta sana yeterince bakamamak, sana dokunamamak beni her gün öldürüyordu Kudret.'
'Şimdi buradayım.' diye inledi Kudret, ellerini adamın o geniş, terli sırtında gezdirerek. Tırnaklarını adamın kaslarına geçiriyordu.
'Artık seninleyim Vezir.. Ne istiyorsan yap bana. Sadece birbirimizin olalım.'
Vezir bu sözlerle birlikte tamamen zıvanadan çıktı. Elleri hızla kadının eteğini kavradı ve tek bir sert hamleyle üzerinden çıkarıp attı. Gömleği de dayanamayıp Kudret en uzağa savurdu. Kudretin o pürüzsüz, bembeyaz üst bedeni, sadece o siyah, incecik dantelli sütyeniyle adamın gözleri önüne serildiğinde Vezirin nefesi kesildi.
Gözleri karardı.
Dudaklarını kadının o dik, dolgun göğüslerine bastırdı. Dantelin üzerinden belirginleşen o hassas uçları diliyle ve dişleriyle o kadar vahşi, o kadar kuduruk bir şekilde tahrik ediyordu ki, Kudret zevkten başını geriye atıp yastığı sıkmak zorunda kaldı.
'Vezir.' diye çığlık attı Kudret. Bedeni yay gibi gerilmiş, kalçaları istemsizce adamın kasıklarına doğru sürtünmeye başlamıştı.
'Bunu sürekli isteyeceğim.. Biliyorsun değil mi...'
Vezir kadının bu çaresiz yalvarışını duyduğunda ellerini hızla kadının iç çamaşırına attı. Parmak uçlarındaki ıslaklığı kadının tenine dağıtıp okşamaya başladı.
Ama dudakları için de böyle bir temasa ihtiyacı vardı. Sütyenin kopçasını tek eliyle tek hamlede kurtarıp kumaşı arkaya fırlattı. Şimdi dudaklarının da tenle buluşma zamanıydı. Sıcacık göğüs uçlarında dudaklarının uçları ve diliyle bir sağ bir sol dolaşmaya başladı.
'Sana her baktığımda sütyeninin altındaki göğüslerini düşünmeden nasıl duracağım be..'
Kudret kıkırdadı ama bu kıkırtı anında haz dolu çığlığa dönüştü. Vezir dayanamayıp parmaklarını kadının derinliğine ilerletmişti bile. Önce bir sonra iki..
Vezirin ritmik hareketleri kadını çıldırtıyordu kadını tam eşiğin ucuna getirdikten sonra hınzırca parmaklarını çekti.
'Veziiir deliriyorum!!!'
Vezir sinsice gülümseyip kadının dudaklarını usulca öptü.
'Sakin ol birtanem..' diyip hızla kadının bacak arasına doğru kaydırdı vücudunu. Kudret adamın ne yapacağını anlayınca başını inleyerek geri attı ve ellerini adamın saçlarının arasına geçirdi.
Vezir kadının iç çamaşırını usulca yana çekip öpücükler kondurmaya başladı sıcak tenine. Dudaklarının arasına alıp teni diliyle okşadığında Kudret çıldırmak üzereydi ve eşiğe geldiğini hissetmişti. Vezir baş parmağıyla en hassas noktayı okşayıp dilini kadının derinliğine uzattığında Kudret eşiğe gelmiş kasılmaya başlamıştı bile. Diline kadının duvarları kasıldıkça çarpıyordu ama Vezirin delirtmeyi bırakmak gibi bir niyeti yoktu.
Kasılma bitene kadar kadını delirtti altında. Sonra dayanamayıp tekrar dudaklarına yükseltti kendini. Minik minik öptü.
'Nasıl böyle seviştiğinin hesabını şu an soramıyorum ama soracağım Vezir Bey!' diyip adamın dudaklarını ısırmaya başladı Kudret.
Vezir hafifçe kahkaha atıp çekip aldı kadının altındaki iç çamaşırını da.
Kudret şimdi o yatağın ortasında, yıllardır beklediği, uğruna her şeyi göze aldığı adamın altında tamamen çıplak ve savunmasızdı.
Kudret hazla elini kemere atıp çözdü. Bir yandan da dayanamayıp adamın önünü okşuyordu. Vezir pantolonunu hızla çıkarıp fırlattıktan sonra tekrar kadının üzerine kapandı.
Kudretin bacaklarını koca elleriyle araladı ve kendi heybetli bedenini o sıcaklığın, o davetkar derinliğin tam önüne yerleştirdi. Boxerın üzerinden Kudretin parmakları uslu durmuyordu ama. Okşadıkça ikisi de deli oluyordu.
'Delirtme sırası ben de!' diyip adamı sırt üstü yatağa attı Kudret ve boxerı çekip aldı üzerinden.
Göz göze geldiler. Okyanus yeşili gözler ve gece karası gözler birbirine kilitlendi.
İkisi de nefes nefeseydi, ikisi de terden sırılsıklam olmuştu.
Kudret sıcak ıslaklığını adamın erkekliğinin üzerine getirip usulca sürtünmeye başladı. İkisi de sırılsıklamdı şu an. Kudret gittikçe hızlandı ama Vezirin dayanacak gücü kalmamıştı artık arzudan bayılacaktı. Sertliği de sızlamaya başlamıştı. Dayanamayıp kadını altına aldı tekrar.
'Yeterince yaramazlık yaptın prenses..' diyip kadının bacak arasına yerleşti.
'Canını yakarsam özür dilerim.' dedi Vezir fısıltıyla. Sesi titriyordu.
'Sana doyamıyorum Kudret.. Kendimi durduramıyorum cidden.'
'Durdurma.' dedi Kudret, kollarını adamın boynuna sımsıkı dolayarak.
'Beni parçala Vezir. Sadece birbirimizin olduğumuzu hissettir bana.'
Vezir derin, yırtıcı bir hırıltıyla birlikte kendini kadının o sıcak, o ıslak derinliğine tek bir pürüzsüz, sert hamleyle bıraktı.
Kudretin ağzından kopan o devasa, o acı ve zevk dolu çığlık Vezirin dudakları tarafından anında yutuldu. Adam kadının çığlığını kendi ağzının içinde hapsederken, Kudret tırnaklarını Vezirin sırtına geçirmiş, bacaklarını adamın beline sımsıkı sarmıştı. İlk birleşmenin o acımasız yoğunluğu ikisini de olduğu yerde dondurdu.
Vezir kadının o daracık, o sıcak içinin kendisini sarmalamasıyla birlikte aklını yitirecek gibi oldu.
Saniyeler sonra Vezir hareket etmeye başladı. İlk başlarda yavaş, kadının acısını dindirmek isteyen, ona tapan bir ritimle ilerliyordu. Ancak Kudretin o durmak bilmeyen inlemeleri, adamın beline doladığı bacaklarıyla onu daha da içine çekmesi Vezirin içindeki o vahşi hayvanı tamamen serbest bıraktı.
Hareketleri giderek hızlandı, giderek sertleşti. Yatağın ahşap başlığı her darbede duvara çarpıyor, odanın içinde tenlerin birbirine çarpma sesi, o ıslak ve yoğun tutku sesleri yankılanıyordu.
Vezir kadının göğüslerini avuçluyor, boynunu ısırıyor, her ileri atılışında Kudreti yatağa biraz daha gömüyordu.
'Kudretim..' diye sayıklıyordu Vezir her darbede.
'Veziiir..' diye bağırıyordu Kudret zevkten çıldırmış bir halde. Başını sağa sola atıyor, adamın her sert darbesinde bedeni yukarı doğru yaylanıyordu.
'Daha sert.. Sakın durma.'
Bu sevişme sıradan bir birleşme değildi. Yirmi yılın açlığı, o düğündeki kıskançlık krizleri, konaktaki o gizli bakışmaların hepsi bu yatağın üzerinde, bu hayvan gibi, doyumsuz ve uzun süren fırtınanın içinde patlıyordu.
Vezir saatlerce durmadı. Kadının her zerresini öptü, her zerresine kendi damgasını vurdu. Kudreti defalarca doruklara çıkardı, onun her çığlığında kendi zevkini daha da katladı. İkisi de bu ateşin içinde yanıp kül oluyor, terden sırılsıklam olmuş bedenleriyle birbirlerinin içinde kayboluyorlardı.
Sonunda, ikisi de o devasa, o son patlamaya tekrar aynı anda ulaştıklarında, Vezirin ağzından kopan o kükreme odanın duvarlarını sarstı. Kudretin bütün bedeni şiddetle titriyor, kollarını adamın boynuna sımsıkı dolamış bir halde hıçkırarak nefes alıyordu. Vezir son bir sert darbeyle tamamen kadının içine boşaldı ve o koca gövdesiyle Kudretin üzerine, onun göğüslerinin üzerine yığıldı.
Odanın içine ağır, tatmin olmuş, huzurlu bir sessizlik çöktü. Sadece ikisinin de o hızla inip kalkan göğüslerinin sesi, o bitkin nefes alışverişleri duyuluyordu. Vezir başını kadının göğüslerinin arasına gömmüş, koca bedeniyle onu tamamen sarmalamıştı. Kudretin elleri hala adamın terli saçlarının arasında, usulca geziniyordu.
'İnanamıyorum..' diye fısıldadı Vezir dakikalar sonra. Sesi yorgunluktan ve huzurdan zar zor çıkıyordu. Dudaklarını kadının terli uçlarına bastırdı.
'Sen benimlesin.. Kendi yatağımda, benim kollarımın arasındasın.'
Kudret adamın saçlarını öptü. Yüzünde o tarifsiz, o dünyaları fethetmiş kadının gülümsemesi vardı. Bütün bedeni yorgunluktan ağrıyor olsa da ruhu hiç olmadığı kadar özgür ve tazeydi.
'Artık hep seninleyim yakışıklı.' dedi Kudret kıkırdayarak.
'Babam yarın ikimizi de vurdursa bile umurumda değil. Bu gece yaşadıklarımdan sonra gözüm açık gitmem.'
Vezir başını kaldırıp kadının o muzip gözlerine baktı. Dudaklarında o serseri, o aşık tebessüm belirdi. Uzanıp kadının dudaklarına uzun, şefkatli bir öpücük bıraktı.
'Öyle hemen ölmek yok Kudret Hanım.' dedi Vezir, elini kadının çıplak göğsünde usulca gezdirerek.
'Daha yeni başlıyoruz. Seni daha kolay kolay bırakmam.'
Kudret adamın bu sözüyle birlikte kollarını tekrar onun saçlarına dolarken, dışarıdaki karanlık gece yerini yavaş yavaş sabahın ilk ışıklarına bırakıyordu.
Ancak o evin içinde, o yatağın üzerinde başlayan yangın, ömürlerinin sonuna kadar sönmemek üzere alev almıştı. Artık geri dönüş yoktu. İkisi de o yatağın üzerinde, hayatlarının en büyük ve en tehlikeli, ama bir o kadar da eşsiz sevdasına kalıcı olarak imza atmışlardı.
Bölüm etkileşimi
