KARAHANLI kitap kapağı

29. bölüm / 50

KARAHANLI

27. Gelin Hanım

Vaveyla Yazarı: Zehra Güngör

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 50Şu an: 27. Gelin Hanım
  1. 1 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu2.540 kelime
  2. 2 2.bölüm: Yeşil Kırılma1.925 kelime
  3. 3 3.bölüm: Küller ve Gölgeler1.575 kelime
  4. 4 4. Kanun ve Kural1.578 kelime
  5. 5 5. Kartal Gözü2.044 kelime
  6. 6 6.bölüm: sessiz fırtına1.552 kelime
  7. 7 7.bölüm: Celladın Kurtarıcısı2.020 kelime
  8. 8 8. Bölüm: Ortaklık1.932 kelime
  9. 9 9.bölüm: nevin2.118 kelime
  10. 10 10.bölüm: Kapan2.553 kelime
  11. 11 11.bölüm: kapılar arkasında1.854 kelime
  12. 12 12. Bölüm: Selim Karat3.001 kelime
  13. 13 13.bölüm : Hatıra1.392 kelime
  14. 14 14.Bölüm : Neva & Kartal1.292 kelime
  15. 15 15. Bölüm : Meryem1.350 kelime
  16. 16 16. bölüm: Asil Kartal Karahan1.621 kelime
  17. 17 17.Bölüm: Neva Leyla Karat2.050 kelime
  18. 18 18. Sisin sakladığı kökler4.089 kelime
  19. 19 19. Çiçek Tac1.229 kelime
  20. 20 20. Bir yalan1.482 kelime
  21. 21 21. Kıskançlık Dozu1.377 kelime
  22. 22 22. Sessizliğin bedeli1.066 kelime
  23. 23 23. İçimizdeki hain1.840 kelime
  24. 24 24. İstop1.848 kelime
  25. 25 25. Bir kurşunluk mesafe1.793 kelime
  26. 26 26. Gölge Savaşı4.187 kelime
  27. 27 27. Gelin Hanım1.950 kelime · Okuduğun bölüm
  28. 28 28. Leyla'm2.198 kelime
  29. 29 29. Dağhan.2.009 kelime
  30. 30 30. ben geldim2.275 kelime
  31. 31 31. Ferman3.692 kelime
  32. 32 32. Gözdağı2.431 kelime
  33. 33 33. Büyük bir sır2.373 kelime
  34. 34 34. Kartalın sığınağı, Leyla'nın ışığı2.329 kelime
  35. 35 35. Nevzat'ın nefreti2.134 kelime
  36. 36 36. Ferman'ın sancısı2.042 kelime
  37. 37 37. Geçmişin külleri1.074 kelime
  38. 38 38. Biat ve Feda3.707 kelime
  39. 39 39. Karahan'a biat2.085 kelime
  40. 40 40. Küllerden doğmak1.403 kelime
  41. 41 41. Saf Bağ3.530 kelime
  42. 42 42. stratejik mangal1.208 kelime
  43. 43 43. Güneş'in Kısmeti1.771 kelime
  44. 44 44. kraliçe'nin hududu1.765 kelime
  45. 45 45. Güzel Sığınak1.634 kelime
  46. 46 46. kırmızı elma2.891 kelime
  47. 47 47. Uzak Mutluluk2.579 kelime
  48. 48 48. İhanetin yüzü1.138 kelime
  49. 49 49. Kırık Güven3.527 kelime
  50. 50 50. Mucize1.123 kelime

Aradan geçen dört günün ardından Karahan Malikânesi ve iş dünyası adeta iki farklı evrene bölünmüştü.

Dışarıda tam bir fırtına kopuyordu. Sancar’ın piyasaya sürdüğü “Kartal Karahan komada, yaşam savaşı veriyor.” haberi, borsa koridorlarında ve yeraltı dünyasında bir bomba gibi patlamıştı.

Karahan Holding hisseleri çalkalanıyor, yıllardır Kartal’ın gölgesinde sinen leş kargaları yavaş yavaş saklandıkları deliklerden başlarını çıkarıyordu. Yaman ve arkasındaki güçler ise Kartal’ın fişinin çekileceği anı bekleyen acımasız birer avcı gibi pusuya yatmıştı.

Malikânenin içindeyse bambaşka, sessiz ama bir o kadar da çetin bir savaş hüküm sürüyordu.

Kartal, yaranın ve kan kaybının getirdiği bitkinliği neredeyse tamamen üzerinden atmıştı.

Ancak dışarıya “komada” imajı verildiği için odasından çıkamıyor, devasa malikânenin üst katını kendine bir kumanda merkezi hâline getiriyordu.

Neva ise sabahın erken saatlerinde elinde tuttuğu kalın hukuki dosyalar ve tabletle Kartal’ın çalışma odasına adım attı. Üzerinde dökümlü beyaz bir gömlek, altında siyah kumaş pantolonu vardı. Saçlarını sıkı bir topuz yapmıştı. Tam anlamıyla savunma hattını kurmuş bir avukat modundaydı.

Kartal, pencerenin önündeki masada oturmuş, önündeki iki farklı monitörden borsa hareketlerini ve şirket verilerini takip ediyordu. Neva’nın içeri girdiğini duyunca başını kaldırmadı ama dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

“İçeri girmeden önce kapı çalınır, Avukat,” dedi Kartal, gözlerini ekrandaki grafiklerden ayırmadan.

“Burası şirket yönetimi, mahalle kahvesi değil.”

Neva, elindeki dosyaları büyük bir gürültüyle masanın tam ortasına, Kartal’ın klavyesinin dibine bıraktı.

“Benim çalışma alanıma da haber vermeden giren sensin, Karahan,” dedi Neva, sesine profesyonel bir soğukkanlılık yerleştirmeye çalışarak.

“Ayrıca dışarıda kriz masası kurulmuş durumda. Şirketin yönetim kurulu üyeleri ve ana hissedarlar senin öldüğünü düşünüp panikle hisse satmaya başladı. Eğer bir iki gün içinde hukuki bir hamle yapmazsak yönetim kurulundaki muhalifler geçici yönetim için kayyum atanmasını sağlayacak.”

Kartal koltuğunda geriye yaslandı. Kollarını göğsünde birleştirdi ve gözlerini Neva’nın o kararlı, hırslı yüzüne dikti.

“Bırak satsınlar,” dedi Kartal, rahat bir tavırla. “Panikle hisse satanların kim olduğunu not et. Kan kokusu alıp masaya üşüşen leş kargalarını tespit etmek tam da bu yüzden gerekliydi. Sen neden bu kadar gerginsin?”

Neva derin bir nefes aldı ve masaya doğru hafifçe eğildi.

“Ben gergin değilim! Ben sadece senin bu imkânsız rahatlığına anlam veremiyorum. Adamın biri seni vuruyor, ölümden dönüyorsun, sonra çıkıp ‘Ben komadayım.’ oyunu başlatıyorsun! Şu an dışarıda senin adını silmek isteyen yüzlerce adam var ve sen burada oturmuş elma yiyerek hisse grafiği izliyorsun!”

Kartal, Neva’nın kontrolü kaybetme hâlini, gözlerindeki o gizlemeye çalıştığı yoğun endişeyi izlemekten büyük bir keyif alıyordu. Ağır hareketlerle ayağa kalktı.

Neva’ya doğru bir adım attı.

Neva geri adım atmadı, aksine çenesini biraz daha yukarı kaldırdı.

“Korkuyor musun, Avukat?” dedi Kartal. Sesi bir fısıltı kadar alçak ama bir o kadar da kışkırtıcıydı. “Benim için mi korkuyorsun, yoksa müvekkilini kaybedip davayı yarım bırakmaktan mı?”

Neva’nın kalbi göğüs kafesini zorlamaya başladı ama bakışlarını bir milim bile kaçırmadı.

“Korkmak mı? Senin gibi egosu boyunu aşmış bir adam için korkacak son kişiyim ben. Ben sadece işimi yapıyorum. Eğer sana bir şey olursa bu karmaşayı toparlamak yine bana düşecek.”

“Yalan söylüyorsun,” dedi Kartal, aralarındaki mesafeyi iyice kapatırken. Neva’nın gözlerinin derinliklerine baktı.
“Gözlerin yalan söyleyemiyor, Neva. O gece limanda elin kana bulandığında, ameliyathanede elimi tuttuğunda da sadece işini yapmıyordun.”

Neva’nın nefesi kesilir gibi oldu. Kartal’ın bu hamlesi, aralarındaki o görünmez kalkanı çatlatmıştı. Ama geri adım atmak demek, Kartal’a teslim olmak demekti.

“Sana yardım ettim çünkü gözümün önümde birinin ölmesine izin veremezdim,” dedi Neva, sesinin titrememesine özen göstererek. “Aynı durumda Sancar ya da Orhan olsa onlar için de aynısını yapardım.”

Kartal’ın gözleri aniden kısıldı.

“Sancar ya da Orhan, öyle mi?” dedi. Sesindeki muzip ton bir anda yerini tehlikeli bir kıskançlığa bıraktı. “Kendini kandırmaya devam et, Avukat. Ama bu malikânedeki kimse senin için benim durduğum yerde durmuyor.”

Neva tam cevap verecekti ki çalışma odasının kapısı iki kez vuruldu ve ardından hızla açıldı.

Sancar içeri girdi. Yüzü kireç gibiydi, elinde şifreli bir telefon tutuyordu. Neva ile Kartal arasındaki o elektrikli havayı fark etse de durumu çaktırmamaya çalıştı.

“Abi…” dedi Sancar, sesi kısılmıştı. “Piyasa yemi yuttu. Yaman’ın adamları Azamet Şirket Grubu ile temasa geçti. Karahan Holding’in yarınki olağanüstü kurulunda yönetimi ele geçirmek için oy toplamaya başladılar.”

Kartal’ın yüzündeki alaycı tebessüm bir anda kayboldu. Gözlerinde soğuk, yırtıcı bir kurdun kararlılığı belirdi. Neva’ya kısa bir bakış fırlattı, ardından Sancar’a döndü.

“Güzel…” dedi Kartal. Sesi odayı titretecek kadar tok çıkmıştı. “Aptal, tam da beklediğim hamleyi yaptı. Yarınki kurula kadar her şey sanki kontrolümüzden çıkmış gibi davranacaksınız.”

Neva araya girdi.

“Kartal, eğer ben o kurula senin vekilin olarak katılmazsam vekâletnameni geçersiz sayıp kararları oy birliğiyle geçirirler!”

Kartal yavaşça Neva’ya döndü. Yüzünde, Neva’nın zekâsına ve cesaretine duyduğu gizli hayranlık parıldıyordu.

“Tam olarak bunu yapacaksın, Neva,” dedi Kartal, ona doğru bir adım atıp sesini yumuşatarak. “Yarın o kurula Karahan Holding’in tek yetkili avukatı ve benim vekilim olarak sen gireceksin. Masaya oturacaksın ve o leş kargalarının karşısında dimdik duracaksın.”

Neva şaşkınlıkla gözlerini açtı.

“Ben mi? Ama ben ortaya çıkarsam…”

“Sen benim kalemimsin,” dedi Kartal, bakışlarındaki sarsılmaz güvenle Neva’nın zırhını bir kez daha delerek. “O masada duracak, onların cesaretini kıracaksın. Ben arkanda olacağım. Sadece o saklandıkları delikten tamamen çıkmalarını bekleyeceğiz.”

Neva, Kartal’ın gözlerindeki o mutlak güvene baktı. Kalbindeki gürültülü çarpıntı yine baş gösterdi. Aralarındaki bu gıcıklık, bu sürekli atışma hâli aslında birbirlerine duydukları o derin, sarsılmaz inancın kılıfıydı.

“Pekâlâ, Kartal Bey,” dedi Neva, gömleğinin manşetlerini düzelterek. “O masayı onların başına yıkacağımdan şüphen olmasın. Ama döndüğümde… o ıhlamuru kendi ellerinle içeceksin.”

Kartal hafifçe kıkırdadı ve başını yana eğdi.

“Önce git o masayı devir, Avukat. Sonra ıhlamuru konuşuruz.”

Neva dosyalarını kucağına alıp arkasını döndü ve adeta bir kraliçe edasıyla odadan çıktı. Kapı kapandığında Kartal arkasından bakmaya devam etti.

Sancar, Kartal’ın yanına yaklaşıp alçak sesle konuştu:
“Abi… Neva Hanım’ı bu kadar öne sürmek güvenli mi? Yaman, onun Karahan’ın en zayıf noktası olduğunu anlarsa…”

Kartal’ın gözleri karardı. Elleri masanın kenarını sıktı.

“Neva benim zayıf noktam değil, Sancar,” dedi Kartal. Sesi buz gibi bir yemin gibi yankılandı. “Neva benim tek kırmızı çizgim. Ve Yaman ona dokunmaya kalkarsa ölmek için yalvarır.”

Neva, ertesi gün yapılacak olağanüstü kurulun tüm hazırlıklarını gözden geçirmek, Karahan Holding’in hissedar listesini ve vekâletnameleri son bir kez kontrol etmek üzere Kartal’ın çalışma odasına geri döndüğünde saat akşamüstünü çoktan geride bırakmıştı.

Odadaki büyük masanın üzerine yayılmış dosyalar arasında çalışırken alt kattan gelen ani hareketlilik ve Sancar’ın ses tonundaki tedirginlik dikkatini çekti. Kapı çalınmasına bile fırsat kalmadan açıldı. Sancar, hemen arkasında tanıdık, aksakallı, gözlerindeki o bilge ve dingin duruşuyla hiç değişmemiş olan Cemal Bey’le birlikte içeri girdi.

Cemal Bey, odanın ortasında durup masanın başında çalışan Neva’ya baktı. Yüzünde, her şeyi bilen o meşhur dede tebessümü belirdi. Hafifçe öksürerek ellerini önünde birleştirdi.

“İyi akşamlar bakalım… Gelin Hanım.”

Neva, elindeki tükenmez kalemle öylece kalakaldı.

“Gelin… Hanım mı?”

Yanaklarına aniden yayılan sıcaklık, boynuna kadar kızarmasına neden oldu. Öfkeden mi yoksa yakalanmışlık hissinden mi olduğunu kendisi bile ayırt edemezken masadan fırladı.
“Cemal Bey, ne gelin hanımı? Bizimkinin ne mal olduğunu biliyorsunuz. Ortada sadece imzalı bir kâğıt ve zoraki bir ortaklık var!” diye söze girdi Neva, sesindeki panik tonunu gizlemeye çalışarak.

Tam o sırada odanın karanlık köşesindeki dinlenme koltuğunda kollarını göğsünde birleştirmiş hâlde oturan Kartal ayağa kalktı.

Üzerinde siyah gömleği, kolları dirseklerine kadar sıvanmış hâliyle oldukça dinç görünüyordu. Cemal Bey’in o hitabını duyduğunda dudaklarında tehlikeli, alaycı ama bir o kadar da sahiplenici bir sırıtış belirdi.

“Aşk olsun, Avukat! Ben mal mı oldum şimdi?” dedi Kartal, tok ve kendinden emin sesiyle masaya doğru yaklaşırken.

“Cemal Bey gayet doğru bir tabir kullandı. Ne de olsa resmî olarak Karahan soyadını taşıyan, bu evin de benim de başımın belası olan tek ‘gelin’ sensin.”

Neva dönüp Kartal’a öyle bir öldürücü bakış fırlattı ki kelimeler adeta havada buz kesti.

“Sen ne ara avukatlıktan terfi edip evlilik uzmanı oldun, Kartal Bey? O sahte nikâhın süresini hatırlatmamı ister misin? İlk fırsatta o kâğıtları yırtıp atacağımızı da?”

Cemal Bey, ikisinin arasındaki bu bitmek bilmeyen çekişmeyi keyifle izliyor, sakalını sıvazlarken kurnazca gülümsüyordu.

“Bakıyorum da evliliğinizin ‘sahte’ kısmı hâlâ dillerden düşmüyor,” dedi Cemal Bey, ellerini iki yana açarak. “Ama evladım Kartal, dışarıda yer yerinden oynarken, herkes senin komada olduğunu sanıp kurt gibi sofraya oturmaya çalışırken senin bu gelin hanımı böyle sinirden kudurtman ne kadar stratejik, bilemedim.”

Kartal, Neva’ya doğru bir adım daha attı. Aralarındaki mesafe o kadar kapandı ki Neva başını hafifçe yukarı kaldırmak zorunda kaldı.

Kartal, gözlerini Neva’nın öfkeyle parıldayan gözlerinden bir an bile ayırmadan Cemal Bey’e cevap verdi:
“Zorlu davalar en inatçı avukatlarla kazanılır, Cemal Bey. Gelin Hanım da farkında olmadan rolünü o kadar iyi oynuyor ki… Bazen sahte olduğunu ben bile unutuyorum.”

Neva’nın kalbi göğsünü döverken bu laf sokmaya ve göz hapsine daha fazla dayanamayarak elindeki kalemi masaya sertçe bıraktı.

“Rol mü?!” dedi Neva, sesini biraz daha yükselterek. “Ben yarın sabah o kurul masasına, o şirketi o leş kargalarına vermemek için oturacağım. Cemal Bey, iyi ki geldiniz! Allah aşkına, şuna söyleyin de kendine gelsin!”

Cemal Bey gülerek ellerini kaldırdı.

“Ben buraya sizin aşk tazelemelerinizi izlemeye gelmedim, çocuklar. Yaman ve arkasındaki o yabancı fonların yarınki kurulda atacağı adımlarla ilgili elimde çok kritik bir istihbarat var. Kartal, ayakta olduğunun duyulması her şeyi altüst eder ama Neva’nın o masada eli güçlü olmalı.”

Kartal’ın yüzündeki muzip ifade anında silindi; yerine o buz gibi, hesapçı Karahan lideri geldi.

“Dinliyorum, Cemal Bey,” dedi Kartal, masaya yaklaşırken.

Neva ise derin bir nefes alıp arkasını döndü. Yanaklarındaki o inatçı kızıllığı gizlemeye çalışırken kendi kendine mırıldandı:
“Gelin hanımmış… Göreceğiz kim kimin başını yakıyor.”

Kartal, Neva’nın bu söylenmelerini duymuştu. Dudaklarındaki gizli tebessümü saklayarak Cemal Bey’in getirdiği dosyaya uzandı.

Cemal Bey, getirdiği kalın dosyayı masanın üzerine bırakıp sayfaları hızla çevirdi.

“Yaman sadece Azamet Şirket Grubu ile anlaşmadı,” dedi Cemal Bey, sesi odadaki gerilimi daha da artırarak. “Yabancı fonlar, arkasında büyük bir sermayeyle duruyor. Yarın kurulda tek hedefleri var: ‘Kartal Karahan şirketi yönetemez durumda.’ maddesini öne sürerek şirkete acil kayyum atatmak ve hisseleri ucuza kapatmak. Elinizdeki vekâletname güçlü ama o kurulda sadece hukuk konuşulmayacak, bunu biliyorsunuz.”

Kartal dosyaya göz attıktan sonra başını kaldırdı. Yüzündeki o keskin, hesapçı ifade bir kez daha belirginleşti.

“Biliyorum, Cemal Bey. O yüzden yarın sadece Neva orada olmayacak.”

Neva kaşlarını çatıp Kartal’a döndü.

“Ne demek sadece ben olmayacağım? Dışarıya komada olduğun mesajını vermedik mi? Eğer kurulda ortaya çıkarsan bütün plan suya düşer!”

“Ortaya çıkmayacağım zaten,” dedi Kartal, dudaklarında tehlikeli bir tebessümle. “Ama sen o masaya oturduğunda yalnız olmayacaksın. Sancar ve Orhan, arkalarındaki ekiple birlikte binayı dışarıdan ablukaya alacak. Ayrıca yabancı fonların arkasındaki o gizli ortak…” Kartal dosyadan bir ismi işaret etti. “…İşte o adamı köşeye sıkıştıracak son kozu da ben vereceğim.”

Cemal Bey memnuniyetle sakalını sıvazladı.

“İşte bu! Bizim horoz yine kukumav kuşuna dönmeden planı kurmuş bile.”

Neva, Cemal Bey’in bu benzetmesine gözlerini devirmeden edemedi.

“Sizin horozunuzun egosu yüzünden yarın bütün işi tek başıma göğüslemek zorunda kalacak olan benim, farkındasınız değil mi?”

Kartal, Neva’nın bu sitemkâr ama meydan okuyan hâline karşılık bir adım daha yaklaştı. Aralarındaki o resmî hava bir anda buharlaşmış, yerini o bildik, nefes kesen çekişmeye bırakmıştı.

“Zorlukları seversin, Avukat,” dedi Kartal, sesini alçaltarak, sadece ikisinin duyabileceği bir tonda. “Yoksa bu malikânede benimle başa çıkamazdın.”

“Seninle başa çıkmak bir zorluk değil, Kartal Bey. Tam anlamıyla bir sabır testi,” dedi Neva, gözlerini kaçırmadan.
Ama yanaklarındaki o inatçı kızıllık yine kendini ele vermişti.

Cemal Bey boğazını temizleyerek ikisinin arasındaki yüksek voltajlı elektriği kibarca böldü.

“Neyse, çocuklar… Ben stratejik hamlelerimi yapıp çekileyim. Yarın sabah o kurul odasında işiniz zor ama imkânsız değil. Gelin Hanım’a güvenimiz tam.”

Cemal Bey veda edip odadan çıktığında çalışma odasında yine o baş başa kalmışlık hissi ağır basmıştı.

Kartal, masanın üzerindeki dosyayı kapatıp Neva’ya baktı.

“Yarın sabah o masaya girmeden önce dinlenmen gerek.”

Neva kollarını göğsünde birleştirdi ve başını dik tuttu.

“Benim dinlenmeye ihtiyacım yok. Asıl sen o gizli kozu hazırlasan iyi olur. Yoksa yarın o kargaları yolmak zorunda kalacak olan ben olacağım.”

“Yolarsın…” dedi Kartal, gözlerindeki o derin, isimsiz ışıltıyla ona bakarak. “Zaten etrafımdaki herkesi yolmayı başardın. Bir tek kendin kaldın.”

Neva, Kartal’ın bu bakışları karşısında daha fazla dayanamayacağını hissederek arkasını döndü.

“Yarın görüşeceğiz, Karahan. Sabah o kapıdan içeri girdiğimde ve her şey bittiğinde… o ıhlamuru zorla da olsa içireceğimi unutma!”

Kartal, Neva odadan çıkarken arkasından gülerek seslendi:
“Bekliyorum, Avukat… Bakalım zafer kimin olacak!”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

40okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18