KARAHANLI kitap kapağı

10. bölüm / 50

KARAHANLI

10.bölüm: Kapan

Vaveyla Yazarı: Zehra Güngör

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 50Şu an: 10.bölüm: Kapan
  1. 1 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu2.540 kelime
  2. 2 2.bölüm: Yeşil Kırılma1.925 kelime
  3. 3 3.bölüm: Küller ve Gölgeler1.575 kelime
  4. 4 4. Kanun ve Kural1.578 kelime
  5. 5 5. Kartal Gözü2.044 kelime
  6. 6 6.bölüm: sessiz fırtına1.552 kelime
  7. 7 7.bölüm: Celladın Kurtarıcısı2.020 kelime
  8. 8 8. Bölüm: Ortaklık1.932 kelime
  9. 9 9.bölüm: nevin2.118 kelime
  10. 10 10.bölüm: Kapan2.553 kelime · Okuduğun bölüm
  11. 11 11.bölüm: kapılar arkasında1.854 kelime
  12. 12 12. Bölüm: Selim Karat3.001 kelime
  13. 13 13.bölüm : Hatıra1.392 kelime
  14. 14 14.Bölüm : Neva & Kartal1.292 kelime
  15. 15 15. Bölüm : Meryem1.350 kelime
  16. 16 16. bölüm: Asil Kartal Karahan1.621 kelime
  17. 17 17.Bölüm: Neva Leyla Karat2.050 kelime
  18. 18 18. Sisin sakladığı kökler4.089 kelime
  19. 19 19. Çiçek Tac1.229 kelime
  20. 20 20. Bir yalan1.482 kelime
  21. 21 21. Kıskançlık Dozu1.377 kelime
  22. 22 22. Sessizliğin bedeli1.066 kelime
  23. 23 23. İçimizdeki hain1.840 kelime
  24. 24 24. İstop1.848 kelime
  25. 25 25. Bir kurşunluk mesafe1.793 kelime
  26. 26 26. Gölge Savaşı4.187 kelime
  27. 27 27. Gelin Hanım1.950 kelime
  28. 28 28. Leyla'm2.198 kelime
  29. 29 29. Dağhan.2.009 kelime
  30. 30 30. ben geldim2.275 kelime
  31. 31 31. Ferman3.692 kelime
  32. 32 32. Gözdağı2.431 kelime
  33. 33 33. Büyük bir sır2.373 kelime
  34. 34 34. Kartalın sığınağı, Leyla'nın ışığı2.329 kelime
  35. 35 35. Nevzat'ın nefreti2.134 kelime
  36. 36 36. Ferman'ın sancısı2.042 kelime
  37. 37 37. Geçmişin külleri1.074 kelime
  38. 38 38. Biat ve Feda3.707 kelime
  39. 39 39. Karahan'a biat2.085 kelime
  40. 40 40. Küllerden doğmak1.403 kelime
  41. 41 41. Saf Bağ3.530 kelime
  42. 42 42. stratejik mangal1.208 kelime
  43. 43 43. Güneş'in Kısmeti1.771 kelime
  44. 44 44. kraliçe'nin hududu1.765 kelime
  45. 45 45. Güzel Sığınak1.634 kelime
  46. 46 46. kırmızı elma2.891 kelime
  47. 47 47. Uzak Mutluluk2.579 kelime
  48. 48 48. İhanetin yüzü1.138 kelime
  49. 49 49. Kırık Güven3.527 kelime
  50. 50 50. Mucize1.123 kelime

Birkaç gün sonra…

Sabahın ilk saatlerinden beri Kartal’ın içindeki huzursuzluk giderek büyüyordu.

Telefonunu tekrar eline aldı.

Ekranda hâlâ aynı şey vardı.

"Neva" — cevap yok.

Saatler önce aramıştı.

Birinci kez.

İkinci kez.

Sonra tekrar.

Mesaj atmıştı.

“Neredesin avukat?”

Cevap gelmemişti.

Ardından:
“Avukat, telefonunu aç .”

Yine sessizlik.

Kartal çenesini sıktı.

“Bu normal değil.”

Sancar karşısında sessizce duruyordu.

“Ben de öyle düşünüyorum.”

“Eve gittin mi?”

“Gidiyorum.”

Kartal telefonu kapatmıştı ki kapı açıldı.

Nevin içeri girdi.

Her zamanki gibi bakımlı, enerjik ve elinde çantası vardı.

“Ben geldim.”

Kartal başını kaldırdı.

“Babaanne, bugün biraz—”

Nevin onun sözünü kesti.

“Neva’yı görmeye gidiyordum. Bir kaç gün önce Akşam yemeğinden sonra hiç göremedim.. ”

Kartal’ın yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Neva’yı mı?”

“Evet. Geçen gün bana söz verdi kahve içeriz falan diye. Ben de sözümü tutmaya geldim.”

Kartal birkaç saniye sustu.

“Sen tek gitme.”

Nevin kaşını kaldırdı.

“Neden?”

“Çünkü şu an—”

Telefonu çaldı.

Sancar arıyordu.

Kartal hemen açtı.

“Ne oldu?”

Karşı taraftan gelen ses birkaç saniye boyunca duyulmadı.

Kartal’ın yüzü yavaş yavaş sertleşti.

“Ne dedin?”

Nevin’in gülümsemesi kayboldu.

Kartal ayağa kalktı.

“Kapıyı açık mı buldunuz?”

Kısa bir sessizlik.

“Koruma?”

Kartal’ın eli yumruk oldu.

“Baygın mı?”

Nevin artık tamamen ciddileşmişti.

“Neva nerede?”

Kartal cevap vermedi.

Sadece Sancar’ın söylediklerini dinledi.Sonra: “Hiçbir şeye dokunmayın.”

Telefonu kapattı.

Nevin ona doğru bir adım attı.

“Kartal.”

Kartal öfkeden koyu mavi olan gözlerini ona çevirdi.

“Neva evde değil.”

Nevin’in yüzündeki bütün renk çekildi.

“Nasıl yani?”

“Kapı açıkmış.”

Nevin bir an dondu.

“İçeride kimse yok mu?”

“Hayır.”

“Eşyaları?”

Kartal cevap vermeden önce birkaç saniye durdu.

“Dağılmış vaziyetteymiş.”

Nevin’in yüzündeki neşe tamamen silindi.

“Sen bana şimdi ne anlatıyorsun?”

Kartal ceketini aldı.

“Sen benimle geliyorsun.”

“Zaten Neva’ya gidiyordum.”

“Artık yalnız gitmeyeceksin.”

⸻ Nevin, Kartal’ın arabasından iner inmez kapıya baktı.

Apartmanın girişinde iki koruma vardı.

Biri yerde oturuyor, diğeri duvara yaslanmış hâlde duruyordu.

İkisinin de bilinci yerinde değildi.

Nevin’in yüzü sertleşti.

“Bunlar ne zamandır burada?”

Sancar cevap verdi.

“Bilmiyoruz.”

Kartal hızla içeri girdi.

Nevin arkasından ilerledi.Daire kapısı sonuna kadar açıktı.

Kartal durdu.

Bir an hiçbir şey söylemedi.

Sonra içeri girdi.

Salon darmadağındı.

Masanın üzerindeki dosyalar yere saçılmıştı.

Bir sandalye devrilmişti.

Neva’nın çantası açık hâlde yerde duruyordu.

Telefonu ise koltuğun yanında kırılmıştı.

Nevin birkaç adım attı.

“Neva?”

Cevap yoktu.

Mutfak.

Boş.

Yatak odası.

Boş.

Banyo.

Boş.

Nevin geri salona geldi.Kartal yerdeki telefonu eline aldı.

Ekran parçalanmıştı.

Parmakları telefonu sıktı.

Sancar yeniden eğildi.Bu kez yerdeki dağınıklığa gelişigüzel bakmıyordu.

Her şeyi tek tek inceliyordu.

“Bir dakika.”

Kartal hemen ona döndü.

Sancar, devrilmiş sehpanın yanındaki halıyı gösterdi.

“Burada bir şey olmuş.”

Kartal yaklaştı.

Halı hafifçe kıvrılmıştı.

Sancar parmaklarını zemine yaklaştırdı ama dokunmadı.

“Bu sandalye kendiliğinden devrilmemiş.”

Kartal çevreye baktı.

“Nasıl anladın?”

“Sandalye ile halının yönü farklı.”

Sonra yerdeki küçük ahşap parçayı gösterdi.

“Biri buraya çarpmış.”

Nevin sessizce onları izliyordu.

“Neva direnmiş.”

Sancar başını kaldırdı.

“Evet.”

Kartal’ın çenesi gerildi.

Sancar salonun diğer tarafına geçti.

“Bir şey daha var.”

Neva’nın çalışma masasının çekmeceleri açıktı.
Ama garip olan buydu.

Çekmecelerin hepsi değil.

Sadece ikisi.

Sancar kaşlarını çattı.

“Burası aranmış.”

Kartal masaya yaklaştı.

“Ne aramışlar?”

“Bilmiyorum.”

“Dağınıklık yaratmak için yapılmış olabilir mi?”

Sancar başını iki yana salladı.

“Hayır.”

Çekmecelerden birini gösterdi.

“Bakın.”

Kartal eğildi.

Çekmecedeki kalemler, not defterleri ve dosyalar gelişi güzel atılmıştı.

Ama masanın üzerindeki diğer eşyalar neredeyse hiç bozulmamıştı.

“Biri belli bir şey aramış.”

Nevin yavaşça konuştu.

“Belgeler.”

Sancar ona baktı.

“Muhtemelen.”

Neva’nın hukuk dosyaları masanın üzerinde değildi.

Kartal’ın gözleri sertleşti.

“Dağhan dosyası.”

Sancar cevap vermedi.Kartal’ın sesi soğuktu.

“Bir şey aramışlar.”

“Ve bulmuşlar mı?”

Sancar cevap vermeden önce yerdeki küçük bir kâğıt parçasını fark etti.

Eğilip aldı.

Kâğıdın kenarı yırtılmıştı.

Üzerinde yalnızca birkaç kelime okunuyordu.

“…Mirza Finans…”

Kartal’ın bakışları anında değişti.

Neva’nın birkaç gün önce bulduğu şirket.

Sancar elindeki telefona bakıp birkaç saniye daha sessiz kaldı.

Haritadaki küçük mavi nokta yanıp sönüyordu.

Kartal kaşlarını çattı.

“Nerede?”

Sancar telefonu ona çevirdi.

“Beykoz tarafında.”

Kartal ekrana baktı.

“Beykoz mu?”

“Evet. Neva’nın evinden çok uzak değil. Ama bulunduğu yer… biraz tenha.”

Nevin hemen öne çıktı.

“Telefon kimin?”

“Kapıdaki korumalardan birinin.”

Kartal’ın bakışları sertleşti.

“İkisi de burada değil miydi?”

“Buradaydı. İkisini de kapının önünde bulduk. Ama telefonlardan biri burada değil.”

Sancar haritayı büyüttü.

“Asıl garip olan da bu zaten. Telefonun sahibi burada, telefon ise Beykoz’da.”

Kartal birkaç saniye boyunca ekrana baktı.

Sonra yavaşça konuştu.

“Telefonu yanlarında götürmüşler.”

“Büyük ihtimalle.”

“Sinyal hareket ediyor mu?”

Sancar başını salladı.

“Hayır. Yaklaşık kırk dakikadır aynı bölgede.”

Kartal’ın gözleri daraldı ve hemen ayağa kalktı.

Nevin de çantasını aldı.

“Ben de geliyorum.”

Kartal ona döndü.

“Hayır.”

Tek kelimeyle susturdu onu. Kartal birkaç saniye ona baktı. Sonunda başını salladı.

“Tamam. Ama yanımdan ayrılmayacaksın.”

Birkaç dakika sonra araç hızla yola çıktı.

Sancar navigasyondaki konumu açtı.

Kartal şoför koltuğunda, gözlerini yoldan ayırmıyordu.

Nevin ise arka koltukta sessizce oturuyordu.

Bir süre sonra dayanamayıp sordu.

“Ne kadar uzak?”

Sancar cevap verdi.

“Yaklaşık kırk dakika.”

Kartal hemen araya girdi.

“Trafik açılırsa daha kısa.”

Nevin’in sesi kısıktı.

“Ya Neva oradaysa?”

Kartal gözlerini yoldan ayırmadan cevap verdi.

“Bulacağız.”

Bu iki kelime öylesine kesin söylenmişti ki Nevin başka bir şey sormadı.

Sancar birkaç dakika sonra tekrar telefona baktı.Yüzündeki ifade değişti.

“Kartal.”

“Ne?”

“Sinyal hareket etti.”

Kartal anında ona döndü.

“Nereye?”

Sancar haritayı büyüttü.

“Yaklaşık üç kilometre kuzeye.”

Kartal’ın çenesi gerildi.

“Takip ediyoruz.”

Kartal direksiyonu kırdı.

Araba ana yoldan ayrılıp daha tenha bir yola girdi.Etraf giderek sessizleşiyordu.Ağaçlar sıklaşıyor, evler seyrekleşiyordu.Nevin camdan dışarı baktı.

“Burası hiç iyi görünmüyor.”

Kartal telefon ekranındaki noktaya baktı.

Sinyal hâlâ oradaydı.Sonra bir anda…Kayboldu. Sancar frene hafifçe bastı.

“Sinyal kesildi.”

Kartal başını kaldırdı.

“Siktir! Nerede?”

Sancar önlerindeki yolu gösterdi.

“Tam şu civarda.”

Kartal’ın gözleri karardı.

Çünkü artık emindi.

Onları buraya kadar getiren telefon sinyali tesadüf değildi.Birileri telefonun peşinden geleceklerini biliyordu.

Ve belki de…

Kartal’ın tam olarak bu noktaya gelmesini istiyordu.

Kartal, aracın ön camından karşıdaki eski depoya baktı. Bina, yıllardır kullanılmıyormuş gibi görünüyordu.

Paslanmış sac kapılar, kırık pencereler ve etrafına dağılmış konteynerler…

Fakat Kartal’ın dikkati binadan çok, birkaç yüz metre geride duran araçlara takılmıştı.Üç araç.Hepsi onları takip etmişti.

Kartal dikiz aynasından baktı.

“Arkadakiler bizimkiler.”

Sancar başını hafifçe salladı.

Sonra arka koltuktaki Nevin’e döndü.

“Sen burada kalacaksın.”

Nevin kaşlarını kaldırdı.

“Kartal…”

“Hayır.”

Bu kez sesi tartışmaya kapalıydı.

“İçeride ne olduğunu bilmiyoruz. Sen arabadan çıkmayacaksın.”

Nevin bir an ona baktı.

Sonra dışarıdaki üç araca göz attı.Araçların kapıları açılmış, korumalar sessizce etrafa dağılmaya başlamıştı.

“Peki.”

Kartal şaşırmış gibi baktı.

“Bu kadar kolay mı?”

“Hayır.”

Nevin çantasını düzeltti.

“Ama sana şimdi itiraz edersem beni yine çocukmuşum gibi susturacaksın. Şu an vaktimiz yok git hadi.”

Kartal istemsizce hafifçe gülümsedi.

“Aferin,Akıllandın.”

“Ben zaten akıllıydım.”

Sancar araya girdi.

“Bu aile toplantısını sonra yapabilir miyiz?”

Kartal kapıyı açtı.

“Sancar, benimle gel.”

Sancar hemen silahını çıkardı.

Kartal da ceketinin altından silahını aldı.

Arkadaki araçlardan birkaç koruma onları takip etmek için harekete geçti.Kartal eliyle kısa bir işaret yaptı.İki koruma araçların yanında kaldı.

Diğerleri sessizce dağıldı.Kartal ve Sancar deponun kapısına kadar ilerledi.İkisi de silahlarını hazır tuttu.

Kartal kapının önünde durdu.Sancar ona baktı.

“Hazır mısın?”

Kartal tek kelime etmedi.Bir adım geri çekildi.

Sonra bütün gücüyle kapıya tekme attı.

GÜM!

Paslı kapı yerinden koparcasına içeri savruldu.

Kartal ve Sancar aynı anda içeri girdi ve Kartal’ın bakışları bir anda dondu.

Deponun ortasında…

Bir sandalye vardı.Sandalyede Neva oturuyordu.Ellerinden ve gövdesinden bağlanmıştı.

Saçları dağılmış, yüzünde hafif bir sıyrık vardı ama hayattaydı.

Kartal’ın nefesi bir anlığına kesildi.

“Avukat..”

Neva başını kaldırdı.

Kartal’ı görünce gözleri büyüdü.

Kartal bir adım atacakken…

Sağdan, soldan, arka taraftan adamlar çıktı.

Bir.

İki.

Beş.

On…

Yirmi..

Yirmiden fazla adam aynı anda silahlarını doğrulttu.

Kartal durdu.

Sancar da silahını indirmeden etrafı taradı.

Tam o sırada adamlardan biri Neva’nın arkasına geçti.

Silahını onun başına dayadı.

Neva gözlerini kapattı.

Kartal’ın yüzündeki bütün ifade silindi.

Adam bağırdı.

“Silahları bırak Karahan!”

Kartal hareket etmedi.

Sancar ona baktı.

Kartal da çok kısa bir an Sancar’a baktı.

İkisinin arasında tek kelime geçmedi ama Sancar anladı.

Tamam.

Kartal’ın gözleri tekrar Neva’ya döndü.

Sonra her şey bir anda ve hızla oldu.

Kartal silahını kaldırdı.

PAT!

Neva’nın başındaki adamın alnına isabet eden kurşunla adam geriye savruldu.Aynı anda depoda kıyamet koptu.

Silah sesleri birbirine karıştı.

Sancar karşı taraftaki adamlara ateş açarken Kartal hiç beklemeden Neva’ya koştu.

“Kartal bey!”

Kartal sandalyenin yanına ulaştı.

Neva daha ne olduğunu anlayamadan Kartal sandalyeyi iki eliyle kavradı.

“Ne yapıyorsun?!”

“Seni çıkarıyorum.”

Kartal sandalyeyi Neva’yla birlikte yerden kaldırdı.

Neva’nın gözleri büyüdü.

“BENİ SANDALYEYLE Mİ TAŞIYORSUN?!”

“Şu an başka bir seçeneğim varsa söyle!”

“Ellerim bağlı, Kartal bey!”

“Fark ettim!”

Kartal onu hızla konteynerlerin arkasına götürdü.İkisi de yere çöktü.Kurşun sesleri hâlâ deponun içinde yankılanıyordu.

Kartal hemen Neva’nın bağlarını çözmeye başladı.

“İyi misin?”

“Hayır.”

Kartal başını kaldırdı.

“Neresi?”

“Gururum.”

Kartal birkaç saniye ona baktı.

“Ne?…”

“Kaçırıldım ya...”

“Seni kurtardım işte avukat.”

“Sandalyeyle.”

“Farkı mı var kurtardım işte?"

“çok etkilendim yaa ha ha…”

Kartal istemsizce ona baktı.

“Şu an romantizm konuştuğumuz için gerçekten endişeleniyorum Avukat.”

Neva dudaklarını büzdü ardından gözlerini devirdi.

“İnan Ben de…”

Kartal ipi çözmeye çalışırken Neva kıpırdandı.

“Daha hızlı olamaz mısın?”

“Oluyorum."

“Üç gündür burada oturuyorum gibi hissediyorum.”

Kartal ona baktı.

“Üç gündür değil ama...”

“Olsun. Belim üç gündür ağrıyor gibi.”

Kartal sonunda ipi çözdü.

“Ayağa kalkabilecek misin?”

Neva ellerini ovuşturdu.

“Evet.”

Sonra Kartal’ın yüzüne baktı.

“Ama bir daha beni sandalyeyle taşırsan—”

Kartal kaşını kaldırdı.

“Ne yapacaksın?”

“Ayakkabımı çıkarırım.”

Kartal bir an sustu.

“Bunu daha önce de yaptın, senin ayakkabından ne olucak.”

“İşe yarıyor.”

Kartal’ın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

“Bunu kabul etmek istemiyorum ama evet.”

Tam o sırada Sancar’ın sesi duyuldu.

“Kartal! Sağ taraf!”

Kartal anında döndü.

Bir adam konteynerlerin arkasından onlara doğru yaklaşıyordu.

Kartal silahına uzanırken Neva adamı gördü.

Bir an düşündü.

Sonra cebine elini attı.

Telefonunu çıkardı.

“Neva, sakın—”

Neva telefonu bütün gücüyle adama fırlattı.

TAK!

Telefon adamın alnına çarptı.

Adam bir an sendeledi.

Kartal hiç beklemedi.

Silahını kaldırıp ateş etti.

Adam yere düştü.

Neva birkaç saniye boyunca telefonunun düştüğü yere baktı.Sonra Kartal ona döndü.

“Telefon?…”

Kartal silahını indirirken ona baktı.

“Az önce telefonunu silah olarak mı kullandın?”

“Korumana telefon alırım, söz.”

Neva omuz silkti.

“Sen sıyırmışsın.”

Kartal ona bakakaldı.

“Beni kaçırdılar. Tazminat istiyorum.”

Sancar uzaktan bağırdı:
“Bence pazarlığı sonra yapın!”

Neva başını uzatıp seslendi.

“Korumanın telefonu için pazarlık yapıyor bu deli!”

Sancar’ın sesi geldi.

“SİZCE ŞU AN MI?!”

Depodaki silah sesleri yavaş yavaş seyrekleşmeye başlamıştı.

Havada barut kokusu vardı. Toz zerreleri, tavandaki kırık pencerelerden süzülen solgun ışığın içinde ağır ağır dönüyordu.

Birkaç metre ötede devrilmiş metal kasalar, yere saçılmış mermiler ve parçalanmış tahta sandıklar vardı. Kartal, konteynerin köşesinden başını çok az uzattı.Karşı tarafta hâlâ birkaç adam vardı.

Adamların yerlerini gözleriyle tek tek belirliyordu.Sağdaki iki kişi sütunun arkasındaydı.Bir diğeri eski bir kamyonetin arkasına çömelmişti.

Dördüncüsü ise biraz daha geride, gölgelerin içinde bekliyordu.Kartal’ın zihni saniyeler içinde bir yol haritası çıkarmaya başlamıştı.

Önce sağdakiler.

Sonra gözleri çıkış kapısına kaydı.

Aralarındaki mesafe fazla değildi ama açık alandan geçmeleri gerekiyordu.

Kartal, Sancar’a belli belirsiz bir işaret verdi.

Tam o sırada arkasında hafif bir hareket oldu.

Kartal fark etmedi.

Çünkü bütün dikkati karşı taraftaki adamlardaydı.

Neva ise çoktan kararını vermişti.

Korumaların yere düşürdüğü silahı birkaç dakika önce fark etmişti.

Elini uzatıp silahı sessizce almıştı.

Ellerinin hâlâ hafifçe titrediğini hissediyordu.

Korkuyordu.

Hem de fazlasıyla ama bu kez korkusunun onu yönetmesine izin vermeyecekti.

Kartal’ın sırtı ona dönüktü.

Karşıdaki adamlardan biri başını kaldırdığı anda Neva silahı kaldırdı.

Pat!

Adam yere yığıldı.

Kartal bir anda arkasına döndü.

Neva silahı hâlâ elinde tutuyordu.

Yüzündeki ifade ise sanki az önce dünyanın en sıradan işini yapmış gibiydi.

Kartal birkaç saniye ona baktı.

Sancar’ın sesi depoda yankılandı.

“Helal, Kartal.”

Kartal’ın bakışları Sancar’dan Neva’ya kaydı.

Neva silahı indirirken kaşını kaldırdı.Kartal derin bir nefes aldı.

“Sen harbi manyaksın Avukat…”

Neva hiç beklemeden cevap verdi.

“Sen çok normalsin, değil mi?”

Kartal bir an sustu.

Sonra başını iki yana salladı.

“Seninle tartışacak vaktim yok.”

“Benim de.”

Neva silahı sıkıca kavradı.
Sonra başını hafifçe çevirdi.

Kartal’ın gözleri de aynı yöne kaydı.

Karşılarındaki iki adam yeniden hareketlenmişti.

Neva, depodaki loş ışıkta Kartal’ın gözlerine baktı.

Kartal’ın gözleri koyu bir maviye çalıyordu.

Neva o gözlere birkaç saniye baktı.

Sonra karşısındaki adamları işaret etti.

“Ne yapıyoruz?”
Kartal silahını kontrol etti.

“Çıkışa gideceğiz.”

Neva hafifçe başını salladı.

Kartal istemsizce yeşil gözlerine baktı.

Sancar uzaktan ikisine bakıp kaşlarını çattı.

Bir adım geri çekildi.

Kartal da onun ne yaptığını anlayınca aynı anda arkasını döndü.

İkisi sırt sırta geldi.

Kartal’ın omuzları Neva’nın omuzlarına değdi.

Neva silahını iki eliyle kavradı.

Bir anlığına birbirlerinin nefesini duyuyorlardı.Kartal alçak sesle konuştu.

"Hazır mısın Avukat?”

Neva’nın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı.

“Hazırım.”

Kartal başını çok az eğdi.

“Üçte.”

Neva nefesini tuttu.

“Bir…”

Karşı tarafta bir adam hareket etti.

“İki…”

Bir diğeri başını kaldırdı.

“Üç.”

İkisi aynı anda ayrıldı.

Kartal sağa, Neva sola döndü.

İlk adam Kartal’ın önüne çıktığında silah sesi depoda yankılandı.

Neva aynı anda karşıdaki diğer adamı indirdi.Bir saniye sonra üçüncü adam konteynerlerin arasından çıktı.Neva onu gördü.

Kartal da gördü.

İkisi neredeyse aynı anda ateş etti.

Adam yere düştü.Sonuncusu kaçmaya çalıştı.Kartal arkasından seslendi.

“Avukat! Dikkat!”

Neva yönünü değiştirdi.Adamın önünü kesti.

Silahını kaldırdı ama adam daha hızlı davranmaya çalışınca Neva bir adım yana çekildi.

Kartal ateş etti.

Adam yere yığıldı.

Depo bir anda sessizliğe gömüldü.

Sadece birkaç saniye önce yankılanan silah seslerinin ardından bu sessizlik neredeyse kulakları sağır ediyordu.

Neva nefes nefese kalmıştı. Elleri titriyordu.

Kartal ona döndü.

İkisi bir süre birbirine baktı.

Kartal’ın gözleri Neva’nın yüzünde ve bedeninde dolaştı.

Yara var mı?

Kan var mı?

Bir yerinde kurşun izi var mı?

Sonunda hiçbir şey görmeyince omuzları çok hafif gevşedi.

“İyi misin?”

Neva başını salladı.

“İyiyim.”

Sonra elindeki silaha baktı.

“Sanırım.”

Kartal silahı Neva'nın elinden aldı.

“Sanırım diye bir şey yok.”

“Var.”

“Yok.”

“Var.”

Kartal ona baktı.

“Çıkıyoruz.”

Neva itiraz etmedi.

⸻ Depodan çıktıklarında dışarıdaki hava yüzlerine çarptı.

Temiz hava, içerideki barut ve toz kokusundan sonra neredeyse gerçek dışı geliyordu.

Koruma ekibinin birkaç adamı çevreyi kontrol ediyor, diğerleri araçların etrafında pozisyon alıyordu.Sancar ise onları görünce çoktan gülmeye başlamıştı.

“Ben sizi içeri iki kişi girdiniz diye bıraktım. Dışarı çıktığınızda niye savaş ekibine dönüşmüşsünüz?”

Neva silahı Sancar’a uzattı.

“Telefonumu da kaybettim.

”Sancar silaha baktı.Sonra Neva’ya.

Sancar’ın yüzünde kocaman bir sırıtış oluştu.

Kartal araya girdi.

“Arabaya bin.”

Sancar gülerek başını salladı.

“Tamam, patron. Ama söylemeden geçemeyeceğim…”

Kartal ona baktı.

Sancar Neva’yı gösterdi.

“Avukat hanım senden daha tehlikeli çıktı.”

Neva gülümsedi.

“Sonunda anlayan biri.”

Kartal gözlerini devirdi.

“İkiniz de susun.”

Sancar güldü.

“Bak, ikiniz aynı anda bana kızdınız. Ben bunu iyiye yoruyorum.”

Neva ilk kez gerçekten güldü.

Kartal ise sadece başını iki yana salladı ama Neva’nın güldüğünü görmek, bütün o gerginliğin arasında göğsündeki düğümü birkaç saniyeliğine gevşetmişti.

⸻ Araca bindiklerinde Kartal’ın yüzündeki ifade yeniden değişti.

Artık gülmüyordu.

Çünkü bir sonraki mesele Neva’yı nereye götüreceğiydi.

Neva’nın eve dönmesi gerekiyordu.

Ama Kartal bunun mümkün olmadığını biliyordu.Neva’nın evi artık güvenli değildi.Daha kötüsü…

Neva hâlâ hedefteydi.

Kartal bunu ona söylememişti ve söylemeye de hiç niyeti yoktu.

En azından şimdilik.

Çünkü Neva bunu öğrendiği anda ne yapacağını çok iyi biliyordu.Kartal başını koltuğa yasladı.İşte asıl problem buydu.

Neva’yı tanıyordu.

Onu zorlayamazdı.

Korkutamazdı.

Yalan söylemek ise artık giderek daha zor bir hâl alıyordu.

Neva yan koltukta otururken ona baktı.

“Şimdi nereye gidiyoruz?”

Kartal birkaç saniye cevap vermedi.Sonra sakin bir sesle konuştu.

“Öncelikle güvenli bir yere.”

Neva hemen kaşlarını çattı.

“Ben eve gideceğim.”

Kartal ona döndü.

“Hayır.”

Tek kelime.

Kesin.

Neva’nın bakışları sertleşti.

“Benim adıma karar verme.”

Kartal’ın çenesi gerildi.

“Bu kez karar vermek zorundayım.”

“Niye?”

Kartal sustu.

Çünkü gerçek cevabı söyleyemezdi.

Çünkü seni hâlâ izliyorlar.

Çünkü sana gönderilen fotoğraf hâlâ çekmecemde.

Çünkü seni kaçıranların kimlerle bağlantılı olduğunu henüz bilmiyorum.

Ve en önemlisi…

Çünkü seni tekrar kaybetme ihtimalini düşünmek bile istemiyorum.

Kartal yalnızca önüne baktı.

“Çünkü bu gece eve dönmüyorsun, avukat.”

Neva kollarını göğsünde birleştirdi.

“Benimle pazarlık yapma.”

Kartal göz ucuyla ona baktı.

“Ben pazarlık yapmıyorum.”

“Ne yapıyorsun?”

Kartal’ın sesi alçaldı.

“Seni hayatta tutmaya çalışıyorum biraz zorluk çıkarmasan avukat?!"

Neva sustu.

Bu kez cevap vermedi ama Kartal biliyordu.

Bu sessizlik kabul anlamına gelmiyordu.

Sadece Neva’nın bir sonraki itirazını hazırladığı anlamına geliyordu.Ve Kartal’ın işi daha yeni başlıyordu.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

76okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18