9. bölüm / 8
KARAHANLI9.bölüm: nevin
Bölümler 8Şu an: 9.bölüm: nevin
- 1 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu969 kelime
- 2 3.bölüm: Küller ve Gölgeler1.776 kelime
- 3 6.bölüm: sessiz fırtına1.554 kelime
- 4 7.bölüm: Celladın Kurtarıcısı1.996 kelime
- 5 8. Bölüm: Ortaklık1.904 kelime
- 6 9.bölüm: nevin2.032 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 10.bölüm: Kapan2.541 kelime
- 8 11.bölüm: kapılar arkasında1.475 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Neva yaklaşık yarım saattir tek kelime etmeden belgeleri inceliyordu.
Kartal ise karşısındaki koltukta oturmuş, önündeki dosyaya bakıyor gibi görünse de aslında göz ucuyla onu takip ediyordu.
Neva bir belgeyi eline aldı.
Sonra diğerini.
Bir süre sonra kalemi masaya bıraktı.
"Burada bir şey var."
Kartal başını kaldırdı.
"Ne?"
Neva dosyadaki iki belgeyi yan yana koydu.
"Şu şirket."
Parmağını ilk belgenin üzerine bastırdı.
"Arven Yapı."
Sonra ikinci belgeyi gösterdi.
"Bu da Arven Danışmanlık."
Kartal dosyaya baktı.
"İkisi de aynı gruba bağlı."
"Hayır."
Neva başını iki yana salladı.
"Resmiyette öyle görünüyor. Ama şirket kayıtlarına baktığında ortakları farklı."
Kartal öne doğru eğildi.
"Devam et."
"Arven Yapı'nın yüzde kırk dokuzluk hissesi bir yatırım şirketine ait. Yatırım şirketinin hissedarları arasında ise başka bir şirket var."
"Hangisi?"
Neva belgeyi çevirdi.
"Mirza Finans."
Kartal'ın yüzündeki ifade değişti.
"Bu isim tanıdık."
"Tanıdık olması normal."
Neva başka bir belge çıkardı.
"Çünkü Mirza Finans, son iki yılda Karahan Holding'e bağlı üç şirkete toplamda yedi farklı ödeme yapmış."
Kartal kaşlarını çattı.
"Yedi?"
"Evet."
"Benim haberim yok."
Neva başını kaldırdı.
"Zaten olması gereken de bu."
Kartal birkaç saniye sustu.
"Ne demek istiyorsun?"
"Bu ödemeler doğrudan yapılmamış."
Neva belgeleri sıraladı.
"Önce danışmanlık bedeli olarak çıkıyor. Sonra başka bir şirkete aktarılıyor. Oradan da yatırım fonuna."
Kartal belgelerin üzerine baktı.
"Paranın kaynağını gizlemek için."
"Büyük ihtimalle."
"Büyük ihtimalle mi?"
Neva ona baktı.
"Ben henüz mahkemede değilim. Kanıt olmadan kesin konuşmam."
Kartal'ın dudaklarının kenarı belli belirsiz kıvrıldı.
"Bu yüzden seni istedim."
Neva kalemini elinden bıraktı.
"Beni istemen cümlesini biraz daha dikkatli kullan."
Kartal bir an durdu.
Neva'nın bakışındaki uyarıyı görünce hafifçe başını eğdi.
"Dosya için."
"Daha iyi."
"Not aldım."
Neva istemsizce gülümsedi.
Sonra tekrar belgelere döndü.
"Bir şey daha var."
Kartal'ın gülümsemesi kayboldu.
"Ne?"
"Bu transferlerin tamamı aynı tarihlere denk geliyor."
"Ne zamana?"
Neva parmağıyla tarihleri gösterdi.
"Karahan Holding yönetim kurulunun kritik kararlarından hemen önce."
Kartal'ın bakışları sertleşti.
"Yani?"
"Yani biri içeriden bilgi almış olabilir."
Odanın havası bir anda değişti.
Kartal ayağa kalktı.
"Kararların tarihlerini kontrol et."
Neva dosyaya baktı.
"Hangilerini?"
"Son iki yıldaki bütün büyük satın almaları."
"Bu saatler sürer."
"Vaktimiz var."
Neva başını kaldırdı.
"Senin vaktin olabilir. Benim öğle yemeğim var."
Kartal ona baktı.
"Ciddisin."
"Çok."
"Önce dosya."
"Sonra yemek."
"Anlaştık."
Neva tekrar belgelerin başına eğildi.
Birkaç dakika daha geçti.
Sonra aniden durdu.
"Bulduk."
Kartal hemen yanına geldi.
"Ne?"
Neva belgeyi ona uzattı.
"Bu."
Kartal sayfaya baktı.
"Ne olmuş?"
"Bu ödeme."
Parmağını satıra koydu.
"Yönetim kurulu toplantısından üç gün önce yapılmış."
Kartal'ın gözleri satırda gezindi.
"Ve?"
"Toplantıda alınan karar neydi?"
Kartal düşündü.
"İstanbul dışındaki lojistik şirketinin satın alınması."
Neva başını salladı.
"Satın alma kararından üç gün önce bu şirkete yüklü miktarda para aktarılmış."
Kartal'ın yüzü gerildi.
"Sonra?"
"Sonra şirket satıldı."
"Karahan Holding'e."
"Evet."
Kartal belgeyi eline aldı.
"Bu tesadüf olabilir."
"Olabilir."
Neva ayağa kalktı.
"Ama aynı şey yedi kez olmuş."
Kartal sustu.
Neva ona yaklaştı.
"Bence artık tesadüf diyemeyiz."
Kartal gözlerini dosyadan kaldırıp Neva'ya baktı.
İlk kez onu sadece bu işe dahil ettiği için değil, karşısında duran kişinin ne kadar hızlı düşündüğünü fark ettiği için sessiz kaldı.
Neva bakışlarını kaçırmadan devam etti.
"Dağhan'ın şirketi satın almaya çalıştığını düşünmüyorum."
"Ne düşünüyorsun?"
"Şirketleri satın almadan önce içeriden zayıflatıyor."
Kartal'ın kaşları çatıldı.
"Sonra?"
"Sonra uygun kişilere sattırıyor."
"Peki bizim şirketler?"
Neva'nın sesi alçaldı.
"Belki de Karahan Holding'in içine para sokarak sizi içeriden kontrol etmeye çalışıyor."
Kartal bir şey söylemedi.
Çünkü bu ihtimal, Cemal'in söyledikleriyle fazlasıyla örtüşüyordu.
Neva onun sessizliğini fark etti.
"Sen bunu daha önce düşündün."
Kartal gözlerini ona çevirdi.
"Evet."
"Ne zamandır?"
"Bir süredir."
"Ve bana söylemedin."
Kartal birkaç saniye sustu.
"Çünkü emin değildim."
Neva başını salladı.
"Bu kabul edilebilir."
Kartal şaşırdı.
"Öyle mi?"
"Evet."
"Az önce her şeyi söylemem gerektiğini söylemedin mi?"
"Her şeyi değil."
Neva dosyayı kapattı.
"Beni ilgilendiren şeyleri."
Kartal'ın gözleri istemsizce kilitli çekmeceye kaydı.
Neva bunu fark etmedi.
"Bu dosya beni ilgilendiriyor."
"Fazlasıyla."
"Öyleyse birlikte çalışacağız."
Kartal başını salladı.
"Birlikte."
Neva çantasını aldı.
"Ben şimdi yemek yiyeceğim."
Kartal saate baktı.
"Bir saat bile olmadı."
"Avukatların çalışma sistemi farklıdır."
"Nasıl?"
"Önce kahve, sonra yemek, sonra dünyayı kurtarma."
Kartal ilk kez açıkça gülümsedi.
"Dünyayı kurtardığını düşünmen hoşuma gitti."
"Ben kendimi çok ciddiye alıyorum."
"Fark ettim."
Neva kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken Kartal'ın sesi arkasından geldi.
"Neva."
Neva döndü.
"Efendim?"
Kartal birkaç saniye ona baktı.
Bir an için söylemek istedi.
Sana gelen zarfı biliyorum.
Seni izleyen biri olduğunu biliyorum.
Dün gece evinin önünde çekilmiş fotoğrafın bende.
Ama hiçbirini söylemedi.
"Akşam yalnız çıkma."
Neva kaşlarını çattı.
"Yine mi?"
"Bu kez tartışmıyorum."
"Ben de tartışmıyorum."
"Güzel."
Neva kapıyı açtı.
"Çünkü acıktım."
Kapı kapandı.
Kartal odada yalnız kaldı.
Bakışları yavaşça kilitli çekmeceye döndü.
Bir süre yerinden kıpırdamadı.
Sonra çekmeceye doğru yürüdü.
Anahtarı çıkardı.
Ama kilidi açmadı.
Elini çekmecenin üzerinde birkaç saniye tuttu.
Telefonu çaldı.
Kartal arayan numaraya baktı.
Sancar.
"Ne var?"
Sancar'ın sesi diğer taraftan geldi.
"Bir şey bulduk."
Kartal'ın yüzü anında ciddileşti.
"Ne?"
"Dün gece Neva'nın evinin karşısında duran araç var ya..."
Kartal'ın bakışları sertleşti.
"Evet."
"Plaka sahte."
Kartal sustu.
"Kim kullanıyormuş?"
"Henüz bilmiyoruz."
"Bulun."
"Uğraşıyoruz."
Kartal telefonu kulağından biraz uzaklaştırdı.
"Hayır."
Sancar sustu.
Kartal'ın sesi daha soğuk çıktı.
"Uğraşmayın."
"Ne?"
"Bulun."
Kısa bir sessizlik oldu.
"Anladım."
Telefon kapandı.
Kartal yeniden çekmeceye baktı.
İçerideki zarf artık sadece bir tehdit değildi.
Bir başlangıçtı.
Ve Kartal, Neva'nın bu başlangıcın tam ortasında olduğunu artık çok iyi biliyordu.
Aradan birkaç gün geçmişti.
Karahan Holding'in yoğunluğu, Neva'nın tahmin ettiğinden çok daha yorucuydu.
Her sabah aynı saatlerde geliyor, Kartal'ın ofisindeki dosyaların başına oturuyor, akşam olduğunda ise gün boyunca fark etmediği baş ağrısını ancak binadan çıkarken hissediyordu.
Ama bir şey değişmişti.
Artık Neva, Kartal'ın ofisine girdiğinde kendisini misafir gibi hissetmiyordu.
Masasının üzerinde kendine ait bir kahve bardağı vardı.
Dosyaları istediğinde kimse ona "Kartal Bey'e soralım" demiyordu.
Hatta Sancar bile onu gördüğünde artık kapıda durup,
"Avukat Hanım, bugün kaç kişiyi kovdunuz?" diye soruyordu.
Neva da her seferinde aynı cevabı veriyordu.
"Henüz kimseyi. Ama gün uzun."
O sabah da Kartal'ın ofisinde karşılıklı oturmuşlardı.
Neva bilgisayar ekranına bakarken bir dosyayı çevirdi.
"Şu şirketin ortaklık yapısını tekrar kontrol ettim."
Kartal gözlerini belgelerden ayırmadan sordu.
"Bir şey çıktı mı?"
"Çıktı."
"Ne?"
"Senin sinirini bozacak bir şey."
Kartal başını kaldırdı.
"Sabah sabah iyi haber veremez misin?"
"Hayır."
"Denemeni rica ediyorum."
Neva gülümsedi.
"Şu an deniyorum."
Kartal ona birkaç saniye baktı.
"Başarısız oldun."
"Ben hukukçuyum. Mutluluk dağıtmıyorum."
Kartal tekrar dosyasına döndü.
"Fark ettim."
Neva tam cevap verecekti ki kapı çalındı.
İkisi de aynı anda başını kaldırdı.
Kapı açılmadan önce dışarıdan bir kadın sesi duyuldu.
"Ben girebilir miyim, yoksa torunum yine insanlara bakıp kaş çatmakla meşgul mü?"
Kartal'ın eli havada kaldı.
Neva kaşlarını kaldırdı.
Kartal gözlerini kapattı.
"Hayır."
Neva şaşkınlıkla ona baktı.
"Ne hayır?"
"Hiçbir şey."
Kapı açıldı.
İçeri giren kadın, yaşını asla tahmin ettirmeyecek kadar bakımlı ve enerjikti.
Şık bir takım elbise giymiş, saçları özenle yapılmış, elinde büyük bir çanta taşıyordu. Boynundaki zarif kolye, bileğindeki saat ve yüzündeki canlı gülümseme ilk bakışta dikkat çekiyordu.
Kadın içeri girer girmez Kartal'a baktı.
"Ben geldim."
Kartal sandalyesinden kalktı.
"Babaanne."
Kadın hiç beklemeden ona sarıldı.
"Ah benim güzel oğlum!"
Kartal'ın yüzündeki bütün sertlik birkaç saniyeliğine kayboldu.
"Babaanne, nefes alamıyorum."
"Özledim seni."
"Üç gün önce gördün."
"Üç gün çok uzun."
Neva dudaklarını birbirine bastırarak gülümsememeye çalışıyordu.
Nevin bir anda onu fark etti.
Bakışları Neva'ya döndü.
Bir saniye.
İki saniye.
Sonra yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu.
"Bu kim?"
Kartal hemen araya girdi.
"Neva."
"Nevası?"
"Neva."
"Soyadı?"
Kartal iç çekti.
"Babaanne..."
Nevin ona elini kaldırarak susturdu.
"Ben seninle konuşmuyorum."
Neva istemsizce güldü.
Nevin hemen ona döndü.
"Sen gül."
Sonra Kartal'a baktı.
"Bak, kız bile senden daha neşeli."
Kartal kaşlarını çattı.
"Ben gayet neşeliyim."
Nevin kahkaha attı.
"Sen mi?"
Neva dayanamayarak araya girdi.
"Ben de ilk kez duyuyorum."
Kartal ona baktı.
"Sen de mi?"
"Ben tarafsızım."
Nevin Neva'ya doğru yürüdü.
"Gel bakalım buraya."
Neva ayağa kalktı.
Nevin onun elini tuttu.
"Memnun oldum."
"Ben de."
"Avukat mısın?"
"Evet."
Nevin'in gözleri parladı.
"Harika."
Kartal araya girdi.
"Babaanne, Neva benimle çalışıyor."
Nevin başını çevirdi.
"Seninle mi?"
"Evet."
Nevin Neva'ya baktı.
Sonra tekrar Kartal'a.
Sonra yeniden Neva'ya.
"Sen bununla nasıl çalışıyorsun?"
Neva bir an durdu.
Kartal'ın kaşları çatıldı.
"Nasıl yani?"
Nevin gayet ciddi bir ifadeyle konuştu.
"Çok zor değil mi?"
Neva kahkahayı zor tuttu.
"İlk günler biraz."
Kartal sandalyesine geri oturdu.
"Ben buradayım."
Nevin eliyle onu gösterdi.
"Farkındayım."
Sonra Neva'ya eğilip fısıldar gibi konuştu.
"Çocukken de böyleydi."
Kartal hemen başını kaldırdı.
"Babaanne."
"Ne var?"
"Ne anlatıyorsun?"
"Gerçekleri."
Neva'nın merakı arttı.
"Çocukken nasıldı?"
Nevin hiç düşünmeden cevap verdi.
"Suratsız."
Kartal derin bir nefes aldı.
"Teşekkür ederim."
"Çok ciddi bir çocuktu."
Neva gülümsedi.
"Hiç şaşırmadım."
"Bir keresinde beş yaşındayken doğum günü pastasını beğenmedi."
Kartal gözlerini kapattı.
"Lütfen."
Nevin devam etti.
"Çünkü üzerinde mavi şekerlemeler yokmuş."
Neva kahkahayı patlattı.
Kartal ona baktı.
"Bunu gerçekten komik buldun mu?"
"Biraz."
Nevin gururla başını salladı.
"Ben buluyorum."
Kartal iki kadına baktı.
"İkiniz çok hızlı anlaştınız."
Nevin gülümseyerek Neva'nın koluna girdi.
"Ben bu kızı sevdim."
Kartal'ın kaşı kalktı.
"Daha beş dakika oldu."
"Bazı insanları anlamak için beş dakika yeter."
Sonra Neva'ya dönüp ekledi:
"Sen de bunu fazla ciddiye alma. Çocuk bazen kendini şirketin sahibi sanıyor."
Kartal kuru bir sesle:
"Şirketin sahibiyim."
Nevin hiç düşünmeden cevap verdi.
"Ben de seni doğuran kadının kayınvalidesiyim. İkimiz de bazı şeyleri yanlış anlıyor olabiliriz."
Neva kahkahayı tutamadı.
Kartal başını iki yana salladı.
"Sen neden geldin?"
Nevin çantasını masanın üzerine bıraktı.
"Torunumu görmeye."
"Üç gün önce gördün."
"Şirketi görmeye."
Kartal şüpheyle baktı.
"Niye?"
Nevin çantasından küçük bir kutu çıkardı.
"Bunu getirdim."
Kartal kutuya baktı.
"Bu ne?"
"Kurabiye."
Kartal şaşkınlıkla kutuyu aldı.
"Sen kurabiye mi yaptın?"
Nevin gururla:
"Hayır."
Neva kahkahayı bastı.
"Hazır aldım."
Kartal kutuyu yerine bıraktı.
"Ben de bir an..."
"Ne sandın?"
"Hiç."
Nevin sandalyesine oturdu.
"Şimdi anlat bakalım."
Kartal kaşlarını çattı.
"Neyi?"
"Bu güzel avukat kız neden senin odanda?"
Neva araya girdi.
"Dağhan dosyası üzerinde çalışıyoruz."
Nevin'in yüzündeki neşe bir anlığına azaldı.
"Dağhan mı?"
Kartal dikkat kesildi.
"Babaanne."
Nevin ona baktı.
"Ben bazı şeyleri senden önce duyarım, Kartal."
Odadaki hava bir anda değişti.
Neva ikisine baktı.
Nevin birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra yeniden gülümsedi.
"Ama bugün iş konuşmayacağım."
Kartal rahat bir nefes aldı.
"İyi."
"Bugün seni denetlemeye geldim."
Kartal'ın yüzü düştü.
"Ne?"
Nevin Neva'ya döndü.
"Bunun yemek yediğinden emin oluyor musun?"
Neva şaşkınlıkla Kartal'a baktı.
"Yemiyor mu?"
Nevin başını salladı.
"Bazen öğlen iki kahve içip akşam yemeğini unutuyor."
Neva ciddi ciddi Kartal'a baktı.
"Bu doğru mu?"
Kartal sustu.
Nevin hemen:
"Gördün mü?"
Neva kollarını bağladı.
"Tamam. Bundan sonra takipteyim."
Kartal ona baktı.
"Sen de mi?"
Nevin ayağa kalktı.
"Ben yıllardır uğraşıyorum, kızım. Sen de yardım edersin."
Kartal başını geriye yasladı.
"Benim burada söz hakkım yok mu?"
Nevin ve Neva aynı anda:
"Yok."
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Nevin kahkahayı bastı.
Neva da ona katıldı.
Kartal ise ikisine bakıp istemsizce gülümsedi.
Belki de günlerdir ilk kez odasında bu kadar hafif bir hava vardı.
Ama Nevin'in gözleri bir anlığına Kartal'ın yüzünde durdu.
Gülümsemesinin altında başka bir şey vardı.
Dikkat.
Tecrübe.
Ve torununu herkesten daha iyi tanıyan bir kadının sessiz sezgisi.
Nevin, Kartal'ın yüzüne bakarak tek bir şey anlamıştı.
Bir şeyler vardı.
Ve Kartal bunu ondan da saklıyordu.
Henüz sormadı.
Sadece gülümsedi.
Çünkü Nevin Karahan, doğru zamanı beklemeyi iyi bilirdi.
Ama zamanı geldiğinde de kimsenin karşısında durmasına izin vermezdi.
Tabii, Nevin'in enerjisini biraz daha gösterip sahneyi kısa tutalım:
Nevin çantasını toplarken bir anda durdu.
"Bu arada..."
Kartal gözlerini kıstı.
"Ne var?"
"Akşam yemeğe geliyorsun."
"Babaanne, işim var."
"Ben de sana sormadım."
Neva gülmemek için dudağını ısırdı.
Kartal ona baktı.
"Sen de geliyorsun."
Neva şaşırdı.
"Ben mi?"
"Tabii ki sen."
Kartal hemen araya girdi.
"Babaanne, Neva'nın kendi—"
Nevin elini kaldırdı.
"Sen sus."
Kartal sustu.
Neva şaşkın şaşkın ikisine baktı.
Nevin gülümsedi.
"Ben seni sevdim. Hem şu çocuğun başında biri olsun."
Kartal derin bir nefes aldı.
"Ben çocuk değilim."
Nevin kapıya yöneldi.
"Benim gözümde hâlâ beş yaşındasın."
Kapıyı açtı, sonra arkasını dönüp ekledi:
"Ve sakın akşam yemeğine gelmemeyi düşünme. Gelmezsen annene söylerim."
Kartal'ın yüzü düştü.
"Bunu yapamazsın."
Nevin zafer kazanmış gibi gülümsedi.
"Yapamayacağım hiçbir şeyi söylemem."
Kapı kapandı.
Birkaç saniye sessizlik oldu.
Neva, Kartal'a baktı.
"Sanırım babannen senden daha korkutucu."
Kartal sandalyesine yaslandı.
"Sanırım değil."
Neva güldü.
"Kesinlikle."
Kartal başını iki yana salladı.
"Akşam geliyorsun."
"Bu bir davet mi?"
"Hayır."
"Emir mi?"
Kartal ona baktı.
"Babaanne emretti."
Neva kahkahayı bastı.
"İlk kez mantıklı bir emre uyacağım."
Kartal da istemsizce gülümsedi.
"Bunu ona söyleme."
"Merak etme."
Neva dosyasına döndü.
"Yoksa seni evlatlıktan reddeder."
Kartal kaşını kaldırdı.
"Beni değil, babamı."
Neva bir an durdu.
Kartal farkında olmadan gülümsedi.
Ama çekmecenin içindeki zarf hâlâ oradaydı.
Ve o zarfın taşıdığı gerçek, bütün bu neşenin altında sessizce bekliyordu.
