KARAHANLI kitap kapağı

27. bölüm / 50

KARAHANLI

25. Bir kurşunluk mesafe

Vaveyla Yazarı: Zehra Güngör

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 50Şu an: 25. Bir kurşunluk mesafe
  1. 1 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu2.540 kelime
  2. 2 2.bölüm: Yeşil Kırılma1.925 kelime
  3. 3 3.bölüm: Küller ve Gölgeler1.575 kelime
  4. 4 4. Kanun ve Kural1.578 kelime
  5. 5 5. Kartal Gözü2.044 kelime
  6. 6 6.bölüm: sessiz fırtına1.552 kelime
  7. 7 7.bölüm: Celladın Kurtarıcısı2.020 kelime
  8. 8 8. Bölüm: Ortaklık1.932 kelime
  9. 9 9.bölüm: nevin2.118 kelime
  10. 10 10.bölüm: Kapan2.553 kelime
  11. 11 11.bölüm: kapılar arkasında1.854 kelime
  12. 12 12. Bölüm: Selim Karat3.001 kelime
  13. 13 13.bölüm : Hatıra1.392 kelime
  14. 14 14.Bölüm : Neva & Kartal1.292 kelime
  15. 15 15. Bölüm : Meryem1.350 kelime
  16. 16 16. bölüm: Asil Kartal Karahan1.621 kelime
  17. 17 17.Bölüm: Neva Leyla Karat2.050 kelime
  18. 18 18. Sisin sakladığı kökler4.089 kelime
  19. 19 19. Çiçek Tac1.229 kelime
  20. 20 20. Bir yalan1.482 kelime
  21. 21 21. Kıskançlık Dozu1.377 kelime
  22. 22 22. Sessizliğin bedeli1.066 kelime
  23. 23 23. İçimizdeki hain1.840 kelime
  24. 24 24. İstop1.848 kelime
  25. 25 25. Bir kurşunluk mesafe1.793 kelime · Okuduğun bölüm
  26. 26 26. Gölge Savaşı4.187 kelime
  27. 27 27. Gelin Hanım1.950 kelime
  28. 28 28. Leyla'm2.198 kelime
  29. 29 29. Dağhan.2.009 kelime
  30. 30 30. ben geldim2.275 kelime
  31. 31 31. Ferman3.692 kelime
  32. 32 32. Gözdağı2.431 kelime
  33. 33 33. Büyük bir sır2.373 kelime
  34. 34 34. Kartalın sığınağı, Leyla'nın ışığı2.329 kelime
  35. 35 35. Nevzat'ın nefreti2.134 kelime
  36. 36 36. Ferman'ın sancısı2.042 kelime
  37. 37 37. Geçmişin külleri1.074 kelime
  38. 38 38. Biat ve Feda3.707 kelime
  39. 39 39. Karahan'a biat2.085 kelime
  40. 40 40. Küllerden doğmak1.403 kelime
  41. 41 41. Saf Bağ3.530 kelime
  42. 42 42. stratejik mangal1.208 kelime
  43. 43 43. Güneş'in Kısmeti1.771 kelime
  44. 44 44. kraliçe'nin hududu1.765 kelime
  45. 45 45. Güzel Sığınak1.634 kelime
  46. 46 46. kırmızı elma2.891 kelime
  47. 47 47. Uzak Mutluluk2.579 kelime
  48. 48 48. İhanetin yüzü1.138 kelime
  49. 49 49. Kırık Güven3.527 kelime
  50. 50 50. Mucize1.123 kelime

Akşamın serinliği Karahan Malikânesi’nin pencerelerine vurmaya başladığında, dev mutfaktan yükselen kokular evin tüm kasvetini adeta silip süpürmüştü.

Normalde personelin girmeye bile çekindiği o mermer tezgâhların etrafında şimdi bambaşka bir manzara vardı. Sancar, mutfağın kapı aralığından içeriye kafasını uzatmış, gözleri kocaman açılmış bir şekilde içerideki tabloyu izliyordu.

“Görüyor musun, Orhan?” diye fısıldadı arkasında duran korumaya. “Adam, dünya borsalarını sallayan Kartal Karahan… Şu an eline tencereyi almış, Neva Hanım’dan makarna haşlamanın püf noktalarını dinliyor. Dünyanın sonu falan geldi herhâlde.”

Orhan, Sancar’ın ensesine hafifçe vurarak onu geri çekti.
“Kes sesini de işine bak. Adam bizi tahtalı köye yollamadan toz olalım.”

Mutfağın içinde ise tamamen kendine has bir dünya kurulmuştu.

Kartal, koyu gri gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvamış, önünde siyah bir önlükle tezgâhın başındaydı.

Yüzünde, iş toplantılarında düşmanlarını titreten o sert ifade yerine, hayatında ilk defa tattığı sıradan ama bir o kadar büyüleyici bir huzur vardı.

Neva, tezgâha yaslanmış, elindeki tahta kaşığı sallayarak Kartal’ı yönetiyordu.

“Şimdi bak, Kartal Bey,” dedi Neva, gözlerinde muzip bir pırıltıyla.

“Sosun içine o kremayı dökmeden önce sarımsakların kokusunun iyice çıkmasını beklemeliydin. Sınavdan geçemiyorsun şu an.”

Kartal, Neva’nın bu tatlı tavrına gülerek ellerini teslim olur gibi havaya kaldırdı.

“Haklısın, avukat hanım. Mutfak stratejilerinde henüz acemi olabilirim ama hızla öğreniyorum.”

O sırada ocaktaki sos hafifçe kabarınca Kartal hemen müdahale etti. Neva ise onun bu telaşlı hâline sessizce gülümsemeden edemedi.

Günlerdir omuzlarında taşıdıkları onca yük, o buhardan tüten domates ve fesleğen kokusuna karışıp uçup gitmişti.

Yemek hazır olup iki tabak şık bir şekilde salondaki masaya taşındığında, dışarıdaki gece karanlığı malikânenin üzerini dev bir tül gibi örtmüştü.

İkisi yan yana oturmuş, sessizlik içinde yemeklerini yerken Neva çatalını tabağına bırakıp başını Kartal’a çevirdi.

“Söz vermiştin,” dedi Neva, hafif bir tebessümle.

“Bahçedeki oyunda nasıl hile yaptığını itiraf edecektin.”

Kartal, şarabından küçük bir yudum alırken gözlerindeki o derin ve yumuşak ışıkla Neva’ya baktı.

“Hile yapmadım, Neva,” dedi tok ve sakin sesiyle. “Sadece… Sizi izlemekten başka bir şey yapamadım.”

Neva’nın içindeki o son küçük sızı da bu dürüst itirafla tamamen yok oldu.

–

Ertesi sabah, malikânenin huzurlu atmosferi beklenmeyen bir telefonla sarsıldı.

Çalışma odasından elinde telefonla çıkan Kartal’ın yüz hatları, dünkü neşesinden eser bırakmayacak kadar sertleşmişti.

Neva, salonun köşesindeki koltuktan kalkıp ona doğru adımladı.

“Ne oluyor, Kartal?” diye sordu Neva, sesindeki endişeyi gizleyemeyerek.

Kartal, telefonu cebine koyarken derin bir soluk aldı. Gözlerindeki o fırtınalı ifade geri dönmüştü ama bu kez hedefte Neva değil, dışarıdaki karanlık güçler vardı.

“Yaman’ın hesapları donduruldu sanıyorduk ama yanılmışız,” dedi Kartal, dişlerinin arasından konuşarak.

“Arkasındaki ana fon, İsviçre üzerinden son bir hamle yapmış. Şirketin ana lojistik üssüne ve limandaki sevkiyatlarımıza el koymaya çalışıyorlar. Bugün bizzat limana gitmem gerekiyor.”

Neva bir an duraksadı. İçindeki o eski koruma içgüdüsü anında devreye girmişti.

“Tek başına gidemezsin,” dedi Neva, kararlı bir adım atarak.

“Bu bir tuzak olabilir. Yaman köşeye sıkıştıysa kaybedecek hiçbir şeyi kalmamıştır.”

Kartal, Neva’nın bu cesur ve sahiplenici tavrı karşısında hafifçe gülümsedi ama bu kez gülümsemesi tehlikeli ve keskindi.

“Haklısın,” dedi Kartal, ellerini Neva’nın omuzlarına koyarak.

“Bu yüzden yalnız gitmiyorum… Sen de evde kalıyorsun, avukat.”

Neva, Kartal’ın bu beklenmeyen teklifi karşısında tek kaşını kaldırdı.

“Liman savaşlarına katılmak tarifte yoktu ama…” dedi ve gözlerinde o meydan okuyan pırıltı yeniden yandı. “…Madem operasyon var, birlikte yaparız.”

“Neva Hanım…” dedi Kartal aniden.

Bakışlarını bir saniye bile onun ellerinden ayırmadan, daha önce de silahla çatıştıklarını anımsadı. Eliyle Neva’nın bileğini hafifçe tutarak onu durdurdu.

“Silahı tutuş açın, şarjörü kontrol edişin… Sıradan birinin öğreneceği şeyler değil. Sen bu refleksi… Tam olarak nereden biliyorsun?”

Neva, dışarıdaki rüzgâra karışacak o cümleyi fısıldadı:
“Bazı insanlar karanlığa senin gibi direkt doğmaz, karanlığı öğrenmek zorundadır. Ve insana en iyi eğitimi veren şey, geçmişte kimden kaçtığıdır. Bence gelebilirim.”

“Neva Hanım…” dedi Kartal, bakışlarını bir saniye bile onun gözlerinden ayırmadan.

Sesi her zamankinden daha net, karşı çıkılması imkânsız bir tondaydı.

“Yalvar da yakar, ne söylersen söyle… Bu defa değişen bir şey yok. Gitmiyorsun.”

Neva, duyduklarıyla olduğu yerde kalırken gözlerindeki öfke pırıltısı anında alev aldı.

“Dalga mı geçiyorsun sen?” diye sesini yükseltti Neva, bir adım öne atılarak.

“Yaman’ın köşeye sıkıştığını, kaybedecek hiçbir şeyi olmadığını, buradaki en büyük riskin o olduğunu sen söylemedin mi? Şimdi ne değişti de tek başına o cehennemin ortasına yürüyorsun?”

Kartal, Neva’nın öfkesi karşısında sakinliğini korumaya çalışarak derin bir nefes aldı. İki elini onun omuzlarına koyup hafifçe sıktı.

“Değişen tek şey, avukat… Senin hayatın benim için o limandaki bütün fonlardan, bütün şirketlerden daha değerli. Seni korumam gerekiyor, söz verdim. Yaman’ın hedefi ben miyim, yoksa bana ait olanlar mı, bilmiyorum. Ama seni o ateşe atamam. Anla beni.”

“Ben sana yük değilim, Kartal Bey!”

Neva, ellerini sertçe Kartal’ın gömleğinin yakasına atıp onu kendine doğru çekti. Gözleri dolmuş ama inatla akmayan yaşlarla parlıyordu.

“Beni geride bırakıp arkamdan gelecek bir haberle yıkılacağımı sanıyorsan yanılıyorsun. Birlikte savaşırız, bitti! Yalvarıyorum da yakarıyorum da işte… Beni burada, bu malikânenin dört duvarı arasında hapis tutma!”

Kartal, Neva’nın bu savunmasız ama bir o kadar da dikbaşlı hâli karşısında içten içe eridiğini hissetti. Onu kaybetme korkusuyla ona duyduğu hayranlık o an zihninde birbirine karışmıştı.

Ama kararından dönmeyecekti.

“Hayır, avukat. Hapiste de değilsin ama canını koruyacağıma söz verdim,” dedi Kartal, tok ve kararlı sesiyle.

Gözlerindeki o keskin buz tabakası yeniden yerini almıştı.

“Bu defa kuralları ben koyuyorum.”

Ardından hızla arkasını dönüp kapıya doğru yürümeye başladı. Sancar ve diğer korumalar kapının önünde emir bekliyordu.

Neva’nın arkasından attığı “Kartal Bey! Dur dedim sana!” çığlıkları geniş salonda yankılansa da Kartal arkasına bile bakmadan zırhlı araca bindi.

Kapılar kapandı ve devasa konvoy, gürültülü bir motor sesiyle limana doğru hareket etti.

Zırhlı araçlar bahçe kapısından çıkıp gözden kaybolduğunda Neva, salonda taşa dönmüş gibi öylece kalmıştı. Öfkesi boğazında düğümlenmiş, elleri sinirden titriyordu.

‘Beni evde bırakıyormuş… Göreceğiz bakalım kim kimi nerede bırakıyor.’

Yarım dakika bile sürmedi. Neva hızla merdivenlere koştu, odasındaki gizli bölmeden siyah deri ceketini aldı, beline sabitlediği silahını kuşanıp garaja doğru yöneldi.

Personelin dikkatini çekmeden, Kartal’ın korumalarının fark etmediği anahtarı alıp kilitli yedek garajdan çıkardığı eski ama güçlü arazi aracına bindi.

Yarım saat sonra Kartal limanın demir kapılarından içeri girip Yaman’la yüzleşmeye hazırlanırken siyah arazi aracı, limanın arka servis kapısındaki gölgelerin arasına çoktan sessizce sızmıştı bile.

–

Yarım saat sonra, Karahan Malikânesi’nin dev siyah zırhlı araçları limana doğru ilerlerken, konvoydaki herkesin gözlerinde aynı ateş yanıyordu: Geçmişin hesapları kapatılacak, Karahanların üzerine basmaya çalışan herkes o limanın soğuk sularına gömülecekti.

Sessizlik, gecenin karanlığıyla birleşip limanın üzerine çökse de Kartal Karahan’ın adımları her zamanki gibi sarsılmaz ve ağırdı. Siyah zırhlı araçlar dizildiğinde araçların kapıları aynı anda açıldı.

Kartal, arkasındaki en güvendiği adamları Sancar, Orhan ve diğer on eğitimli korumasıyla birlikte limanın soğuk betonuna adım attı.

“Çevre emniyetini alın! Her bir konteynerin, her bir köşe başının kontrol edildiğinden emin olun!”

Sancar’ın alçak ama sert emriyle birlikte on koruma anında yelpaze şeklinde açılarak namlularını gölgelere yöneltti.

Ellerindeki fenerlerin ışığı paslı metalleri ve ıslak betonu keserken gruptan yükselen tek ses, postalların gıcırtısı ve denizin kıyıya vuran uğultusuydu.

Sancar ve Orhan, Kartal’ın hemen birer adım gerisinde tetikte bekliyor, her açıdan gelebilecek olası bir hamleyi kolluyordu.

Kartal, kabanının yakasını kaldırmış, keskin gözleriyle liman sahasını süzerek öne doğru bir adım atmıştı.

Tam o anda…

Ölümcül bir sessizliğin ortasında patlayan iki el silah sesi, limanın boşluğunda gürleyerek yankılandı!

GÜM!

GÜM!

Kurtulması imkânsız, kör bir açıdan gelen mermiler Kartal’ın sırtına saplandı.

Kartal’ın gövdesi aldığı ağır darbeyle öne doğru sarsıldı. Dudaklarından boğuk bir inleme kaçarken dizlerinin bağı çözüldü ve göğsüne çöken o ağır baskıyla ıslak betona doğru kapaklandı.

“KARTAL Abi!”

Sancar’ın feryadı geceyi yararken Orhan ve korumalar anında Kartal’ın üzerine siper oldu.

Koruma ekibi ateşe ateşle karşılık verip mermilerin geldiği konteyner çatısına doğru mermi yağdırırken Sancar dizlerinin üzerine çöküp Kartal’ı başından tuttu.

“Ateş serbest! Bizi çapraz ateşe alıyorlar, Kartal Bey’i koruyun!”

O sırada limanın arka servis kapısından gizlice sızan ve gölgelerin arasından koşarak gelen Neva, o iki el silah sesini ve Sancar’ın çığlığını duyduğu an kanı dondu.

Yüreği göğsünden fırlayacakmış gibi çarpmaya başladı. Siyah deri ceketini savurarak konteynerlerin arasından fırladığında gördüğü manzara zihnine bir bıçak gibi saplandı.

Kartal, sırtından sızan kanlarla ıslak betonda yatıyordu.
“KARTAL!”

Neva’nın çığlığı, patlayan silah seslerini bile bastırdı. Elindeki silahı tek bir an bile tereddüt etmeden Kartal’a ikinci kez nişan almaya çalışan konteyner üstündeki nişancıya doğrulttu ve tetiği peş peşe çekti.

Mermi hedefini bulup tetikçiyi aşağı düşürürken Neva, hiçbir ateşe aldırış etmeden öne fırladı ve Kartal’ın yanına, kanlı betonun üzerine diz çöktü.

“Kartal… Sakın! Sakın gözlerini kapatma, bana bak!” dedi Neva, titreyen elleriyle Kartal’ın yüzünü tutarken.

Kartal, acıyla kasılan yüz hatlarıyla gözlerini hafifçe araladı. Sesi fısıltıdan hallice ama bir o kadar da sarsıcıydı:
“Avukat… Sana… gelme demiştim…”

“Neva Hanım, önümüzü kestiler! Çıkış kapısındaki konteynerlerin arkasında en az altı adam var!” diye bağırdı Orhan, siper aldığı dev tekerleğin arkasından şarjörünü değiştirirken.

Mermiler başlarının üstünden ıslık çalarak geçiyor, metal konteynerlere çarpan kurşunlar karanlıkta kıvılcımlar saçıyordu.

Sancar, Kartal’ın gövdesini koltuk altlarından kavrayıp kaldırmaya çalışırken Kartal acıyla inledi.

Bilinci kayıyordu, göz kapakları ağırlaşmıştı.

“Kartal, bana bak! Kapatma o gözleri!” dedi Neva, belindeki silahı kavrayıp ayağa dikilerek.

“Sancar, Kartal Bey’i zırhlıya sürükle! Orhan, sol kanadı kapatın. Ben yolu açıyorum!”

“Neva Hanım, durun! Çok tehlikeli!” Sancar’ın uyarısına rağmen Neva dinlemedi.

Gözü tamamen kararmıştı.

Neva, üzerlerine yağmur gibi yağan kurşunların arasında bir gölge gibi sıyrılarak en yakın konteynerin arkasına kaydı.

Yıllar önce kaçmaya çalıştığı o karanlık geçmiş, ona bir şeyi çok iyi öğretmişti: Hayatta kalmak istiyorsan korkunun üzerine yürüyeceksin.

Neva, konteyner köşesinden aniden fırlayıp önlerini kesen iki saldırganı kusursuz iki atışla yere serdi.

Adamlar ne olduğunu anlayamadan yere kapaklanırken Neva, boşalan şarjörü saliseler içinde çıkarıp yenisini taktı. Yüzüne sıçrayan yağmur ve kan damlalarına aldırmadan ateş etmeye devam etti.

“Şimdi! Sancar, yüklen!” diye bağırdı Neva, ateşiyle bir koruma çemberi oluşturarak.

Sancar ve Orhan, Kartal’ın devasa gövdesini omuzlayıp Neva’nın açtığı koridordan zırhlı araca doğru koşmaya başladılar. Korumalar geri çekilme ateşini sürdürürken mermilerden biri zırhlı aracın camına çarparak camı çatlattı ama araç kurşungeçirmezdi.

Sancar, aracın arka kapısını hızla açıp Kartal’ı koltuğa yatırdı.

“Girdik! Neva Hanım, binin!”

Neva, kendilerine yaklaşmaya çalışan son nişancıyı da etkisiz hâle getirdikten sonra geri çekilerek zırhlı aracın içine sıçradı ve kapıyı gürültüyle kapattı.

“Bas gaza, Sancar! Durma, bas!”

Dev zırhlı araç, tekerleklerini acı bir çığlıkla döndürerek limanın arka bariyerlerine çarpıp onları kırdı ve gecenin karanlığına fırladı.

Arkalarında bıraktıkları mermi sesleri ve patlamalar yavaşça uzaklaşırken aracın içindeki tek ses, Kartal’ın zorlukla alıp verdiği kesik nefeslerdi.

Neva anında dizlerinin üzerine çöküp Kartal’ın kabanını ve gömleğini yırttı. Mermilerden biri omzunun hemen altından girmiş, diğeri ise kaburgasının yakınına saplanmıştı. Kan durmaksızın akıyordu.

“Açlıktan ve kan kaybından gidiyor… Dayan, Kartal, ne olur dayan…” dedi Neva, elindeki kumaş parçasıyla yaraya sertçe bastırırken.

Kartal, gözlerini güçlükle araladı. Titreyen, kanlı elini kaldırıp Neva’nın yanağına yerleştirdi. Parmakları Neva’nın gözyaşlarıyla ıslanırken zorlukla fısıldadı: “Sana… evde… kal demiştim…”

Neva, acı bir tebessümle Kartal’ın elini sımsıkı tuttu.

“Söz dinlemeyen biriyim, hâlâ öğrenemedin mi? Ama şimdi sus ve nefes almaya odaklan. Seni hastaneye götüreceğim.”

Sancar, dikiz aynasından arkaya bakarken sesi titriyordu.

“Neva Hanım, hastaneye gidersek Yaman’ın adamları polisle birlikte orayı basar! Nereye sürüyorum?”

Neva başını kaldırıp aynadan Sancar’ın gözlerinin içine baktı. Gözlerinde sıfır tereddüt vardı.

“Malikâneye sür. Yoldan özel doktoru ara, hemen tüm tıbbi ekipmanla oraya gelsin. O evi bir ameliyathaneye çevireceğiz.”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

40okunma 6beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 152

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18