KARAHANLI kitap kapağı

1. bölüm / 50

KARAHANLI

1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu

Vaveyla Yazarı: Zehra Güngör

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 50Şu an: 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu
  1. 1 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu2.540 kelime · Okuduğun bölüm
  2. 2 2.bölüm: Yeşil Kırılma1.925 kelime
  3. 3 3.bölüm: Küller ve Gölgeler1.575 kelime
  4. 4 4. Kanun ve Kural1.578 kelime
  5. 5 5. Kartal Gözü2.044 kelime
  6. 6 6.bölüm: sessiz fırtına1.552 kelime
  7. 7 7.bölüm: Celladın Kurtarıcısı2.020 kelime
  8. 8 8. Bölüm: Ortaklık1.932 kelime
  9. 9 9.bölüm: nevin2.118 kelime
  10. 10 10.bölüm: Kapan2.553 kelime
  11. 11 11.bölüm: kapılar arkasında1.854 kelime
  12. 12 12. Bölüm: Selim Karat3.001 kelime
  13. 13 13.bölüm : Hatıra1.392 kelime
  14. 14 14.Bölüm : Neva & Kartal1.292 kelime
  15. 15 15. Bölüm : Meryem1.350 kelime
  16. 16 16. bölüm: Asil Kartal Karahan1.621 kelime
  17. 17 17.Bölüm: Neva Leyla Karat2.050 kelime
  18. 18 18. Sisin sakladığı kökler4.089 kelime
  19. 19 19. Çiçek Tac1.229 kelime
  20. 20 20. Bir yalan1.482 kelime
  21. 21 21. Kıskançlık Dozu1.377 kelime
  22. 22 22. Sessizliğin bedeli1.066 kelime
  23. 23 23. İçimizdeki hain1.840 kelime
  24. 24 24. İstop1.848 kelime
  25. 25 25. Bir kurşunluk mesafe1.793 kelime
  26. 26 26. Gölge Savaşı4.187 kelime
  27. 27 27. Gelin Hanım1.950 kelime
  28. 28 28. Leyla'm2.198 kelime
  29. 29 29. Dağhan.2.009 kelime
  30. 30 30. ben geldim2.275 kelime
  31. 31 31. Ferman3.692 kelime
  32. 32 32. Gözdağı2.431 kelime
  33. 33 33. Büyük bir sır2.373 kelime
  34. 34 34. Kartalın sığınağı, Leyla'nın ışığı2.329 kelime
  35. 35 35. Nevzat'ın nefreti2.134 kelime
  36. 36 36. Ferman'ın sancısı2.042 kelime
  37. 37 37. Geçmişin külleri1.074 kelime
  38. 38 38. Biat ve Feda3.707 kelime
  39. 39 39. Karahan'a biat2.085 kelime
  40. 40 40. Küllerden doğmak1.403 kelime
  41. 41 41. Saf Bağ3.530 kelime
  42. 42 42. stratejik mangal1.208 kelime
  43. 43 43. Güneş'in Kısmeti1.771 kelime
  44. 44 44. kraliçe'nin hududu1.765 kelime
  45. 45 45. Güzel Sığınak1.634 kelime
  46. 46 46. kırmızı elma2.891 kelime
  47. 47 47. Uzak Mutluluk2.579 kelime
  48. 48 48. İhanetin yüzü1.138 kelime
  49. 49 49. Kırık Güven3.527 kelime
  50. 50 50. Mucize1.123 kelime

"Kaderimiz niye avucumuzun içinde yazılıdır, bilir misin?"
Mavi gözlerini karşısında titreyen yabancı bedende gezdirdi.

"Gerektiğinde gizleyebilelim diye... Niye bilir misin?"
Diyerek devam ettiğinde, elleri bağlı olan adamın diş takırtılarını, loş ışığın altında dökülen sarı boyaları kabarmış duvarlarıyla yankılanan boş odanın içinde net bir şekilde duyabiliyordu.

"Çünkü güç gizden gelir. Gerçek niyetini kimse bilmeyecek."

Adama yaklaştı ve yüzüne baktı. Korku ve endişe, o an gözlerindeki son bakışın ta kendisiydi.

Hızlı bir hamleyle kafasına çektiği silahın sesi, nemli ve beton kokan bu bodrum katında yankılandı. Mavi ve donuk bakan gözleri cesete sırtını döndü.

Etraftaki kasvetli hava hissedilir derecede soğuktu. içerideki ağır barut kokusuna küf ve rutubet karışmıştı.

Kumral saçlarını eliyle düzeltmeden önce mendille elindeli kan lekelerini temizlemeye başladı.

"Kaderin senin sırrındır, onu asla kimseyle paylaşmayacaksın..."

Koruması cesedi kollarından tutup sürükleyerek odadan çıkarken, Kartal adımlarını odanın köşesindeki deri koltuğuna doğru geri yönlendirdi.

"Öhm..."

Demir kapının aralığından gelen hafif sesle başını kaldırdı.

"Sancar?"

"Evet, benim."
İçeri giren gence baktı.

"Sana birkaç haberim var."

Kartal direkt olarak soğuk ve mesafeli gözlerle bekliyordu. duymak istediği şey aslında başkaydı. Ancak Sancar'ın huzursuz bakışları, korumaların az önce sürükleyerek götürdüğü adamın bıraktığı kan izindeydi.

"Onu öldürdün mü?"
Kartal sadece kafa sallamakla yetindi.

"Peki ama neden?"

"Bir mafya geleneği olarak, öldürülen çocuk koskoca Alkan Taşkın'ın oğlunun ağzına taş tıkılmıştı, hatırlarsın... Bunun anlamı, Taşkın'ın bir daha asla bir isim ele veremeyeceğiydi."

Sancar gözlerini kocaman açtı.
"Köstebek başından beri Kaya mıydı?!"

"Evet ve Kaya artık ölü. Şimdi sen anlat bakalım..."

Sancar derin bir nefes alıp başını salladı.

"Kardeşinden haber getirdim ancak maalesef hoşuna gitmeyecek."

Kartal merakla yürürken, ayak sesleri beton zeminde yankılanarak bakışlarını Sancar'a çevirdi ve konuşa konuşa bodrum katının o buz gibi havasından çıktılar.

"Cezası daha da arttırıldı ve şu an onu oradan çıkartmamız imkansız."

Kartal onaylar gibi başını salladı.

"Bu kadar büyük bir suç işleyip kendini bu kadar açık verdikten sonra, ona zaten yardım edemem."

"Başka bir emrin var mı?" derken Kartal'ın koyu renk mobilyalarla döşenmiş, loş masa lambasının aydınlattığı çalışma odasına girdiler.

"Ateş hangi kulüpte takılıyor? Onunla acilen görüşmem gerekiyor."

Sancar masanın üzerindeki deri defterin arasından kağıt kalemi alarak adresi hızla yazdı ve uzattı.

"Burası epey karışık bir ortamdır, patron. Genellikle gittiğiniz sakin yerlere pek benzemez. basık tavanlı, gürültülü ve insan kaynayan bir yerdir."

Kartal hafifçe güldü, dudaklarında alaylı bir kıvrım oluştu.

"Ateş ile konuşmam gereken süre bana yeter ve ben eğlenmez miyim yani?"

Sancar başıyla onaylayıp "Estağfirullah abi" diyerek emri doğrultusunda odadan çıktı. Kartal da vakit kaybetmeden anahtarını alarak sokağın serin havasındaki arabasına yöneldi ve elindeki adrese son bir kez göz attı.

Tam o sırada, sessizliği bölen telefonunun ekranına baktı.
"Ne var, Azra?"

"Beni aramamanı söylemiştim."

Sinirle soluyarak, hattan gelen sesin dağınıklığına bile tahammül edemeden telefonu nişanlısının yüzüne kapatan Kartal, arabayı çalıştırıp verilen adrese doğru sürdü.

Yol boyunca aklı karmakarışıktı ama bu zihinsel yorgunluğun sebebi ne işleri ne de Kaya'ydı. Doğrudan Azra'nın varlığıydı.

Şehrin arka sokağındaki Neon tabelalı mekanın önüne geldiğinde şaşkınlıkla etrafa göz gezdirdi.

İçeri adım attığında, kulübün kulakları sağır eden bas seslerine ve ağır tütün kokusuna aldırış etmeden ilerledi. Etrafın loş kırmızı atmosferi, tavandan sarkan dönen ışıklar göz alıcı olsa da Kartal'ın kasvetli ruhuna göre hiç değildi.

"Ateş? Ateş Ulusoy?"

Barmene sorduğunda, barmenin parmağıyla işaret ettiği yöne baktı. Salonun en VIP köşesindeki deri koltuklardan birinde yaylarak oturduğunu fark etti. Önünde çılgınca dans eden birkaç kızın arasında gözlerini gezdiriyordu.

Kızların arasından sıyrılarak yanına gitti, ellerini kumaş pantolonunun cebine soktu ve dik, mesafeli bir alayla Ateş'e baktı.

"Ooo, Kartal'ım!"

"Sen buralara uğramazdın... Hayırdır?"

Kartal, Ateş'in yanındaki boşluğa doğru ilerleyip ağırca oturdu.

"Seninle konuşmalıyız, şunları gönder de konumuza geçelim."

Ateş oldukça gamsız bir tavırla sırıttı.

"Asla olmaz... Özellikle aralarında biri var ki, onu izlemek büyük keyif."

Kartal sabırsızlıkla burnundan solumaya başladığı sırada, ellerinde tepsilerle yanlarına yaklaşan sarışın bir garson çocuk lafa girdi:

"Hoş geldiniz, ne içerseniz müessesemizdendir."

Kartal gelen kişiye bakınca kaşları havalandı.

"Fuat?"

"Evet?.. Aaa... Kartal!"

Bir anda yıllar sonra eski tanıdıklarını karşısında gören ikilinin bu haline Ateş keyifle sırıttı.

"Fuat bu barın sahibi."

"Öyle mi? Kendisi çok eski bir dostumdur."

Kartal konuşurken, Fuat eski günlerin hatırına neşeyle gülümsedi.

"Size bu mekanın en iyilerini ayarlamak lazım. Kızlar da dahil..."

Kartal hızla başını iki yana salladı.

"Hayır, hayır... Benim pek işim olmaz o tarz şeylerle, hoşlanmam."

Fuat manidar bir imayla gülümsedi.

"Anladım, merak etme, ben seni anladım!"

Göz kırparak uzaklaşan Fuat'ın arkasından bakan Ateş, başını çevirip Kartal'a döndü.

"Evet, dinliyorum. Ne konuşacağız?"

Müzik anlığına kesilip kalabalık yeni bir şarkı için dağıldığında, Kartal biraz olsun rahatlamıştı. en azından bağırarak konuşmak zorunda kalmıyordu.

"Kaya öldü."

Ateş gözlerini kocaman açarak koltukta aniden dikleşti.

"O en iyi adamlarımızdan biriydi? Nasıl olur?"

"Muhbirlik yaptığını öğrenmişler. Yukardakilerden birini satmış. İstediğim sona bir adım daha yaklaşıyorum..."

Tam o sırada kulübü inleten yeni ve hareketli bir şarkıyla birlikte Ateş rahat bir nefes alıp güldü.

"Demek o haini sonunda temizledik..."

Kartal onaylar anlamda kafasını sallarken, masaya yaklaşan iki kız yeniden kıvrak ritimlerle dans etmeye başladı.

"Sarışın olan favorim! Anastasia..."

Kartal, Ateş'in bu lafına göz devirirken, mekanın sahibi Fuat hazırlanan özel içecekleri masaya bırakmaları için tezgahtakilere talimat veriyordu.

"Diğer kız?...güzelmiş."

Fuat, Kartal'ın bu sözü üzerine bardağın kenarındaki buzlarla oynarken hafifçe gülümsedi.

"O benim yakın arkadaşım, burada çalışmıyor, misafirim."

Fuat bunu söyler söylemez masanın hemen dibindeki boş kalan sandalyeye, Kartal'ın yanına oturdu.

"Uzun zamandır görüşemiyorduk..."

"Öyle, burası senin demek ki..."

Kartal konuşurken göz ucuyla dans eden kızlara kaydı.

Ardından, kalabalığın gürültüsünden ve neon ışıklarından bir nebze uzaklaşmak ister gibi kenarda, loş bar kısmının en köşesinde oturan kıza baktı.

Kumral bukleleri, içeri girdiği andan itibaren farkında olmadan dikkatini çekmişti. Uzaktan onu süzerken. acele etmeyen yavaş hareketleri, duruşundaki asalet ve o kusursuz fiziği gözünden kaçmamıştı.

"Bahsettiğin arkadaşın o mu?"

Göz ucuyla hafifçe işaret ederek sorduğunda Fuat onaylar anlamda kafasını salladı.

Dalgalı ve hafif kıvırcık saçları yüzünün bir yanını gölgede bırakacak şekilde örtmesine rağmen, loş ışıkta parıldayan o yeşil gözleri net bir şekilde seçiliyordu.

İşin en garip yanı ise Kartal'ın kendi kendine şaşırmasıydı.

normalde insanlardan, hele ki böyle kalabalık ortamlardaki yabancılardan köşe bucak kaçardı. aslında insanlar ondan kaçardı. çünkü o Kartal Karahan'dı. bu kız bir şekilde dikkatini bir an olsun dağıtmıyordu.

Gözleri, barın o loş ve neon ışıklarının ardında beliren kumral bukleli kızın üzerinde takılı kalmıştı. İçindeki bu anlık sarsıntı, alışkın olduğu sert ve kontrolden taviz vermeyen yapısına son derece yabancıydı. Kendi içindeki bu anormalliği hızla bastırmak istercesine omuzlarını dikleştirdi, boğazını temizledi ve bakışlarını o köşeden koparıp yeniden yanındaki gürültülü masaya yöneltti.

Kartal Karahan’dı o.

Yeraltı dünyasının diz çöktüren ismi, kural koyanı, karanlığı sırtında bir zırh gibi taşıyan adamı. Herkesin atmaya korktuğu adımları tereddütsüz atan, adının geçtiği masalarda nefeslerin tutulduğu bir güç…

Böyle gürültülü ve ayağa düşmüş mekânlar, zihnini kirletmekten başka bir işe yaramazdı. Ama bu gece, attığı her adımın altında başka bir satranç hamlesi gizliydi.

Ateş, elindeki kadehi hafifçe sallayarak barmene yeni bir işaret yaptı ve arkasına yaslandı. Gözlerinde beliren o tehlikeli, alaycı pırıltı Kartal’ın gözünden kaçmamıştı.

"Kaya’nın bile bile ölüme yürüdüğünü biliyordun, değil mi Kartal?" dedi Ateş, sesini yüksek sesli müziğin altından sadece ikisinin duyabileceği bir frekansa çekerek.

"Taşkın’ın oğlunun ağzına o taşı tıktıklarında, kulisteki herkes Kaya’nın bir yerlerden sızdıracağını tahmin ediyordu. Ama senin bu kadar çabuk biletini keseceğini düşünmemişlerdi."

Kartal, masadaki kadehe dokunmadı bile. Bakışları tek bir noktaya kilitlenmiş gibi soğuk ve keskindi.

"Gereksiz hamle yapan, cezasını çeker Ateş. Yeraltı masası bir tiyatro sahnesi değil. Reji ne derse oyun oynanır. Kaya sınırını aştı, masanın mahremiyetini dışarıya sızdırdı. Cezasının infazı da bana düştü."Ateş kıkırdadı, kadehinden büyük bir yudum aldı. "Peki ya Masadakiler? Haber masaya ulaştığında yer yerinden oynayacak. Özellikle Cevat Ağabey ve Aras Dağhan..."

Fuat, aralarındaki gerilimin tırmandığını hissederek hafifçe öne doğru eğildi.

"Ben size özel bir şeyler getirteyim en iyisi," diyerek aradan çekilmek üzere ayağa kalktı. Kartal, Fuat’a sadece başıyla hafif bir onay verdi. Fuat masadan uzaklaşır uzaklaşmaz, atmosfer bir anda daha da ağırlaştı.

"Aras Dağhan’ın ne düşündüğü umurumda bile değil," dedi Kartal, sesi bir bıçak kadar keskin ve pürüzsüzdü.

"Aras, uzun zamandır sınırları zorluyor. Yeraltı Masası’nın kurallarını kendi çöplüğündeki kurallarla karıştırıyor. Masanın vizyonuna, ticaretine ve ağırlığına zarar veriyor. Silah sevkiyatlarındaki aksamaların, Karadeniz hattındaki tıkanmaların arkasında kim var sanıyorsun?"

Ateş’in yüzündeki gamsız ifade yerini daha ciddi, sorgulayıcı bir bakışa bıraktı. "Aras mı? Yapma Kartal… Aras Dağhan pis bir adamdır, acımasızdır, kuralsızdır ama Masaya açıkça savaş açacak kadar aptal değildir."

"Aptal değil, hırslı," diye düzeltti Kartal.

"Hırs da insanı kör eder. Aras,
Masanın liderliğini istiyor.
Yıllardır Cevat Ağabey’in gölgesinde kalmak, benim kararlarıma boyun eğmek adamın ciğerini dağlıyor. Masadaki dengeleri bozmak için Aras Dağhan her türlü kirli ittifaka girer. Kaya’yı besleyen de oydu. Kaya sadece Taşkınlar’a çalışmıyordu, aldığı bilgileri önce Aras’ın önüne koyuyordu."

Ateş derin bir nefes verdi, sırtını deri koltuğa biraz daha gömdü. Masadaki diğer kızlar onların bu ciddi halini görünce hafifçe geri çekilip kendi aralarında fısıldaşmaya başlamışlardı.

"Aras büyük bir tehlike, kabul," dedi Ateş, gözlerini kısarak.

"Ama Masada sadece Aras yok. Aras’ın hamlelerine karşı duracak adamlar da var. Mesela Cemal Bayraktar... Cemal bu işe ne diyecek?"

Kartal, masanın üzerindeki deri cüzdanını cebine koyarken derin bir iç çekti.

"Cemal Bayraktar bu alemin son namuslu adamlarından biridir Ateş. Delikanlıdır, sözünün eridir. Racon neyi gerektiriyorsa onu yapar. Cemal ile dün gece limandaki depoda teke tek konuştum."

"Ne dedi peki?"

"Cemal de durumun farkında," diye devam etti Kartal.

"Aras’ın gençleri zehirleyen o sentetik işlerine, kaçakçılıktaki pervasızlığına öteden beri karşı zaten. Cemal bana açıkça söyledi. 'Kartal, Masanın saygınlığını koruduğun sürece, arkandaki dağ gibi dururum. Ama kan dökülürken masumun ahı alınırsa, karşında ilk beni bulursun.' dedi."

Ateş hafifçe gülümsedi.

"Klasik Cemal Bayraktar... Ağır abi rollederi, eski kabadayı usulleri. Ama adam haklı. Masanın itibarını ayakta tutan tek şey Cemal gibi adamların varlığı. Aras gibi çakallar Masayı ele geçirirse, burası bir mafya yapılanmasından çıkıp sokak çetesine döner."

"İşte bu yüzden Cevat Ağabey’in tutumu kritik," dedi Kartal. Sesi iyice kısılmıştı, müziğin basları bile sesindeki o otoriter tonu bastıramıyordu.

"Cevat Ağabey yıllardır Masanın başkanı. Bize abilik yaptı, yol gösterdi. Benim bu piyasadaki duruşumda, attığım her sağlam adımda Cevat Ağabey’in payı büyüktür. Bana her zaman bir evlat, bir kardeş gibi yaklaştı. Ama Cevat Ağabey de yaşlandı Ateş. Sağlığı iyi değil. Aras bunu biliyor ve kurt gibi Cevat Ağabey’in düşmesini bekliyor."

"Cevat Ağabey Kaya’nın infazına onay verdi mi?" diye sordu Ateş, merakla öne doğru kayarak.

"Gerekli kanıtları önüne koyduğumda tek bir kelime etti," dedi Kartal. Bakışlarında bir anlık geçmişin muhasebesi okundu.

"'Hainin kalemi kırılır Kartal, baban olsa bile.' dedi. Cevat Ağabey Masanın geleceğini korumak istiyor. Aras Dağhan’ın hırsına bu Masayı kurban etmeyecek kadar tecrübeli. Yarın gece konakta olağanüstü bir toplantı çağrısı yaptı. Bütün konsey toplanıyor."

Ateş ıslık çaldı.

"Yarın gece konak alev alacak desene... Aras Dağhan, Kaya’nın öldüğünü öğrenince toplantıda olay çıkaracaktır. Cemal Bayraktar sessiz kalmaz, Cevat Ağabey ise son sözü söyler."

"Çıkarsın," dedi Kartal, soğukkanlılıkla.

"Aras’ın sesinin yükselmesi, kendi ipini daha hızlı çekmesinden başka bir işe yaramaz. Ben yarın gece O Masaya Kaya’nın köstebekliğini belgeleyen dosyalarla gideceğim. Aras’ın Finansal kaynaklarını nasıl baltaladığımızı, dışarıdaki adamlarını nasıl teker teker topladığımızı göstereceğim. Ona hamle şansı bırakmayacağım."

Ateş, Kartal’ın yüzündeki o sarsılmaz kararlılığa baktı. Her zamanki gibi Kartal Karahan, satranç tahtasındaki on hamle sonrasını çoktan planlamıştı.

"Sen gerçekten korkunç bir adamsın Kartal," dedi Ateş, bardağını Kartal’ın hiç dokunmadığı bardağına hafifçe vurarak.

"Masa yangın yeriyken bile soğukkanlılığını bir milim kaybetmiyorsun."

"Korku veya heyecan, kararlarını gölgeler Ateş," dedi Kartal düz bir sesle.

"Kendi hislerine yenilen adam, yeraltında bir gün bile yaşayamaz."

O sırada barın diğer ucunda hareketlilik oldu.

Fuat, az önce Kartal’ın dikkatini çeken o kumral, yeşil gözlü kızın yanına gitmiş, ona gülümseyerek bir şeyler anlatıyordu.

Kız, Fuat’ın söylediği bir söze karşılık hafifçe gülümsedi. O gülüş, loş mekânın kasvetli havasına tezat oluşturan garip bir sıcaklık yaydı etrafa.

Kartal’ın gözü istemsizce yine o tarafa kaydı.

Kızın asil duruşu, o kalabalığın ve gürültünün ortasında bile kendini tamamen soyutlamış hali dikkat çekiciydi. Kız, tam o anda başını hafifçe çevirdi ve köşede kendisini izleyen Kartal ile göz göze geldi.

Mekândaki uğultu, kulağı sağır eden müzik, tütün kokusu ve masadaki ağır politik konular bir an için Kartal’ın zihninden silindi.

Yeşil gözler, Kartal’ın buz gibi soğuk, karanlık bakışlarına doğrudan temas etti. Kız bakışlarını kaçırmadı. aksine, meraklı ve sorgulayıcı bir ifadeyle Kartal’a bakmaya devam etti.

İnsanların ondan korkup gözlerini kaçırmasına alışkın olan Kartal için bu meydan okuma oldukça sıra dışıydı.

Ateş, Kartal’ın dalgınlığını fark ederek onun baktığı yöne doğru göz gezdirdi. Dudaklarında yine o muzip tebessüm belirdi.

"Hayırdır Kartal? Bakıyorum da gözün hâlâ Fuat’ın misafirinde. Masada fırtınalar kopuyor, Aras Dağhan’ı çökertme planları yapıyoruz ama senin aklın başka yerde gibi?"

Kartal gözlerini kızdan hızla çekip Ateş’e döndü. Bakışlarındaki o buz gibi ciddiyet anında geri gelmişti."Boş konuşma Ateş," dedi sertçe.

"Aklım nerede olması gerekiyorsa orada. Sen dediklerimi iyi dinle."

"Dinliyorum, dinliyorum da..." Ateş arkasına yaslanıp elini salladı. "Seni yıllardır tanırım. Bir kadına iki saniyeden fazla baktığını görmedim. Nişanlın Azra’ya bile böyle bakmıyorsun sen."

Azra’nın adı geçince Kartal’ın kaşları daha da çatıldı.

Birkaç saat önce telefonda suratına kapattığı o ses, zihninde tekrar nüksetti. Azra ile olan ilişkisi, sadece iki ailenin ve Masanın belirli dengelerinin getirdiği zorunlu bir ittifaktan ibaretti.

Aralarında ne bir tutku, ne bir samimiyet, ne de gerçek bir bağ vardı.

"Azra konusu bu masanın işi değil," dedi Kartal kestirip atarak.

"Yarın geceki toplantıya odaklan. Aras Dağhan’ın adamları toplantı öncesinde kulüplere veya sevkiyat noktalarına bir misilleme yapabilir. Senin mekânların ve adamların teyakkuzda olsun. Cevat Ağabey’in koruma ekibini de takviye ettirdim."

"Cemal Bayraktar’a haber ver, yarın gece konağa gelmeden önce kendi bölgesindeki güvenliği arttırsın."
Ateş’in yüzündeki alaycı ifade kayboldu, yerini profesyonel bir ciddiyete bıraktı.

"Anlaşıldı. Benim adamlar zaten tetikte. Aras bir delilik yapmaya kalkarsa, karşılığını fazlasıyla alır."

Kartal, oturduğu koltuktan ağır ve kendinden emin hareketlerle ayağa kalktı. Kumaş ceketinin düğmesini ilikledi.

"Ben gidiyorum. Yarın akşam konakta görüşürüz. Erken gel, Cevat Ağabey ile baş başa konuşmamız gereken hususlar var."

"Tamamdır, dikkat et kendine," dedi Ateş.

Kartal arkasını dönüp kulübün çıkışına doğru yürümeye başladı.

Kalabalık insan grubunun arasından geçerken, duruşundaki o ezici otorite insanların gayriihtiyari ona yol açmasına neden oluyordu.

Bar tezgahının yanından geçerken gözü son kez o köşeye kaydı. Kız hâlâ oradaydı, elindeki bardağı hafifçe sallarken Kartal’ın uzaklaşan gövdesini izliyordu.

Kartal, adımlarını seyreltmeden gürültülü mekânın ağır kapısını iterek dışarı çıktı.

Gece yarısının soğuk ve keskin havası yüzüne çarptığında, derin bir nefes alarak ciğerlerini tazeledi. Sokak sakindi, sadece uzaktan geçen birkaç aracın sesi duyuluyordu.

Sancar öne doğru bir adım atarak Kartal’a yaklaştı. "Abi, dışarıda güvenlik önlemlerini artırdım. Arabayı kapıya sıfır yanaştırdık ama içerideki kalabalık biraz huzursuz. Çıkış için hazırız."

Kartal başıyla Sancar’a hafif bir onay verdi, ardından bakışlarını tekrar ayakta kendisini izleyen

Ateş’e çevirdi.

"Sancar doğru söylüyor, vakit daralıyor. Yarın geceki toplantıya odaklan Ateş. Aras Dağhan’ın adamları toplantı öncesinde kulüplere veya sevkiyat noktalarına bir misilleme yapabilir.."

Ateş başıyla onayladı.

"Senin mekânların ve adamların teyakkuzda olsun. Cevat Ağabey’in koruma ekibini de takviye ettirdim. Cemal Bayraktar’a haber ver, yarın gece konağa gelmeden önce kendi bölgesindeki güvenliği artırsın."

Ateş’in yüzündeki alaycı ifade kayboldu, yerini duruma hakim bir ciddiyete bıraktı.

"Anlaşıldı Kartal. Benim adamlar zaten alarmda. Aras bir delilik yapmaya kalkarsa karşılığını anında alır. Ama Cevat Ağabey’in yanındaki korumaları tekrar gözden geçirelim, Aras’ın gözü karardı."

Sancar söze girerek Kartal’a doğru eğildi: "Abi, Cemal Bayraktar’ın koruma müdürüyle az önce görüştüm. Cevat Ağabey’in konak çevresindeki devreleri iki katına çıkarmışlar.
Aras Dağhan tarafta bir hareketlilik olursa Sancar olarak ben de bizzat girişte olacağım."

"Güzel," dedi Kartal, duruşunu bozmadan.

"Kimse en ufak bir açığa izin vermeyecek. Aras’ın en küçük hata yapmasını bekliyoruz zaten. Yarın gece her şey netleşecek."

Ateş derin bir nefes alarak elini Kartal’ın omzuna hafifçe vurdu.

"Tamamdır bro, yarın akşam konakta görüşürüz. Erken geleceğim."

"Erken gel," dedi Kartal.

"Cevat Ağabey ile baş başa konuşmamız gereken hususlar var."

Kartal, Sancar’a dönerek "Yürüyoruz," emrini verdi.

Sancar derhal bir adım öne geçerek kalabalık arasında Kartal’a yol açmaya başladı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

694okunma 70beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 154

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile SırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkb×bbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk AşkıDark RomancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceejderhaenemies to loversFantastik#felsefefutbolGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurgukurtadamKüçük KasabaLanetliselise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanplatonikpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYarı TextingYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18