8. bölüm / 8
KARAHANLI8. Bölüm: Ortaklık
Bölümler 8Şu an: 8. Bölüm: Ortaklık
- 1 1.bölüm: Kırmızı ve Küf Kokusu969 kelime
- 2 3.bölüm: Küller ve Gölgeler1.776 kelime
- 3 6.bölüm: sessiz fırtına1.554 kelime
- 4 7.bölüm: Celladın Kurtarıcısı1.996 kelime
- 5 8. Bölüm: Ortaklık1.904 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 9.bölüm: nevin2.032 kelime
- 7 10.bölüm: Kapan2.541 kelime
- 8 11.bölüm: kapılar arkasında1.475 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Neva, arabadan indiğinde apartmanın önündeki sessizlik ilk anda dikkatini çekti.
Gece yarısını çoktan geçmişti.
Sokağın lambaları kaldırımın üzerine solgun bir ışık bırakıyor, birkaç metre ötede duran siyah araç ise bütün bu sessizliğin içinde fazlasıyla yabancı duruyordu.
Sancar arabadan indi.
"Neva Hanım."
Neva kapısını kapatırken ona baktı.
"Ne var?"
"Yukarı çıkana kadar bekleyeceğim."
Neva kaşlarını kaldırdı.
"Ben çocuk değilim."
"Biliyorum."
"O zaman?"
Sancar ellerini cebine soktu.
"Abi'nin talimatı."
Neva derin bir nefes aldı.
"Tabii."
Apartmanın girişine doğru yürüdü.
Tam kapıyı açacakken durdu.
Arkasına dönüp Sancar'a baktı.
"Şunu söyle ona."
Sancar bekledi.
"Benim hayatımın başına bir koruma ordusu dikerse, ilk fırsatta hepsinden kurtulurum."
Sancar'ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.
"İletirim."
"Bir de..."
Neva birkaç saniye düşündü.
"Bir daha bana 'Neva Hanım' diye hitap etmesin."
Sancar şaşırdı.
"Niye?"
"Çünkü yaşlı bir şirket yöneticisi gibi hissediyorum."
Sancar güldü.
"Tamam. Onu da iletirim."
Neva apartmana girdi.
Merdivenleri çıkarken günün bütün ağırlığı yeniden omuzlarına çöktü.
Kartal.
Dağhan.
Silah.
Otel.
Cemal Bayraktar.
Ve en kötüsü...
Kartal'ın söyledikleri.
"Ortaklık."
Neva istemsizce durdu.
Başını iki yana salladı.
"Saçmalama."
Kendi kendine konuştuğunu fark edince kısa bir nefes verdi.
"Sen avukatsın. Mantıklı düşün."
Ama mantıklı düşünmeye çalıştıkça Kartal'ın yüzü gözlerinin önüne geliyordu.
Özellikle de o gece ilk kez güldüğü an.
Neva dudaklarını birbirine bastırdı.
"Hayır."
Kapısının önüne geldi.
Anahtarı çıkardı.
"Kesinlikle hayır."
Kapıyı açıp içeri girdi.
Evin sessizliği yüzüne çarptığında ilk yaptığı şey ayakkabılarını çıkarmak oldu.
Sonra salona geçti.
Çantasını koltuğun üzerine bıraktı.
Telefonunu sehpanın üzerine koydu.
Bir süre öylece ayakta kaldı.
Sonunda derin bir nefes alıp mutfağa geçti.
Su doldurdu.
Bardağı dudaklarına götürdüğü sırada telefonu çaldı.
Neva irkildi.
Ekrana baktı.
Bilinmeyen numara.
Bir an tereddüt etti.
Sonra açtı.
"Efendim?"
Karşıdan birkaç saniye ses gelmedi.
Neva'nın kaşları çatıldı.
"Alo?"
Sessizlik.
Sonra telefon kapandı.
Neva'nın içinden soğuk bir ürperti geçti.
Bardağı yavaşça tezgâha bıraktı.
Telefon ekranına baktı.
Numarayı geri aramak istedi.
Ama vazgeçti.
Tam o sırada kapının dışından bir ses duyuldu.
Neva dondu.
Ayak sesi.
Birisi koridorda yürüyordu.
Neva nefesini tuttu.
Adımlar kapısının önünde durdu.
Bir saniye...
İki saniye...
Sonra uzaklaştı.
Neva hemen telefona sarıldı.
Sancar'ı aramak aklına geldi.
Ama numarası onda yoktu.
Kartal'ın numarası ise...
Neva birkaç saniye ekrana baktı.
Telefon rehberinde kayıtlı değildi.
Ama otelde yaşananlardan sonra Kartal'ın kartviziti çantasının içindeydi.
Çantasına uzandı.
Kartviziti buldu.
Üzerindeki numaraya baktı.
Başparmağı arama tuşunun üzerinde birkaç saniye bekledi.
Sonra telefonunu kapattı.
"Hayır."
Kartal'ı aramayacaktı.
Kesinlikle aramayacaktı.
Tam o sırada telefonuna bir mesaj geldi.
Neva'nın kalbi hızlandı.
Mesaj tek cümleydi.
"Kapının önünde kimse yok."
Neva'nın gözleri büyüdü.
Hemen ardından ikinci mesaj geldi.
"Ama ışığı açmadan önce perdeyi kapat."
Neva birkaç saniye kıpırdamadı.
Sonra perdeye baktı.
Yavaşça yaklaşıp perdeyi kapattı.
Telefonu yeniden titredi.
Kartal Karahan
Neva'nın kalbi bir anlığına duracak gibi oldu.
Aramayı açtı.
"Sen benim evimi mi izletiyorsun?"
Kartal'ın sesi sakindi.
"Hayır."
"O zaman nereden biliyorsun?"
"Kapının önünde kimse olmadığını?"
"Evet."
"Çünkü seni koruyan adamlarım var."
Neva gözlerini kapattı.
"Bu normal değil."
"Bu gece normal bir şey yaşamadın."
Neva sustu.
Kartal devam etti.
"İyi misin?"
Bu soru, Neva'nın beklemediği kadar yumuşak gelmişti.
Bir an cevap veremedi.
"İyiyim."
"Kapını kilitledin mi?"
"Evet."
"Pencereler?"
"Onları da kilitledim."
"Tamam."
Neva kaşlarını çattı.
"Sen neden bu kadar sakinsin?"
Kartal kısa bir süre sustu.
"Çünkü korktuğunda daha çok konuşuyorsun."
Neva hemen itiraz etti.
"Ben korkmuyorum."
"Az önce üç kez kapının önüne baktın."
Neva'nın gözleri büyüdü.
"Sen..."
Kartal'ın sesinde belli belirsiz bir gülümseme vardı.
"Perdeyi de kapattın."
Neva bir an telefonunu kulağından uzaklaştırdı.
"Sen gerçekten..."
"Neva."
Kartal'ın sesi bu kez ciddileşti.
"Şaka yapmıyorum."
Neva sustu.
"Bu gece yaşananlardan sonra dikkatli olman gerekiyor."
"Ben zaten dikkatliyim."
"Değilsin."
"Öyle mi?"
"Evet."
"Silahlı adama ayakkabı fırlatan kadın ben miyim?"
Kartal birkaç saniye sustu.
"Bak."
Neva'nın dudaklarının kenarı istemsizce kıvrıldı.
Kartal devam etti.
"Şimdi bile konuyu dağıtıyorsun."
"Çünkü seninle ciddi konuşmak mümkün değil."
"Ben gayet ciddiyim."
Neva, sesindeki değişikliği fark etti.
"Ne oldu?"
Kartal cevap vermedi.
"Ne oldu, Kartal?"
"Yarın görüşmemiz gerekiyor."
Neva'nın yüzündeki ifade değişti.
"Neden?"
"Dağhan hakkında."
Neva'nın gülümsemesi tamamen kayboldu.
"Ne biliyorsun?"
"Yüz yüze anlatacağım."
"Telefonda söyle."
"Olmaz."
"Neden?"
"Çünkü telefonlar dinlenebilir."
Neva'nın yüzü gerildi.
"Sen ciddi misin?"
"Fazlasıyla."
Bir süre sessizlik oldu.
Sonra Kartal:
"Yarın sabah dokuzda seni alacağım."
Neva hemen karşı çıktı.
"Hayır."
"Dokuz buçuk."
"Hayır."
"On."
"Kartal!"
"On bir."
Neva istemsizce güldü.
"Sen pazarlık mı yapıyorsun?"
"Seninle başka türlü anlaşılmıyor."
Neva başını iki yana salladı.
"Ben gelmiyorum."
"Gelirsin."
"Gelmem."
"Gelirsin."
"Hayır."
Kartal'ın sesi iyice sakinleşti.
"Çünkü merak edeceksin."
Neva sustu.
Kartal:
"Ve merak ettiğin şeyi öğrenmeden rahat edemeyeceğini biliyorum."
Neva birkaç saniye cevap vermedi.
Çünkü haklıydı.
Tamamen haklıydı.
"Bir saat."
Kartal'ın sesi geldi.
"Ne?"
"Bir saat görüşürüm."
"İki."
"Bir."
"Bir buçuk."
Neva gözlerini devirdi.
"Sen gerçekten pazarlık yapıyorsun."
"Avukatsın. Süreyi sen belirleyeceksin sanmıştın."
Neva istemeden güldü.
"Bir buçuk."
"Anlaştık."
"Ve yalnızca Dağhan hakkında konuşacağız."
Kartal sustu.
"Anlaştık mı?"
"Elimden geldiğince."
Neva'nın kaşları çatıldı.
"Bu cevap hiç güven vermedi."
"Yarın anlarsın."
"İyi geceler."
"Neva."
"Efendim?"
"Kapını kimseye açma."
Neva'nın yüzündeki ifade yeniden ciddileşti.
"Tamam."
Telefon kapandı.
Neva bir süre ekranına baktı.
Sonra telefonu masaya bıraktı.
Ama bu kez gözlerini kapattığında aklına Dağhan gelmedi.
Kartal'ın sesi geldi.
Ve ilk kez kendine itiraf etmek zorunda kaldı:
Bu adamdan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyordu.
Ama ona güvenmek istemediği kadar...
Ona güvenmek istiyordu.
⸻
Ertesi sabah...
Kartal, Karahan Holding'in toplantı salonunda tek başına oturuyordu.
Masasının üzerinde Cemal'ın verdiği dosya açıktı.
Aynı sayfaya dakikalardır bakıyordu.
Dosyanın ortasında tek bir isim vardı.
Nevzat Karahan.
Kartal'ın parmakları yavaşça dosyanın kenarına bastı.
Babası.
Dağhan'ın gizli ortağı olduğundan şüphelenilen kişi.
Ama Kartal buna inanmak istemiyordu.
Çünkü Nevzat Karahan yalnızca babası değildi.
Onun hayatındaki en büyük otoriteydi.
Çocukluğundan beri gölgesinde büyüdüğü adamdı.
Ve şimdi önündeki belgeler, yıllardır bildiği her şeyi sorgulamasına neden oluyordu.
Kapı çalındı.
Kartal dosyayı hemen kapattı.
"Gel."
Sancar içeri girdi.
"Abi."
Kartal başını kaldırdı.
"Neva nerede?"
Sancar'ın kaşları kalktı.
"Sabah sabah ilk sorduğunuz şey bu mu?"
Kartal ona sertçe baktı.
"Neva nerede?"
Sancar gülümsememek için kendini zorladı.
"Yolda."
"Tek mi?"
"Hayır."
Kartal'ın kaşları çatıldı.
"Kim var yanında?"
Sancar: "Korumalar."
Kartal birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra ayağa kalktı.
"İyi."
Sancar kapıya yöneldi.
Ama çıkmadan önce durdu.
"Abi?"
"Ne?"
"Bir şey soracağım."
Kartal ona baktı.
"Neva Hanım'ı gerçekten sadece Dağhan yüzünden mi koruyorsunuz?"
Kartal'ın yüzü bir anda ifadesizleşti.
"Sancar."
"Efendim?"
"İşine bak."
Sancar gülümseyerek başını salladı.
"Tamam abi."
Kapıyı kapatıp çıktı.
Kartal yalnız kaldığında derin bir nefes aldı.
Tam o sırada telefonuna mesaj geldi.
Neva:
"Beş dakika sonra oradayım."
Kartal ekrana baktı.
Cevap yazdı.
Kartal:
"Bekliyorum."
Mesajı gönderdikten sonra telefonu masaya bıraktı.
Ama birkaç saniye sonra yeniden aldı.
Yeni bir mesaj yazdı.
Kartal:
"Ve ayakkabını getir."
Karşıdan cevap neredeyse anında geldi.
Neva:
"Neden?"
Kartal'ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.
Kartal:
"Ne olur ne olmaz."
Cevap:
Neva:
"Sen gerçekten sinir bozucu bir adamsın."
Kartal telefonu kapattı.
İlk kez o sabah yüzünde gerçek bir gülümseme vardı.
Fakat birkaç saniye sonra kapının ardından gelen sesle gülümsemesi silindi.
"Sayın Kartal Karahan?"
Kartal başını kaldırdı.
Kapı açıldı.
Sekreterin yanında duran adamı gördüğünde yüzü bir anda değişti.
Adamın elinde küçük, siyah bir zarf vardı.
"Bu sabah güvenlikte bulundu."
Kartal zarfı aldı.
"Kim bıraktı?"
"Kimse görmemiş."
Kartal zarfı çevirdi.
Üzerinde tek bir isim yazıyordu.
NEVA.
Kartal'ın gözleri sertleşti.
Zarfı açtı.
İçinden tek bir fotoğraf çıktı.
Neva'nın dün gece evinin önünde çekilmiş bir fotoğrafı.
Fotoğrafın arkasında ise yalnızca bir cümle vardı:
"Ortaklık teklifini kabul etmesini istiyorsan, önce kime güveneceğini öğren."
Kartal'ın yüzündeki bütün ifade kayboldu.
Başını kaldırdı.
"Sancar'ı çağır."
Sekreter hemen çıktı.
Kartal fotoğrafı elinde sıkıca tuttu.
Zarf ve fotoğraf Kartal'ın kendi içinde sakladığı bir tehdit olarak kalmalı.
Neva'ya bundan bahsetmemesi daha iyi; böylece Kartal'ın korumacı tarafı ortaya çıkar ve aralarında ileride bir güven çatışması yaratacak güçlü bir sır oluşur.
Özellikle önceki devamdaki zarf kısmını şöyle düzeltelim: Kartal fotoğrafı saklar, Neva geldiğinde hiçbir şey belli etmez. Sonra Dağhan dosyasına geçerler.
Kartal zarfı elinde birkaç saniye tuttu.
Üzerindeki tek kelimeye bakarken yüzündeki bütün ifade silinmişti.
NEVA.
Fotoğrafı bir kez daha çıkardı.
Neva'nın dün gece evinin önünde çekilmiş görüntüsü...
Kartal'ın çenesi gerildi.
Fotoğrafın arkasındaki cümleyi yeniden okudu.
"Ortaklık teklifini kabul etmesini istiyorsan, önce kime güveneceğini öğren."
Bu bir tehdit değildi.
Henüz.
Ama açık bir uyarıydı.
Birileri Neva'yı izliyordu.
Birileri, onun Neva'yı koruduğunu biliyordu.
Kartal fotoğrafı zarfın içine geri koydu.
Zarfı dosyaların arasına yerleştirdi.
Sonra dosyayı kapatıp kilitli çekmeceye koydu.
Neva'nın bunu bilmesine izin vermeyecekti.
En azından şimdilik.
Çünkü Neva'nın gözlerinde korkuyu görmek istemiyordu.
Özellikle de o korkunun sebebi kendisiyle aynı savaşa girmesi olacaksa.
Kartal derin bir nefes aldı.
Tam o sırada kapı çalındı.
"Gel."
Kapı açıldı.
Neva içeri girdi.
"Merhaba."
Kartal başını kaldırdı.
Gözleri istemsizce birkaç saniye üzerinde kaldı.
Neva'nın yüzünde hafif bir yorgunluk vardı ama kendini toparlamış görünüyordu.
"Merhaba."
Neva çantasını koltuğun üzerine bıraktı.
"Geç kalmadım umarım."
"Hayır."
Kartal ayağa kalktı.
Neva ona dikkatlice baktı.
"Ne oldu?"
Kartal'ın kaşları hafifçe çatıldı.
"Bir garip görünüyorsun."
Kartal bir an durdu.
Sonra yüzünü toparladı.
"Uykusuzum."
Neva başını hafifçe yana eğdi.
"Ben de."
"Fark ettim."
Neva istemsizce gülümsedi.
"Çok dikkatli bakıyorsun."
Kartal'ın bakışları bir anlığına gözlerine indi.
"Mesleki deformasyon."
Neva kaşını kaldırdı.
"Sen avukat değilsin."
"Senin yanında biraz olmak zorundayım."
Neva başını iki yana salladı.
"İnanılmazsın."
Kartal masasının üzerindeki dosyayı ona doğru itti.
"Dağhan."
Neva'nın yüzündeki ifade hemen değişti.
"Tamam."
Oturdu.
Kartal da karşısındaki sandalyeye geçti.
"Önce şunu bilmeni istiyorum."
Neva ona baktı.
"Ne?"
"Bu dosyada göreceğin bazı isimler seni şaşırtabilir."
"Kimler?"
"Karahan Holding'le bağlantılı insanlar."
Neva dosyayı açtı.
"Senin şirketin mi?"
"Evet."
"Dağhan'ın ne ilgisi var?"
"İçeriden bir bağlantısı olduğundan şüpheleniyoruz."
Neva'nın parmakları belgelerin üzerinde ilerledi.
"Şüpheleniyoruz?"
"Henüz kesin değil."
"Kimden şüpheleniyorsun?"
Kartal birkaç saniye sustu.
Sonra dosyanın bir sayfasını ona çevirdi.
"Bu şirketten."
Neva belgeyi inceledi.
"Ortaklık yapısı garip."
"Nasıl?"
"Burada görünen hissedarlarla gerçek kontrol sahipleri aynı kişiler olmayabilir."
Kartal dikkatle onu dinliyordu.
Neva sayfayı çevirdi.
"Bak."
Parmağını bir satırın üzerine koydu.
"Bu şirketin sermaye aktarımı üç farklı firma üzerinden yapılmış."
Kartal eğildi.
"Ne anlama geliyor?"
"Parayı izlemek zorlaştırılmış."
Neva gözlerini kaldırdı.
"Birisi gerçek ortaklığı saklamak istemiş."
Kartal'ın bakışları sertleşti.
"Tam olarak."
Neva onu birkaç saniye inceledi.
"Sen zaten bunu biliyordun."
Kartal cevap vermedi.
"Değil mi?"
"Bazı şeyleri tahmin ediyordum."
"Ve şimdi benden doğrulamamı istiyorsun."
"Evet."
Neva tekrar dosyaya döndü.
"İyi."
Kartal şaşırdı.
"İyi mi?"
"İşimi yaparım."
Kartal'ın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.
"Ortaklık teklifini kabul ettin yani?"
Neva hemen başını kaldırdı.
"Hayır."
"Ben öyle anladım."
"Yanlış anladın."
"Öyleyse?"
Neva dosyayı kapattı.
"Deneme süresi."
Kartal'ın kaşları kalktı.
"Deneme süresi?"
"Ben bu dosyaları inceleyeceğim."
Bir parmağını kaldırdı.
"Sen benden hiçbir şeyi saklamayacaksın."
İkinci parmağını kaldırdı.
"Benim üzerimden hiçbir karar vermeyeceksin."
Üçüncü parmağını kaldırdı.
"Ve beni koruma bahanesiyle hayatımı yönetmeyeceksin."
Kartal onu sessizce dinledi.
"Başka?"
Neva düşündü.
"Şimdilik bu kadar."
Kartal arkasına yaslandı.
"Anlaştık."
Neva şaşırdı.
"Bu kadar kolay mı?"
"Şartların mantıklı."
"Ben de şaşırdım."
Kartal'ın dudaklarının kenarı kıvrıldı.
"Bir şartım var."
Neva'nın yüzü ciddileşti.
"Neymiş?"
"Dağhan'la tek başına görüşmeyeceksin."
Neva gözlerini devirdi.
"Başladık yine."
"Bu pazarlık konusu değil."
"Niye?"
"Çünkü Dağhan artık seni yalnızca bir avukat olarak görmüyor."
Neva sustu.
Kartal devam etti.
"Senin benimle bağlantını biliyor."
"Ne bağlantısı?"
Kartal bir an durdu.
"Senin bu dosyaya dahil olduğunu."
Neva ona dikkatle baktı.
"Bu tehlikeli mi?"
Kartal'ın zihninde geceki fotoğraf belirdi.
Neva'nın apartmanının karşısındaki araç.
Karanlıkta bekleyen iki kişi.
Ve zarfın üzerindeki mesaj.
Kartal'ın yüzü değişmedi.
"Olabilir."
Neva:
"Ne kadar?"
Kartal birkaç saniye düşündü.
"Henüz bilmiyorum."
Bu doğruydu.
Ama söylemediği şey daha önemliydi.
Tehlikenin ne kadar yakın olduğunu biliyordu.
Neva dosyayı kapatıp ayağa kalktı.
"Bu dosyaları alabilir miyim?"
"Hayır."
Neva kaşlarını kaldırdı.
"Neden?"
"Burada incele."
"Niye?"
Kartal'ın sesi sakin kaldı.
"Çünkü bu belgelerin dışarı çıkmasını istemiyorum."
Neva onu birkaç saniye süzdü.
"Tamam."
Dosyayı tekrar açtı.
"Başlayalım."
Kartal arkasına yaslandı.
Neva belgeleri incelemeye başladığında Kartal'ın gözleri birkaç saniyeliğine kilitli çekmeceye kaydı.
Çekmecenin içinde duran zarfı düşündü.
Sonra yeniden Neva'ya baktı.
Onun bundan haberi yoktu.
Ve Kartal şimdilik böyle kalmasını istiyordu.
Çünkü bazı gerçekler, öğrenildiği anda insanı korumazdı.
Aksine...
Hedef hâline getirirdi.
