Arkadaşk kitap kapağı

7. bölüm / 33

Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati
  1. 1 Bölüm 1 – Bir Mesajla Başlayan Hikâye1.720 kelime
  2. 2 Bölüm 2 – Mesafeler ve Mesajlar2.015 kelime
  3. 3 Bölüm 3 – Bir Cümlede Saklı Kalpler1.219 kelime
  4. 4 Bölüm 4 – Mum Işığında Mesafesiz Bir Kutlama687 kelime
  5. 5 Bölüm 5 – Mesafeler Engel Değil1.220 kelime
  6. 6 Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru480 kelime
  7. 7 Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati410 kelime · Okuduğun bölüm
  8. 8 Bölüm 8 – Bir Sayı, Bir Kurtuluş712 kelime
  9. 9 Bölüm 9 – Güvenin Sınandığı Gün652 kelime
  10. 10 Bölüm 10 – Bir Umut Işığı546 kelime
  11. 11 Bölüm 11 – Saklanan Gerçekler465 kelime
  12. 12 Bölüm 12 – Biz Tekrar Biz Olduk747 kelime
  13. 13 Bölüm 13 – Görünmeyen Zincirler735 kelime
  14. 14 Bölüm 14 – Karpuzlu Top ve İnce Hesaplar661 kelime
  15. 15 Bölüm 15 – Sude’nin Arkadaşları1.010 kelime
  16. 16 Bölüm 16 – Vazgeçmek737 kelime
  17. 17 Bölüm 17 – Kapanan Kapılar798 kelime
  18. 18 Bölüm 18 – 0 Kilometre895 kelime
  19. 19 🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸433 kelime
  20. 20 📖 Not 📖163 kelime
  21. 21 19. Bölüm — Aramızdaki Üçüncü Ses486 kelime
  22. 22 20. Bölüm — Bir Telefonun Ucunda Saklanan Gerçek866 kelime
  23. 23 21. Bölüm — Sinema893 kelime
  24. 24 22. Bölüm — Kutunun İçindeki Kalp1.662 kelime
  25. 25 23. Bölüm — Sessiz Mutluluk520 kelime
  26. 26 24. Bölüm — Mesafelerden Gelen Sözler1.428 kelime
  27. 27 Ara Bölüm: Hayallerden Gerçeklere224 kelime
  28. 28 25. Bölüm — Ayrılıga giden yol1.142 kelime
  29. 29 26. Bölüm — Sudesiz Geçen İlk Günler932 kelime
  30. 30 27. Bölüm – Son Konuşma ve Veda864 kelime
  31. 31 28 Bölüm – Aldatılmanın Şoku1.143 kelime
  32. 32 29.Bölüm – Duyulmayan İtiraf653 kelime
  33. 33 30.Bölüm – Kopuşun Başlangıcı911 kelime

Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati
Arif’in iç sesiyle…
Saat gece 01.47.
Uykumuz yoktu. Sude’yle telefonda konuşuyorduk ama bu sefer konu çok farklıydı: Gelecekteki evimiz…
“Mutlaka mutfakta büyük bir masa olmalı,” dedi Sude heyecanla.
“Neden?”
“Çünkü orada oturup saatlerce konuşacağız. Sen kahve yapacaksın, ben kurabiye.”
Güldüm.
“Sen kurabiye yapmayı bilmiyorsun ki.”
“Olsun, senin için öğrenirim. Sana kendi ellerimle kurabiye yapmak istiyorum.”
Gülümsedim. Daha ortada bir evimiz bile yoktu ama Sude, sanki o evde çoktan yaşamaya başlamışız gibi anlatıyordu. Onu dinledikçe ben de hayalimizin içine giriyordum.
Sonra bana salonu anlatmaya başladı.
Duvarlarda fotoğraflarımız olacaktı. Bir köşede küçük bir kitaplık, pencerenin kenarında birlikte oturacağımız bir koltuk…
Her ayrıntıyı düşündükçe geleceğimiz gözümde biraz daha canlanıyordu.
“Bir de,” dedi, “kapının önünde minik bir saksıda çiçekler olacak.”
“Niye çiçek?”
“Çünkü onları birlikte büyüteceğiz. Her gün biraz daha büyüdüklerini gördükçe bizim de hayallerimize bir adım daha yaklaştığımızı hatırlayacağız. Bir gün o kapının önünde durup geriye baktığımızda, bütün bunların bir zamanlar sadece hayalimiz olduğunu düşüneceğiz.”
Bir an sustu, ardından gülümseyerek ekledi:
“Biz buraya hayal ederek geldik, Arif. Bir gün hepsini gerçekten yaşadığımızda, nereden başladığımızı unutmayalım istiyorum.”
O sözleri duyduğumda, bir gün gerçekten o evin kapısının önünde durduğumuzu hayal ettim. Belki çiçeklerimiz büyümüş, duvarlarımız fotoğraflarla dolmuş, mutfaktaki masamız nice anıya tanıklık etmiş olacaktı.
Ve belki bir gün, o geceyi hatırlayacaktık.
Saat 01.47’yi…
Telefonda birbirimize anlattığımız hayalleri…
Henüz sahip olmadığımız ama birlikte yaşamayı istediğimiz o hayatı…
O an fark ettim ki biz aslında yalnızca bir ev hayal etmiyorduk. Aynı sofraya oturacağımız günleri, birlikte geçireceğimiz sabahları, günün sonunda birbirimize anlatacağımız şeyleri düşünüyorduk.
Benim için bütün bu hayallerin anlamı aynıydı: Sude’yle bir gelecek…
Henüz hiçbir şey kesin değildi. O evin ne zaman kurulacağını, hayallerimizin ne zaman gerçeğe dönüşeceğini bilmiyordum. Ama onunla bunları konuşabilmek bile içimde tarif edemediğim bir mutluluk oluşturuyordu.
Çünkü insan bazen hiç yaşamadığı günleri bile özleyebilirdi.
Ben o gece, Sude’yle henüz yaşamadığımız günleri özledim.
Belki bir gün gerçekten aynı mutfakta kahve hazırlayacaktım. Belki Sude, benim için kurabiye yapmayı öğrenecekti. Belki pencerenin kenarındaki koltukta yan yana oturup geçmişimizi konuşacaktık.
Ve kapımızın önündeki o küçük çiçekler büyümeye devam edecekti.
Her baktığımızda, bir zamanlar bunların hepsini yalnızca hayal ettiğimizi hatırlayacaktık.
O gece geleceğimizin nasıl olacağını bilmiyordum. Ama ilk kez, geleceği düşündüğümde yalnızca kendimi görmüyordum.
Yanımda Sude vardı.
Hayaller, yalnızca uzakta parlayan yıldızlar değildir. Bazen iki insanın birlikte kurduğu bir geleceğin ilk tohumlarıdır.
O gece, saat 01.47’de, biz de geleceğimizin ilk tohumlarını ekiyorduk.
Henüz o evde yaşamıyorduk.
Ama ikimiz de hayalimizde aynı evin içindeydik.
Bu bölümün şarkısı: NOVA NORDA — “Aşka Çarem Yok”

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…