Arkadaşk kitap kapağı

6. bölüm / 33

Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 33Şu an: Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru
  1. 1 Bölüm 1 – Bir Mesajla Başlayan Hikâye1.720 kelime
  2. 2 Bölüm 2 – Mesafeler ve Mesajlar2.015 kelime
  3. 3 Bölüm 3 – Bir Cümlede Saklı Kalpler1.219 kelime
  4. 4 Bölüm 4 – Mum Işığında Mesafesiz Bir Kutlama687 kelime
  5. 5 Bölüm 5 – Mesafeler Engel Değil1.220 kelime
  6. 6 Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru480 kelime · Okuduğun bölüm
  7. 7 Bölüm 7 – Hayal Kurma Saati410 kelime
  8. 8 Bölüm 8 – Bir Sayı, Bir Kurtuluş712 kelime
  9. 9 Bölüm 9 – Güvenin Sınandığı Gün652 kelime
  10. 10 Bölüm 10 – Bir Umut Işığı546 kelime
  11. 11 Bölüm 11 – Saklanan Gerçekler465 kelime
  12. 12 Bölüm 12 – Biz Tekrar Biz Olduk747 kelime
  13. 13 Bölüm 13 – Görünmeyen Zincirler735 kelime
  14. 14 Bölüm 14 – Karpuzlu Top ve İnce Hesaplar661 kelime
  15. 15 Bölüm 15 – Sude’nin Arkadaşları1.010 kelime
  16. 16 Bölüm 16 – Vazgeçmek737 kelime
  17. 17 Bölüm 17 – Kapanan Kapılar798 kelime
  18. 18 Bölüm 18 – 0 Kilometre895 kelime
  19. 19 🌸 Ara Bölüm — Hayaller Defteri 🌸433 kelime
  20. 20 📖 Not 📖163 kelime
  21. 21 19. Bölüm — Aramızdaki Üçüncü Ses486 kelime
  22. 22 20. Bölüm — Bir Telefonun Ucunda Saklanan Gerçek866 kelime
  23. 23 21. Bölüm — Sinema893 kelime
  24. 24 22. Bölüm — Kutunun İçindeki Kalp1.662 kelime
  25. 25 23. Bölüm — Sessiz Mutluluk520 kelime
  26. 26 24. Bölüm — Mesafelerden Gelen Sözler1.428 kelime
  27. 27 Ara Bölüm: Hayallerden Gerçeklere224 kelime
  28. 28 25. Bölüm — Ayrılıga giden yol1.142 kelime
  29. 29 26. Bölüm — Sudesiz Geçen İlk Günler932 kelime
  30. 30 27. Bölüm – Son Konuşma ve Veda864 kelime
  31. 31 28 Bölüm – Aldatılmanın Şoku1.143 kelime
  32. 32 29.Bölüm – Duyulmayan İtiraf653 kelime
  33. 33 30.Bölüm – Kopuşun Başlangıcı911 kelime

Bölüm 6 – İki Şehrin Yağmuru
Arif’in iç sesiyle…
Sude’yle aramızda kilometrelerce yol vardı. Farklı şehirlerde, farklı pencerelerin ardında yaşıyorduk. Ama o gün gökyüzü bize aynı dili konuşuyordu.
Yağmurun dilini…
Sabah uyandığımda ilk yaptığım şey perdeyi aralamak oldu. Camın üzerinde biriken damlalar, birbirleriyle yarışır gibi aşağı süzülüyordu. Gökyüzü griydi. Sokaklar ıslak, hava sessizdi.
Daha günün ilk anlarında aklıma Sude geldi.
Çünkü onun da yağmuru sevdiğini biliyordum. Acaba onun şehrinde de yağıyor muydu? O da benim gibi penceresinin önünde durmuş, gökyüzünü izliyor muydu?
Telefonumu elime aldım ve ona bir mesaj yazdım.
— Sende de yağmur var mı?
Bir süre cevap gelmedi.
Telefonu bırakacak gibi oldum ama sonra ekranda mesajını gördüm.
— Evet… hatta şimdi cama yaslanmış izliyorum.
Gülümsedim.
Belki başkasına göre sıradan bir konuşmaydı bu. Birinin yağmur yağıp yağmadığını sorması, diğerinin de cevap vermesi…
Ama bizim için o kadar basit değildi.
Ben kendi penceremin önündeydim, o kendi penceresinin önünde. Aramızda kilometreler vardı ama ikimiz de aynı gökyüzüne bakıyorduk. Aynı yağmurun sesini dinliyor, aynı damlaların camlara vuruşunu izliyorduk.
O an mesafenin ne kadar anlamsız olabileceğini düşündüm.
İnsan bazen yanında olamadığı biriyle bile aynı anı paylaşabilirdi. Dokunamadan, gözlerinin içine bakamadan, sesini duymadan…
Yine de yakın hissedebilirdi.
Kendi çalma listemi açtım. Sude de aynısını yaptı.
Bir şarkı seçtik: “Artık Uyu.”
Aynı anda başlatmaya karar verdik.
— Başlat.
Ve müzik başladı.
Şarkının sesi yağmurun sesine karıştı. Pencereye vuran damlalar ritme eşlik ediyor gibiydi. O kendi şehrinde, ben kendi şehrimdeydim. Fakat ikimiz de aynı şarkıyı, aynı anda dinliyorduk.
O an keşke yanımda olsaydı, diye düşündüm.
Yağmuru birlikte izleseydik. Belki hiç konuşmazdık bile. Yan yana oturur, camdan dışarı bakardık. Bazen mutluluk için uzun cümlelere ihtiyaç yoktu. Sevdiğin insanın yanında sessizce durabilmek bile yeterdi.
Ama o gün yan yana değildik.
Yine de ikimiz de ellerimizi pencereden dışarı uzattık. Soğuk damlalar avuçlarımıza düştü, parmaklarımızın arasından süzülüp gitti.
Aynı şeyi yapıyor olmak bile beni mutlu ediyordu.
Telefonumu elime aldım ve ona yazdım:
— Yağmur bir daha böyle yağar mı?
Cevabı gecikmedi.
— Şimdi çıkıp ıslanmazsak, mesafeler tutsak edemez aşkı. Göğe bak sevgilim… ben oradayım.
Mesajı birkaç kez okudum.
Göğe bak sevgilim… ben oradayım.
Başımı kaldırıp bulutlara baktım. Gri gökyüzünün içinde onu aradım sanki. Hayalini düşündüm. Belki o da kendi şehrinde başını kaldırmış, aynı gökyüzüne bakıyordu.
O an aramızdaki uzaklığı bir anlığına unuttum.
Çünkü bazen insan, sevdiği kişiye ulaşmak için kilometreleri aşamaz. Ama onunla aynı gökyüzüne bakabilir. Aynı şarkıyı dinleyebilir. Aynı yağmurun sesinde kendinden bir parça bulabilir.
Biz hâlâ uzaktaydık.
Birbirimize dokunamıyor, aynı pencereden dışarı bakamıyorduk. Ama o gün yağmur, iki şehrin arasında görünmez bir köprü kurmuştu.
Ve ben anladım ki aşk, bazen yan yana olmak değil; uzaktayken bile aynı anda aynı şeyi hissedebilmektir.
“Aynı yağmurun altında ıslanamasak da, aynı damlalar kalbimize düştü.”
“Mesafeler sadece yolları ayırır, gökyüzünü asla.”
Belki de bazı insanlar aynı şehirde yaşamadan da ortak bir gökyüzüne sahip olabilirler.
Ve bazen, iki ayrı şehrin yağmuru bile iki kalbi birbirine yaklaştırmaya yeter.
Bu bölümün şarkısı: “Artık Uyu” — Canozan

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

4okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…